Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş
Ana Sayfa / 

Adrese teslim 2 milyar (!)

10.4.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Hepimiz biliyoruz.

Hükümetin elinde bir liste var.

Çok tartışılan bir liste.

Deniyor ki; Aile Bakanlığı, hükümete siyaseten destek veren 2 milyon aileye “sosyal yardım” adı altında her ay düzenli nakdi para yardımı yapıyor.

Hem de yıllardır!!!

Aile Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk; Cumhurbaşkanlığınca açıklanan coronavirüs tedbirleri kapsamında ayrılan 2 milyar liralık nakdi yardımın ellerinde bulunan listedeki ailelere yapılacağını duyurdu.

Ne demek şimdi bu?

Yani, gideceği yer belli!!!

Bunu ben değil, Aile Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk söylüyor.

Şöyle diyor:

“Hali hazırda Bakanlığımızın düzenli yardım fonundan faydalanan 2 milyon haneye 1000’ er lira daha ek nakdi destek ödemesi yapılacaktır.

Bu destekten faydalanmak için vatandaşların herhangi bir yere başvurmasına gerek yoktur. Mart sonu ödemeleriniz yapılacaktır.”

 

İşsizler için değil miydi?

Peki söz konusu yardım; iş yerleri kapatıldığı için işe gidemeyecek kişilere dağıtılmayacak mıydı?

Söz konusu 1000’er lirayı, yıllar önce maaşa bağladıkları siyasi destekçilere 2.ci ek gelir olarak dağıtılması haksızlık değil mi?

Kul hakkı, kul hakkı denir ama bunun neresi “kul hakkı” anlayamadım.

Hani o meşhur laf var ya;

Bitaraf olan bertaraf edilecektir; lafı.

Gerçekten tarihi bir lafmış(!)

 

Suç değil mi?

Yasa çok açık.

Türk Ceza Kanunu’nun 98. “Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmesi” diyor ki;

1) Yaşı hastalığı veya yaralanması dolayısıyla ya da başka herhangi bir nedenle kendini idare edemeyecek durumda olan kimseye, hal ve koşulların elverdiği ölçüde yardım etmeyen ya da durumu derhal ilgili makamlara bildirmeyen kişi bir yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır.

2) Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi dolayısıyla kişinin ölmesi durumunda bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Yani şimdi bu kararı alanlar, uygulayanlar suç işlemiş olmuyorlar mı?

O zaman neden yargılanmıyorlar!!!

 

Corona değil, açlık öldürecek!

Covid-19 salgını nedeniyle devlet yardımları ile başladık devam edelim.

Çarşamba günü geç saatlerde TBMM’de Cumhur İttifakı’nın oylarıyla bir “torba yasa” geçti.

Geçici Madde-24 ile, 2003’te kabul edilen 4857 sayılı İş Kanunu’nun geçici onuncu maddesi çerçevesinde;

Ücretsiz izne ayrılan işçilere ve 15/3/2020 tarihinden sonra işten çıkarılmış olup, Kanunun diğer hükümlerine göre işsizlik ödeneğinden istifade edemeyen işçilere, fesih yasağı süresince Fondan her gün için 39,24 Türk Lirası nakdi ücret desteği verilmesi kabul edildi.

***

Günlük 39 lira 24 kuruş.

Aylık toplam 1.177 lira!

Yani bugünkü kurla, günlük 5 dolar;

Aylık 155 dolar civarında.

İşten çıkarılmışsın maaş yok.

İŞKUR’dan işsizlik ödeneği yok.

Yani gelir “sıfır..”

Al sana kardeşim günlük 39 lira 24 kuruş (5 dolar); bozdur bozdur harca, geçin!.

Torba yasa ile devletin yaptığı bu!.

Hesap Yapalım

Sıcak bir kap yemeği, bir bardak çayı falan bıraktık.

Açlık bastırmak için sabah akşam adamın 2’şer gevrek, bir dilim peynir ile karın doyurduğunu varsayalım.

Bir gevrek 1.5 lira. Peynir 1 lira. Ettim mi toplam 12 lira.

Bir paket sigara 15 lira. Etti mi toplam 27 lira.

0.5 litrelik şişe suyu bir lira. İki şişe tüketti diyelim; ne oldu 29 lira.

