Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş
Ana Sayfa / 

ABD’nin yaptırımları yeterli değil mi?

4.12.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Trump yönetimi üç yılda yaptırımlar listesinde yer alanların sayısını 1.070’e çıkardı. Bu rakam Obama yönetimi sırasında 533 ve Bush döneminde ise 435 idi. Listeye yeni eklenenlerin yüzde 20’sinden fazlası İran’a ve İran’ın en etkili olduğu dört Orta Doğu ülkesine bağımlı: Irak, Lübnan, Suriye ve Yemen.

ABD, İran’a dört yılı aşkın süredir ekonomik yaptırımlar uyguluyor. İki yıl önce petrol ihracatı günde 2.5 milyon varil olan İran’ın geçtiğimiz Nisan ayı günlük ihracatı 70.000 varile kadar düştü. Kesin sayıları söylemek zor çünkü ABD ile kötüleşen ilişkilerinden ötürü İran’ın petrol ticareti artık çoğunlukla gizli yapılıyor. İran para birimi “riyal” değerinin yüzde 85’ini kaybetti. Trump'ın dediği gibi “maksimum baskı” bu açıdan taktiksel bir başarıya ulaştı. Fakat bu ekonomik ızdırap beraberinde siyasal değişimleri getirmedi. İran ne “milislere” olan yardımını azalttı ne de “Suriye’nin diktatörü Esad’ı” kendi insanını bombalamaktan geri tuttu.

Yaptırımlar genelde başkanlar için çekici yöntemler oluyor. Ancak çoğu zaman amacına ulaşamıyor. Yaptırımların etkili olabilmesi için geniş çaplı “uluslararası destek” lazım. Bunun beraberinde yaptırımlar asıl, sürekli “iş için” seyahat etmesi ve “ticaret yapması” gereken insanları etkilemeli. Zamanında İran'a uygulanan çok taraflı bir ambargo, 2015’te İran’ın nükleer programını küçültmesine yol açmıştı. Rus alüminyum devi Rusal'a uygulanan yaptırımlar, Kremlin destekli bir oligarşi firmasının kontrolünü teslim etmelerini sağlamıştı.

Trump'ın maksimum baskı kampanyası bu kriterlerin hiçbirini karşılamıyor. Yaptırımlarının çoğu tek taraflı ve etkinliğini yitirmeye başladı bile. Çin gibi ülkeler, Amerikan tehditlerine meydan okuduğu ve indirimli ham petrolü ele geçirme fırsatı edindikleri için, İran'ın petrol ihracatı Nisan ayındaki en düşük seviyesinden, bu sonbaharda günde 1 milyon varile kadar yükseldi.

“Sen yıktın, sen toparla!”

Esad, parçalanmış ülkesini toparlamasında asıl sorumlu olarak yaptırımları tutuyor. Bazı diplomatlar "Sen yıktın, sen toparla” diyor. Batı’nın Esad’ın dağıttığı Suriye’ye yardım etmesi taraftarı değiller. Fakat henüz amacına ulaşamamış ekonomik yaptırımlar bu durumda bir araç değil amaç olmakta.

Medya yaptırımların başarılı olamamasının yanı sıra Trump’ı kime yaptırım uygulayacağını seçmekle de eleştiriyor ve konuyu Türkiye’ye getiriyor. Onlara göre Türkiye, Rusya’dan s-400 almaya karar verdiğinde ekonomik yaptırımları “hak etmişti" fakat Trump hiçbir şey yapmadı. Mısır’da da insan hakları ihlallerinin sonu gelmiyor ve ABD “sessiz kalmayı” tercih ediyor.

Trump destekçileri “Trump’ın politikalarına biraz daha zaman tanınmalı” diyor. Trump, ofisten İran‘ın etkisini azaltamamış, üstelik nükleer programını hızlandırırken  ayrılacak. Yaptırımlar işe yarar dışişleri aracı olabilir. Fakat tek araç olamaz.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test