Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş
Ana Sayfa / 

Darmadağın bir başbakan

5.6.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Bu yıl başlarken, İngiltere’nin gündemi aslında yılın nasıl geçeceği hakkında ipucu veriyordu. Perşembenin gelişi çarşambadan belliydi ama darmadağın olmuş bir Başbakanla bu yılı geçireceklerini hiçbir İngiliz tahmin edemedi

Birleşik Krallık için, “üzerinde güneşin batmadığı ülke” tanımı artık sadece tarih kitaplarında ve masallarda geçiyor. Hele bir de 2020 yılının başından bu yana ülkede yaşananların üstüne Covid-19 krizi de eklenince işler iyice çığırından çıktı.

Ülkenin Başbakanı ve kabinesi ellerinden geleni yapıyor gibi görünseler de maalesef iki yakaları bir araya gelmiyor. Dolayısıyla fatura hep Başbakana kesiliyor, doğal olarak.

Kendi partisinden 40 milletvekilinin Başdanışmanın istifasını istemesine kulaklarını tıkayan Boris Johnson “bana artık bu konuda soru sormayın” diyerek medyayı “kibarca” azarlıyor.

Corona kriziyle ilgili aldığı kararlarla medyanın dikkatini başka bir noktaya taşımaya çalışan Başbakan, bu sefer de aldığı kararların absürtlüğü ile eleştiriliyor. Örneğin, diğer ülkeler 14 gün karantina uygulamasını kaldırırken Birleşik Krallık’ın 8 Hazirandan itibaren 14 gün karantina uygulamasına başlayacağı duyulunca ortalık yine karışıyor. Durum böyle olunca turizm sektörü, havacılık sektörü, sendika ve STK’lar ayaklanıyor, sesler yükseliyor, hükümete bir baskı başlıyor. İktidar partisindeki milletvekillerinin bir kısmı yine Başbakan’ın bu kararının arkasında durmakta zorlandıklarını açıklıyorlar. Birleşik Krallık’ta “ifade özgürlüğü” nedeniyle herkesin görüşünü ifade edebiliyor olması güzel olmasına güzel ancak son zamanlarda Başbakan’ın kendi partisinden karşı fikirlerin bu kadar çok duyulması bir hayli can sıkıcı hal alıyor.

Hava sıcaklıklarının adeta Akdeniz iklimi standartlarında gittiği Birleşik Krallık’ta, 1 Haziran’da okulların açılacağı ancak sadece 1. Ve 6. Sınıfların okula başlayacaklarını duyuran Başbakan, bu kararına da destek alamıyor. Havaların bu kadar ısınması ve çocukların okulda bunalmalarının yanı sıra, neden sadece 1. Ve 6. Sınıfların başladığı açıklanmıyor. Tepkiler büyürken hava sıcaklığı mevsim normallerine dönüyor da, Başbakan’ın yüzü en azından “havadan” yana gülüyor.

Başbakan, böyle “havadan-sudan(!)” konularla uğraşıp dururken, muhalefet partisi Labour (İşçi)’un Yeni Lideri Sir Kir Starmer’da boş durmuyor elbette.Jeremy Corbny’in bir türlü beceremediği “kaliteli” tartışma düsturuyla Parlamento’da alıyor sazı eline, Johnson’a yükleniyor da yükleniyor. Durum böyle olunca da İngiliz medyası düşüyor Starmer’ın peşine. Her gün gazetelerde, televizyonlarda, Johnson’a “kibar kibar” vuruyor da vuruyor. Starmer’ın elinde o kadar çok malzeme var ki, yavaş yavaş “servis ediyor” gündemi belirliyor.

Mesela, haftalardır açıklanması beklenen BAME raporunun bu hafta da açıklanmayacağı duyurulunca, Starmer konuyu kaşımaya başlıyor. Black, Asian Minorty Ethnic yani Siyah, Asyalı Etnik Azınlık kelimelerinin baş harflerinden oluşan BAME, ülkedeki belli bir kesimi tanımlamak için kullanılan bir ifade. Corona yüzünden ölenlerin %60’dan fazlasının BAME popülasyonu üyesi olması sebebiyle hazırlanan raporun İngiltere Kamu Sağlığı (Public Health England) tarafından kamuoyu ile paylaşılması beklenirken, ani bir kararla raporun yayınlanması ertelenince gözler yine Boris Johnson’a çevriliyor. Amerika’da George Floyd’un öldürülmesine duyulan tepki ve protestolar nedeniyle raporun açıklanmasının ertelendiğini duyuran İngiltere Kamu Sağlığı, anlaşılır gelmeyen bu açıklama karşısında yetersiz kalıyor. Hükümet kanadı, raporun açıklanma tarihinin ne zamana ertelendiğini duyurmuyor ancak kabineden yine çatlak sesler yükselmeye başlıyor.

Boris Johnson’ın başı Birleşik Krallığı oluşturan ulusların liderleri ile de dertte. Dört ulustan oluşan Birleşik Krallık’ta, İngiltere dışındaki diğer uluslar “Devlet Bakanları” tarafından yönetiliyor ve kendi meclislerinde kararlar alabiliyorlar. Birleşik Krallığın Başbakanı ise, diğer ulusların birliğini, bütünlüğünü, uyumunu ve Birleşik Krallık yönetimiyle işbirliğini sağlamaktan sorumlu. Son aylarda işler öyle bir ters gidiyor ki artık ortada bir harmoni olduğunu söylemek mümkün görünmüyor. Diğer üç ulusun neredeyse Birleşik Krallık çatısı altından bulunmaktan vazgeçme noktasına geldiklerini söylemek işten bile değil. Corona süreçlerinde Boris Johnson’ın ak dediğine kara diyen Devlet Bakanları gittikçe kontrolden çıkmaya başlıyor, Johnson’ın kararlarını istisnasız sorguluyorlar. Belki de içinden geçmekte olduğumuz Corona Kirizi sürecini fırsat bilip, tarihin karanlık sayfalarının intikamını almaya çalışıyorlar.

Kaç cephede savaştığını sayamaz hale gelen Boris Johnson, bir darbeyi de Birleşik Krallık Devlet İstatistik Enstitiüsü’nden alıyor. Sağlık Bakanlığının açıkladığı hasta, test, ölüm, vaka sayılarının ve verilerinin doğruluğundan emin olmadıklarını açıklayan Enstitü yetkililerinin bu açıklamalarının ardından gözler yine Johnson’a çevriliyor.

Başbakanın, devletin ve hükümetin önemli organlarında ses ve söz birliğini sağlayamıyor olması karşısında Starmer sözü ele alıyor ve Başbakan’a “dostane(!)” bir tavsiyede bulunarak: “Boris Johnson, halkın gözünde kaybettiği güvenini bir an evvel geri kazanmalıdır” diyerek önce medyada sonra da Parlamentoda dikkatleri yine üzerine çekiyor.

Sonuç olarak, Birleşik Krallık, “darmadağın olmuş bir Başbakanla” ayakta kalmaya çalışırken, bir yandan da koşar adım  % 14’lük ekonomik küçülme tüneline doğru giriyor ve devletin ekim ayı sonuna kadar vereceği maddi desteğe rağmen, tünelin sonunda ışık görmekte zorlanıyor.

Birmingham’dan  sevgiler...

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test