Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Kuzey Ren-Vestfalya Türkiye’den yatırımcı bekliyor

5.12.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Almanya Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti Ekonomik Kalkınma Ajansı NRW.INVEST, Başkentli yatırımcılarla buluştu. ASO’da düzenlenen panelde konuşan NRW.INWEST Türkiye Temsilcilik Müdürü Dr. Adem Akkaya, Türkiye’den Almanya’ya 60’larda başlayan işçi göçünü, 2000’li yıllarda girişimci göçüne dönüştürmek için yola çıktıklarını söyledi.

AYSEL KANBER

Ankara Sanayi Odası (ASO) ve Dünya Gazetesi’nin birlikte düzenlediği panelde, Başkentli yatırımcılara  Almanya Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti’nin yatırım avantajları anlatıldı. Panelin açılış konuşmasını yapan Ankara Sanayi Odası Başkanı (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir, açıklanan son verilere göre Türkiye’nin üç çeyrek sonunda yeniden pozitif büyüme safhasına girdiğinin görüldüğünü ancak ekonomiyi yalnızca rakamlar üzerinden okumanın da  mümkün olmadığını kaydetti. Özdebir; “Sanayiciler olarak   fabrikaları işletirken, üretim ve ticaret yaparken karşılaştığımız ekonomik koşullar var ve biz ekonomik gidişatı bu kanallar üzerinden okuyor ve  yaşıyoruz.  Kalıcı bir büyüme ve büyümede toparlanma için gayri safi sabit sermaye oluşumunun yani yatırımların pozitife dönmesi gerekiyor. 5 çeyrektir ekonomide aktörler yeni yatırım, genişleme yatırımı, modernizasyon yatırımı yapma isteği içinde değildir.” Dedi.

İlerleyen süreçte, sürdürülebilir bir enflasyon, istikrarlı bir faiz ve kur düzeyi ile birlikte ekonomiye olan güvenin tesis edileceğine ve yatırımcıların yeniden yatırım fırsatlarını değerlendirmeye alacağına inancının tam olduğunu ifade eden Özdebir, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Yatırım tek taraflı bir konu değildir. Dünyadaki sermaye, yatırım fırsatları çerçevesinde ülkelere dağılmaktadır. Doğrudan sermayenin dağılımında belirleyici olan unsurların başında yatırım ortamı ve rekabetçilik gelmektedir.

Türkiye her iki alanda da son dönemde önemli bir atılımda bulunmuştur. Dünya Bankası İş Yapma Kolaylığı Endeksi’nin açıklanan son verilerinde Türkiye 10 sıra yükselerek 43’üncü sıradan 33’üncü sıraya yükselmiş; İsviçre, Hollanda, Portekiz ve İtalya gibi ekonomileri geride bırakmıştır.”

Aynı endekste Türkiye’nin 3 puan ilerisinde ve 190 ülke içerisinde 22’nci sırada yer alan Almanya’nın ise bugün dünyanın en çok yatırım çeken ülkelerinden biri konumunda olduğuna işaret eden Özdebir;

“UNCTAD-2018 Dünya Yatırım Raporu verilerine göre; 2017 yılında Almanya çektiği doğrudan yabancı yatırımların miktarı boyutuyla dünya sıralamasında 1’üncü ülke konumunda iken, doğrudan yabancı yatırım stoğu olarak bugüne kadar dünyada en çok yatırım çeken 9’uncu ülkedir.

Uzun yıllardır müttefikimiz konumunda olan Almanya ile hem siyasi hem de ticari ilişkilerimiz  çok güçlü köklere sahiptir. Avrupa Birliği’nin en büyük ekonomisi ve dünyanın da en büyük 4’üncüsü ekonomisi konumunda olan Almanya, milli hasılasının yaklaşık üçte ikisini ihracattan karşılamaktadır.

Bu özelliği sayesinde ülkemiz dış ticaretinde de en yüksek hacme sahip ülke konumundadır.

Dış ticaret hacminin yanı sıra 2018 yılında yaklaşık 4,5 milyon Alman turistin ülkemizi ziyareti  göz önünde bulundurulması gereken diğer önemli bir husustur.

