Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Ege’nin İlk Düşünce Kuruluşu EGİAD’dan

15.5.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), Milli Mücadelenin başlamasının 100. yılında büyük bir etkinliğe ev sahipliği yaptı.

EGİAD, 19 Mayıs Gençlik Ve Spor Bayramı öncesinde gerçekleştirdiği etkinlikle, bir iş örgütü tarafından Ege Bölgesi'nde ilk kez kurulan düşünce örgütü Think Tank’in tanıtım lansmanını gerçekleştirdi, ayrıca Nobel Barış Ödülü Sahibi Büyükelçi Ahmet Üzümcü’yü “Uluslararası Güvenlik ve Silahsızlanma Alanında Sivil Toplumun Rolü” konusunda ağırladı.

EGİAD’dan bir ilk daha geldi. İş dünyasına bilgi ve fayda sağlayabilecek bir oluşuma daha ev sahipliği yapmaya hazırlanan iş örgütü, EGİAD Think Tank’in kuruluş haberini bu etkinlik çerçevesinde açıkladı. Ana amacı tamamen ekonomi ve iş dünyası odaklı bir yaklaşımla bilgi ve faydalı içerik üretmek olarak belirlenen EGİAD Think Tank, bölgenin ilk düşünce kuruluşu olacak.

Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan EGİAD Başkanı Mustafa Aslan, “Ana hedef ekonomik ve sosyal kalkınmaya destek olabilecek konularda bilgi üretmek ve bu bilgiyi kamuoyuyla ve ilgili kurum ve kuruluşlarla paylaşmaktır. Ulusal, bölgesel ve uluslararası sorunlara yönelik çalışmalar yapan, devletlerin karar alma süreçlerinin etkinliği artırmak ve doğru politikalar izlenmesini sağlamak amacıyla bir strateji oluşturmak için kurulmuş özel ve nitelikli araştırma merkezi olarak hareket edeceğiz. Öncelikle İzmir’in ve Ege Bölgesinin ve bu yolla ülkemizin daha güçlü, daha dinamik ve refah seviyesi daha yüksek bir hale getirilmesine yardımcı olmak için eldeki sorunlara çözümler önermeyi, geleceğe dair stratejiler belirlemeyi hedefleyen bir araştırma platformu olacağız” dedi.


"Söz veriyoruz"

Milli Mücadelenin 100. yılına ilişkin yaptığı konuşan EGİAD Başkanı Mustafa Aslan, Ulu Önder Atatürk’ün açtığı yolda kararlıkla yürüyeceklerinin sözünü vererek, “19 Mayıs 1919, Milli Mücadelemizin başlangıcının 100. yılını kutlamanın gururunu yaşıyoruz. Cumhuriyetimizi kuran, pek çok devrimle bizi çağdaş medeniyetler seviyesine taşıyan, sadece bir asker değil, bir lider ve aynı zamanda bir başöğretmen olan Ata’mızı saygı, şükran ve özlemle anıyoruz. Bir yüz yılı gururla geride bırakıp önümüzdeki ikinci yüz yıla başlarken cumhuriyetimizin temel değerlerine sıkı sıkıya bağlı, demokrasiye, hukukun üstünlüğüne ve insan haklarına saygılı Genç İş İnsanları olarak ekonomik ve sosyal kalkınmayı başarmak, ülkemizde yaşayan herkesin eğitim ve refah seviyesini yükseltmek için çalışmaya ve üretmeye aynı kararlılıkla devam edeceğimize söz veriyoruz. Bu vizyon çerçevesinde önümüzdeki ikinci yüzyıla başlarken üreten, sadece mal ve hizmet değil, bilgi, teknoloji, katma değer üreten, yenilik sağlayan bir gençlik hayal ediyoruz. Düşünen, geliştiren, endüstrilere hakim, ARGE ve inovasyon odaklı bir genç bakışa ihtiyacımız var” diye konuştu.