Toplu taşım aracına bir kez bindi-indi. Etti mi 36 lira.

Devlet ne veriyor; 39 lira 24 kuruş.

Geriye ne kaldı; 3 lira 24 kuruş.

Eşi ev kadını, bir de çocuk varsa; 3 lira 24 kuruşla idare etmek zorundalar.

Ev kirası, elektrik, doğalgaz, telefon vs.

Geçtik bunları; sokakta yatsan, ailecek gevrek- incecik bir dilim peynire bile yetmez bu para.

Adamın suçu ne?

Covid-19’u o mu başa bela etti?

Hayır!

Neden ceremesini o çekiyor?

***

Efendiler, corona belasıyla mücadele eden tüm dünya ülkeleri, yurttaşlarına; patronlara-çalışanlara- esnafa-emeklilere-yaşlılarına-çocuklara “Aman siz yeter ki evden çıkmayın, biz size bakarız” diye kesenin ağzını açıyor. 100 milyarca dolar harcıyor.

Biz ne yapıyoruz.

Coronadan ölmeyenlere “açlıktan öl” diyor, eve tıkıyoruz(!)

Yazık.

Gerçekten çok yazık.

Bu ülkede yaşayan hiç kimse buna müstahak değil.

Birileri yiyor, birileri bakıyor!!!

 

Eczacıbaşı’nın adını kullanan kim?

Yapmayın bunu beyler.

Hem ayıp, hem günah, hem de büyük haksızlık.

Ülkemizin saygın sanayici ve iş insanı Bülent Eczacıbaşı hakkında, sosyal medyada yalan-yanlış-söylemlerine eklentiler yapılarak bir sürü söylem ve mesaj paylaşılıyor.

Birin tuzağına ne yazık ki ben de düştüm.

Bülent Bey’in paylaştığı mesaj diye Covid-19 salgını ile “Eczacıbaşı’ndan uyarı” başlığıyla bir yazı kullandım.

Bülent Bey aradı. Amerika’da yaşayan akrabası Prof. Dr. Sadık Esener’in mesaj gönderdiğini ama bazı kişilerin bu mesaja kafasından eklemelerle Eczacıbaşı Ailesi’ne mal ettiğini söyledi.

Açıklaması oldu, okuyalım:

Değerli Hamdi Bey,

Prof. Sadık Esener’in mesajıyla ilgili olarak WhatsApp gruplarına gönderdiğim notu bilginize sunuyorum:

ABD’de yaşayan kayınbiraderim Prof. Sadık Esener bana gönderdiği mesajla, coronavirüsün ABD’deki hızlı yayılımından ve benzer bir yayılımın Türkiye için de söz konusu olacağına ilişkin yorumlardan endişeye kapılarak, aile çevresini uyarmak istemiş. Sadık Esener bu mesajına “Ama Türkiye’deki durum farklı olabilir tabii” notunu da eklemiş.

Birkaç yakın arkadaşımla paylaştığım bu mesaj, maalesef kim olduklarını bilemediğim kişilere de ulaşmış, maksatlı bir biçimde kes-yapıştır yöntemiyle eklemeler yapılarak toplumu kötümserliğe yöneltecek, telaş yaratacak bir hale dönüştürülmüş ve yayılımı sağlanmış.

Bu durumdan çok büyük rahatsızlık duydum ve üzüldüm.

Nitekim son günlerde bana atfedilerek sosyal medyada paylaşılan sahte mesajların sayısında çok büyük artış oldu.

Örneğin Yılmaz Özdil’in 2018 tarihli bir yazısı, benim imzamla yaygın biçimde paylaşıldı.

Bu uyarıyı paylaşmanızı rica ediyorum.”

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 1 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Rıfat yavuz

13.04.2020 - 11:50
Sayın Türkmen yazınızdaki iki milyon kişiden biri kız kardeşim.Yüzde 55zihinsel engelli ve 86yaşında yaşlılık aylığı alan annemle yaşıyor.Her engelli gibi o parasal haktan faydalandı herhalde biliyorsunuzdur zihinsel engelli olduğu için onun oy hakkı yok kısaca iktidarın siyasi dektekçisi olamaz.Lütfen bu haktan faydalanan egellileri kırmayınız.Saygılarımla
Yazarlar
Website Security Test