Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Denetimden sorumlu Sayıştay Başkan Yardımcısı Fikret Çöker görevden alındı

6.11.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Sayıştay raporlarının ardından, Denetimden Sorumlu Başkan Yardımcısı Fikret Çöker görevden alındı.

Sayıştay'da üst düzey görevden alınma oldu. Denetimden sorumlu Başkan Yardımcısı Fikret Çöker, 1992 yılından bu yana sürdürdüğü görevinden alındı. Yerine 2011'de Sayıştay üyeliğine başlayan Zekeriya Tüysüz getirildi. 

Peki Sayıştay'daki bu görev değişiklikleri geçen hafta yayınlanan Sayıştay raporlarıyla ilişkili mi?

Sayıştay’ın belediye yönetimlerine dair raporları tartışma konusu yaratmıştı. Bu raporları hazırlayan üst düzey üyelerin kilit ismi ise Fikret Çöker idi. 

Sayıştay raporlarında öne çıkan bulgular ve belediye yönetimleri ile özel kuruluş arasında olan ticari ilişkiler şu şekilde raporlaştırılmış;

Ambalaj üreticileri mevzuat gereği aralarında birleşerek kar amacı gütmeyen ÇEVKO, AGED gibi vakıflar kurmuşlar, yönetmelik gereği ambalaj atıklarının toplanması sorumluluklarını bu şekilde yerine getirme yoluna gitmişlerdir. Bunlara yetkilendirilmiş kuruluş denilmektedir. Belediye - Yetkilendirilmiş Kuruluş - Çevre Lisanslı Şirket arasında üçlü sözleşme yapılmakta, söz konusu şirkete ambalaj atıklarıyla ilgili imtiyaz hakkı belediye tarafından verilmekte, söz konusu şirket topladığı ambalaj atıklarını yetkilendirilmiş vakfa fatura ederek ücretini ondan almakta, ayrıca söz konusu atıkları geri dönüşüm amacıyla satmakta olup iki türlü gelir elde etmektedir.

Güngören Belediyesi, 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 8’inci maddesine dayanılarak hazırlanan Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği’nde kendisine verilen görevleri yerine getirmek maksadıyla Hursan Geri Dönüşüm ve Çevre Tek. San. Tic. Aş., Başak Endüstriyel Ürünler ve Geri Dönüşüm San. Tic. Ltd. Şti., şirketleriyle ambalaj atıklarının toplanmasını kapsayan protokoller imzalamış olmasına rağmen idarenin söz konusu firmalara verdiği imtiyaz hakkı karşılığında herhangi bir gelir elde etmediği tespit edilmiştir.

Sayıştay Raporu'nda ise, Ambalaj ve Cam Atıklarının Toplanması ve Değerlendirilmesi İşleminden Gelir Elde Edilmemesi

Güngören Belediyesi tarafından ismi zikredilen şirketlere, herhangi bir ihale yapılmadan verilen imtiyaz hakkı karşılığında herhangi bir gelir elde edilmeksizin ambalaj atığı toplama imtiyazı verildiği ve bu şirketlerin de çift taraflı kazanç sağladığı görülmektedir. Ancak Güngören Belediyesi tarafından söz konusu şirketlere ihale ile verilmesi gereken imtiyaz hakkı karşılığında, herhangi bir bedel alınmamıştır" ifadeleri kullanıldı. Yapılan denetimlerde, söz konusu şirketlerin yetkili kuruluşlardan ne kadar nakdi destek aldığı hususunda, söz konusu kuruluşlarla yazışmalar yapılmış ve 89.926,62 –TL nakdi destek tutarının şirketlere ödendiği tespit edilmiştir. Ayrıca söz konusu şirketlerin topladığı ambalaj atıklarını geri dönüşüm tesislerine vermeleri sonucunda yaklaşık olarak 2.746.934,00 tutarında hasılat elde ettikleri görülmüştür. Görüleceği üzere protokol ile imtiyaz hakkının bedelsiz verildiği şirketler iki taraflı kazanç sağlayarak yaklaşık olarak 2.836.860,62 –TL tutarında gelir elde etmişlerdir. 

