Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş
Ana Sayfa / 

Batan geminin malları

27.11.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Başlığa bakarak mevcut başkanın gidişinin ardından bir elveda yazısı yazacağımı düşünmeyin. New York için yerel simge olmuş mağazalardan Century21’in vedasından bahsedeceğim.

Bir tarih bitiyor, bir devir kapanıyor. 1961 yılında Gindi ailesi tarafından kurulan ilk mağaza Brooklyn’de Bayridge bölgesinde 86.sokak 472 numaradaydı. Gindi ailesinin 3. kuşak temsilcileri halen yönetimde çalışıyordu. 

22 Courtland’da bulunan herkesin bildiği, filmlere konu olan mağazanın en bilinen ve en çok gelir getiren yerine geçen gün gittim. İçim acıdı zira “ batan geminin malları” misali %60-70’i bulan ve alışveriş arabasından tezgahlara kadar her şeyin yok pahasına satıldığı bir mağaza buldum. Ne yalan söyleyeyim kötü oldum! 15 yıllık müşterisiyim arada bir gider bakınırdım. Bir nevi alışkanlığım vardı ne yazık ki coronavirüs sebebi ile 60 yıllık bu marka kepenkleri kapatmaya karar verdi.

Downtown’da bulunan bu şube diğer şubelere göre daha duygusal zira bu şubenin başına gökdelen yıkıldı ve onlar bunun altından sağ çıkmasını bildi! Daha doğrusu New York’lu kendi içinden çıkan bir markanın terör gibi bir olayda kaybolmasını istemedi ve inanılmaz destek vererek markanın karlılığını artırdı!

9/11 olayların olduğu sırada mağaza derhal boşaltıldı! Neredeyse karşı kaldırımında bulunan ikiz kulelerin döküntü ve molozları mağazaya çok zarar vermişti bu sebeple bir yenilenme yapılması gerekiyordu Gindi Ailesi “teröre boyun eğmeyeceğiz” diyerek hem yenilemeyi yaptı hem de mağazayı açık tuttu ve kazadan beş ay gibi kısa bir sürede tadilatı bitirerek satışlarını artırdılar. Açılış günü mağaza önünde oluşan kuyruklar, insanların sırf bu tarih parçası yaşasın diye yaptığı alışveriş bu duygusallığın temelini oluşturuyor.

Ne yazık ki tarihin bu parçası coronavirüs etkileri sebebiyle 10 Eylül 2020’de iflasını istedi ve bu markanın bayrak şubelerinden en önemlisi olan downtown şubesi 25 Kasım itibarı ile kapısına kilit vurdu.

Gindi Ailesi, Suriye göçmeni bir aile, her ne kadar giyim mağazalarını kapatmış olsalar dahi aile halen Amerika genelinde faaliyet gösteren yatırım şirketleri ile hayatlarına devam ediyor.

 

Sektör değişecek mi?

Asırlık çınarlar konu başlıklı yazımda daha önce Amerika genelinde kepenk kapatan bir çok geneli giyim olan 100 yılı aşkın köklü mağazaların coronavirüs sürecinde konkordato ilan ettiğini yapılandıra sonrası faaliyetlerini ya sonlandıracaklarını yada tasfiye edeceklerini yazmıştım.

 

Peki, ne olacak?

Aklıma ilk gelen Sacks Fifth Ave. ve Bloomingdales mağazaları. Manhattan dünyanın sayılı en pahalı bölgelerinden bir tanesi! Atıyorum burada bir adet limon 75 sent/dolarken Brooklyn’de 2, Çin mahallesinde 3 Harlem’de 6 limon hemen hemen bu kadardır. Limon fiyatları bile bu kadar değişiklik gösterirken kocaman kocaman binaların kira giderlerinin neler olabileceğini düşünmek bile korkunç! Bizler bu rakamları düşünemezken bu şirketler bu kiraları pandemi dahilinde kapalı tutulmalarına rağmen tıkır tıkır ödediler. 

Uluslararası kurumsal şirketler pandemi ve karantina döneminde fiziksel mağazanın pek de önemli olmadığını zira insanların internet üzerinden ihtiyaçlarını alabileceklerini ve dahası çalışanlarının evlerinden çalışabileceğini hatta istatistiksel olarak daha faydalı çalıştıklarını keşfettiler! Pandemi öncesinin işsizlik rakamları pandeminin de etkisi ile daha da artarken mağazalar bu yönlü küçülmeye gideceği kesin. 