Ayrıca şu anda Türkiye’de Alman sermaye ortaklığında 7 bin 250’nin üzerinde Türk ve Alman şirketi olup, 1980’den bu yana Alman şirketlerinin Türkiye’deki yatırım hacmi yaklaşık 14,5 milyar dolar seviyesine yükselmiş bulunmaktadır.”

Almanya ile dış ticaret rakamlarının Türkiye açısından giderek azaldığının da görüldüğüne işaret eden Özdebir, şöyle devam etti:

“Almanya hem AB ile ilişkilerimizde kilit bir öneme sahiptir hem de ticari ilişkilerimizde vazgeçemeyeceğimiz bir ülke konumundadır. Almanya ile ticaretimizin daha ileriye taşınması gerekliliği önemli bir gerçektir. Bir yandan ithalatımızı azaltmaya ve buna karşılık ihracatımızı yükseltmeye çalışarak cari fazla verme hedefimizin olduğu bu günlerde, Almanya ile olan ticaretimizin gerileme nedenleri üzerine düşünmek ve eylem planları oluşturmakta fayda olduğunu düşünüyorum.

Bu noktada gerçekleştirilecek ikili görüşmeler neticesinde Almanya’ya yönelik yeni ihracat kalemlerinin inşa edilmesi yerinde bir adım olacaktır.  Ticari ortağımızla ilişkilerimizin daha iyi bir duruma getirilebilmesi adına, gerekli adımların bir an evvel atılması gerekmektedir.”

Yatırımcılar açısından bu derece cazip konumdaki Almanya içerisinde Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinin, diğer 15 eyaleten ayrıştığına vurgu yapan Özdebir, şu değerlendirmelerde bulundu: .

“Almanya’daki tüm doğrudan yabancı yatırımların yüzde 23,3'ü Kuzey Ren-Vestfalya’da gerçekleşmektedir. Eyalet, 2017  sonu itibarıyla çekmiş olduğu toplam 172,5 milyar Avro tutarındaki doğrudan yabancı yatırım ile Almanya’daki 16 federal eyalet arasında en yüksek paya sahip konumdadır.

Kuzey Ren-Vestfalya’da yatırım yapmış olan 20 binden fazla uluslararası şirket Almanya ve Avrupa operasyonlarını buradan yönetir durumdadırlar.

Kuzey Ren-Vestfalya’yı yalnızca yatırım miktarı farklı kılmamaktadır.  Avrupa çapında dört milyondan fazla nüfusu olan bölgelerin karşılaştırıldığı “Avrupa’da geleceğin bölge ve şehirleri 2018” sıralamasında (European Cities and Regions of the Future 2018) Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti “İnsan Sermayesi ve Yaşam Stili“ kategorisinde birinci sırayı almayı başarmıştır.

Almanya’nın 16 eyaleti arasında en fazla yatırım çeken, en büyük nüfusa ve en yoğun yerleşime sahip olmasına rağmen Kuzey Ren-Vestfalyanın sürdürülebilir bir modeli başarılı bir şekilde hayata geçirdiğini görüyoruz.”

2000’li yıllarla başlayan girişimci göçü

Almanya-Türkiye dostluğunun çok uzun yıllara gittiğine değinen NRW INVEST Türkiye Temsilcilik Müdürü Dr. Adem Akkaya ise süreçteki değişimleri şöyle aktardı:

 “Kuzey Ren-Vestfalya bu ilişkilerde çok önemli merkezi bir rol oynuyor. 60’lı yıllarda Türkiye’den Avrupa’ya gerçekleşen işçi göçlerinde Kuzey Ren-Vestfalya yer almıştır. Oradaki kömür ocakları ve ağır sanayide çok sayıda işçiye ihtiyaç duyulmuş. Şu anda Almanya’da yaşayan Türklerin üçte biri, Avrupa’da yaşayanların ise yaklaşık dörtte biri Kuzey Ren-Vestfalya’da yaşıyor. NRW INVEST olarak bu 60’larda başlayan işçi göçünü, 2000’li yıllarda girişimci göçüne dönüştürmek istedik. NRW INVEST olarak 2008 yılından beri kendi ofisimizle İstanbul’da faaliyet gösteriyoruz ve Kuzey Ren-Vestfalya’yı Türkiye'de bir yatırım ve ticaret bölgesi olarak tanıtıyoruz. İşini Avrupa’ya taşımak isteyen firmalara girişimcilere de Fransa’ya gitmeyin, İsviçre’ye gitmeyin, Berlin’e ya da Münih’e gitmeyin bizim bölgemize gelin diyoruz. Gelmek isteyenlere de bürokratik destek veriyoruz, danışmanlık yapıyoruz. Bunu Kuzey Ren- Vestfalya hükümeti adına yapıyoruz, bir karşılık almadan yapıyoruz. 12 yıldır da Dünya Gazetesi bize destek veriyor ve Türk devleti de yurtdışına yapılan bu şirketleşmelerin, oraya yapılan bu yatırımların Türk ekonomisini canlandırdığını, ihracatını arttırdığını gördü oradan da destekler alıyoruz ve bugünlere kadar geldik, şimdi karşınızdayız.”

