Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş
Ana Sayfa / 

Ne kadar milli? (2)

21.2.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

33 ülkedeki 122 üretim tesisi olan Volkswagen gurubunun 123’cüsünü Manisa’da kuracağı, her türlü planı, projesi, insan kaynağı, teknolojisi ve finansmanı hazır olan otomobil fabrikası için ön gördüğü inşaat süresi 26 aydır. Bizim ise milli otomobilin üretileceği fabrikacın inşaatının tamamlanması ve üretime başlaması ile ilgili ön gördüğümüz süre ise sadece 22 aydır. (2021 Yılının sonu)

Bir başka ifade ile 22 aylık süre içinde fabrikanın inşası ve ekipmanlarının temini için öncelikle 3,7 milyar dolar finansman bulacağız; sonra planlan ve projeleri yapacağız, üretimle ilgili teknolojileri ülkemize transfer edeceğiz. Bunlar hazır olduktan sonra, fabrika inşaatına başlanacak, ekipmanların siparişleri verilecek, fabrika inşası tamamlanıp üretime başlanacaktır. Ortada plan, proje olmadan ve gerekli mali kaynak bulunmadan, tüm bu aşamaların tamamlanıp, üretime başlaması ile ilgili verilen 22 aylık süre bile milli otomobil üretiminde, ne kadar gayri ciddi yaklaşım içinde olduğumuzun bir göstergesidir.

1- Elektrikli otomobilden, beş ayrı modelde yılda 175 bin aracın üretilmesi, 160 bininin yurt içinde satılması planlanıyor. Hali hazır durumda; ABD, Japonya ve Avrupa’da üretilen, standart donanıma sahip, elektrikli otomobillerin satış fiyatı yaklaşık, 50 bin dolar, bizim paramızla 300.000 TL’dir. Elektrikli otomobille ilgili hiçbir teknolojiye sahip olmayan ülkemizde % 75 - 80 oranında ithal malzemelerle üretim yapılacak, bu nedenle araç maliyetleri, söz konusu ülkelerin üstünde olacaktır. Bir de buna 5-6 yılda bir yenilenmesi gereken (otomobil içinde en büyük maliyet kalemi olan) bataryalar eklendiğinde; otomobilin 15 yıllık ekonomik ömür esas alındığında, gerçek maliyet ilk alım maliyetinin çok üstüne çıkacaktır.

2- 2019 yılında ülkemizde satılan otomobil sayısı 387.256 adet, 250.000 TL üzerinde satış değeri olan Mercedes, BMW, AUDI gibi lüks markaların toplam satışı ise sadece 40.000 adettir. Ülkenin içinde bulunduğu mevcut ekonomik yapı dikkate alındığında, ülke içinde satış fiyatı 300.000 TL geçen elektrikli otomobillerden yılda 160.000 adet satılacağının öngörüsü tam hesap bilmezliktir.

3- Elektrikli otomobilde tek sorun fiyatı değildir. Batarya teknolojisindeki son gelişmelere rağmen, kullanım kolaylığı açısından, hali hazır durumda benzinli ve dizel araçlara göre dezavantajlı bir durumdadır ve yakın bir süre içinde bu durumun değişmesi mümkün görülmemektedir. Zira; üretilmesi planlanan milli elektrikli otomobilin 500 km menzilinin ve 30 dakikalık şarj süresi içinde bataryalarının doldurulacağı bilgisinin de gerçekle hiçbir ilgisi yoktur. Çünkü üretilmesi planlanan milli otomobille aynı güce sahip, Mercedes’in ECQ model elektrikli otomobilinin menzili 360 km, şarj süresi ise yaklaşık 13 saat, fiyatı 80 bin EURO’dur??? 

Elektrikli otomobil kullanıyorsanız, düz yolda, ideal sürüş şartlarında, klimayı açmadan, gidebileceğiniz maksimum mesafe 350 kilometredir. Başka bir ifade ile İzmir’den Uşak, Denizli, Balıkesir gibi yakın illere gittiğinizde, aynı gün dönme şansınız yoktur.

4- Türkiye’ye göre milli geliri 4-5 kat daha fazla olan ABD, Almanya ve Fransa gibi gelişmiş ülkelerde, (her türlü teşvik ve alt yapıya rağmen) elektrikli otomobillerin toplam otomobil satışları içindeki payı % 1-2 düzeyindeyken (2019 yılında Almanya’da satılan 4 milyon otomobil içinde elektrikli otomobil sayısı sadece 48.055 adettir) kişi başına milli geliri 9.000 doların altında olan ve elektrikli otomobillerle ilgili kayda değer alt yapısı olmayan ülkemizde, elektrikli otomobillerin toplam otomobil satışlarından % 40 pay alacağını öngörmek de başka bir hesap bilmezliktir.

5- Türkiye’de üretilen dizel ve benzinli araçlarda, yerlilik oranı % 50’nin üzerinde, bazı modellerde ise % 75’in üstündedir. Elektrikli otomobillerde ise yerlilik oranı en iyimser tahminle % 15- 20 düzeyinde olacaktır. Bir başka ifade ile ülkemizde dizel veya benzinli otomobil üretmek için birim araç başına 6-7 bin dolarlık bir ithalat yapılırken, (Teknoloji olarak bütünüyle dışa bağımlı olduğumuz) elektrikli otomobillerin üretimi için, beş katı (30 - 35 bin dolar) ithalat yapacağız. Elektrikli otomobil üretimi dış ticaret açığını azaltmayacak, aksine artıracaktır.

6- Otomotiv endüstrisinde artan rekabet şartları, yeni modeller için ihtiyaç duyulan teknoloji yatırımları, AR GE harcamaları araç maliyetlerini artırmakta, bu durumda büyük üreticileri bile, maliyetleri kontrol altına almak için birleşmeye itmektedir. Bunun en son örneği Peugeot ve Fiat gurubu birleşerek 8,7 milyon araç üreten bir büyüklüğe ulaştılar. Bu gün için gelinen noktada, dünyada üretilen otomobillerin % 60’ı beş büyük gurup tarafından üretilmektedir. Bu gurupların 3’ünün yıllık araç üretimci 10 milyonun üstündedir, 2'sininde 10 milyona yakındır. Türkiye’nin ekonomik durumu ve elektrikli otomobillerin toplam pazardan aldığı pay dikkate alındığında, elektrikli otomobillere yurt içinden maksimum 10-15 binlik bir talep, yurt dışından ise hiçbir talep gelmeyecektir. Bu nedenle 175.000 adetlik üretim hedefinin hiçbir gerçekliliği yoktur. Yerlilik oranı % 15-20 oranında olan, yıllık üretim miktarı ise 10- 15 bin düzeyinde olacak bir otomobil yatırımının, yıllık otomobil üretimi 10 milyonlarla ifade edilen gurupların markalarına karşı rekabette hiçbir şansı yoktur.

SONUÇ:

Dün İsveçlilerin iflas eden bir firmasının üretimden kaldırdıkları bir modele 40 milyon dolar verilip alındı, kullanılmadan çöpe atıldı. Bu gün de İtalyanların elinde kalan, kimseye satamadıkları bir modeli alıp, elektrikli otomobili ürettik diye görücüye çıkardılar. Maalesef elektrikli otomobil üretimindeki ciddiyetimizin ve vizyonumuz ölçüsü bu kadardır. Amaç gündemi işgal etmektir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test