Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş
Ana Sayfa / 

Turizm Bakanlığı eski Müsteşar Yardımcısı Güman Kızıltan uyardı: Turizmde 2020 risk dolu bir yıldır

14.2.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Türkiye her türlü turizm potansiyelini barındıran bir ülkelerin başında geliyor. Her turizm çeşidi ülkemizde var. Az veya çok bu fırsat değerlendirilmektedir. Türkiye’de bu alanda yatırımlar 1960’larda başladı ve halen devam ediyor. Akdeniz ve Ege sahillerinde deniz turizmi başta olmak üzere her türlü konaklama tesislerimiz var ve örnek tesisler olarak gösteriliyor. Keza Orta Anadolu ve Ürgüp Göreme bölgelerimiz kültürel ağırlıklı turisti ağırlıyor.

Evet, ülkemizde turizm, bütçe gelirlerinin önemli bir kalemini oluşturuyor. Bütçenin döviz hanesine katkı koyuyor. Türkiye bir anlamda, turizm gelirlerine muhtaç ve ihtiyacı olan ülkedir. Türkiye turizmde büyük potansiyel barındırmasına karşılık, bulunduğu coğrafya dezavantajıdır. Komşularımızda bitmeyen kargaşa ve menfaat paylaşımları bizi de etkiliyor. Bölgemizde yaşanan ekonomik ve siyasi krizlerden zarar görüyoruz. Her güzelin bir kusuru vardır derler ya, buda bizim kaderimiz. Bu kaderle yaşamak mecburiyetindeyiz.

Gelelim yazının başlığında belirttiğimiz konuya…

Evet, 2019’da gelen turist sayısında artış var. Bu artış bazılarına göre rekor seviyede. Neymiş, turist sayımız, 52 milyonlara ulaşmış ve Dünya 6. olmuşuz. Ne kadar çok turist gelirse o kadar güzel buna şüphe yok. İstatistikler güzel, ancak ben bunların iyi analız edilmesinin tarafındayım.

TÜİK’in rakamlarında şehirlerarasındaki seyahatler, akraba ziyaretleri bile turist olarak kabul edildiği iddiası benim değil, Ege Bölgesi Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK) Başkanı Sayın Mehmet İşler’e ait. Bu ise değişen trentleri ve tatil anlayışındaki değişimleri ifade etmektedir.

Bizde geziyoruz, dolaşıyoruz. Sektörü iyi bilenleriyle konuyu konuşuyoruz. İşler öyle anlatıldığı gibi gül bahçesi değil.

Bir defa öncelikle şunu anlamamız gerek. Özel sektör ve kamunun bu alana yaptığı toplam yatırım büyüklüğüyle gelen turisti karşılaştıralım. Türkiye bu alana ne kadar yatırım yapmıştır, karşılığında ne kazanıyordur. Gelen turist sayısında artış var, tamam. Ancak turistin harcamasına veya yıllık turizm gelirine baktığımızda yapılan yatırımın karşılığı alınamıyor.

İşte gerçek budur?

Evet söyleyelim? Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da gerçekçi biri, beğeniyorum. Sektörün içinden geldiği için gerçekleri ifade etmekte sakınca görmüyorum. Türkiye turizmden kazanması gereken gelirden çok uzaktadır.

Yapılması gereken, günümüzün değişen ve gelişen şartları doğrultusunda yeni bir yol çizmektir. Turizmde gelir artırıcı politikalar devlet ve sektörün ortak hareketiyle olur.

Son zamanlarda Bakanlık olarak güzel atılımlar gündeme getirilmektedir. Ancak nedense bu atılımlarda sektör, Bakanlık ve STK’ların birlikteliğini göremiyoruz. Turizm STK’ları ile Bakanlığımız arasında bir soğukluk ve ayrımcılık dalgaları sahillere vurmaktadır.

Bu soğukluğun Türk turizmi için pek hayırlı olmayacağı kesindir. Sektör yıllardır ortak hareket etmediği için dünya turizm pastasından hak ettiği payı da bu nedenle alamıyor.

Dünya pastasından hak edilen payı almak turist sayısını artırmanın yanı sıra alım gücü yüksek turisti Türkiye’ye çekmeliyiz. Yeni pazarlar olarak zengin ülkelerin turistini hedef seçmeliyiz.

Türkiye hızla yeni yaşam şartları ve Dünya ekonomisindeki değişen trendlere uygun stratejileri uygulamalıdır.

Zengin turistin gelmesi için bulunduğumuz coğrafyanın da artık durulması gerekiyor. Bu konuda görev de siyasetçilerimize düşüyor.

Ben rakamları severim, ancak gelir getiren ve artıran rakamları daha çok severim.

Bırakın günümüzün rakamlarını ve “rekor” laflarını, olması gerekenleri görelim ve konuşalım.

2020den çok ümitliyiz. Benim kanımca 2020 risk dolu bir yıldır. Bir yandan ekonomik sıkıntılar, bir yandan sınırlarımızdaki siyasi gerilimler diğer yandan da dünyayı etkilemeye başlayan salgın “Coronavirüs”ün ne getireceği belli değildir.

Rahat bir yıl sizi beklemiyor.

Sektör olarak dikkatli olmalıyız ve iç turizme biraz öncelik verilmesini öneriyorum. Dış pazarlardaki tanıtımda önceliği riski az ülkelere verelim. Umarım sektörde dargınlıklar biter ve ortak hamleler yapılmaya başlanır.

Öncelik beraberlik ve ortak akıldan geçmektedir. Unutulmasın derim.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test