Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Berat Albayrak Davos'ta 2019 büyüme hedefleriyle ilgili konuştu

23.1.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Davos'ta Türkiye'yi temsilen bulundu. Bakan Albayrak, Türkiye'nin 2019 ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu ve Yeni Ekonomik Program (YEP) kapsamındaki büyüme hedeflerine dair açıklamalar yaptı.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, İsviçre'deki Dünya Ekonomik Forumu (Davos)'nda Türkiye'yi temsilen bulundu. Zirvede Türkiye ekonomisinin 2019'daki tablosuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bakan Albayrak, büyüme hedeflerinin halen ulaşılabilir olduğuna dikkat çekti.

"Sözüme güvenin, mali disiplinden taviz yok, resesyon öngörmüyoruz, 2019 büyüme hedefleri halen ulaşılabilir. Bu yılın ilk bölümü dengelenmenin devamı, ikinci bölümü toparlanma olacak" diyen Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, şöyle devam etti: "Yeni Ekonomi Programı hedeflerimize sadık olduğumuzu söyleyeyim" diyen Albayrak şöyle devam etti: "Güçlü dış talep görüyoruz. Ve turizm güçlü olmaya devam edecek. Ocak ayı rakamları, turizmde geçen yılın güçlü büyümesinin üzerine yüzde 20 artış olduğunu gösteriyor. Bu faktörler, iç talepteki yavaşlamanın dengelenmesine yardımcı oluyor. Bu noktada, yüzde 2.3 büyüme hala ulaşılabilir durumda" 

2019 yılının ilk yarısının dengelenme, ikinci yarısının da toparlanma olacağının altını çizen Bakan Albayrak, "İthalat talebindeki daralma 2019 yılında iç talebin yavaşlaması ile devam edecek. Yani, net ihracatın büyümeye pozitif katkısı olacak. Bir süredir ekonomik ve finansal koşulların normalleştiğini görüyoruz ve bu, Ocak ayında daha da hız kazandı. Yurt içi ve eurobond getirileri, CDS oranları ve kredi oranları önemli ölçüde düştü. Büyümede tek endişem dış konjonktürdeki zorluklar olabilir" diyen Albayrak, "Tek endişem dış konjonktürdeki zorluklar olabilir, olası bir küresel bir durgunluk, küresel ticaretin küçülmesi. Ancak, şu ana kadar ufuktaki bulutlar tehdit edici görünmüyor. Bu yüzden, 2019’da hedeflediğimiz büyümeyi göreceğiz" ifadelerini kullandı.

"Mali disiplinden taviz yok, popülist adımlara yer yok" diyen Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, "Geçen yıl göreve geldiğimizde, insanların akıllarında üç temel kaygı vardı: Enflasyonu kontrol edebilecek miyiz, cari açığı durdurabilecek miyiz, ve özellikle geçen yılın ilk yarısında meydana gelen fazla harcamayı azaltabilecek miyiz? Aslında, tüm bu cephelerde birçok şey başardık. Yüzde 25 oranına ciddi bir yükselişten sonra, geçen yıl enflasyon yüzde 20'nin hemen üstünde kapandı, cari açık önemli ölçüde düşerek 30 milyar doların altına yani GSYH'nın yüzde 3'üne düştü. Bütçede, geçen yılın ilk yarısındaki kaymalara rağmen, yıl sonu hedeflerimize ulaştık. Bu, ikinci yarıda harcamadaki önemli bir düşüşle mümkün oldu. Tam tasarruf modundayız ve bu, bu yıl da devam edecek. Mali disiplinden vazgeçmek söz konusu değil. Her zaman mali disiplin uygulanıyor bugün de geçmişte de seçim dönemlerinde bile. Popülist adımlara yer yok." ifadelerine yer verdi.

Enflasyona ilişkin de konuşan Bakan Albayrak, "Veriler, enflasyonun 2018 Ekim ayında zirveye ulaştığını gösteriyor ve o zamandan beri hem manşette hem çekirdek enflasyonda, hem tüketici hem de üretici fiyatlarında bir düşüş görüyoruz. Bunun yanı sıra, iki yıllık kuraklık koşullarından sonra yağış açısından çok daha iyi bir yıl görmek üzereyiz, ve bu çok daha makul gıda enflasyonu demek" dedi.

Merkez Bankası'nın bağımsızlığına vurgu yapan ve Merkez Bankası'nın Mart ayında ne yapacağını bilmediğini söyleyen Albayrak, "Merkez Bankası işini yapıyor. Mart ayında ne yapacaklarını bilmiyorum. Ama bir şeyi biliyorum, ne yaparlarsa yapsın; analitik bir titizlikle yapıyorlar." dedi.

