Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş
Ana Sayfa / 

Yaşamın tadı ve keyfi üzerine düşünceler!..

11.9.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

- Resimde herkesin vücudunda “Töööbe bismillah, n’oolmuş buna” dedirten bariz bir tuhaflık varsa; Picasso,

- Resim, insansız, benekli benekli bir doğa anlatımıysa; Monet,

- Resimdeki kadın erkek, alayının poposu değirmen taşı kadar büyükse; Rubens

- Resimdeki adamlar, şaşı, kıvırcık saçlı ve travestiye benziyorsa; Caravaggio,

- Resim, kafanızın trilyon olduğu bir gece veya sabaha dair hatıralar gibiyse; Dali,

- Resim karanlık ve insanların suratında kabızlıktan ölüyormuş gibi bir ifade varsa; Titian,

- Resimde çok çok fazla insan var ve insanlar normal görünüyorlarsa; Bruegel,

- Herkes, kadınlar da dahil %80 Putin'e benziyorlarsa; Van Eyck,

- Herkes, solgun sokak lambasının altındaki ayazda kalmış mezarlık iti gibi görünüyorsa; Rembrandt,

- Resimde oraya buraya serpiştirilmiş en az 3 melek ve kuzular varsa; Boucher,

- İnsanlar çıplak, güzel ve üst üste yığılmışsa; Michelangelo,

- Balerin varsa; Degas

- Resim keskin, koyu renk, mavimsi, insanlar sakallı ve açlıktan geberiyormuş gibi görünüyorsa; El Greco,

- Resimde tek gördüğünüz, magirus tamponu gibi yekpare kaşlı bir kadınsa; Frida,

- Resimde kafaları güzel, mutlu parti insanlarının olduğu bir ortam görünüyorsa; Renoir,

- Resimde eğer kafaları güzel, mutsuz parti insanlarının olduğu bir ortam var ise; Manet,

- Resimde arka plan "Yüzüklerin Efendisi"ni anımsatıyorsa, ortalıkta tuhaf mavi bir sis varsa ve saçlar asla fön konmamışçasına kıvırcıksa; Da Vinci,

- Resim, rengarenk boyanmış excel sayfası gibi bir şeyse; Mondrian,

- Ve resme bakar bakmaz, “Hadi be, bunu ben de yaparım” diyorsanız; Miro’dur.

**..**

İnternet’te bulduğum bu alıntıda defalarca filmleri çevrilmiş 19’uncu yüzyılın son yıllarının Paris’inde Moulin Rouge’un “Frenche Cancanlı” gecelerinin ressamı Toulouse Lautrec yok ama olsun…

Gene de, bu “tanıtım” beni alıp hayal alemine götürdü. Pandemi’yi, siyaset sahnemizdeki sert ve sonu gelmez laf kavgalarını, ekonominin sorunlarını, Galatasaray’ın “orta sahadaki problemini nasıl çözeceğini”, Doğu Akdeniz’deki siyaset – asker satrancını, satılacak evimin problemlerini unutup, dalıp gitmişim…

Yukarıdaki tanıtımı yazan adamın, “Toulouse Lautrec’in resimlerini nasıl anlatacağını düşünmeden edemedim.

İnsanın “böyle konularla ilgilenerek düşünerek yaşamasındaki” tadın ve keyfin insanda mutluluğu ve yaşam süresini ne kadar attıracağını da…

Dahası, hele hele “bitmek tükenmek bilmeyen” çok ağır hakaretlere kadar varan “siyaset sahnesi kavgalarının insanın ruh halindeki yaptığı yıkımı” aklıma getirince, bütün keyfim kaçtı, ağzımın ve gönlümün tadı da!..

Hadi, siyaset sahnesi “bu kavgalar ile besleniyor”; peki bizim suçumuz ve günahımız ne?..

Ne büyük suç işledik de, “böyle” cezalandırılıyoruz?..

 

Erdem ve politika…

Politikada hukuk ve ahlak “siyasetin emrine girdiği an” felaketler önlenemez hâle gelir. Güvenlik kaybolmuştur. Ve korku cehenneminin zebanileri kapınızı çalmaya başlar. Nerede, ne zaman başınıza ne gelir, bunu bilemezsiniz. Bu felaketten kurtulmak için, Cumhuriyeti kuranlar “yargı erkinin bağımsız ve yansız olması için” bir ömür vermişlerdir. Bilinmelidir ki, Hukuk adaletle bütünleştiği zaman Politika aydınlık günlerin havasını vermeye başlar.      Ali Naili Erdem

 

Adalet Terazisine “vicdan” hakim olmalıdır!..

