Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş
Ana Sayfa / 

İzmir’de gidişi ‘muhteşem(!)’ Dönüşü ‘efsane’ olan CHP’liler..

29.7.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

CHP’nin pandemi döneminde “İktidar” Kurultayı yapıldı ve gözler şimdi tekrar genel başkan seçilen Kemal Kılıçdaroğlu’na çevrildi.

Kemal Bey, parti meclisi içinden partisinin en üst yönetimi, genel başkan yardımcılarını seçecek.

Kemal Bey, yaklaşık 10 yıldır 140’ın üzerinde MYK ve sayısını benim bile anımsayamadığım Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu üyeleri ile “yol” aldı.

Ama hiç biri CHP’yi “iktidara” taşıyamadı.

Kurultay’ının adı “İktidar” konduğuna göre, üst yönetim de kağıt üzerinde buna göre şekillendirilmek zorunda.

Göreceğiz…

*

CHP Kurultay’ının İzmir’e yönelik gelişmelerine bakarsak; iki önemli gelişme yaşandı.

İzmir siyasetinde gidişi  “sessiz-sedasız” gerçekleşmişti.

Ama dönüşü “muhteşem oldu.

Bu bir…

*

İki; “düğmeye” İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu bastı; gönlünde CHP Genel Başkanlığı, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı yatan CHP’li “asansör”den tepe taklak düştü öyle  bir yara aldı ki, O’nun da “gidişi(!)” muhteşem oldu.

*

Kurultay’ın İzmir’de kazananları kim oldu derseniz; Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ile Konak Belediye Başkanı Abdül Batur ve İl Başkanı Deniz Yücel der, noktayı koyarım..

*

Gelişmelere bakalım…

Kılıçdaroğlu, kendi isteğiyle izin isteyen Haluk Koç dışında 17 MYK üyesini anahtar listesine aldı. 

Son yönetimde İzmir’in tek MYK üyesi Tuncay Özkan’dı.

CHP’li belediyelere İstanbul merkezli bir asansör denetim firmasını pazarladığını iddiasıyla gündeme gelen…

Yine CHP’li belediyelerin tanıtımları yapma adına Ankara Merkezli bir medya şirketi aracılığıyla, “aylığa” bağladığı iddiaları ile eleştirilen İzmir Milletvekili Tuncay Özkan’a, delege “kırmızı kart” gösterdi, listeye girmesine rağmen çizik yedi!..

Ancak delegenin üçte birinin oyunu alabildi.

Hani; “hayalleri suya gömüldü” denir ya, Tuncay Özkan’ın artık ne İzmir’e Başkan ne de CHP’ye genel başkan olma şansı kaldı.

*

Geçmişte İzmir’de il Başkanlığı yapan, siyaset sahnesine o dönem “sessizce” veda eden Rifat Nalbantoğlu, 31 Mart yerel seçimleri öncesinde Tunç Soyer Seferihisar Belediye Başkanı iken tekrar siyasete dönmüştü.

Birkaç nedeni vardı; Aziz Kocaoğlu-Alaattin Yüksel ekibiyle hiç yıldızları barışmamıştı bu bir.

İkincisi de; Soyer, Kocaoğlu aday olmayacağını açıkladıktan sonra Başkan adaylığına en yakın isimdi.

Soyer ile siyasete dönebilecekti.

*

Hiç gocunmadan, Tunç Soyer’in “siyasi ayağı”, rolünü üstlendi.

Ve sonuç…

Rıfat Nalbantoğlu,“İktidar Kurultay”ının, CHP’nin sözcüsü Faik Öztrak’ın ardından 848 delegenin oyuyla hem en çok oy alan ikinci PM üyesi oldu, hem de Kurultay’ın “yıldızı..”

Tuncay Özkan’ın delegelerin oyuyla devre dışı kalması ve Nalbantoğlu’nun yüksek oyla seçilmesinin “perde arkası”nda Tunç Soyer’in payı çok büyük.

*

Rifat Nalbatoğlu dışında Devrim Barış Çelik’in PM’ye girmesi, Parti Yüksek Seçim Kurulu’na İzmir Milletvekili Mahir Polat’ın da çok yüksek bir oyla seçilmesi Soyer’in başarısıdır,

*

Bir de İzmir’e hiç uğramayan, “kapısından bile geçmeyen” İzmir Milletvekili Selin Sayek Böke vakası var.

Böke, Kılıçdaroğlu’na muhalif grubun neredeyse başı. İlhan Cihaner’le siyaset yapıyor.

Kılıçdaroğlu nedense Selin Hanım’dan bir türlü vazgeçmiyor.

Böke de İzmir adına PM’ye girdi.

*

CHP İzmir siyasetinde ağırlığı olan, Konak Belediye Başkanı Abdül Batur-İl Başkanı Deniz Yücel de istediklerini elde etti.

