Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş
Ana Sayfa / 

Çevrimiçi regülasyon ve internetin siyasi gücü

16.10.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

ABD Adalet Bakanlığı Google’a dava açmaya hazırlanıyor. Ve bu dava, 1998’de Adalet Bakanlığı’nın Microsoft’a açtığı davadan beri açılacak en büyük teknoloji davası. Başsavcı William Barr, Google’ı Trump hükümetini kullanıcıları manipüle ederek desteklediğini savunuyor.

Siyasi beklentilere ve tepkiye rağmen, dava Google’ın “katili” olmayacak. Davaya tanıklık etme veya katkıda bulunma adına çok az sayıda eyaletin katılma olasılığı var. Google’ın reklam vermesi ve kendini pazarlaması ise büyük ihtimalle engellenemeyecek ve hatta hedeflenmeyecektir. Microsoft denemesi bir rehber ise, dava süreci yıllarca devam edecek ve Google'ın dikkatini dağıtacaktır. Ancak, Başkan Joe Biden yönetiminde bile mahkemenin sonucu ne olursa olsun çabuk unutulucaktır.

Google davası tartışılırken, çok daha geniş kapsamlı bir internet / teknoloji regülasyonu düzenlenmekte. Siyasilerin çoğu çevrimiçi platformlara yalan haber yapıldıktan sonra dava açılmasının gerekli etkiyi yapmadığını düşünüyor. Yalan haber çoktan yayılmış olmakla beraber suçlamalardan çoğundan kullanıcıların haberi olmuyor. Bu nedenle, diğer endüstrilerde olduğu gibi, çevrimiçi platformları önceden kısıtlayacak "ön hazırlık" kuralları için siyasiler ve hukukçular tarafından geniş çaplı bir baskı söz konusu. 6 Ekim'de bir Kongre Komitesi, Amerika'nın rekabet yasasını nasıl güncellemesi gerektiği konusunda 449 sayfalık bir rapor yayınladı. Rapordan günler önce, Aralık ayı başlarında beklenen iddialı bir düzenleme paketi olan AB'nin Dijital Hizmetler Yasasına dahil edilecek kuralların bir listesi sızdırılmıştı. Peki bu çabalar, eski usul yöntemlerden daha başarılı olacak mı?

Bir Demokrat olan David Cicilline liderliğindeki Temsilciler Meclisi tarafından yürütülen 16 aylık soruşturmanın sonucu olan rapor tepkinin en büyük örneklerinden. Amerika’nın kutuplaşmış siyasetine rağmen, teşhisin çoğu iki partili desteğe sahip. Rapor, "Apple, Amazon, Google ve Facebook'un tekel güçlerini pazara kapı bekçisi olarak nasıl kullandıklarını doğru bir şekilde tasvir etmekte" diyor Ken Buck, tıpkı diğer pek çok Cumhuriyetçi gibi.

Her iki tarafta müdahale edilmesi konusunda hemfikir ama ne yapacakları konusunda hemfikir değil. Demokratlar, büyük teknoloji şirketlerinin ana iş kollarını diğer faaliyetlerden ayırmasını istiyor. Örneğin, Amazon, arama sonuçlarında daha iyi yerleştirme de dahil olmak üzere kendisine ayrıcalıklı muamele uyguladığı iddia edilen pazarında artık kendi markasını satamaz. Cumhuriyetçiler bu tür önlemleri fazla müdahaleci oldukları gerekçesiyle red ediyor ve mevcut güvensizlik yasalarını değiştirmeyi öneriyorlar.

Amazon ise çok geçmeden raporun bulgularına itiraz etti. "Başarının yalnızca rekabete aykırı davranışın sonucu olabileceği varsayımı tamamen yanlıştır" dedi. Google'ın yan şirketi Alphabet ile beraber Facebook ve Apple da, benzer açıklamalarda bulundu. Kongreden istedikleri yasayı geçirebilmek için ise Demokratların seçimi kazanmaktan daha fazlasına ihtiyaçları var.

Avrupa Birliği’nin sunduğu önerilerin, çevrimiçi pazarlardaki büyük firmaların büyümesine izin veren “ağ etkilerini” zayıflatma tehlikesi bulunmakta. Örneğin, WhatsApp gibi baskın mesajlaşma uygulamaları, daha küçük uygulamalardan gelen mesajları kabul etmeye zorlanabilir. Platformlar, verileri rakipleriyle paylaşma durumunda kalabilir ve piyasaya yeni giren uygulamaların önlerindeki engeller bu vesileyle kaldırılmış olur. Bu sosyal medya uygulamalarının özelliklerini yitirmesi anlamına geliyor.

Eurocratlar kendilerini böylece Bernstein'lı bir araştırma firması olan Mark Shmulik'in “düzenleyicinin ikilemi” olarak adlandırdığı şeyin içinde bulurlar: İstenmeyen sonuçlardan kaçabilmek adına sağlam kurallar bulmak. Firmalar şimdi rekabete açık olduklarını kanıtlamak zorunda kalacaklar ve komisyon rekabet dışı tüm davranışları teker teker ayıklayacak. Tıpkı Amazon’un kendi ürünlerini ön plana çıkarması örneği gibi.

Etkili kurallar oluşturmak zaman alacaktır, fakat yine de güvensizlik davalarından uzun sürmeyeceği kesin. Eleştirmenler teknoloji devlerinin regüle edilmemesi durumunun tarihsel bir anomali olacağını savunuyor. Daha önce benzer sorunlar çıkaran bankacılık ve gıda sektörüne sert önlemler getirilmişti. Şimdi aynısı da bu şirketler için yapılmalı. Kullanıcılar ise bu duruma hazır gözüküyor. Pew poll (anket firması)’nın yaptığı araştırmaya göre Amerikalıların %72’si, sosyal medya platformlarının çok fazla siyasal güce sahip olmasından rahatsız. Halkın da arka çıktığı önlemleri almakta siyasiler gecikmeyecektir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test