Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş
Ana Sayfa / 

Ödemiş’in Muzaffer Şerif’i…

7.8.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

 

Muzaffer Şerif Başoğlu

Daha önce de yazmıştım; eşim tarafından Ödemişliyiz. Dolayısıyla bu yöremizle olan gönül bağımızı her daim canlı tutarız. Ödemiş ve Küçük Menderes yöresi ile ilgili sosyal, kültürel, siyasal ve toplumsal gelişmeleri yakından izleriz.

Bu bağlamda, geçtiğimiz günlerde Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan Cavlı Çulfaz’ın ‘Muzaffer Şerif Başoğlu 114 yaşında’ başlıklı yazı dizisini, ilgiyle ve dikkatle okuduk.

 

Muzaffer Şerif Başoğlu kimdir?

Tabii Muzaffer Şerif yalnızca Ödemişli olduğu için ilgi alanımızda değil. O, aynı zamanda ülkemizin bilim ve siyaset tarihinde çok önemli simge bir isim…

29 Temmuz 1906’da İzmir’in Ödemiş ilçesinde doğan Muzaffer Şerif’in çocukluğu savaş yıllarında geçer. O dönemleri tüm sıcaklığıyla yaşayan Muzaffer Şerif, 1926’da üniversite eğitimini tamamlar. 1928’de İstanbul Üniversitesi’nden yüksek lisans derecesi alır. Birincilikle kazandığı uluslararası bir bursla ABD’ye gider. Orada, 1929 ekonomik bunalımının yansımalarını tüm yönleriyle yaşar ve gözlemler. Aynı zamanda sol hareketlerle de tanışır.

Harvard Üniversitesi’nde yüksek lisans ve doktora çalışmaları yapar. İlgi alanı insan davranışlarındaki çatışmalardır. Bu alanda geliştirdiği ve uyguladığı çalışmalarla, sosyal psikolojinin en önde gelen kurucuları ve kuramcıları arasında yer alır.

 

Dünya çapında bir sosyal bilimci

İkinci dünya savaşının ve Nazi zulmünün yaygınlaştığı zor yıllarda, Muzaffer Şerif Ankara’da Dil Tarih’te öğretim üyesidir. Bu dönemde arkadaşlarıyla birlikte savaşa, ırkçılığa ve faşizme karşı çok net bir duruş sergilerler. Adımlar, Yurt ve Dünya gibi dönemin ilerici yayın organlarında makaleleri yayımlanır.

1944 yılında, tarihi TKP’ye üye oldukları gerekçesiyle gözaltına alınıp, öğretim üyesi arkadaşları Behice Boran, Pertev Naili Boratav ve Niyazi Berkes ile birlikte üniversiteden uzaklaştırılırlar.

Serbest kaldıktan sonra ABD’ye giden ve akademik çalışmalarını, araştırmalarını orada sürdüren Başoğlu, dünyanın en önemli sosyal bilimcileri arasına ismini yazdırır. Ömrünün sonuna kadar doğduğu toprakların hasretiyle yaşayan Muzaffer Şerif, 16 Ekim 1988 tarihinde Alaska’da yaşama veda eder.

 

Muttahar Başoğlu’nu yaşarken tanıdım

Muzaffer Şerif’in kardeşi Muttahar Başoğlu, Ödemiş’in önde gelen hukukçu ve bilge insanlarındandı. Aynı zamanda, rahmetli kayınpederim gazeteci-mizah yazarı Burhan Esen’in yakın dostlarındandı. Bozdağ’da her ikisinin de evleri vardı ve her yaz Bozdağ’da buluşup özlem giderirlerdi. Bizim halen ailecek sahiplenip özenle korumaya çalıştığımız Bozdağ’daki anı evimizin planının da, ailenin dostu Muttahar Bey tarafından yapıldığı aile büyüklerimiz tarafından söylenmişti.

Yaşamı boyunca, başta Ödemiş Müzesi’nin kuruluşu olmak üzere Ödemiş’e çok büyük katkılarda bulunmuş olan rahmetli Muttahar Bey’i, yaşarken tanıma fırsatı bulmuştum. Bozdağ’da, kayınpederim Burhan Bey bizi tanıştırmıştı. Tipik bir Ödemişli olan bu değerli insanın bilgeliğine gıpta etmiştim. Ama samimi olarak belirtmek gerekirse, o yıllarda ağabeyi Muzaffer Şerif konusunda bu denli bilgiye sahip değildim.

 

Muzaffer Şerif’e sahip çıkmak

Doğrusu Muzaffer ve Muttahar Şerif Başoğlu gibi isimlere günümüzde yeterince sahip çıkılmadığını, daha doğrusu yeni kuşakların yeterince tanımadığını düşünüyorum. Oysa onlar bu ülkenin, bu yörenin ve bu toprakların has - bilge insanları…

Muzaffer Şerif konusunda geçtiğimiz yıllarda Ödemiş’te, değerli dostumuz Bekir Keskin’in belediye başkanlığı döneminde, akrabamız olan emekli hariciyeci Ülkü Başsoy’un ve eski bakanlarımızdan Alev Coşkun’un destekleriyle bir sempozyum düzenlendiğini anımsıyorum.

Oysa İzmirliler ve Ödemişliler olarak hemşerisi olmaktan onur duyduğumuz Muzaffer Şerif Başoğlu, doğrusu daha büyük bir sahiplenmeyi hak ediyor. Ülkemizin bilim ve akademik çevreleri de, dünya çapındaki bu büyük sosyal bilimcinin anısına sahip çıkmalı ve yeni kuşaklara tanıtmalıdır. İzmir’de, Ödemiş’te anısına her yıl etkinlikler, çalıştaylar, bilimsel buluşmalar gerçekleştirilmeli; üniversitelerde adıyla kürsüler oluşturulmalı, kentlerimizde anısını yaşatmak üzere, gençlere yönelik sosyal bilim evleri kurulmalıdır.

Önümüzdeki süreçte, sevgili dostlarımız, değerli başkanlarımız, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ile Ödemiş Belediye Başkanı Mehmet Eriş’in, bu konuda yeni adımlar atacaklarını içtenlikle düşünüyoruz.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test