Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş
Ana Sayfa / 

İdlib ve Libya’da salgınla mücadele daha zor olacak

28.2.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Koronavirüs tehdidi sınırlarımıza kadar dayandı. Son bir hafta içinde İran’da, Irak’ta ve son olarak Yunanistan’da görüldüğü haberleri basında yer almaktadır. Henüz Suriye’de görülüp görülmediğiyle ilgili bir bilgi almadık. Ancak yaşanan çatışmalar nedeniyle Suriye’de devlet yapısı çok büyük zafiyete uğramıştır. Merkezi yönetimin ülkenin bütününde önlem alması mümkün değildir. Muhalif grupların da toplum sağlığıyla ilgilenebilecek donanıma sahip olup olmadıklarını tahmin etmek zor değildir. Uluslararası camianın bölgedeki bir salgın riskine ilgisi yoktur. Her ülke kendi çıkarının peşindedir. Sivil halk son derece sağlıksız koşullarda yaşam mücadelesi vermektedir. Son 10 yılda geçici sığınmacıların ülkemize taşıdıkları (geçmişte kontrol altına alınmış olan) kızamık, suçiçeği, uyuz v.b. hastalıklarla ilgili haberlere sıkça rastlanmaktadır. Bu nedenle salgının Suriye’ye ulaşıp ulaşmadığı konusunda sağlıklı bilgi almak ve ulaştığında önlenip önlenemeyeceği konusunda iyimser olmak mümkün değildir.

Binlerce askerimizin bulunduğu böyle bir ortamda yayılabilecek koronavirus salgını askeri gücümüzü/muharebe gücümüzü olumsuz etkileyecektir. Askerlerimizin ve bölgede görevli diğer unsurlarımızın sivil halkla ve muhalif gruplarla teması kaçınılmazdır. Bu durumda askerlerimizin doğal yolla etkilenmesi muhtemeldir. Ayrıca böyle bir çatışma ortamında koronavirus ve benzeri biyolojik etkenlerin karşı tarafın muharebe gücünü zayıflatmak için kasıtlı olarak kullanılması da muhtemeldir. Bu nedenle askeri birliklere NBC (Nükleer, Biyolojik, Kimyasal) ortamında muharebe yeteneği kazandırmak önemlidir. Türk Silahlı Kuvvetlerimize de NBC ortamında muharebe eğitimi verilmekte, askeri birliklerimiz gerekli teçhizatla donatılmaktadır. Suriye’de son yıllarda kimyasal silah kullanıldığı ile ilgili haberlere tanık olduk. Böyle bir ortama giren askerlerimiz için gerekli tedbirlerin alınmış olması gerekmektedir.

Mehmetçiğimiz her türlü koşulda muharebeyi kazanacak, hedefine ulaşacak eğitim, güç ve yeteneğe sahiptir, değişen ve gelişen koşullara süratle uyum sağlayabilecek kabiliyeti vardır. Ancak Silahlı Kuvvetlerimizle birlikte hareket ettiği söylenen Suriye Milli Ordusu, Heyet Tahrir El Şam vb radikal/cihatçı muhalif grupların bütünüyle TSK’nin kontrolünde olduğunu söylemek mümkün değildir. Bunların Mehmetçiğimizle aynı özelliklere sahip olması beklenmemelidir. İşte bu unsurların arasında çıkacak bir salgında; Mehmetçiğimizin de etkilenmesi, karantina uygulamaları, hastaların tahliyesi ve tıbbi süreç, buna rağmen doğabilecek can kayıpları TSK’nin muharebe gücünü önemli ölçüde etkileyecektir. Aynı tehdit Libya’da da vardır. Libya’da Mehmetçiği etkileyecek bir salgınla mücadele daha zor olacaktır. Harp tarihi; böyle ortamlarda inatla sürdürülen savaşlardaki kayıpların örnekleriyle doludur.

Koronavirus salgınının halen bölgenin en kontrolsüz ülkesi olan Suriye’ye sıçraması, içinde ülkemizin de bulunduğu bütün bölgeyi her yönüyle son derece olumsuz etkileyecektir. Konu hamaset nutuklarıyla üstesinden gelinecek bir konu değildir. Bütün planlar buna göre yapılmalıdır.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test