Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş
Ana Sayfa / 

TÜRKİYE, ‘YABANCI SICAK PARAYI’ DOĞRU KULLANMAK ADINA BİR ‘FON’ KURMALIDIR

30.1.2021
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Her zaman vurguladığım gibi; faizlerin artırılarak, Türkiye’nin döviz ihtiyacının sıcak para girişi ile sağlanmaya çalışılması yöntemine karşıyım. Buna karşı olmamdaki ilk sebep biz, sıcak parayı dar boğazdan kurtulmak amacıyla bekliyor ve istiyoruz. Fakat döviz dar boğazından kurtulmak adına yaptığımız bu sıcak para politikası ülkemizde döviz fiyatlarını aşağı çektiği, yani ucuzlattığı için, Türkiye’nin ihracat ürünleri döviz bazında pahalanarak ihracat zorlanırken,  ithal ürünlerini ucuzlatarak ithalatı arttırıyor! Bu da Türkiye’nin döviz açığını yani dış ticaret açığını ve cari açığı daha da arttırmış oluyor. Yüksek faiz uygulamalarıyla Türkiye’nin sıcak para bağımlılığına sokulan ekonomisi, trilyon dolarlık döviz varlıkları ile spekülasyon yapan dev spekülatörlerin bizim gibi ülkelerin döviz fiyatlarını ve değerli kağıt ve emtia borsalarını bir aşağıya bir yukarıya oynatarak, ayrıca yüksek faiz seviyelerinde de yararlanarak bizlerin sırtından büyük para kazanmalarına neden olmaktadır. Cumhurbaşkanımız yüksek faizlerin döviz fiyatlarını baskılayarak ithalatı yukarı ihracatı aşağı çekme mekanizmasını biliyordur, bilmiyordur bu ayrı bir konu ama yüksek faizle ilgili görüşleri yanlış değildir.

 

Türkiye, dövizini ihracatından kazanmalıdır. İhracat için kısa vadede yapılabilecek; kurların yüksek ve TL’nin ise ucuz tutulmasından başka çare yoktur. Uzun vadede elbette yapısal reformlar, ar-ge, teknolojik ürünler üretip ihraç etmek gibi bir dizi önleme ihtiyacımız var ama şu an ihtiyacımız olan kısa vadeli çözüm için, ihracatı en kısa ve etkili yol olan düşük faiz ve yüksek döviz politikası ile teşvik etmekten geçmektedir.

Uzun yıllardır savunduğum “Sermaye Piyasaları Stabilizasyon Fonu” kurularak bu tampon enstrümanla Türkiye’deki döviz piyasalarının sıcak paradan etkilenmesi önlenmelidir.

Bunu başarmanın bir yolu da 90’lı yıllardan beridir vurguladığım, Sermaye Piyasaları İstikrar Fonu’nun kurulmasıdır. Kurulacak bu fon sayesinde, Türkiye’ye döviz spekülatörleri eliyle gelen kısa vadeli/vadesiz dövizlerin Merkez Bankası rezervlerine değil bu fona aktarılması sağlanacaktır. Merkez Bankası gelen dövizleri satın almak için gerekli TL’yi Fon’a sermaye olarak koymalıdır. Bu fon, TCMB başkanı başkanlığında Türkiye’nin 5 büyük bankasının genel müdürleri ile kurulacak bir Yönetim Kutulu ile yönetilecektir. Fon, gelen dövizlerin ithalat yapmak için kullanılmasını engelleyecek, sadece çok güçlü ülkelerin devlet tahvillerine yatıracaktır. Spekülasyon amacı ile gelen döviz böylece doğru değerlendirilmiş olacaktır. Yani Türkiye, gelen sıcak dövizi getirenler, dövizlerinin güvende olduğunu görerek ani paniklerle ülkeyi terk edip krizlere neden olmayacaklardır. Eğer bu yabancı fonlar Türkiye’den gene de çıkmak isterlerse, kurulmuş olan İstikrar Fonu sattığı dövizler karşılığında gelen Türk liralarını borsalarımıza yatırarak gerek borsaların çökmesine gerekse dövizin spekülatif olarak oynamasına engel olacaktır.

 

Bu sayede döviz fiyatlarımı spekülatörler değil, gerçek piyasa ekonomisi yani ihracat ve ithalat dengelerimiz belirlemiş olacaktır! Türkiye ithalat/ihracat dengesini sağlayarak ve yıllardır altüst etmiş olan sıcak para etkisini de bu Stabilizasyon fonu sayesinde düzenlemiş olacaktır. Bu sayede çok büyük büyük döviz fonları yöneten spekülatörler de ülkemizde fahiş faizlerle ve piyasalarımızı manipüle ederek aşırı ve haksız karlar sağlayamayacak ve Türk piyasalarında büyük volatilitelere ve ekonomik krizlere neden olamayacaklardır.

Ben, ekonomimizin doğru önlemlerle yönetilmesi halinde 1994 yılından bu yana kısa aralıklarla yaşadığımız krizleri tarihin derinliklerinde bırakıp hızlı ve istikrarlı bir büyüme temposunu yakalayabileceğimizi düşünüyorum!

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test