Seçim süreçlerine de değinen Mustafa Aslan, önceliğin ekonomi olması gerektiğine dikkat çekerek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bizler genç iş insanları olarak demokrasi ve hukuk tartışmalarının, gündemden düşmeyen seçimle ilgili süreçlerin gölgesinde ülkemizin milli hasılasında değer oluşturmaya, istihdam sağlamaya ve üretmeye devam ediyoruz. Ancak ülke gündeminde yaşanan söz konusu gelişmeler, ekonomik dalgalanmaları, yabancı yatırımcı gözünde ülkemizin güven kaybını artırmaktadır. Güzel ülkemiz, tarımıyla, sanayisiyle, büyük yatırımlarıyla, teknolojilerle adından söz ettirmeli. Aldığı yabancı yatırımla, katma değeri yüksek ihracatıyla dikkat çekmelidir. Bizim artık gündemimize ekonomiyi, ihracatı ve üretimi almamız gerekmektedir. Ekonomik ve sosyal kalkınmanın artırılması, yatırım ve istihdamın artırılmasıyla doğru orantılıdır. Tüm bunların gerçekleşmesi için de demokratik bir yapı içinde, hukukun bağımsızlığı ve üstünlüğü esasıyla çalışan kurumların varlığı, güven ortamının sağlanması elzemdir. Sağlam ekonomi ve finans politikaları, doğru teşvik uygulamaları ile ülke ekonomimizin gelişmesi ve dolayısıyla sosyal kalkınma ve refahın artması tek amacımız olmalıdır. İnovatif sektörlerin gelişimi, katma değeri yüksek ürünlerin ihracatının artırılması gibi hedeflerin makro açıdan ele alarak bu yönde politikalar üretilmesi faydalı olacaktır" ifadelerine yer verdi.

Büyükelçi Ahmet Üzümcü, yaptığı konuşmada İzmir'de yapılacak düşünce merkezinin önemine dikkat çekerek; "Gerçekten hem ülkemiz bakımından hem de bir İzmir bakımında bunu önemsiyorum. Büyük bir eksikliğin bu süreci gidereceğini düşünüyorum. İzmir, girişimcilik Merkezi olacaksa düşüncelerin açıkça ifade edildiği bir fikir merkezi olarak ta açıkça yapılacağını düşünüyorum. İnşallah etkin çalışan girişimcilik mekanına İzmir sahip olabilir. Deneyimlerime dayanarak düşünce kuruluşları üzerine konuşmak istiyorum. Bunların önemli rol oynadıklarını gördüm. Bunlarında gerek hükümetler ve uluslararası kuruluş tarafından faydalı görüldüğünü gözlemledim. Cenevre'de izledim her zaman ifade edilen şeyler hoşlarına gitmiyor yinede bu düşüncelerin serbestçe ifade edilebilmesi çok yararlı oluyor. Bu kuruluşların işlevleri nelerdir? Farkındalık yaratmak bakımından çok önemli bir işlev olarak gözlemleniyor. Bazı girişimlere öncülük yaptıklarını görüyoruz. Bunun canlı örneğini yaşadık. Bir grup stk bir araya geldi. Nükleer silahsızlanma konusunda eylem yaptılar. 107 ülkenin onayladığı bir anlaşma bu. Sonunda da zaten aynı yıl Nobel Barış Ödülünü kazandılar Bu tür görüşlerin çeşitli pozisyonlara sahip ülkeler tarafından yapılması mümkün değil. Stk'ların yapması gerekiyor. Uygulama konusunda da stk'ların önemini de görüyoruz. Sapmalar varsa bunları ifade ediyorlar. Bu kurumlarda uygulamada gerekli düzenlemeleri yapma imkanına sahip oluyorlar. Yayınlarla hükümetlerin siyasi imkanlarını etkileme gücüne sahip oluyorlar. Her ülkede bir takım unsurlar dikkate alınarak politikalarını belirliyorlar ve samimi görüşlere de ihtiyaç var bunu stk'lar sağlayabilirler. Dolayısıyla bu işlevi gerçekleştiriyorlar" ifadelerini kullandı.