Bugün hala%50 kapasite ile çalışan mağazalar neden %100 çalışan ile yollarına devam etsinler ki? Sonuçta New York için bile rakamlar yükselirken ve ikinci dalganın şükran gününden sonra patlaması beklenirken küçülmek en akılcı ekonomik çözüm. IKEA mesela, Manhattan adasında showroomu var fakat dahasını isterseniz online! Gidip ellemeden, görmeden alamam diyorsanız Brooklyn’de İzmir’dekinin 3 katı büyüklüğünde bir yeri var. Benim gibi işin yeme içme tarafında olanlarınız için yakınlarında bana göre ABD’nin en iyilerinden biri olan bir smoke house var! Dilerseniz instagramda @hikmet_savatli hesabımı takip edebilir ve bu lezzetlerin izini oradan sürebilirsiniz.

 

Peki, nasıl olacak bu küçülme?

Dünya artık bilinenin aksine mal ile değil zeka ile gelir elde eden akıllı insanların oyun alanı olma yolunda! Kulaktan dolma bilgilerle iş yapan, başkası yapıyor bende yapayım diyerek araştırmadan, son alıcıyı bilmeden yatırım yapan zihniyetlerin zaten 2000 yılından sonra malulen emekli olması gerekiyordu!

 

Neden mi bahsediyorum?

Elitistlerin her ortamda bahsettiği, dünyanın en büyük otelinin fiziki binası yok, dünyanın en büyük taksi şirketinin filosu yok gibi yaklaşımlarla AirBnb, Uber, Amazon gibi internet bazlı çalışan büyük mağazası olmayan ama dünya devi olan şirketlerden bahsediyorum.

Bu bağlamda yıllardır Türkiye’de aktif bir şekilde çalışan yemeksepeti bu konunun öncülerinden! Her ne kadar ben yemeksepetine karşı olsam ve onun yerine sipariş vereceğim işletmeyi telefon ile arayarak sipariş versem de model olarak son derece inanılmaz bir sistem. Yemeksepetine karşı olmamın sebebi restoran ve kafelerin satışlarını artırıyor olabilir ama karlılıklarını artırmıyor. Kazan kazan gibi görünen sitem işletmenin aleyhine alınan fazla komisyonlarla gölgeleniyor. Bir arkadaşımın deyişine göre “10 servisten 2’si yemek sepetine gidiyor”.

Konu dağılmadan toparlamak gerekirse, basit bir internet ara yüzü ile depo kirası ve kargo ücreti ödeyerek maliyetleri %60-70 düşürerek kaliteli hizmet sunan işletme ayakta kalacaktır! 

 

Peki, mesela pandemi döneminde araba almak isterseniz?

Öncelikle alacağınız arabanın markasına göre servis ve hizmetlerde değişikliler var. Bunlardan hemen hemen çoğu galeride olan hizmet randevu sistemi! Araba alacağınız bayiye önceden mail yada telefon ile randevu alıyorsunuz, size özel steril bir 25-30 dakikanız oluyor ve bu süre içerisinde her yerde olan maske kuralları geçerli oluyor. Arkanızdan dezenfektasyon ile sıradaki müşteri alınıyor. Bu arada siz oraya gitmek istemezseniz online olarak arabanızı alabileceğiniz ve evinizin kapısında teslim alabileceğiniz internet sitelerinin olduğunu da söyleyebilirim.

Bu durum, LV, Channel, Burberry gibi mağazalarda da var! Orta sınıfa hitap eden mağazalarda kapı önünde bekliyorsunuz içerideki müşteri sayısı stabil tutularak kontrollü şekilde içeri alım yapılıyor. Giyim konusunda Manhattan’da sembol olmuş Premium bir avm olan Bergdorf Goodman gibi mağazalar da randevu sistemi ile çalışmaya devam ediyor.

Türkiye’de saklanan rakamlar ve gizlenen coronavirüslü sayıları göz önünde bulundurulduğunda ben sizin yerinizde olsam ne avm’ye giderim ne de kapalı alanlarda servis yapan yemek yerlerine giderim! Ağız yolu ile bulaşan ve hayatı tehdit eden bir hastalığın solum yolu ile bulaştığını bile bile kapalı alanlarda yemek yemeye gitmek bariz bir aptallık göstergesidir! Şahsen ben ve ailem kapalı bir ortamda çok acil olmadıkça bulunmamaya gayret ediyoruz. Lütfen önce kendi güvenliğinizi sonrada yaşadığınız toplumun güvenliğini ön planda tutun, emniyette ve sağlıkta kalın!

Amerika’dan şimdilik bu kadar! Gündem bu Centry 21’in vedası ve 2. Dalgasının geleceğini düşündüğüm koronaydı. Haftaya, dünyanın merkezindeki güncel haberler ile karşınızda olabilmek dileği ile hoşça kalın…

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test