Belediye İştirakinin İşlettiği Tesislere Ait Giderlerin Belediye Bütçesinden Karşılanması

Yapılan incelemelerde, belediye iştirakinin işlettiği tesislerin sabit ve faaliyet giderlerinin belediye bütçesinden karşılandığı görülmüştür. Belediye iştiraki olan Günbel Temz. İnş. Gıda. Eğt. Org. San. Tic. A.Ş. idareye verdiği dilekçede, tesislerin bütün bakım ve onarımı ve içinde yer aldığı parkın bakım ve onarımı kendisine ait olmak üzere tesisleri işletmek istediğini belirtmiştir. Söz konusu dilekçe neticesinde tesisler belediye iştirakine verilmiştir. Yapılan denetimlerde, iştirakin verdiği dilekçede tesislerin bütün bakım ve onarımı ve içinde yer aldığı parkın bakım ve onarımı kendisine ait olmak üzere, tesisleri işletmek istediğini ifade etmesine rağmen, tam aksi bir durumla karşılaşılmış ve iştirakin işletmiş olduğu tesislerin elektrik, su, doğalgaz gibi faturaları ile ticari faaliyet için yaptığı birtakım giderler belediye bütçesinden karşılanmıştır. Ayrıca, tesislerin elde ettiği gelirlerin de iştirak tarafından alındığı tespit edilmiştir. Son 3 yıl içerisinde belediye bütçesinden karşılanan sabit ve faaliyet giderlerinin toplam tutarı 3.203.304,94 TL’dir. Belediye bütçesinden 2017 yılında söz konusu tesisler için 1.250.000,00 TL bütçe tahsis edilmiştir. Yukarıda da zikredildiği üzere belediye iştirakleri farklı tüzel kişiliğe haiz olup belediyelerden bağımsız bütçeleri vardır. Dolayısıyla belediye iştirakinin işlettiği tesisler için belediye tarafından bütçe tahsis edilmiştir. 

İhtiyaçların Kısımlara Bölünmesi ve Mal Alımlarının Belirli Firmalardan Temin Edilmesi

Kamu idaresinin mal alımı işlemlerinin incelenmesi neticesinde, mevzuatta belirtilen ihale usulleriyle alınması gereken ihtiyaçların, ihale konusu edilmeyerek parasal sınırların altında kalacak şekilde adet bazında alındığı, aynı ihale konusu içerisinde yer alabilecek benzer nitelikteki mal ve hizmetlerin kısımlara bölündüğü, ayrıca bu alımların %70’inin 4 (dört) firmadan yapıldığı görülmüştür. Destek Hizmetleri Müdürlüğü tarafından 2017 yılında 126 adet olmak üzere toplam 5.328.103,08 –TL tutarındaki ihtiyaç doğrudan temin yöntemiyle karşılanmıştır. Belediyenin doğrudan temin suretiyle mal alımlarının geneline bakıldığında, Kamu İhale Kanunu’nun 62’nci maddesinin (ı) bendinde yer alan, parasal limitler dâhilinde yapılacak harcamaların yıllık toplamının, idarelerin bütçelerine bu amaçla konulacak ödeneklerin % 10’unu (bu tutar 2.001.200,00 –TL’ ye karşılık gelmektedir) Kamu İhale Kurulunun uygun görüşü olmadıkça aşamayacağı hükmüne rağmen, 5.106.437,43 –TL tutarında doğrudan alım yapılmıştır. Ayrıca, Belediyenin tamamı için belirlenen % 10’luk (2.001.200,00 –TL) bu limit, sadece Destek Hizmetleri Müdürlüğü tarafından yapılmış olan 3.313.689,01 –TL tutarındaki alımlarla dahi aşılmıştır. Bu durum doğrudan temin usulünün genel bir alım yöntemi haline getirilmiş olduğu noktasında fikir vermektedir. Öte yandan, 2017 yılı içinde yapılan 126 adet doğrudan alımın 84 adedinin 4 (dört) firmadan temin edildiği ve bu alımların toplam alımlar içerisindeki payının tutar bazında % 70 oranına tekabül ettiği görülmüştür. Yapılan incelemelerde bu firmaların, idarenin hiçbir ihalesini yüklenici sıfatıyla üstlenmemiş olması veya hiçbir ihalesine teklif dahi vermemiş olmasına rağmen doğrudan alımlarının % 70’ inin söz konusu firmalarda yoğunlaşması dikkat çekicidir. Söz konusu alımlara ilişkin tablo aşağıdadır; 