 

Soğuk savaş döneminin sonuçları

"Soğuk savaş döneminde durağan bir dönemden geçti dünya" diyen Üzümcü, bunun etkilerinden bahsetti:" Birçok silahsızlanma anlaşma ve nükleer silahlanmayı yasaklanması sözlemesi devreye girdi. 192 yılında kimyasal silahların yasaklanması sözleşmesi yürürlüğe girdi. (Antipersonal Mays) Mayınların yasaklanması sözleşmesi girdi. Bu konularda stk'ların önemli katkıları oldu. Mayınların yasaklanması sözleşmesi stk'ların yapmasıyla gerçekleşen anlaşmalardır. Ayağı kırık bir iskemle vardır, bu mayının insanlar üzerindeki zararını simgeleyen birşeydir. Bu stk'ların rolünü önemsemek ve dikkate almak gerekiyor. Güvenlik ve silahsızlanma konularında çok önemli roller oynadıklarını görüyoruz."

 

Kimyasal silahların yasaklanması örgütü ne yapar?

Kimyasal silahların yasaklanması örgütü ile ilgili bilgi veren Üzümcü, konuşmasını bu sözlerle sürdürdü:"193 üyesi var örgütün. Sözleşmenin uygulanmasını denetlemekle yükümlü. Ve bunlar çeşitli ülkelerde kimyasal stokların imhasını denetliyorlar. 193 üyeden 8 ülke deklare etmişti. yüzde 97'si imha edildi şu ana kadar. ABD'de yüzde 3'lük bir stok imhayı bekliyor. İmha çalışmaları sürekli denetleniyor. Bizim örgütün ilk katında sergileniyor. Bu ödüllendirme son derece onur vericiydi. Benim dönemime tesadüf etti. Örgütün en önemli özelliği teknik bir örgüt olması. Eski asker olmasından kaynaklanmıyor. Ayrıca bir labaratuvarlar ağı var. 18 ülkede 73 labaratuvarı var. Bunlar aracılığıyla en güçlü, en zor örneklemeleri dahi yapma imkanları var. Bu süreçte bu labaratuvarlardan istifade ettik. Kimyasal silahlar imha edilmiş durumda. Önümüzdeki dönemde ne olacak diye tartışma başlatmıştım. Güvenliğe katkılarının devam edeceği görüşündeler. Global bir kuruluş var. Merkezi Brüksel'de. Bilim ayağı var. Onlarla birlikte bu alanda hem kimya biliminin hem de kimya sanayi çalışmalarının barışçıl kullanım bakımından bir eğitim farkındalık yaratma ve bunun sürekli hale getirilmesi için bir konsensüse getirilmiş durumda. Konuşmalar yapmaları mümkün oluyor. İran ve Irak'ta kimyasal silaha maruz kalan kişilerde var. Onlarda başına gelenleri yeni kuşağa anlatmayı görev biliyorlar. Onlar başkalarıyla paylaşmalı ki başkalarınında bu başına gelmesin."

Toplantının ardından  Mustafa Aslan, Üzümcü'ye sanayi digital sözlüğü, EGİAD Dergisi ve İzmir inciri hediye etti.

 

Düşünce kuruluşları ne yapar?

İş dünyası, sivil toplum kuruluşları, akademisyenler ve siyasi liderler; göçten terörizme, ekonomik krizden çocuk haklarına kadar önemli konular için bir araya gelerek yeni ve uygulanabilir politikalar geliştiriyor. Ülkeler açısından dış politika, ekonomi ve ülke içi politikalar gibi konularda izlenecek stratejileri ortaya koyuyorlar.

