Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş
Ana Sayfa / 

Zirveden Türkiye'ye destek tutum beklemek zordur

4.12.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

10-11 Aralık 2020 tarihlerinde yapılacak AB devlet ve hükümet başkanları zirvesi merakla beklenmektedir. AB'nin Türkiye'ye yaptırım uygulama niyeti kesinleşmemiştir. Fransa, Yunanistan ve Kıbrıs Rum Yönetimi bu konudaki ısrarını sürdürmektedir. Ancak üye ülkeler arasında bu öneriye karşı çıkanlar bulunmaktadır. Yakın zamana kadar Türkiye'ye yaptırım uygulanması fikrine yanaşmayan Almanya Merkel'in son açıklamaları ile tutum değişikliği işareti vermiş, zirveye kadar sağlanacak gelişmelere bakmak gerektiğini söylemiştir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 21 Kasım günü yaptığı açıklama ile Türkiye'nin kendisini Avrupa'da gördüğünü ifade etmiştir. Bilahare Doğu Akdeniz'de araştırma yürüten Oruç Reis gemisi 30 Kasım sabahı Antalya limanına dönmüştür. Bunlar zirve öncesi Türkiye'nin taktikleri olarak değerlendirilmiştir.

Öte yandan ABD Başkanı Trump'ın seçimi kaybetmesinden sonra Orta Doğu'ya veda gezisine çıkan Dışişleri Bakanı Pompeo, Türkiye'ye geldiğinde resmi makamlarla görüşmemiş, sadece Patrik Bartholemeos'u ziyaret etmiştir. Pompeo son olarak NATO dışişleri bakanları toplantısında Türkiye'ye yönelik suçlamalarda bulunmuştur. Toplantıda Çavuşoğlu ve Pompeo arasında tartışma çıkmıştır. Ancak görev süresini tamamlamış Pompeo'nun beyanları ciddiye alınacak nitelikte değildir. Yeni seçilen Başkan Biden'in NATO ve AB'ye yönelik mesajları ümitvar çizgidedir. Nitekim yeni Dışişleri Bakanı Antony Blinken de dünyanın tüm sorunlarını tek başına çözemeyeceklerini belirtmiş, diğer ülkelerle birlikte çalışmanın gereğine işaret etmiştir.

İşte yaklaşan AB zirvesi bu ortam içinde gerçekleşecektir. AB yıllardır Türkiye'yi üyelik vaadiyle kapısında bekletmektedir. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 21 Kasım açıklaması ve daha önceki reform vaatleri somut olarak hayata geçirilmemiştir. Bu koşullarda gerçekleşecek zirveden Türkiye'ye destek çıkacak bir tutum beklemek zordur. AB Türkiye'nin taraf olduğu ikili ve çok taraflı anlaşmazlıklarda hep karşı tarafı desteklemiştir. Sözde soykırım iddiaları, PKK-PYD-YPG ve FETÖ gibi örgütlere verdiği destek hatırlardadır.
Ayrıca uzun vadede Türkiye'nin üye yapılması AB sınırlarının Suriye, Irak, İran, Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan gibi sorunlu bölgelere komşu olması sonucunu doğurur ki üye ülkeler buna onay vermez.
AB yıllardır gümrük birliği avantajını da kullanmıştır ve kullanmaktadır. Türkiye tam üye olmadan gümrük birliğini kabul etmiş yegâne ülkedir.

Ülkemiz Cumhuriyet'ten çok önce yönünü Avrupa’ya dönmüştür. Avrupa devlet sistemi içinde yer almış, 18. yüzyıldan itibaren mukim elçiler göndermiştir. Mustafa Kemal Atatürk ve Cumhuriyet devrimi ile birlikte çağdaşlığa ve uygarlığa yönelmiştir. Dünyanın çok kutuplu çok merkezli bir yapıya dönmekte olduğu günümüzde çok boyutlu bir dış politika izlemek durumundadır. Gerçekleşmesi mümkün olmayan AB üyeliği yerine, tarihine, coğrafyasına ve ticari ilişkilerine uygun, bölge merkezli bir politika izlemek çok daha uygun olacaktır.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test