Dünya Gazetesi’nden Moderatör Hakan Güldağ ise, açıklanan rakamlarının Türkiye’yi yeniden büyüme patikasına sokmak için yeterli olmayacağını ve mutlaka yeni sanayi devriminin de ortaya çıkardığı yeni teknolojileri kullanarak sanayi dönüşümünün sağlaması gerektiğini ifade etti.

Panelde konuşan Almanya Federal Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği Ekonomi ve Ticaret Başkanı Friedo SİELEMANN da uzun vadeli yatırımları gerçekleştirebilmek için öncelikle ekonomiye güven gerektiğini söyledi. Bugünkü koşullarda Almanya-Türkiye ilişkilerinin çok ideal olduğundan söz edilemeyeceğini kaydeden SIELMANN, şöyle devam etti:

“İlişkilerimizi özel kılan; bilhassa Almanya’da yaşayan 3 buçuk milyon Türk kökenli insan ve Türkiye’de bulunan 8 milyonun üzerinde bir zamanlar Almanya’da yaşamış ve Türkiye’ye dönmüş olan insanlar.  Dolayısıyla bu durum aslında yatırımları bir anlamda kolaylaştıran ve teşvik eden unsurları oluşturuyor. Çünkü karşılıklı olarak insanlar birbirlerini tanıyor ve dilsel ve kültürel engeller aşılmış oluyor. Karşı tarafın da neyi nasıl düşündüğünü anlayıp hissedebilirseniz sizin de buna göre hareket etmeniz kolaylaşacaktır. Yurtdışında yatırım yapmak özellikle orta ölçekli ve küçük ölçekli şirketler için gerçekten bir cesaret göstergesidir. Bu sebepten dolayı da Türkiye ile Almanya arasındaki ilişkilere de bakıldığında özellikle gerçekten muazzam bir avantaj söz konusu, zira iki ülke karşılıklı olarak çok çok iyi uzmanlara sahip. Dolayısıyla Türk şirketleri yurtdışına açılmak istiyorlarsa Almanya zaten ilk sırada hemen yer alıyor. Belki Almanya birinci sırada cazibesi yönünden olmasa dahi dili bilmeniz orda zaten mevcut bir ağın olmuş olması ve özellikle NRW INVEST gibi kuruluşların sizi destekliyor olması ve yine Türkiye’de Türk-Alman Ticaret Odası gibi önemli kurum ve kuruluşlar size zaten bu yolda eşlik ediyorsa o zaman cazibesini arttıracaktır.”

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

''Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi'' TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu ‘na sunuldu.

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Elazığ'da yaşanan deprem sonrası zarar gören vatandaş...

Ocak'ta sektörel güven endekslerinden hizmet ile perakende ticarette yüzde 2,2, inşaatta yüzde 14,6 artış oldu. Türkiye İstatistik Kurumu, Ocak ayına ilişkin sektörel ...

Eskişehir TÜYAP Fuar Merkezi’nde yapılan 2. Gıda Fuarı'nda sektör temsilcileri bir araya geldi.

Moda endüstrisinde sürdürülebilirliğin tasarımdan başladığına inan Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği, 15. Moda Tasarım Yarışması'nı sürdürülebilirlik...

Tam 128 yıldır geleceği inşa etmek için çok önemli çalışmalara ve ses getiren projelere imza atmayı sürdüren İzmir Ticaret Borsası’nın meclis üyeleri, kendi sektörleri...

TOBB (Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği), 2019 yılı aralık ayı kurulan/kapanan şirket istatistiklerini açıkladı.

Yazarlar
Website Security Test