Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş
Ana Sayfa / 

Murat Kışlalı: ''Kılıçdaroğlu’nun rotayı değiştireceğini sanmıyorum''

29.7.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Gazeteci – Yazar Murat Kışlalı, Ülke gündeminin başına oturan CHP Kurultayı ve Ayasofya Günü ile ilgili GÖZLEM’in sorularını cevapladı. İşte görüşleri…

GÖZLEM– CHP Kurultayı, “CHP içinde de sürdürülen, iddia, isnat ve tartışmalar arasında” yapıldı. Kurultay sonuçlarını nasıl değerlendiriyorsunuz, ortaya çıkan tablo “sizce” CHP’nin yarınları için hangi işaretleri verdi?

K– Genel Başkan Kılıçdaroğlu genel başkanlık seçimlerinde tek adaydı. Parti Meclisi seçimlerine ise bir listeyle gitti. Tabii bölgelerin de listeleri vardı. Sonuçta 52 kişilik PM’nin 42 üyesi Kılıçdaroğlu’nun listesinden. Pek çok önemli isim PM dışında kaldı. Bu tablo Parti tabanının değişiklik istediğini gösteriyor. PM dışında kalanların etkileri azalır mı, yoksa parti içi muhalefet daha mı artar, bunu zaman gösterecek. Yeni meclis üyeleri arasında gençler ve kadınlar çok var. Kadın kotasıyla gençler kotası kendi içinde eritilmedi. Dolayısıyla PM’nin yarıdan fazlası genç ve kadın oldu. Bu da son dönemde üzerinde çok durulan Z kuşağı oylarını partiye çekmek açısından önemli olabilir.

GÖZLEM– “İktidar Kurultayı” sloganı ile gelinen Kurultay, “gerçekten” böyle bir sloganın gerçekleştirilebileceği ümidini verdi mi?

K– Eğer iktidar değişimi seçimle olacaksa CHP’nin başını çekeceği geniş kapsamlı bir koalisyonun iktidara gelebileceğini düşünüyorum. Bu günkü Türkiye şartlarında bu olabilir bir seçenek gibi gözüküyor.

GÖZLEM– “İktidar Kurultayı” denirken, genel başkan ve genel başkan adayı Kemal Kılıçdaroğlu altını çizerek ve “devamlı” olarak “Millet İttifakı İktidarı” dedi. Kılıçdaroğlu “böyle düşünüyor”, sizce “yeni seçilen” Parti Meclisi’nin “rotası” da “Başkan’ın görüşüne uygun” olacak mı?

K– Yeni parti Meclisi’ne liste dışından 4’ü kota sebebi ile 6’sı doğrudan listeyi delerek 10 kişi girdi. Pek çok önemli isim de meclis dışında kaldı. Kılıçdaroğlu bütün genel başkan yardımcılarını tekrar listeye koydu. Genel başkan yardımcıları bu politikanın devamını sağlayan yöneticiler zaten. Dolayısıyla Kılıçdaroğlu’nun bu siyasetinde bir değişiklik olacağını sanmıyorum.

GÖZLEM– Zaten “açık olan” Ayasofya’nın yeniden açılışındaki manzara konusundaki görüşünüz, Tarikatlar adeta “kendi kılık kıyafetleri ile” resmi geçit yaptılar, “tekbir” sesleriyle “hilafet” istendi ve güvenlik güçleri seyretti; Türkiye nereye götürülüyor?

K– Cumhurbaşkanı Erdoğan ülkede hem ekonomide, hem de dış siyasette iyice köşeye sıkışmış durumda. Kötüye giden duruma karşı en azından kendi seçmenini yeniden konsolide edecek bir yola girdi. Tabii onun amacı sadece iktidarını ayakta tutmak olabilir ancak bu ortamdan yararlanacak daha aşırı dinciler, isteklerini Cumhuriyet’in temel ilkelerini sarsacak şekilde arttırıyorlar. Arttıracaklardır da. Cumhurbaşkanı Erdoğan bu süreci kısmen yönetmeye çalışıyor, kısmen de karşı çıkamıyor. Yönetim tarzı gereği bir süre sonra geri adımlar da atabileceğini düşünüyorum, ancak bu tür siyasi düşünce tarzı bir başladı mı, spiral şekilde gittikçe artan sertlik ve hırsla daha fazlasını isteyecektir. Ellerinde değil, fıtratlarında bu var. 

GÖZLEM– Diyanet İşleri Başkanı ne yapmak istiyor; “elinde kılıç minbere çıkmak” ve de “yazılı konuşmasının dışına çıkarak, 1934 kararnamesinde imzası olanları lanetlemek” anlamına gelecek (ki o kararnamede Atatürk’ün İsmet İnönü’nün, Celal Bayar’ın da imzası var) sözlerle kimlere nasıl bir mesaj veriyor? O “bir devlet memuru”, Cumhuriyet’in kurucularının başında olanlara bu hakareti neden ve nasıl yapabiliyor?

K– Biliyorsunuz Ayasofya’yı yeniden cami yapma kararını açıklarken Cumhurbaşkanı Erdoğan isim vermeden o döneme atıfla “ihanet” ifadesini zaten kullanmıştı. Diyanet Başkanı’nın Erdoğan’ın onayı olmadan bu ifadeleri kullanabileceğini düşünmüyorum. Kapalı veya özel toplantılarında açık onayını mutlaka almıştır. Diyanet İşleri Başkanı, Cumhurbaşkanı’nın “ihanet” ifadesini ilk defa kullanmasının ardından kendisi pozisyon itibarıyla ondan daha aşırı bir mevkiyi işgal ettiğini düşündüğü için, bu ifadeleri fütursuzca bir adım daha ileriye götürmüştür.

