Facebook ta paylaştweet le
Ana Sayfa / 

Konu çevreydi…

26.2.2021
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Doğaydı… Doğanın ve içindeki yaşamın bilinmezliğe gidişiydi… Kürsüdeki konuşmacı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan… Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Beştepe Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen İklim Değişikliğiyle Mücadele Toplantısı’nda konuşuyor Emine Hanım… 2020’nin bütün dünyada felaketler ile işaretlendiğine değiniyor… İklim değişikliğine bağlı felaketlerden söz ediyor…

2019 yılının 935 olay ile en fazla afetin yaşandığı yıl olduğuna vurgu yapıyor… Kuraklığın endişe verici olduğunu, barajlardaki su seviyesinin alarm veren noktalara düştüğünü ve artık bir şeyleri düzeltmek anlamında son dönemeçte olunduğunu ve de 10 yıllık bir sürenin kaldığını söylüyor bayan Erdoğan…

“Bugün korona salgını, yarın beklenmedik başka bir felaketle yüzleşebiliriz” diyor… Ve yaşananların tüm dünya için büyük bir uyanışın vesilesi olmasını diliyor.

Ardından, gölgesinde serinledikleri ağaçların, denizlerde yüzen balıkların, vapurların seyrine eşlik eden martıların, yağan yağmurların varlığına şükredilmesi gerektiğini belirterek, “… öyle bir çalışalım ki, çocuklarımıza ve torunlarımıza yok olmuş türlerin, tükenmiş kaynakların, kayıtlarda kalmış anılarını bırakmayalım. Ben şahsen çocukluğumda yediğim domatesin tadını bilmeyen torunlarım için üzülüyorum. Etrafımız çiçek dolu, herkes birbirine çiçek armağan ediyor. Ama ne yazık ki, bahçeli evlerimizdeki gülün, sümbülün kokusunu alamıyoruz…” diyor Emine Hanım.

Sonrasında da Havai adalarında nesli tükenen endemik bir kuş türünün 1987’de kaydedilen son sesini dinletiyor hazuruna… “…Onlar artık yalnızca masallarda yaşayacaklar. Dinlediğimiz ses, hayatta yapayalnız kaldığını bilmeyen, son erkek kuşun, son şarkısıydı. O, tüm letafetiyle, hiç gelmeyecek eşini çağırırken, bizlere yeryüzünün en acıklı melodisini bıraktı” diyerek.

Benim de Emine Hanım’a bir şarkım var… Kulağa hiç de hoş gelmeyeninden!

Eşiniz, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yönettiği memleketimizde, 2002’den bu yana hangi ormanlar yok oldu, ağaçlar kesildi, nereler imara açıldı? Nerelerde siyanürle altın aramalarına izin verildi? Memleketin zeytinliklerine ne oldu? Doğal dokuların bozulmasına aldırış edilmeden, kimlere maden arama izinleri verildi? Salda’da yaşananlara kim izin verdi? Kanal İstanbul’dan neden vazgeçilmedi? Satılan şeker fabrikalarının çiftlikleri kimlere verildi, şimdi ne durumdalar? Kömürle çalışan termik santrallarının izinlerini kim verdi?

Eğer çevre, iklim derdimiz ise neden enerji verimliliği ile ilgili yapılması gerekenler hep ötelendi? Mesela Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, tüm binaların Enerji Kimlik Belge’li (EKB) olma zorunluluğunu 2030’a neden erteledi? Elektrik Mühendisleri Odası’nın iddiası; rantsal dönüşümün alt yapısı hazırlanıyor… Markette, mağazada, poşetin parayla satıldığında çevreye zarar vermeyeceği, kimin döneminin muhteşem fikri? Proje adı altında daha onlarca, yüzlerce “doğa yok edici” işler… Kimin zamanında yapıldı bunlar?
Dinleseniz de, dinlemeseniz de benim iç karartan şarkım böyle!

Hem memleket için, hem de torunlarınız için! Hem de kulağa hoş gelecek şarkılar için… Biraz daha samimi olsak!

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar