Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş
Ana Sayfa / 

İzmir’e gelenlerin anı demetleri

21.2.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Anadolu, insanlığın yolgeçen hanı oldu tarih boyunca. Tarih öncesi atalarımız tarihin sıfır noktası olarak kabul edilen Göbeklitepe ve Karahan Tepe gibi yerleşimlerden Avrupa’ya Anadolu’dan yayıldı. Mora yarımadasından gelen Helenler, burada Batı Anadolu halkı Luviler ile kaynaştı. Orta Asya’dan gelen Türkmenler, buradaki yerli halk ile birlikte yaşamaya başladı. 16. yüzyılda İspanya ve Portekiz’den kaçan Yahudiler buralara geldiler. Levantenler de 18. yüzyılda Avrupa’dan buralara gelip yerleştiler. En son olarak mübadele sürecinde Balkanlardan ve Girit’ten 500 bini aşkın Müslüman Türk, Batı Anadolu’ya göçe zorlandı. Bugünlerde, İzmir Büyükşehir Belediyesinin düzenlediği 2 sergi, mübadele konusunu ve Levantenlerin gelişini ele alan belgeleri İzmirlilere sunuyor.

Mübadele sergisi

Kültürpark’taki eski Pakistan pavyonunda “Ya Yine” olarak adlandırılan sergide, “mübadele” temasının yanı sıra NU Seramik Grubu'ndan 13 sanatçının eserlerini izlemek mümkün.

Geniş anlamıyla “mübadele”, karşılıklı değiş-tokuş demek. Yaşanılan bu muazzam insani hareket, 30 Ocak 1923'te imzalanan “Lozan Barış Antlaşması”na dayanıyor. Lozan’da tarafların karşılıklı uzlaşmasıyla imzalanan “Türk ve Yunan Nüfus Mübadelesine İlişkin Sözleşme ve Ek Protokolü”, Yunanistan’daki Müslüman Türkler ile Anadolu’daki Ortodoks Rumların değişiminin çerçevesini çizdi. Buna göre yaklaşık 1 milyon 200 bin Ortodoks Rum, Anadolu'dan Yunanistan'a; yaklaşık 500 bin Müslüman Türk de Yunanistan'dan Anadolu’ya göç etmek zorunda kaldı.

Koordinatörlüğünü İpek Candaş Atay'ın yaptığı serginin tanıtımında Küratör Lale Malay diyor ki: “Onlara göçmen, mülteci, ‘maacir’, mübadil derler… Onlar ise, bıraktıkları vatanları yüreklerinde, yeni geldikleri belki de uygun görüldükleri yerlere alışmaya çalışırlar. Kaldıkları yerde tutunmaya çalışırlar…”           

NU grubunun sergilediği seramik objeler de, bu tutunma çabalarının bir yansıması sanki… Dostumuz eczacı İbrahim Yüncü,  Giritliliğin anlamını yansıtan hayat otunu anlattığı bir yazısındaMalay’ı doğrularcasına kökleşme çabalarını şu sözlerle yansıtmıştı:

“Biz mübadillerin ikinci kuşağıyız. Hatıramız, anılarımız çok fazla. Havalara bağlı da olsa Mart ayının ikinci yarısı Avronyes ve Asparaja’yı, pazar tezgahlarında görmeye başlarız. Biz her yıl bu otun çıkmasını dört gözle bekleriz. (Avronyes: Acı Sarmaşık, Asparaça-ja: Tatlı Sarmaşık ya da Tilkişen)… Ancak üzülerek söylüyorum; Giritli dostlarım, ‘artık Girit bozuldu, bu adada Giritli kalmadı’ diyorlar. Çok göç almış. O kültür yok oldu ama merak etmesinler İzmir’deki Giritliler olarak biz burada devam ettiriyoruz.”      

Özellikle Giritli mübadillerin ardılları, kurdukları derneklerle tarihi köklerini canlı tutmaya çalışıyorlar. Geçmişin zenginliklerini duyumsamak için ‘Buca Göç ve Mübadele Evi’ mutlaka gezilmeli…

Levanten anıları

APİKAM (Ahmet Piriştina Kent Arşivi ve Müzesi) bahçesindeki salonda “İzmir Levantenleri” sergisi de kente Avrupa’dan gelen katkılara ışık tutuyor. Başkan Soyer’in dediği gibi "hazırlanan sergi İzmir’in renkli kimliğine ayna tutuyor. Levantenlerin, sadece ticaret ve ekonomi alanında yarattıkları değerlerin değil, kültür ve sanat alanında yarattıklarını da gözlemliyoruz.”

Kimdi bu Levantenler? Nereden gelmişlerdi? Şimdi neredeler? Sergiyi gezenler bu sorulara cevap bulabiliyor.

Levatenler, 18. Yüzyılda, İngiltere, Fransa, Hollanda, Belçika, Avusturya-Macaristan, İtalya gibi Avrupa ülkelerinden iş yapmak üzere Osmanlı topraklarına yerleşen zenginlerdi esas olarak. Fransızca’daki "lever" yani güneşin doğuşu sözcüğünden türeyen  "Levant" yani "Doğulu" anlamını taşıyordu. Sömürgeci Batı ile yakın ilişkide zengin bir sınıf olarak, demiryolu hatlarının, havagazı ve elektrik şirketlerinin kuruluşunda rol oynadılar.  İzmir’in ‘Doğu’nun Batı’ya Açılan Penceresi’ diye tanımlanmasında da Levantenlerin etkisi olmuştur.

Sergide, kentte iz bırakmış Whithal, Giraud, Arkas gibi ailelerin yanısıra (yakın geçmişte Baladur ailesinden bir Başbakan çıktı Fransa’da) zengin bir fotoğraf kataloğuna dayanan görseller, geçmişte burada yaşamlarını sürdüren insanlardan kalma nesneler, şapkalar vb. var. Sergi süresince, bu düzenlemenin oluşturacağı heyecanın dürtüsüyle, Levanten anı eşyalarının artacağını düşünüyorum.

İki sergi de, Mart sonunda kapanmadan önce gezilmeli!

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 1 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

İbrahim Yüncü

25.02.2020 - 04:34
Sev. Muzaffer'in yazıları, İzmir'in o güzelim kültürünü ne güzel yansıtıyor. Biz de keyifle okuyoruz. İzmir'de yaşayan nüfusun önemli bir kısmı Girit, Selanik kökenli. Levanten nüfus ise İzmir kültüründe, ekonomisinde, spor yaşamında belirleyici rol üstlenmiş.Yazıyı okuyunca aklıma gerçek bir öykü geldi! Eskilerin Cumaovası dedikleri yerde Çerkez Ethem,Levanten bir ailenin köşküne baskın düzenlemek ister. Vali Rahmi bey ihbar alır baskını önler. Çerkez Ethem ise Vali bey'in oğlu Alp Aslanı kaçırır. Fidye için Levanten ailelerden para toplanır... Baskın düzenlenecek köşkün sahibi aile'nin kızı Londra'ya gider ünlü artist Audrey Hepburn'u doğurur...
Yazarlar
Website Security Test