Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş
Ana Sayfa / 

Türkiye turizmi Covid-19 ile 3-4 sene kaybeder

25.9.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Ülkemiz bütün dünya ile beraber turizm endüstrisinin nimetlerinden faydalanan ve tahminen ülke döviz getirisinin yüzde 30’a yakın kısmını bu işten alan bir ülkedir.

Otuz milyona yakın turisti ağırlamakta idik. Ne yazık ki, bu salgın bu işi bitirdi adeta. Hâlbuki 2020’den çok ümitli idik. Ne zaman ki bu iş yılbaşından itibaren başladı ve Mart ayında da hızlanması ile iş tamamen tersine döndü. Uçaklar uçmamaya, turist gelmemeye ve insanlar evlerinde oturmaya mecbur edildiler. İşin şakası yoktu. Zira bu virüsün insafı da yoktu. Girdiği bütün vücutları kasıp kavuruyor ve ölüme götürüyordu.

Çok sıkı tedbirler biliyorsunuz gündeme geldi. Beraber olmak hayal oldu. Tesisler kapandı. Uçaklar uçmadı gemiler çıkan salgınlarla limanlara hapsedildi.

Peki ne olacaktır?.. Şimdi işin uzmanlarını dinleyelim, başta Dünya Turizm Örgütü olmak üzere işin ciddiyetini ve salgının devamının şimdilik kesilmeyeceğini söylerken diğer üniversite profesörleri ise eski tecrübeleri de konuşturarak devamın kaçınılmaz olduğunu söylediler. Adı üstünde salgın, tek çaresi; aşı ve ilacının kesin olarak bulunması fertlerin aşılanması vb.

Peki, aşılar nasıl bulunmakta araştırmalar ve denemeler için ne kadar zaman lazım soruları gündeme geldiğindi ise her kafadan bir ses çıkmaya başladı. Sözün özü bunu kimse ve teşkilatlar bilemeyeceklerini itiraf ettiler. Şu an ki tablo ise, salgının azalıp çoğalıp periyodlar takip ettiğidir.

Bir diğer husus, çok sıkı tedbirlerin alınması ve tatbikinde ne yazık ki milletlerin; katı, inatçı bir yasaklar ve tedbirler ile paketlerin yürürlüğünde ne yazık ki gösterdikleri istikrarsızlık.

 

Türkiye’de ve dünyada

Türkiye’de önceleri biraz iş sıkı tutuldu ama ne yazık ki ekonomik ve sosyal itirazlar toplumda başlayınca, iş biraz gevşedi. Şimdi ise ne yazık ki salgın, tekrar kayıp ve hastalığın artmasına sürüklenen bir dalga tufanı içindedir. Yani tehlike tam gaz devam etmektedir.

Peki, bu salgın bitecek mi? Hayır bitmeyecek çünkü nereye kadar gideceği ve nasıl durdurulacağını bilen yok ortada. O zaman geçmişe bakalım ve şu andaki dünya tablosunu inceleyelim. Uçaklar tam uçamamaktadırlar. Çoğu ülkelerinin hava alanlarında yolcu uçakları kargo uçağına çevrilmektedir.

Gemiler ise limanlarda beklemekteler. Çünkü insanlar da seyahat etmekten çekinmekteler. Gemide bir vaka olsa, limana çekilip bağlanıp karantinaya alınıyor. Söyleyin kim biner daha bir kaç yıl, o gemilere? Bu salgının en az 2023 hatta 2025 de önleneceği söyleyen ciddi kaynaklar ekseriyettedir. Eski salgınlara bakıyorsunuz, hepsi iki ila dört senede bitebilmiş veya hafiflemiştir.

Bu arada Dünya ekonomisi daralmaktadır. Avrupa ekonomisi ise yüzdesi yüksek bir daralmayı anlatmaktadır.

Türkiye’ye turist gelen ülkelere bakalım; Almanya, Rusya, Ukrayna, İran, İngiltere ve diğerleri hepsinde bir kaygı ve sıkı tedbirler devam etmektedir. Salgın bir gerileyip bir ilerlemektedir. İtalya ve İspanya en önemli rakiplerimiz. Perişan durumdadır. Gelen ne kadar olacak, insanlar isteyecek mi, ülkeler insanlarını turizm için gönderecek mi? Bunların hepsi soru işareti.

Türkiye 120 milyar dolar bir kaynağını Turizm tesislerine yatırmıştır. Bu yıl bunların en çok, muhtelif kategoride yüzde 20-30’u açılabilmiştir. Gelecek sezon ise tablo karamsardır. Bu durumda Türk turizminin tesislerinin açılıp açılmayacağı açılacak olursa, ne kadar dolup dolmayacağı ve iç turizmin de ne kadar derde deva olacağı tahmin edilemeyen bir dönemde. Turizmimizin en az iki ila üç yıl daha bir düzelmeye muhtaç olduğu ortadadır.

Peki, tesisler buna ne kadar dayanacaktır. İşsizliklerin ve ehil personelin kaybının önüne nasıl geçilecektir. Tesislere iyileşme ve destekler gelecek midir?

Dünyanın bütün ciddi kişi ve kurumlarının hepsinin bu sorulara ne cevap verecekleri sorulduğunda, “İki ila dört yıl bu işin tesirleri devam edecek” cevabında mutabık oldukları görülüyor. Bu da işin ciddiyetinin ne kadar büyük olduğunu gösteriyor.

Türk turizminin geleceğinin hesabı kitabı iyi yapılmalı, nasıl korunması gerektiği ve nelerin yapılması gerektiği hükümet ve sektör ile birlikte konuşulmalıdır.

Aksi halde sıkıntıların etkileri ve enkazı ağır olur.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test