Ayrıca, yapılan incelemelerde doğrudan temin yöntemiyle aynı ay içerisinde 3 kez aynı nevide mal alındığı gibi yıl içerisinde de 15 kez tadilat, 8 kez kamera güvenlik sistemi vb. örneklerini sayabileceğimiz alımlar mevcuttur. Bu tür alımların bir kısmına ilişkin örnek tabloya aşağıda yer verilmiştir;

 

4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “Temel ilkeler” başlıklı 5’inci maddesine göre ihalelerde açık ihale usulü ile belli istekliler arasında ihale usulünün temel ihale usulüdür. Mezkûr Kanun’da belirtilen ihale usulleriyle alımı gereken ihtiyaçların, ihale konusu edilmeyerek parasal sınırların altında kalacak şekilde adet bazında alınması, aynı ihale konusu içerisinde yer alabilecek nitelikteki mal ve hizmetlerin kalemlere veya gruplara bölünmesi ve doğrudan temin yönteminin genel bir alım yöntemi olarak kullanılması, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun temel ilkelerine aykırıdır. Sonuç olarak İdare cevabında, bulguda birtakım acil ve ivedi ihtiyaçların doğrudan temin usulü ile alındığının tenkit edildiği hususuna yer vermiş olup tarafımızca bu yönde bir tenkide yer verilmediği bulguda görülmektedir. Diğer taraftan İdare, belirtilen doğrudan alımların tamamında konusunun önceden planlanması mümkün olmayan anlık ya da kısa sürede zuhur eden olaylar veya gelişmeler karşısında yapılması zarureti ortaya çıkan harcamalar olduğu ifadesine yer vermiş fakat cevap yerinde görülmemiştir. Zira söz konusu bulguda tüm doğrudan alımlara yer verilmemiş yalnızca örnek bazı alımlar -örnek alındığı da belirtilmek suretiyle- bulguda yer almıştır. Yapılan alımlara bakıldığında, birçoğunun planlama neticesinde alınabileceği herhangi bir ivedilik arz etmediği anlaşılmaktadır. Bu hususta 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 62’nci maddesinin (ı) bendi dikkate alındığında Güngören Belediyesinin 2.001.200,00 –TL tutarına kadar doğrudan alım yetkisi söz konusudur. Söz konusu tutar acil ihtiyaçların temini için hâlihazırda zaten öngörülmüştür. Fakat İdare tarafından söz konusu sınır 5.106.437,43 –TL tutarında doğrudan alımlarla 3.105.237,43 –TL tutarında aşılmıştır. Açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, ihale konusu edilmesi gereken alımların parçalara bölünmek suretiyle doğrudan temin yoluyla alındığı görülmektedir.

İhalelerde Öngörülemeyen Durum Olmamasına Rağmen Mevzuata Aykırı Olarak İş Artışı Verilmesi

Yapılan hizmet alımı ihalelerinde, ihale edilen iş kapsamında öngörülemeyen bir durum söz konusu olmadığı halde mevzuata aykırı olarak iş artışları yapıldığı ve buna bağlı olarak da hak edişlerin düzenlendiği ve ödemelerin yapıldığı görülmüştür.

Hizmet aracı kiralanması ve sürücü çalıştırılması hizmet alımı işi için işe başlama tarihinden 4 (dört) gün sonra tavan düzey olan % 20 oranında iş artışı verilmiştir. Başkanlık binası ve eklerinin koruma ve güvenlik işi için işe başlama tarihinden 4 (dört) gün sonra tavan düzey olan % 20 oranında iş artışı verilmiştir. Başkanlık ve ek hizmet binaları ile muhtaç vatandaşların evde genel temizlik işi için işe başlama tarihinden 13(on üç) gün sonra tavan düzey olan % 20 oranında iş artışı verilmiştir. Hizmet aracı ve sürücü kiralama işi için işe başlama tarihinden 9 (dokuz) gün sonra tavan düzey olan % 20 oranında iş artışı verilmiştir.

