Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş
Ana Sayfa / 

''Sansürün Sultanı''

14.8.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Yabancı medya Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan geçtiğimiz hafta bu başlıkla eleştirdi. Türkiye’de basın çoktandır kontrol altına alınmış, muhalif gazeteciler ya görevlerinden uzaklaştırılmış ya da hapislere yollanmıştı. Medya patronları yandaşlardan seçilmiş, çoğu basılı ve televizyon yayını Erdoğan’ın kontrolü altına girmişti. Şimdi hedefte tek özgür kalan mecra olan internet basını, yani sosyal medya var.

Erdoğan yönetiminin en son adımı, 29 Temmuz’da meclisten geçirdikleri yeni sosyal medya yasası. Yasa, dijital devlerin Türkiye’nin kurallarına ve içerik kaldırma isteklerine uymak için Türkiye’ye temsilcilik açmalarını talep ediyor. Twitter, Facebook ve Netflix gibi şirketlerin temsilcilikleri istenen değişiklikleri 48 saat içerisinde yerine getirecekler. Kurallara uymayan şirketlere ise 6 milyon dolara kadar çıkabilecek para cezası verme ve kullanımlarının %90’ını kesebilme hakkı istendi.

Hükümet bu yasanın sosyal medya kullanıcılarını yanlış bilgiden ve istismardan kurtaracağını savunuyor. Muhalifler ise bunun güçlü bir sansür uygulaması olacağını öne sürüyor. Türkiye’de bugün çoktandır 400.000’in üzerinde web sitesi erişime kapalı. Düşünce Özgürlüğü Derneği’ne göre Twitter ve Reddit’te içerik kaldırım talebinde en çok bulunan ülke Türkiye. Yeni kurallar ve kendilerine sadık bir yargı sistemiyle donatılmış iktidar, kendilerine muhalif düşen paylaşımların kaldırılması konusunda artık daha da baskıcı olacak. Avukat Yaman Akdeniz, “İçerikler arşivlerden silinecek, geçmişi silmeye çalışıyorlar” uyarısında bulunuyor.

Kimisi ise kişisel verilere erişim sağlamalarından endişeli. Ahmet Sabancı, “Kanunlar kişisel verilere yalnızca ulusal güvenlik endişesi veya suç işlenmesi durumunda bakılabilmesine olanak tanıyor, fakat Türkiye’de bu kanunlar kolayca aşılabilir” diyor.

Alışılagelmiş medya araçları iktidar yanlılarının elinde olduğundan beri, sosyal medya eleştirmenlere bir “kaçamak” yeri olmuştu. Artık bu kaçış yerinde de polis ve yargı var. Geçtiğimiz üç yıl içerisinde yüzlerce vatandaş hakkında Türkiye’nin Suriye’deki harekatını eleştirmekten, onlarcasının ise “ekonomiyi tweetleriyle kötü etkilemekten” soruşturma başlatılmıştı.

Wikipedia, hatırlarsınız, 2017’den geçtiğimiz Ocak ayına değin yasaklıydı. İsmini açıklamak istemeyen bir Twitter kullanıcısı, “Eskisinden çok daha endişeliyim, kendimi kaynayan kurbağaya benzetiyorum” diyor.

Erdoğan’ın motivasyonunun bir kısmı kuşkusuz kişisel. On binlerce dava sırf Cumhurbaşkanı’na hakaretten açıldı. En az 11 vatandaş, 1 Temmuz’da Cumhurbaşkanı’nın kızına hakaretten gözaltına alınmıştı. Erdoğan “İşte bu yüzden sosyal medyanın kontrolünü istiyoruz” demişti.

Peki sosyal medyanın denetimi, dahası, Netflix gibi film ve dizi platformlarının denetimi ve kaldırma girişiminin etkileri tam olarak nedir? Erdoğan ve hükümeti Türkiye’de ikamet eden yabancı uyruklu vatandaş veya yaşayanları unutmamalı. Ülkelerinden ayrılan bu insanlar Türkiye’de benzer bir hayatı yaşama düşüncesiyle geliyor. Ekonomiye de belli bir katkısı olan bu grubun ve Türkiye’ye taşınma düşüncesi olan daha nicesini bu hamleler Türkiye’den uzaklaştırmakta.

Bizler içinse RTÜK’ün sansürlerinden bir kaçış olan bu mecraların kaldırılması Türkiye’yi hepimiz için daha da yaşanmaz hale getirmekten başka neye hizmet edecek? Hiçbir gelişmiş ülkede uygulanmayan sansürleri hak edecek ne yaptı bu ülke?

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test