Yaşadığımız bu süreçte sadece ülkemizde değil, bütün dünyada bütün insanlara gerekli olan “adalet” ve onun “vicdan ile ilgisi” için söylenmiş çok güzel ce “ders alınması gereken” sözler vardır.

İnsan / Adalet / Vicdan üçgeninde önce “anonim” sözleri yazayım:

*İyi olmak kolaydır. Zor olan adil olmaktır. En mükemmel adalet ise vicdandır.

*Adaletsizliğin en büyüğü; adil olmayıp adil gibi görünmektir.

*Çıkar konuşunca vicdan susar.

*Görevini tam yerine getirmemiş olanın vicdan yarasına, ne mazeretin çaresi, ne ilacın şifası çare getirmez.

*Zeka insanoğluna sunulmuş en güzel hediyedir. Kötülerin zekası “kurnazlık” iken iyilerin zekası vicdan ve merhamettir.

*Temiz bir vicdandan daha yumuşak bir yastık yoktur.

*Vicdan… Onu herkes yüreğinde taşıyamaz. Dilinde, midesinde ve hatta cüzdanında taşıyanlar vardır.

Ve de işte “ünlü” insanların “Adalet / Vicdan / İnsan üçgenini aydınlatan” sözleri:

*Kötü bir işin en gizli şahidi, vicdanımızdır. Hazreti Ömer

*Görevini tam yerine getirmemiş olanın vicdan yarasına, ne mazeretin çaresi, ne ilacın şifası çare getirir. Mevlana

*Kanunlara dayanan adli muhakemelerden, daha büyük bir muhakeme vardır ki, bu da her kişinin kendi vicdanıdır. Mahatma Gandhi

*İradene hakim ol, fakat vicdanına esir ol. Aristoteles

*Vicdanımız, biz onu öldürmedikçe, yanılmaz bir yargıçtır. Honore de Balzac

*En mükemmel adalet, vicdandır. Victor Hugo

*Vicdan baki kaldıkça, hiçbir günah affedilmiş sayılmaz. Stefan Zweig

*Bir insanı üstün kılan, onu kendi arzu ve ihtiraslarından kurtaran, sadece vicdanıdır. SamueI SmiIes

*Her şerefli insan vicdanını yitirmektense, şerefini yitirmeyi yeğler. William Shakespeare

*Vicdan, adaletin en iyi vekilidir. Lady Mary Montagu

*Vicdan azabı, insanın içinde bir cehennemdir. Lord Byron

*Allah’ı anmayan vicdan, hakimsiz mahkemeye benzer. Jean J. Rousseau

*İnsanlar kötülüğü, arzularının kuvvetli olmasından çok, vicdanlarının zayıf oluşundan dolayı yaparlar. John Stuart Mill

*Ben yapacağım her şeyi vicdanıma danışır ve sonra da tereddütsüz harekete geçerim, eğer muvaffak olursam zaten kimse bir şey söyleyemez, muvaffak olamazsam, o zaman da gökten bütün melekler yere inseler, yine beni müdafaa edemezler. Abraham Lincoln

*Vicdanı tertemizdi zira onu hiç kullanmamıştı. Stanislaw Lee

*Kapanmayan tek yara, vicdan yarasıdır. Publilius Cyrus

*Huzur dolu bir kalple bir parça ekmek, vicdan azabı ile beraber oIan zenginlikten, bin kere daha iyidir. Amenemope

 

İnternet’ten “esen” rüzgarlar!...

 

Sözün Özü

Bu haftaki Sözün Özü, Mustafa Kemal Atatürk’ten:

Behemehâl şu veya bu sebepler için milleti harbe sürüklemek taraftarı değilim.

Harp zaruri ve hayatî olmalı. Hakiki kanaatim odur ki; Milleti savaşa götürünce vicdanımda azap duymamalıyım. “Öldüreceğiz” diyenlere karşı “Ölmeyeceğiz” diye harbe girebiliriz. Lâkin milletin hayatı tehlikeye maruz kalmadıkça, savaş cinayettir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test