 

EGİAD Think Tank

EGİAD Think Tank’in faaliyet alanı şu şekilde sıralandı:

"İzmir ve Ege Bölgesi iş dünyasının etkinlik, verimlilik ve performansını artırmaya dönük faaliyetleri planlamak, EGİAD üyelerine ait şirketlerin yararına olacak şekilde lobi faaliyetlerinde bulunmak, EGİAD yönetimi adına geleceğe yönelik vizyon oluşturmak ve strateji geliştirmek, şehrin ve bölgenin ekonomik sorunlarına dair çözümler üretmek, Ege Bölgesi özelinde toplumsal duyarlılık gerektiren konularda kamuoyu oluşturmak ve ulusal ve uluslararası gelişmeleri izlemek, analiz etmek ve raporlar yoluyla bu gelişmeleri kullanılabilir bilgi haline getirmek.”

EGİAD çatısı altında paydaş STK’lar ve üniversitelerden temsilciler ile akademisyenler yer alacak.

 

Örgütü Adına Nobel Barış Ödülünü Teslim alan Türk diplomat

Sunumun ardından söz alan Büyükelçi Ahmet Üzümcü oldu. Nobel Barış Ödülü Sahibi olan Lahey'deki Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW)'nün dönem Başkanlığı görevinde bulunmuş, Dışişleri Bakanlığı nezdinde Birleşmiş Milletler ve NATO’da görev yapmış, geçmiş Dönem Tel Aviv Büyükelçisi, 2013 yılında Lahey'deki Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW) adına Nobel Barış Ödülü’nü almış, çok taraflı diplomasi konusunda ise çok önemli tecrübeye ve bilgiye sahip kariyer diplomatı olarak isim yapmış Büyükelçi Ahmet Üzümcü, “Uluslararası Güvenlik ve Silahsızlanma Alanında Sivil Toplumun Rolü” konusunda söyleşi gerçekleştirdi.

 

“STK’lar önemli rol oynuyor”

Üzümcü, uluslararası konularda STK’ların çok önemli rol oynadığını belirterek şöyle konuştu:

"Gerek BM, gerek NATO, gerekse OPCW’de, bu tip STK’ların çok önemli bir rol oynadıklarını gördüm. Bu rolün de gerek hükümetler, gerek uluslararası kuruluşlar tarafından yararlı görüldüğünü gözlemledim. Bazen hükümetler insan hakları konularında ifade edilen görüşlerden hoşlanmayabiliyor ama yine de bu düşüncelerin serbestçe ifade edilebilmesi ve dikkate alınması çok yararlı oluyor. Farkındalık oluşturmak bakımından çok önemli bir işlem olarak gözlemleniyor. Bazı girişimlere de öncülük yaptıklarını görüyoruz. 2017’de bunun canlı örneğini yaşadık. Bir grup STK bir araya geldiler ve nükleer silahsızlanma konusunda anlaşma ortaya çıkmasını sağladılar. 120 ülkenin katıldığı ve 107’sinin onayladığı bir anlaşma. Aynı yıl Nobel Barış Ödülü’nü kazandılar. Örneğin mayınların yasaklanması sözleşmesi tamamen STK’ların birleşmesiyle ortaya çıkan bir anlaşmadır. Bu tür girişimlerin çeşitli görüşlere, pozisyonlara sahip hükümetler tarafından ortaya getirilmesi mümkün değil. STK’lardan beklenmesi son derece doğal. STK’ların rolünü önemsemek ve dikkate almak gerekiyor. Tüm uluslararası konularda önemli roller oynadıklarını görüyoruz.”

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Nedim Kalpaklıoğlu, Türkiye’de yıllık 15 bin ton çam balı üretimi olduğunu, ihracatını...

İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali'den ekonomik gelişmelere ilişkin önemli açıklamalar geldi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'ndan (TCMB) son dakika swap hamlesi geldi. Ayrıca repo ihaleleri tekrar başladı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2019 Mayıs ayında Tüketici Güven Endeksi verilerini açıkladı.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), döviz alım ve satım işlemlerine yeni kural getirdi.

Ünlü ekonomist Yeşilada'ya göre Berat Albayrak seçim sonrası gidebilir!

Bu hafta borsada neler yaşandı? 13-17 Mayıs haftası yatırım araçları kaybettirdi, Borsa İstanbul ise yüzde 1,96 azaldı.

Yazarlar
Website Security Test