Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş
Ana Sayfa / 

Banka rallisi

13.11.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Geçen hafta sonu öyle gelişmeler yaşandı ki, yatırımcılar, nereye kulak vereceğini ne yapacağını, ne düşüneceğini şaşırmıştı. Daha bir hafta önce borsa İstanbul 100 endeksi 200 günlük hareketli ortalamalarını test ederken, bu seviyenin kırılıp kırılmayacağını, piyasanın ne kadar geri çekilebileceğini konuşuyorduk.

Daha üç beş gün önce doların 8,58’e dayandığında 10 liraların zorlanıp zorlanmayacağı merak ediliyordu. Daha üç beş gün önce gram altının 538 TL olmasının sarhoşluğunu yaşıyorduk.

Bir anda şimşekler kesildi, hava açtı güneş pırıl pırıl yüzünü hisse senedi yatırımcılarına gösterdi. Altın ve döviz yatırımcıları bu işten çok hoşlanmasalar da ileriki vadede umutlarını korumaya devam ediyorlar.

Ne değişti? Neler oldu?

Siyaset boşluk kabul etmez. Öncelikle Murat Uysal’ın görevden alınmasında, Merkez Bankasının ekim toplantısında faiz arttırmaması ve bu tetiklemeye bağlı olarak başlayan, döviz ve faiz hareketliliğinin etkili olduğu söylenebilir. Piyasalara verilen mesajların piyasalarca karışık ve pozitif değerlendirilmediği düşünülebilir.

Diğer taraftan Murat Uysal’a verilen kredinin de çok sınırlı olduğunu belirtmekte yarar var.

Murat Uysal’ın görevden alınması ve alınış şeklinin, Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Berat Albayrak’ta bir rahatsızlığa yol açtığı anlaşılıyor. Berat Albayrak’ın Sayın Cumhurbaşkanının damadı olmasının ötesinde meziyetleri olduğunu, iyi eğitimli ve donanımlı bir kişi olduğunu biliyorum. Ancak bazen bu yetkinlikler oluşan şartlar sebebiyle işe yaramaz bir hal alabiliyor.

1994 yılında Sayın Tansu Çiller’in ekonomi profesörü ve gelişen Türkiye’nin modern yüzü olarak Başbakan yapılmasından sonra yaşanan 1994 krizine imza atması gibi, dış şartların mevcut imkanları aşması bazen sorumluları çaresiz bırakabiliyor.

Sonuç olarak Berat Albayrak’ın ayrılmasının kesinleşmesinin ardından, ekonomi yönetiminde Merkez Bankası Başkanlığına Sayın Naci Ağbal, Hazine ve Maliye Bakanlığına Lütfi Elvan’ın atanmasıyla sonuçlandı.

Piyasa dostu olumlu mesajların verilmesi, ABD seçimlerini Jeo Biden’in kazanması ve yurtdışında başlayan gelişmekte olan ülkeler rallisine Türkiye piyasaları da dahil oldu.

Uzun zamandır Borsa İstanbul’da, hareket etmeyen bankacılık hisselerine ve ardından endeks kağıtları dediğimiz ülkemizin en güzide şirketlerine alım geldi bu süreçte bir miktar yabancı alışı da göründü.

Bundan sonraki süreçte küçük düzeltmeler olsa dahi, destek olarak çalışacak eski zirve 1245, 1220 noktaları aşağı geçilmediği sürece piyasaların güçlü kalacağı görülüyor.

Bankalar defter değerlerinin yarısında hatta birazda altında işlem gördükleri düşünüldüğünde bir miktar daha yol alabileceklerini söylemek mümkün. Döviz tarafında faiz artırımı ve iyimser hava fiyatlanıyor, bu havanın gerçekleşmelerle desteklenmesini görmek isteyecektir.

Yaz aylarında turizm ve değişik kaynaklardan ülkeye girmesi gereken 40-45 milyar doların girmemesi ve Avrupa borsalarının pandemi gündemiyle kapanmasının ihracatı tehdit etmesi döviz üzerinde en büyük tehdittir. Faiz silahı etkili kullanılmadığı takdirde doların yeniden hareketlenmesi ve enflasyonu azdırması kaçınılmaz olur.

Aşı bulundu haberlerinin onsta baskı yaratması ve doların düşüşüyle gram altın yatırımcısı biraz mahsun kalsa da orta vadede kurun ve onsun yönünü yakın takip etmeleri gerekecek.

Şimdilik piyasaların önünde 2 tarih bulunuyor. 19 Kasım Merkez Bankası toplantısı ve Biden’in başkan olarak yemin edeceği 3 Ocak 2021. Bu tarihe kadar piyasaların derin bir nefes alacağını düşünüyorum.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test