GÖZLEM– Ne var ki, Diyanet İşleri Başkanı, sonra “Ben Atatürk’ü kastetmedim, bundan sonrasını ifade ettim” anlamına gelen bir açıklama yaptı, sizi tatmin etti mi?

K– Dünya ve ülke böyle hassas bir dönemden geçerken, yazılı konuşmasının da dışına çıkıp, “yanlış anlaşılabilecek sözlerin” ne işi var, Ayasofya konuşmasında. “Bundan sonrası için, Vakıflar Duasını hatırlatmak” bir başka günü bekleyemez miydi? Ve de “Bundan sonrası için” ibaresinin altı çizilip, o konuşmaya konulamaz mıydı? Dahası, “Laik bir devlette, Osmanlı hukukundan ‘bizim inancımıza göre’ diye söz etmek ve minbere kılıçla çıkmak ne anlama geliyor?.. “Bir devlet memurunun hukuksal inancı” TC Anayasası’nda yazılı değil midir? Bu soruların tatmin edici cevapları verilmedikçe Diyanet İşleri Başkanı’nın ikinci açıklaması ile nasıl tatmin olacağız?..

GÖZLEM– Diyanet İşleri Başkanı “lanetleme” konuşmasını yaparken, karşısında Genel Kurmay eski Başkanı olan Milli Savunma Bakanı ve de Türk Silahları Kuvvetleri’nin Genel Kurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanı olan orgeneraller üniformaları ile orada idiler. Bu zat “bu cesareti” nasıl buluyor?

K– Cesareti kimden aldığı belli değil mi? Kendinden de herhalde çok memnundur. Bu ifade ve şov tarzını Erdoğan’dan izin almadan kullanabilir mi? Ancak zamanı geldiğinde günah keçisi ilan edilip gönderilecektir.

GÖZLEM– Tarikatlar kulislerinde onun için “yeni halife adayı” denilmeye başlandı, Ayasofya Gününde de özel kıyafetleri ile “Hilafet isteklerini” haykırdılar; ne dersiniz?

K– Gidicidir derim. Çünkü bu aşırı dincilik politikalarının bir engelle karşılaşacağı, iktidarın işine gelmeyeceği ilk durakta, verilecek kurban, merkez ve laik kesimin hedefi haline gelen Diyanet İşleri Başkanı olacaktır. Zaten kendisinin arkasında tarikatlardan gördüğü destek dışında genel halk kitlelerinden bir tabanı yok. Sadece ve sadece Cumhurbaşkanı’nın onayıyla orada oturuyor. Cumhurbaşkanı’nın aşırı politikalarından, tepkiler büyüyünce, dönem dönem geri adımlar attığı çok görülmüştür.

GÖZLEM– ABD’den Avrupa’ya dünyanın en itibarlı gazeteleri “Ayasofya” olayını, “Türkiye’de laiklik sona erdi” başlık ve yorumlarıyla verdiler, görüşünüz?

K– Batı’nın sözde kaygılarını son derece iki yüzlü buluyorum. Batı’nın laiklikle ilgili kaygısı sadece ve sadece kendi çıkarlarına işleyeceği zaman ortaya çıkar. Öbür türlü olsaydı, bu iktidara en baştan destek vermezlerdi. Batı istediğini elde ettiği müddetçe bizde Cumhuriyet veya totaliter bir rejim olsun, onlar için en ufak bir fark edeceğini düşünmüyorum. Önemli olan çıkarları. Ki bunda da şaşılacak bir şey yok.

GÖZLEM– Türk basını ve bizler mümtaz bir gazeteci ve hocayı kaybettik; GÖZLEM’in de yıllardır yazarı olan M. Ali Kışlalı’yı. Acımız büyük, tabii Kışlalı ailesinin de. Baban için birkaç cümle ile ne yazabilirsin?

K– Mehmet Ali Kışlalı Türkiye’nin bir numaralı haber gazetecisiydi. 1970’li yıllardan 1980’lerin başına kadar çıkardığı Yankı dergisi ve daha sonraları Haftaya Bakış Türkiye’nin Time’ı idi. Birçok gazeteci yetiştirdi. Öcal Uluç, Hıncal Uluç, Ahmet Taner Kışlalı, Oktay Kurtkböke, Güneş Tecelli, Kurthan Fişek, Çelik Arıoba, Serpil Uluç Gögen, Şefik Kahramankaptan, Mehmet Yılmaz, Can Dündar, Ertuğrul Özkök, Emre Kongar, Avni Özgürel, Bila kardeşler ve daha niceleri Rüzgarlı Sokak’ta Yenigün Gazetesi ile başlayan gazetecilik yolculuğunda Yankı’da zirve yapan hocalık şemsiyesinin altında yetiştiler. En önemli özelliği çok iyi bir editör olmasıydı. Dikkat ederseniz bu gazeteci yazarların hepsinin ortak özelliği kalemlerinin çok kuvvetli olmaları, işledikleri konuları çok ilginç bir şekilde yazabilmeleridir. Sertti, sinirliydi ama objektifti, adildi. Ayrıntılardan büyük haberler çıkartabilir, o dönem tüm dünya basınını çok yakından izlediği ve geniş bir ilgi alanı olduğu için okurları tüm dünya gündemine hakim olabilirlerdi. Diplomasi ve Savunma konularında uzmanlaşmıştı ve askerlerle arası “aktif gazetecilik yaptığı dönemde” çok iyiydi.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test