Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş
Ana Sayfa / 

Suyun değerini bilelim… (2)

8.1.2021
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Tasarruf ve kaçakları azaltma çalışmaları:

Mevcut şartlarda su arzını arttırmak pek mümkün değildir. Kaldı ki kuraklık devamlı artmaktadır. Yapılması gereken; tasarruflu su kullanımını sağlamak, kayı ve kaçakları azaltmak ve kullanılmış suların yeniden kullanılmasını sağlamaktır.

  1. a) İlk etapta yapılabilecek olan, su kayıp ve kaçaklarını azaltmaktır. Bu uygulama hem daha hızlı hem daha ucuzdur. Yeni bir baraj yapmak yerine; her yıl, bunun onda birini bile bulmayacak bir maliyetle içme suyu şebekesinde kaçak oranı etap etap azaltılabilir. Son teknolojilerle bunların tespiti ve izalesi daha kolay hale gelmiştir. (İZSU’nun 2018 Faaliyet Raporu’na göre; İzmir’de su kaybı yüzde 38’dir. Önemli bir orandır. Diğer şehirlerde de daha az olduğunu sanmıyorum.)
  2. b) Bu arada beldelerin yeşil alan düzenlemelerinde çim sisteminden vazgeçilmelidir. Su tüketimi minimum olan türler tercih edilmelidir.
  3. c) Tarım Bakanlığı da mutlaka, ülke çapında bir tarım planlaması yapmalıdır. Hangi bölgede neyin ve ne zaman ekileceğini, bitki desenini, tespit ve tayin etmelidir. Daha az su isteyen mahsuller teşvik edilmelidir. Bu arada çoğu müflis durumda; ne su, ne elektrik ne de işletme giderlerini ödeyemeyen/Tarım Sulama Birlikleri de yeniden düzenlenmelidir. Vahşi sulama önlenmelidir.
  4. d) Şehir içinde ve dışında, “Yağmur Suyu Depolama” yatırımlarına, (bol miktarda gölete) önem verilmelidir. (Tarım Bakanı’nın, 150 yeraltı barajı yapılacağına dair açıklamasına çok sevindim.) Kirli su düzeninde “Ayrık Sistem” olmalıdır.
  5. e) HES furyasına son verilmeli, dere yatakları temizlenmelidir.
  6. f) Ağaçlandırma seferberliği ilan edilmelidir. Boş alan bırakılmamalıdır. (Maalesef dünyanın her tarafında inanılmaz boyutlarda yangınlar yaşanmaktadır. Bu arada, “Dünyaya en çok yağmur çeken ve oksijen üreten” Yağmur Ormanları da hızla yok edilmektedir.
  7. g) Arıtma sistemlerinde, arıtılan suların tekrar kullanılması sağlanmalıdır. (Tarımda, sulamada, yer altı sularının takviyesinde) Denize akıtılmamalıdır.
  8. h) Bütün sanayi kuruluşlarında, organize sanayi bölgelerinde, otel, tatil köyü, üniversite, hastane vb. çok su kullanılan birimlerde, “Paket Arıtma” kurulması mecbur kılınmalıdır.
  9. i) Belediyeler; şebeke ve branşman kayıtlarını azaltmak, hassasiyetini kaybeden sayaçları değiştirmek, ön ödemeli sayaç sistemine geçmek, suyun merkezden yönetimini sağlayan Scada vb. sistemleri kurmak gibi konulara ağırlık ve öncelik vermelidir.
  10. j) Su tarifelerinde tüketim arttıkça, birim fiyatın artması doğru bir uygulamadır. (Ülkemizde fert başına yıllık ortalama 1350 metreküp su düşmektedir.)
  11. k) Projelerinde su tüketimini azaltan, atık suları ve yağmur sularını değerlendiren, tesisat projelerinde lavabo vs. gibi geri dönüşümü olabilecek suların, ayrı toplanıp deşarjını sağlayan ve kullanan atık suyu arıtıp yeniden kullanan, yeşil çatı, güneş panelleri, ısı yalıtım vb. uygulamalara yer veren; kişilere imar açısından bazı avantajlar verilebilir. (Ms. Gaziantep Kızılhisar Bölgesi imar planlarında, bu gibi uygulamalarda inşaat hakkı, 1.10’dan 1.80’e kadar çıkmaktadır.) Ayrıca teşvik olarak, bir süre indirimli ya da ücretsiz su da verilebilir.
  12. l) Ülkemizde ev, okul, hastane, fabrika vb. çok su tüketen birimlerde; camilerde, sokak çeşmelerinde “korkunç bir su israfı” vardır. Bozuk çeşmeler tam anlamıyla israf kaynağıdır. Bu konuda duyarlı davranılmalıdır. Hemen tamir edilmeli veya değiştirilmelidir. Suyun ana girişteki basıncı azaltılmalıdır. Sifonların hacmi küçültülmelidir. Çeşme boş yere açık tutulmamalıdır. (İnancımızın gereği olarak camilerden su ücreti alınmamaktadır. Ancak cami görevlileri titiz davranmalıdır. İsrafa mahal vermemelidir. Mahalle halkının camilerden bedava su taşımasının kul hakkı olduğu anlatılmalıdır. Sulama, araç yıkama vb. istismarlara izin verilmemelidir.)
  13. m) Suya hakim olan oligopollerin önü kesilmelidir. (Su sektörünün hacmi 1 trilyon doları geçmiştir.)

 

Konunun püf noktası:

İşin kesin çözümü; güzel ahlak, sorumluluk duygusu ve kul hakkı inancından geçmektedir. Bunu sağlamanın yolu da eğitimdir.

- Ana okullarından itibaren, eğitimin her safhasında evlatlarımıza; sorumluluk duygusu, tasarruf alışkanlığı, çevre şuuru, vatan, hayvan, insan ve tabiat sevgisi, kesinlikle hiçbir zaman yalan söylememe gereği, güzel ahlakın fazileti, temizlik, okuma, alışkanlığı, şükretme, paylaşma, cömertlik hasletleri, hür fikirli geniş ufuklu olmak ve araştırmacılık özellikleri aşılanmalıdır.

Bunu başarırsak; tüm israflar, suiistimaller ve sıkıntılar da sona erecek, sorumluluk duygusu hakim olacaktır.

Not: Yazımı hazırlarken; değerli kardeşim, İZSU Genel Müdürü olarak, gece gündüz demeden koşturan, İzmir’in alt yapı problemlerinin, su ve kanal ihtiyaçlarının halinde ve Büyük Kanal Projesinin başarıyla tamamlanmasında, (İZSU ve İZAY A.Ş. çalışanları ve Cahit Araz kardeşimle birlikte) en büyük payı olan Fahrettin Ulusoy’dan çok yararlandım. Kendisine teşekkür ediyorum.

Bilgi: Şu anda ülkemizde 1527 adet su depolama yapısı (baraj, gölet vb.) mevcuttur. Bunun 374 adedi orta ve büyük boy barajlardır.

- Enerji ihtiyacımızın yüzde 31’i (106 milyon kilowatt/saat) sudan sağlanmaktadır.

- Su yılı 1 Ekim/30 Eylül dönemidir. En önemli dönem Ekim-Nisan ayları arasıdır.

- Kainatta her şeyin hafızası vardır. Suyun da hafızası bulunmaktadır. Bu yüzden kutuplarda çok derinlere inen delikler açılmakta ve dünya tarihi araştırılmaktadır.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test