Adayları İzmir Milletvekili Ednan Arslan idi. Arslan rahat PM’ye girdi. Böylece İzmir’de parti içi siyaset “dengelendi..”

*

Bu arada Başkan Tunç Soyer satranç oynar mı bilmiyorum ama bu Kurultay gösterdi ki Soyer siyasette iyi bir satranç oyuncusu. Günü kurtarmak için değil, ileride nasıl hamle yapması gerektiğini biliyor, planlıyor ve finalde “şah-mat” ile kazanıyor.

Nitekim İzmir İl Kongresi’nde İl Başkanı Yücel’e bayrak açıp mücadeleye girişseydi, bugün elde ettiği kazanımlardan yoksun kalabilirdi. İl Kongresi’nde Kılıçdaroğlu’nun dediğini yaptı ve şimdi de mükafatını gördü.

Şimdi sıra, Nalbantoğlu’nu daha yukarı taşımaya geldi.

CHP kulislerinde, çok yüksek bir oyla seçilen Rifat Nalbantoğlu’nun milletvekili olmasa bile, MYK’ya alınıp genel başkan yardımcısı yapılarak partinin mali-idari işlerinin teslim edileceği konuşuluyor.

 

Çiğli, Buca ve Çeşme…

Ayhan Kara, “son kurultay notlarım” diye yorumladı. Kara’ya göre;

Kılıçdaroğlu muhaliflerinden İzmir Milletvekili ve PM üyesi M. Ali Çelebi kotaya takıldı. 

Elazığ Milletvekili olmasına karşın bir ayağı da sürekli İzmir’de olan Gürsel Erol listeyi delerek PM’ye girdi.

PM Üyesi olup muhalif pozisyondaki Erdal Aksünger’in nefesi seçilmeye yetmedi.

Ve Kurultay sonrası İzmir CHP’de şimdi tüm dikkatler Konak, Buca, Çiğli ve Çeşme’ye çevrildi.

Bana göre, Konak’ta sorun yok.

Abdül Batur-Tunç Soyer yakınlaşması ve birlikte çalışma temposu her geçen gün üstüne koyarak yükseliyor.

Hizmet birlikteliği ile “ikili ilişkileri” de son derece mükemmel.

Abdül Batur’un eli, bugün PM’ye seçtirdiği İzmir Milletvekili Ednan Arslan ile daha da güçlendi.

Genel Başkan Kılıçdaroğlu da kendisini her yönüyle çok beğeniyor.

*

Çiğli Belediye Başkanı “hizmet” açısından oldukça başarılı. Ama Utku’nun Tuncay Özkan’ın İzmir’deki “bir numarası” olduğu da unutulmamalı.

Utku için Özkan geçmişte, “Yaşasın Kral”dı.

Şimdi “Kral öldü, yaşasın yeni kral” mı diyecek?

Zaman gösterecek.

Aynı sıkıntı, Buca, Çeşme için de söz konusu.

Çeşme Belediye Başkanı Ekrem Oran da, Deniz Yücel’in il başkanı seçildiği kongreden beri Tuncay Özkan ile siyaset yapıyor.

Oran’ı Çeşme’ye Başkan yapan da Tuncay Özkan. Tıpkı Çiğli, Buca’da olduğu gibi.

 

Neden “İktidar Kurultayı?”

Nedeni, 31 Mart 2019 yerel seçimlerinde CHP’nin öncülük ettiği Millet İttifakı’nın kazandığı başarıdır.

Bu kurultayda seçilecek Parti Meclisi ve sonrasında oluşacak MYK, CHP’nin muhtemelen hükümet kadrolarını da oluşturacaktır.

CHP her zaman kendisini "büyük dönüşümlerin partisi" olarak tanımlar.

İlk büyük dönüşüm; Mustafa Kemal Atatürk liderliğinde Türkiye Cumhuriyeti’ni kurarak egemenliği halka vermesidir.

*

İkinci büyük dönüşüm; Türkiye’yi demokrasiye ve çok partili hayata geçirmesi ve iktidarın seçimlerle değişmesidir.

*

Üçüncü büyük dönüşüm olarak da Türk siyasetine sosyal demokrasiyi taşımasını gösterilebilir.

*

Bugün sıra dördüncü büyük dönüşümde..

O da Türkiye’yi; özgürlükçü, katılımcı, çoğulcu demokrasi, refah ve sosyal devlete kavuşturmaktır.

Bunun yolu da; Türkiye Cumhuriyeti’ni yeniden cumhuriyet değerleri, laiklik ve demokrasi temelleri üzerinde yeniden yapılandırmaktır.

İşte bu nedenle CHP’nin dördüncü büyük dönüşümü gerçekleştirebilmesi için önce Türkiye’yi yeniden "cumhuriyet-laiklik-demokrasi" rotasına çevirmesi şarttır.

Bunun için de, demokratik, laik Türkiye Cumhuriyeti’ni yeniden inşa edecek bir “kadro” oluşturması zamanı gelmiştir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test