Sonuç olarak bulguda da yer alan açıklamalardan da görüleceği üzere, ihale edilen iş kapsamında verilen iş artışlarının gerekçesi genellikle ihale konusu edilen işlerin ihtiyacı karşılamaya yetmemesi dolayısıyla ihalenin yetersiz kalmasıdır. Bu itibarla, söz konusu tablo incelendiğinde, ihale edilen iş kapsamında öngörülemeyen bir durumun söz konusu olmadığı aşikârdır. Ayrıca, ihalelerde işe başlama tarihinden çok kısa bir süre sonra iş artışı verilmesi, Belediyenin ihtiyaçlarını planlama ve bunları karşılama noktasında yetersiz kaldığı sonucuna varılmasına neden olmaktadır. Diğer taraftan iş artışı verilmesi hususunda, ihalelerinin tümünde iş artışı yapılması, söz konusu iş artışlarının çok kısa sürede verilmesi ve iş artış tutarının tavan düzey olan % 20 oranında olmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı düşünülmektedir. Bulgu konusu tespitin devam edip etmediği takip eden denetimlerde izlenecektir.

Düşük Teklif Veren Firmaların İhalenin Esasını Etkilemeyecek Nedenlerle İhale Dışı Bırakılması

Yapılan incelemelerde, düşük teklif veren firmaların ihalenin esasını etkilemeyecek, rekabeti engelleyecek nedenlerle ihale dışı bırakıldığı görülmüştür. Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından “Kültür ve Spor Tesisleri İçin Personel Çalıştırılması” ihalesi gerçekleştirilmiş olup, söz konusu ihalenin yaklaşık maliyeti 2.889.930,50 –TL’ dir. Söz konusu ihaleye 5 (beş) firma teklif vermiş, 4 (dört) firma ihale dışı bırakılmış ve ihaleyi en yüksek teklifi veren firma kazanmıştır. Söz konusu firmaların elenme gerekçeleri arasında, iş deneyim belgesinin benzer iş tanımına uygun olmaması, iş güvenliği uzmanı ve iş yeri hekimi sözleşmesinin olmaması nedenlerinin olduğu görülmüştür.

İhale dosyasında yapılan incelemelerde;

Benzer iş tanımı nedeniyle elenen firmaların ihalede istenilen benzer iş kapsamına uygun olduğu görülmekle birlikte ihale dışı bırakılmalarında hukuka uyarlılığın bulunmadığı düşünülmektedir. İş yeri hekimi ve iş güvenliği sözleşmesinin bulunmaması firmaların elenme nedeni olarak gösterilmiş olmasına rağmen mevzuatta bu şekilde bir belgenin istenileceğine dair herhangi bir hüküm bulunmadığı, söz konusu maddenin rekabeti engelleyici bir husus olduğu değerlendirilmektedir. Bu bağlamda, ihale dışı bırakılan firma tarafından söz konusu elenme nedeni için idareye şikayet başvurusunda bulunularak itiraz edilmiş fakat itiraz İdare tarafından yerinde görülmemiştir

Sonuç olarak İdare cevabında yer alan, bulguda sadece iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi sözleşmesinin olmadığı gerekçesiyle tekliflerin elendiği gibi bir algının oluştuğu ifadesi yerinde değildir. Zira bulguda, “söz konusu firmaların elenme gerekçeleri arasında, iş deneyim belgesinin benzer iş tanımına uygun olmaması, iş güvenliği uzmanı ve iş yeri hekimi sözleşmesinin olmaması nedenlerinin olduğu görülmüştür” ifadesine yer verilmiştir. Söz konusu ifadeden de anlaşılacağı üzere, iş deneyim belgesinin benzer iş tanımına uygun olmamasının da ihale dışı bırakılmanın nedeni olduğu belirtilmiştir. Öte yandan bulguda, iş güvenliği uzmanı ve iş yeri hekimi sözleşmesinin olmamasının ihale dışı bırakılma nedeni olarak gösterilemeyeceği, söz konusu sorumluluğun yönetmelik gereği zaten yüklenicide olduğu hususuna dikkat çekilmiş ve üzerinde önemle durulmuştur. Bu bağlamda, idari şartnameye ayrıca “işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı sözleşmesinin olması” şeklinde ibare konularak henüz ihale yapılırken firmalardan söz konusu sözleşmelerin istenmesi ve bu sebeple firmaların ihale dışı bırakılması yerinde değildir. Diğer taraftan, Kültür ve Sosyal İşleri Müdürlüğünün yaptığı diğer hizmet ihalelerinde işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı sözleşmesinin aranmamasına rağmen söz konusu ihalede aranmasının çelişki doğurduğu düşünülmektedir. Bulgu konusu tespitin devam edip etmediği takip eden denetimlerde izlenecektir.