Bankaların durumuyla ilgili bilgi veren Hazine ve Maliye Bakanı, "Bunu bir bağlam içinde düşünelim. Şimdiye kadar, kurumsal kredi yapılandırmaları 20 milyar doların (118 milyar TL) biraz üzerinde bir miktara ulaştı. İkinci ve üçüncü kademe kredilerini hesaba katarsanız, bu rakamın anlamı kötü kredilerin önemli bir kısmının halihazırda yapılandırılmış olmasıdır, yani bu mesele büyük ölçüde geride kaldı. Çok uyanık ve çevik bir banka denetleyicisine sahibiz. BDDK gerçekten bu adımların takibinde ve finansal istikrarı korumak için gerekli önlemleri almaya hazır. Bunların ötesinde, Türk bankacılık sektörü fazlasıyla yeterli sermaye ve likidite tamponlarına sahiptir ve finansal sektörün gerekli finansal desteği sağlamak için iyi donanımlı olduğundan eminiz; ek borç verme, vade ve geri ödeme ayarlamaları dahil. Ancak bu konudaki son mesajım, güvenilir, sağlam ve iyi işleyen bir bankacılık sektörünün genel ekonomi için önemini bildiğimiz olmalıdır. Gerekli kurumsal altyapımız var. Bankalarımızı desteklemek için gerekli siyasi irademiz var ve gerektiğinde bunu yapmak için yeterli mali alanımız var. Piyasa fiyatlarının son zamanlarda ciddi şekilde düştüğünü ve bankaların bu kredilerden çok yakında kâr edeceğini hatırlatayım. Aslında, bu süreç çoktan başladı. Türk bankaları KOBİ kredi destek programına başladı. Bu, küçük ve orta ölçekli işletmelere ticarette ve finansmana erişim sağlamada yardımcı olacaktır. Kredi programı, bu işletmelerin işletme sermayesi ihtiyaçlarını karşılamayı amaçlıyor. Bu programın toplam büyüklüğü 3.5-4 milyar dolar civarında olacak ve uygun olan her işletme nispeten ucuz fiyatlarla yaklaşık 150 bin dolar tutarında işletme sermayesi kredisine ulaşabilir Aslında mevcut takipteki alacaklar yüzde 3.7 düzeyindedir. Yüzde 6, BDDK'nın 2018 Aralık sonunda, varlık kalitesi incelemesinin bir sonucu olarak görebileceğimiz seviyenin bir sonucu olarak açıkladığı rakam. Türk bankacılık sektörünün finansal verileri ve BDDK'nın son analizi, bankaların bilançolarını yönetme ve kârlılıklarını sürdürme kapasitelerini açıkça göstermektedir. BDDK ayrıca banka bazlı analizler üstlenmiştir ve sonuçlar, sistemdeki her bankanın olası risk senaryoları için yeterli tamponlara sahip olduğunu gösteriyor. Muhataplarımızla yakın ve yapıcı bir diyalog içindeyiz. İddialara karşı çok güçlü bir dosyamız var. Yakın gelecekte bu konuda olumlu bir sonuç bekliyoruz. Kamu bankalarının bankacılık sektöründe dengeleyici bir rolü vardır. Kârlı oldukları sürece, karşı karşıya kaldığımız sorunlara yönelik bazı kapsayıcı politikalar yürütmekte sorun görmüyorum. Şu anda devlete ait bankalar iyi durumda. Ziraat'ın eylemleri söz konusu olduğunda, tüm bu adımlar esas olarak ticari amaçlarla yürütülmektedir. Ve yönetim, bir pay almanın yollarını arıyordu. Yönetimin temel amacı, hissedar değeri yaratmaktır. Ve tüm ticari bankaların bu bakış açısıyla yönetilmesi bekleniyor. Bu nedenle, daha uzun vadeli bir bakış açısıyla, tüm bu adımların kârlılığı ve müşteri sadakatini artıracağını ve böylece bankaların hissedarları için pozitif değer yaratacağını umuyorum." şeklinde konuştu.

Bankaların enerji kredi riskini yönetmesine ilişkin konuşan Bakan Albayrak, "Her sektörde neler olup bittiğini yakından takip ediyoruz. Şimdiye kadar, endüstri sistemik bir risk oluşturmuyor. Enerji sektörü kredileri, toplam kredilerin sadece yüzde 7'sini oluşturuyor ve takipteki alacak oranı yüzde 2.5, toplam takipteki alacak oranı yüzde 4'ün oldukça altında. Böylece, bankacılık sektörü bugüne kadar enerji sektörü kredi riskini yönetebildi. Genel olarak enerji sektörü yükümlülüklerini yerine getirme kapasitesine sahip. 2019 bütçesi, yaklaşık 3.6 milyar dolar temettü transferini öngörmüştür. Ancak asıl rakam 6.7 milyar dolar civarındaydı. Bu, etkili nakit yönetimine doğru atılan bir adımdan başka bir şey değildir" ifadelerini kullandı.

