Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş
Ana Sayfa / 

Pandemininpandomisi!..

10.7.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Coronavirüs salgınını ve onun hayatımıza yansımalarını ifade eden pandemi süreci, geçmiş aylardaki kadar olmasa da, içinde olduğumuz dönemde de günlük hayatımızı etkilemeye devam ediyor.

Konunun sağlıkla ilgili bölümünde birbiri ile çelişen kararlar, tıp uzmanlarının farklı değerlendirmeleri ve yakın gelecekle ilgili belirsizlikler, vatandaşın kafasını karıştırıyor.

Normalleşme yolundaki hızlı adımlar bir yandan, yaz mevsiminin iklimsel sıcağı diğer yandan, insanımızı rehavete itiyor ve sağlığıyla ilgili önlemlere uymasını zorlaştırıyor. Hele kimi yerlerdeki asker uğurlama ve nişan - düğün görüntüleri izlenince, işin seyri tümden değişiyor. Kısacası, pandemi süreci, adeta bir pandomiye, ortalık da büyük bir karmaşaya dönüşüyor.

 

Maskeli pandomim!

Bilindiği gibi pandomim sözcüğü, sözsüz tiyatro sanatını ifade eder. Tiyatro oyununun beden hareketleri ile gerçekleştirilmesidir. Doğrusu ortalıkta kimisi ağzını burnunu beyaz maskelerle örtmüş, kimisi maskelerini boynuna indirmiş ya da kulağında, bileğinde taşıyanları gördükçe; ister istemez usumuza, ortalık büyük bir sahneye dönüşmüş ve sanki bu insanlar da bir pandomim gösterisini gerçekleştiriyormuş gibi bir görüntü düşüyor.

Aslında insanlar pandemi sürecinde yorgun düştüler. Yetkililerin birbiri ile çelişen kararları, uzmanların farklı değerlendirmeleri, işin ciddiyetine gölge düşürüyor. Ortalığa da tam bir karmaşa hali çıkıyor. İşte yazımızda yer alan ‘pandemininpandomisi’ başlığı, bu duruma işaret ediyor.

 

Pandemisüreci herkesi farklı etkiliyor

Tabii işin bir de ekonomik ve sosyal boyutu var. İnsanlar pandemi ile mücadelede, Covid-19 virüsünden korunmada maalesef eşit koşullara sahip değiller. Sağlığa erişimde de farklı konumlar ve olanaklar söz konusu.

Hele günlük kazanıp günlük yemek zorunda olan, yevmiyeli ve geçici işlerde çalışanlar, ister istemez önce karınlarını doyurmanın, günlük maişetin peşine düşüyorlar.

Bir de elbette 65 yaşın üzerinde olan büyüklerimizin çektikleri sıkıntılar var. Onlar, gerekçesi tam açıklanamayan ve anlaşılamayan kararlarla, bu sürecin başta gelen mağdurları oluyorlar.

 

Depremcilerden sonra şimdi de Covidçiler

Depremlerin olduğu dönemlerde ekranları - sayfaları kuşatan ve hemen her gün evlerimize zorunlu konuk (!) olan deprem uzmanları gibi, şimdilerde de ortalığı Covid-19 virüsü uzmanları sardı!..

Artık yüzlerini ve isimlerini neredeyse ezberlediğimiz bu uzmanlar, gördüğümüz kadarıyla ekranları çok sevdiler. Hele içlerinden birisi, kendini cumhurbaşkanı adayı ilan etmeye kadar işi vardırınca, doğrusu bu iş de sulandı. Üstelik zaman zaman birbirleri ile çekişip çatışmaları da işin cabası!

 

Turizmde biz bize kaldık

‘Pandemininpandomisi’nde dikkati çeken ve hem ekonomik hem de sosyal açıdan geniş kesimleri etkileyen bir süreç de turizm alanında yaşanıyor. İçerdiği istihdam olanaklarıyla ve taşıdığı üretim zincirleriyle, ekonomide çok geniş etkileşimlere sahip olan sektörde önemli sıkıntılar yaşanıyor.

Yabancı turistin ülkemize gelmeyişi, döviz darboğazı yaşayan ekonomimizi de yakından ilgilendiriyor. AB ülkeleri, pandemi sürecinde şeffaf olunmadığı gerekçesiyle turist göndermiyorlar. Sonuçta turizmde biz bize kalıyoruz. Böylece, pandemi süreci nedeniyle, turizmde 2020 ‘kayıp yıl’ oluyor.

 

Eğitimde belirsizlik

Pandemi koşulları, eğitimi de derinden etkiliyor. Sınav tarihlerindeki değişikliklere öğrencilerin ve velilerin tepkisi daha güncelliğini korurken; şimdi de yeni dönemle ilgili kararlarda değişiklikler gündeme geldi. Önce ağustos ayı ortasında telafi eğitimi yapılması amacıyla gerçekleştirileceği açıklanan yeni okul dönemi başlangıcı, tarihi değiştirilerek 31 Ağustos’a alındı.

Ayrıca bu tarihte de okulların açılıp açılamayacağı tartışılıyor. İlginç olan Bilim Kurulu’nun eğitimle ilgili tavsiye kararları. Bu tavsiyeler doğrultusunda, Sağlık Bakanlığı’nca hazırlanan rehberde okullarda her 4 metrekarelik alana bir öğrenci ya da personel düşecek şekilde eğitim alanlarının hazırlanması isteniyor. Buna göre, sınıflarda en fazla 14 öğrencinin olması gerekiyor. Sınıf mevcutlarının çok yüksek olduğu ülkemiz eğitim sisteminde, bu karar nasıl uygulanabilecek? Doğrusu eğitim alanında büyük sorunlar ve belirsizlikler var.

Hayatın orta yerinde yaşanan bunca belirsizliği ve karmaşayı görünce, gelin de ‘pandameninpandomisi’ demeyin bakalım!..

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test