Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

TÜSİAD YİK Başkanı Tuncay Özilhan'dan çok önemli açıklamalar

15.5.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi (YİK) konuşan TÜSİAD YİK Başkanı Tuncay Özilhan, ''Rotadan sapmamak için kullanacağımız üç çıpa var: ekonomide liberal piyasa düzeni, kural temelli uluslararası sistemle olan ittifak, ülke içinde de demokrasi ve hukukun üstünlüğü. Bu çıpalar olmazsa, nereden eseceği belli olmayan rüzgarların önünde sürüklenmekten, türlü çeşitli akıntılara kapılmaktan kurtulamayız'' dedi.

BURCU NOYAN

TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi (YİK) toplantısı İstanbul’da düzenlendi. Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren TÜSİAD YİK Başkanı Tuncay Özilhan, konuşmasında 31 Mart seçimlerine, yargının bağımsızlığına, hukukun üstünlüğüne değindi. Özilhan, “Hukukun üstünlüğü ve demokrasisiz hiçbir şey olmaz. Ne ekonomi olur, ne de başka bir şey. Ve demokrasinin ilkeleri evrenseldir. Oraya ya da buraya özgü olmaz. Ya bu ilkelere uyulur ve demokratik bir rejim olunur; ya da uyulmaz ve başka bir şey olunur” diye konuştu. Üç temel alanda, ekonomide, iç siyasi yapıda ve dış politikada sıkışmış durumda olunduğuna dikkat çeken Özilhan, “Hedefimiz net, rotamız belli olmalı. Hedefimiz: 82 milyonu ile mutlu, huzurlu, müreffeh bir Türkiye. Bu hedefe doğru yol alırken rotadan şaşmamak için kullanacağımız üç çıpa var: ekonomide liberal piyasa düzeni, kural temelli uluslararası sistemle olan ittifak, ülke içinde de demokrasi ve hukukun üstünlüğü. Bu çıpalar olmazsa, nereden eseceği belli olmayan rüzgarların önünde sürüklenmekten, türlü çeşitli akıntılara kapılmaktan kurtulamayız” dedi.

Bu çıpaların sağlamlığı konusundaki endişelerin güven kaybına yol açtığına dikkat çeken Özilhan,  endişelerin giderilmesi ve hem rotanın netleşmesi, hem de bu rotada kalınmasını güvence altına alan araçların güçlendirilmesi gerektiğine değindi. Yapısal sorunların ancak bu şekilde çözülebileceğini ifade eden Özilhan, “Ekonomideki sıkıntıları aşmak için önce yönetim sistemimizdeki sıkıntıları aşmamız gerekir. Aksi halde, ekonomide atılacak adımlar pansuman niteliğinde kalır; yarayı tedavi etmez. Bu da bizi iç politikadaki sıkışmaya getiriyor. Ekonomik performans düştükçe, arka arkaya yapılan seçimlerde, seçim ekonomisi uygulanıyor. Yapısal sorunların çözümü hep ileri tarihlere erteleniyor” dedi. Özilhan, demokrasi işler kılınırsa, hukukun üstünlüğü tesis edilirse, eleştirel düşünmenin önünü açan bir eğitim reformu yapılırsa, ekonominin performansının yükseleceğine işaret etti.

Bu sınavda kimin ne not aldığını ileride tarih yazacak

Konuşmasında 31 Mart seçimlerine değinen Özilhan, “Yıllardır tüm enerjimizi yiyip yutan seçim maratonlarından hepimiz yorgun düştük. Oysa ki enerjimizi önümüzdeki üç ayı değil, üç yılı, hatta 30 yılı konuşmaya, derinde yatan sorunları çözmeye ayırmalıyız. Sonuçlanması hiç alışkın olmadığımız kadar uzun süren 31 Mart seçimleri, her şeyden önce ülkemiz için önemli bir demokrasi sınavı oldu. İktidar, muhalefet ve başta YSK olmak üzere devlet kurumları bu seçimlerde büyük bir sınavla karşı karşıya kaldı. Bu sınavda kimin ne not aldığını ileride tarih yazacak. İster yerel olsun, ister merkezi olsun, seçimlere şaibenin zerresinin düşmemesi demokrasinin mevcudiyetinin en büyük ispatıdır. 31 Mart İstanbul seçimleri çerçevesinde gündeme gelmiş olan iddialar, seçimlerin selameti konusunda geçmiş seçimlerde de dile getirilmiş olan şüpheleri yeniden akıllara getirmiştir” diyerek konuşmasını sürdürdü.

Siyasi gerilimin bir süre daha devam edeceği belli

Art arda gelen seçimlerdeki sert ve toplumu ayrıştıran söylemlerin toplumsal huzuru bozduğunu aktaran Özilhan, 31 Mart seçim döneminde de böylesi bir propaganda dönemi yaşandı. Seçim sonrasında muhalefet liderinin saldırıya uğraması, siyasi gerilimi daha da yükseltti. İstanbul seçimlerinin iptali ile, siyasi gerilimin bir süre daha devam edeceği belli… Bunlara rağmen, insanımız sağduyusunu ve soğukkanlılığını koruyor. Etrafımıza bakıyoruz; sokakta, üniversitelerde, mahallelerde, gençler arasında bir kutuplaşma görmüyoruz. Seçmen, büyük bir siyasi olgunlukla, feraset ve vakarla davranıyor. Çünkü demokrasinin ilkeleri, vatandaşlarımızda derinlere kök salmış durumda” dedi.

82 milyon nüfusuyla, jeostratejik konumuyla, gelişmiş altyapısıyla, sanayisinin seviyesiyle, tarımın sunduğu fırsatlarıyla Türkiye muazzam imkanlara sahip olduğunu belirten Özilhan, bu imkanları iyi değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Özilhan,  “. Biz bu nedenle ekonomi derken demokrasi diyoruz; yargı bağımsızlığı diyoruz; hukukun üstünlüğü diyoruz; insan hakları diyoruz; akademik özgürlükler diyoruz; liyakat diyoruz; ifade özgürlüğü diyoruz. Demeye de devam edeceğiz. Çünkü bu görevi, TÜSİAD’ın tüzüğünden alıyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

2019 yılı Temmuz ayı Tüketici Güven Endeksi açıklandı. Tüketici Güven Endeksi arttı mı, azaldı mı?

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) elektrik faturalarında düzenlemeye gidileceğini açıkladı. Yeni elektrik faturaları sade bir görüntüde olacak. Ayrıca EPDK'dan ç...

Türkiye’deki 190 milyon zeytin ağacının, 14 milyonunu barındıran Akhisar, üretimin artması için destek çağrısı yaptı. Akhisar Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Al...

Irak hükümetinin Türkiye’den yumurta ithalatını yasaklamasının ardından iç piyasaya yönelen, artan maliyetlere karşın ürün fiyatlarının düşmesiyle zor günler yaşayan ü...

Türkiye'de madencilik sektöründe faaliyet gösteren birlik ve STK Başkanları Ankara’da Bakanlık yetkilileri ile bir araya geldiler. Görüşme sonrası açıklama yapan sektö...

Salihli Ticaret ve Sanayi Odası, ihracatçı üyeleri ve ilgili kurumların temsilcileriyle ortak bir toplantı düzenledi. İhracatçıların genel sorunlarının başında yer ala...

Kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, Türkiye'nin kredi notunu geçen hafta indirmesinin ardından, 14 Türk bankasının kredi notunu düşürdü, görünümü negatif olarak açıkl...

Yazarlar
Website Security Test