Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş
Ana Sayfa / 

Türkiye'yi çağdaş rotada yeniden kurmak

29.7.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

18 yıllık AKP iktidarı ülkeyi her açıdan uçuruma yuvarladı. Ülke kaynakları talan edildi. Üretim tesisleri bir bir satıldı ve sonuçta kapatıldı. Üretim ekonomisinden ticaret ekonomisine dönüşen ülke dünya sıralamasında ve kişi başına düşen milli gelir açısından gerileme sürecine girdi.

Ekonomi bu gün içinden çıkılmaz işsizlik, açlık ve yoksullukla yüz yüze geldi. En önemlisi de ülke sorunlarını çözmesi gereken devlet kurumları, başta parlamento ve yargı sistemi olmak üzere işlevsiz duruma getirildi. Şimdi ellerinde kalan tek çare olarak ülke toprakları parsel parsel başka ülke insanlarına satılıyor. Hem ülke içinde hem ülke dışında tüm ilişkiler gerilim, ötekileştirme ve çatışa sistemi üzerine kuruldu. Ülkenin rotası çağdaş uygarlık yerine, Ortadoğu ülkelerinin cahiliye devri rotasına yönlendirildi. Kutsal din siyasi ideoloji olarak, bağnazlık ve cehaletin emrine tahsis edildi. Bunun için tarikatlar baş tacı edilerek devlet kurumları bunlara teslim edildi. Çağdaşlık, bilim ve uzmanlık, liyakat ve başarı birer kriter olmaktan çıktı. Üstelik bitmiş tükenmiş ve emperyal güçlerce işgal edilmiş vatanı, bütün bunlardan kurtaran insanlara saldırmanın sistematik biçimde ve adım adım iktidar yandaşlarınca yapılması gündem olmuş durumda. Nihayet iktidar yandaşları, rota ve amaç olarak hilafet ister noktaya gelmiş durumdalar. 
İşte böylesi bir ortamda yapılan CHP kurultayının, ülkenin kurucu partisi olarak, bir iktidar değişimine, ülkedeki tüm çağdaş zihniyetli, çoğulcu demokrasi yanlısı parti ve gruplarla birlikte ülkeyi yeniden fabrika ayarları olarak çağdaşlık rotasına oturtma isteği tarihi bir görev ve sorumluluktur. Buna acil ihtiyaç bulunmaktadır. Partide kimin ve kimlerin seçildiği, ikinci derecede bir konudur. Önemli olan büyük dahi Mustafa Kemal Atatürk’ün çağdaş uygarlık hedefi rotasına destek olarak, ülkenin önünün yeniden açılmasıdır. CHP Kurultayı 13 maddelik açıklaması ile bu iradeyi ortaya koymuştur.

Bu görev sadece CHP’lilerin sorumluluğunda değildir. Demokrasi ve çağdaşlık yanlısı olan her kesim ve kişinin görevi olmalıdır. Ayrıca CHP, bu sorumluluğu yüklenip, toplumun tüm kesim ve diğer partileri ile birlikte bu göreve soyunması, kendisine ilişkin toplumda var olan, “halktan kopuk, tepe ve devlet partisi” imajının silinmesine katkı yapacaktır. Esasen toplumdaki bu algı, Osmanlıdan CHP’ye kalmış olan bir kamburdur. Zira Osmanlı devlet düzeni Sarayda örgütlü iken, tabanı kendi haline eğitimsiz ve cahil bırakmış ve onları “koyun sürüsü” olarak görmüştür. Esasen AKP’nin uyguladığı bu sistem de bu mirasa soyunmuş; tarikatlar üzerinden cehaletin bağnaz gücüne dayalı olarak iktidarını pekiştirmek istemektedir. Ayasofya açılışının nihayet hilafet çığlıklarına dönüşmesi bu yüzdendir.

Ülkenin yeniden çağdaş bilim ve teknolojiyi, çağdaş çoğulcu demokrasinin gereği olan uzlaşma, barış, hoşgörü, güvenlik, başarı, liyakat ile uzmanlık bilgisi ve sosyal hukuk devleti değerleri üzerine yeniden kurgulanmasında görev almak aklıselime sahip her parti, kesim ve kişinin kaçınılmaz sorumluluğu olmak zorundadır. Bundan kaçanlar tarih önünde sorumlu duruma düşeceklerdir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test