Dış politikadaki gelişmelere de değinen Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, ABD yaptırımları, İran doğal gazını ithal etmemize imkan veren bir hüküm içeriyor. Dolayısıyla, şu anda gaz ithalatını kesmek için bir plan yok. Ancak, ithal enerji kaynaklarına bağımlılığımızı azaltmak için bir stratejimiz var. Yerli enerji kaynaklarımızı daha iyi kullanmak için çabalarımızı sürdüreceğiz. Yerel para birimlerinde ikili ticareti önemsiyoruz. Bu bağlamda, yerel para birimiyle ticareti artırmak için ticari ortaklarımızla swap anlaşmaları imzaladık. Bu swap anlaşmaları, kendi para birimlerinde alım satım işlemlerinin yapılmasını ve üçüncü bir para birimini getirmeden önceden belirlenmiş döviz kurlarıyla alım satım yapma ve ihraç etmeyi sağlıyor. Bu cephede önemli gelişmeler gördük. TL cinsinden ithalat 2016'dan bu yana arttı. İleriye doğru, bu artışın devam etmesini bekliyoruz. 

ABD Başkanı Donald Trump'ın Türkiye ekonomisine yönelik attığı tehdit tweetine dair açıklamalar da yapan Bakan Albayrak, "Başkan Trump, eğer Türk birlikleri Suriye'deki YPG unsurlarına saldırırsa, Türkiye ekonomisini mahvetmekle tehdit etti. Türkiye ekonomisi, Halkbank'a karşı olası bir ABD hamlesi veya Türkiye'nin ihracatına ek yaptırımlar konusunda ne kadar savunmasız? Her şeyden önce, geçen yaz yazdıklarıyla karşılaştırıldığında, sözlerinin etkisi önemli ölçüde daha az. Bu, manşetlere rağmen, iki ülke arasındaki temel işbirliğinin oldukça sağlam olduğu gerçeğinin bir yansımasıdır. Bu amaçla, her iki lider de son haftalarda çok yakın ve işbirlikçi bir diyalog yürüttüler... Türkiye ile ABD uzun zamandır devam eden bir ittifak içinde. Bu ittifak zor zamanlara ve fikir farklılıklarına dayandı. Siyasette oldukça tecrübem var. Öğrendiğim şu ki, karar verme zamanı geldiğinde politikacılar rasyonel davranıyorlar. Aramızdaki tüm iletişim kanalları çalışıyor. ABD'nin endişelerini anlıyoruz ve onlar da bizim endişelerimizi anlıyorlar. Suriye'de istediğimiz oldukça bariz. Terör örgütleri için üs olarak kullanılmayan barışçıl, istikrarlı ve müreffeh bir Suriye istiyoruz. Kısacası, bunlar ve benzerleri kötü adamlar ve kötü adamların kapımızın önünde serbest olmasını istemeyiz. ABD olsun, Rusya olsun İran olsun, tüm taraflarla yakın diyalog içindeyiz. Suriye'nin barışçıl, istikrarlı, müreffeh bir ülke haline gelmesi ve topraklarının vatandaşlarımızın güvenliğine yönelik herhangi bir tehdit oluşturacak şekilde kullanılmaması için her türlü çabayı gösteriyoruz" şeklinde konuştu.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

İzmir SwissOtel’de İzmir Kalkınma Ajansı (İZKA) tarafından ''Rüzgar Enerjisi Sektörü Çalışma Toplantısı'' düzenlendi. Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Mehmet Fatih...

Sektörün, adil, öngörülebilir ve rekabetçi yapısını koruyarak ülkeye yatırımcı çekmeyi hedeflediklerini söyleyen EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz, ''Katkı vermesi için de y...

Çin'den gelen heyet, İzmir'in tıbbi aromatik bitkileri için görüşmelere başladı.

Türk-İş'in tüm kamu işçileri için istediği zam oranı belli oldu.

TİM (Türkiye İhracatçılar Meclisi) reklamı gündem oldu. Youtube'daki resmi hesapta yayınlanan reklam Türkiye üzerinde oynanan ''Ekonomik oyunları'' konu alıyor.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), açık piyasa işlemleri çerçevesinde piyasa yapıcı bankalara likidite olanağı sağlayacak. Limitlere sınırlı olarak gecelik repo...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla Resmi Gazete'de yayımlanan kararnameye göre ihracatçılar kambiyo vergisi ödemeyecek.

Yazarlar
Website Security Test