Belediye Dışındaki Kamu Kurumu Çalışanlarına Mevzuata Aykırı Olarak Hediye Çeki Verilmesi

Yapılan incelemelerde, belediye dışındaki kamu kurumu personeline, tanesi 600 –TL olmak üzere 50 adet, tanesi 300 –TL olmak üzere 150 adet hediye çeki verildiği ve toplam 75.000 –TL tutarındaki 200 adet hediye çeki bedelinin belediye bütçesinden karşılandığı tespit edilmiştir. Basın Yayın Halkla İlişkiler Müdürlüğü tarafından “2017 Yılı Önemli Gün ve Haftaları Kutlama Organizasyon Hizmet Alımı” adı altında ve toplam 906.063,00 –TL tutarında hizmet alım ihalesi gerçekleştirilmiştir. Söz konusu ihalenin teknik şartnamesinde, bu hediye çeklerinin özel bir mağazada, giyim bedeli karşılığında kullanılması için farklı kamu kurumu personeline verildiği görülmüştür

Sonuç olarak söz konusu bulguda, hediye çeklerinin sosyal yardım kapsamında verildiği tenkit konusu edilmemiş farklı kurum personellerine verilen hediye çekleri farklı mevzuat hükümleri çerçevesinde irdelenmiş ve farklı kurum personeline hediye çeki verilmesinde hukuka uyarlılık görülmemiştir. Diğer taraftan İdare cevabında, kamu görevlilerine belirli anma gün ve haftalarına münhasır hediye verilmesi uygulamasının olduğunu, emniyet ve din görevlilerine önemli gün ve haftaları kutlama organizasyonu çerçevesinde hediye çeki verilmesinin Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil, Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesinin 9’uncu maddesi gereğince olduğunu, netice itibarıyla diğer kamu kurum çalışanlarına hediye amaçlı harcama yapılmasının tamamen mevzuata uygun usul ve esaslara göre gerçekleştirildiğini ifade etmiştir.

İdare cevabında her ne kadar söz konusu işlemin mevzuata uygun olduğunu ifade etse de, Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri İle Başvuru Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmelik’ in “Hediye Alma ve Menfaat Sağlama Yasağı” başlıklı 15 inci maddesinin dördüncü fıkrasında, kamu görevlilerinin kamu kaynaklarını kullanarak hediye vereme hüküm altına alınmış olup söz konusu uygulama mevzuata aykırıdır. Bulgu konusu tespitin devam edip etmediği takip eden denetimlerde izlenecektir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Türkiye dış borcunu ödemeye başladı mı? Dış borcun ne kadarı ödendi?

Serbest piyasada altın fiyatları. 15 Ekim Perşembe.

Baruthane Millet Bahçesi olarak restore edilen ve İstanbul'un en değerli arazileri arasında yer alan Ataköy'deki Baruthane üzerinde kurulan ve Cumartesi günü Cumhurbaş...

Gazeteci Barış Yarkadaş, CLK elektrik tarafından elektriği kesilen Yavuz Sultan Selim Camii üzerinden, 10 Kasım arifesinde Kadir Mısıroğlu ziyareti ile Türkiye gündem...

Merkezi yönetim bütçesi ekim ayında açık verdi.

Kredi derecelendirme kuruluşlarından 2019 yılında Türkiye ekonomisi için uyarılar geliyor.

Temmuz-Ağustos-Eylül döneminde işsizlik rakamları açıklandı.

Yazarlar
Website Security Test