Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

İzmir Ticaret Borsası Meclis Üyeleri: Türkiye’de üretim maliyetleri yüksek

10.1.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

İzmir Ticaret Borsası (İTB) Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli ve İTB Meclis Başkanı Barış Kocagöz sorularımızı yanıtladı. Meclis üyeleri ise temsilcisi oldukları meslek grubuna ilişkin güncel duruma yönelik tespit ve önerilerini GÖZLEM ile paylaştı.

İzmir Ticaret Borsası’nın temeli, 1891 yılında Nişli Hacı Ali Efendi ve onun etrafında toplanan bir avuç tüccarın çabaları ile atıldı. İzmir Ticaret Borsası (İTB) "gerçek borsa kurallarının” uygulandığı, önemli tarımsal ürünlerin işlem gördüğü, deneyimi ve projeleriyle Türkiye’nin öncü Ticaret Borsalarının başında geliyor. Başta İzmir olmak üzere Türkiye’nin tarım sektörüne yön veren İTB, işlem hacmi açısından da ülkemizde ilk üç borsa arasında yer alıyor. Türkiye'nin en eski ve köklü kurumlarından İTB’nin Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli ve Meclis Başkanı Barış Kocagöz sorularımızı yanıtlarken, sektöründe önde gelen isimlerden oluşan İTB meclis üyeleri, meslek gruplarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Her sektörün kendine has problemleri olduğu ifade edilirken, üretim maliyetlerinin yüksek oluşunun en büyük problemlerin başında geldiği belirtildi.


KESTELLİ: “AKTİF ROL ÜSTLENMELİYİZ”

Tür­ki­ye’nin ilk bor­sa­sı İz­mir Ti­ca­ret Bor­sa­sı’nın ilk ka­dın baş­ka­nı olan İTB Yö­ne­tim Ku­ru­lu Baş­ka­nı Işın­su Kes­tel­li, ti­ca­ret bor­sa­cı­lı­ğı, ürün ih­ti­sas bor­sa­cı­lı­ğı ve ta­rım hak­kın­da­ki so­ru­la­rı­mı­zı ya­nıt­la­dı. İş­te sor­du­ğu­muz so­ru­lar ve ya­nıt­la­rı­…


Tür­ki­ye ve dün­ya ti­ca­ret bor­sa­cı­lı­ğı ne­re­ye gi­di­yor, ürün ih­ti­sas bor­sa­cı­lı­ğı­nın ge­liş­ti­ril­me­si ge­re­ki­yor mu?

Ti­ca­ret Bor­sa­la­rı; alı­cı ve sa­tı­cı­la­rın kar­şı kar­şı­ya ge­ti­ril­me­si yön­te­miy­le ta­rım­sal ürün­le­rin fi­yat­la­rı­nın be­lir­len­di­ği pi­ya­sa kav­ra­mı­nın gün­de­lik ha­yat­ta­ki so­mut ör­nek­le­ri­dir. Sağ­lık­lı fi­yat olu­şu­mu­nun te­mi­ni açı­sın­dan hem üre­ti­ci­ler hem de tü­ke­ti­ci­ler için Ti­ca­ret Bor­sa­la­rı­nın var­lı­ğı cid­di önem arz et­mek­te­dir. Dün­ya­ya bak­tı­ğı­mız­da spot iş­lem­le­rin ol­du­ğu bor­sa­la­ra na­za­ran ta­rım ürün­le­rin­de fi­yat olu­şu­mu­nun da­ha çok va­de­li iş­lem­ler bor­sa­la­rın­da ger­çek­leş­ti­ği­ni gö­rü­yo­ruz. An­cak her ül­ke­nin ken­di şart­la­rı­na gö­re ürün fi­yat­la­rı­nın oluş­tu­ğu fark­lı me­ka­niz­ma­lar bu­lu­nu­yor. Ül­ke­miz­de ta­rım ürün­le­ri­nin iş­lem gör­dü­ğü ti­ca­ret bor­sa­la­rı, özel­lik­le pi­ya­sa de­rin­li­ği olan ürün­ler­de fi­yat olu­şu­mu açı­sın­dan önem­li hiz­met­ler su­nu­yor.  Ürün İh­ti­sas Bor­sa­cı­lı­ğı ül­ke­miz­de ye­ni bir olu­şum di­ye­bi­li­riz. Tür­ki­ye Ürün İh­ti­sas Bor­sa­sı (TÜ­RİB) 2019 yı­lın­da fa­ali­yet­le­ri­ne baş­la­dı. Pi­ya­sa­da de­rin­li­ğin sağ­lan­ma­sı, çok sa­yı­da alı­cı ve sa­tı­cı­nın bir ara­ya gel­me­si açı­sın­dan TÜ­RİB, ta­rım ürün­le­ri pi­ya­sa­la­rı­mız için önem­li bir ka­za­nım ola­cak­tır. TÜ­RİB’te iş­lem ya­pa­cak ki­şi­ler ağır­lık­lı ola­rak ti­ca­ret bor­sa­la­rı­mı­zın üye­le­ri. Bu ne­den­le bor­sa­lar ola­rak bu ye­ni sü­reç­te ak­tif rol üst­len­me­miz ge­rek­ti­ği­ni dü­şü­nü­yo­rum.


Ta­rım des­tek­le­ri­ni ye­ter­li bu­lu­yor mu­su­nuz?

Ta­rım sek­tö­rü stra­te­jik öne­mi ge­re­ği bü­tün dün­ya­da, bu­lun­duk­la­rı ül­ke­le­rin im­kân ve po­li­ti­ka­la­rı­na gö­re des­tek­len­mek­te­dir. Tür­ki­ye, dün­ya­nın önem­li ta­rım­sal üre­tim po­tan­si­ye­li olan ül­ke­le­rin­den bi­ri­si­dir ve ta­rım sek­tö­rü­nün des­tek­len­me­si ge­rek­mek­te­dir. Ül­ke­miz­de 2020 yı­lı için 22 mil­yar li­ra­lık des­tek­le­me büt­çe­si ön­gö­rül­dü. Bu des­tek mik­ta­rı ta­rı­mın için­de fa­ali­yet gös­te­ren bi­ri­si için az gö­rü­le­bi­lir­ken, ta­rı­mın dı­şın­dan ba­kıl­dı­ğın­da yük­sek ola­rak de­ğer­len­di­ri­le­bi­lir. Ül­ke­mi­zin bu ko­nu­da­ki en bü­yük sı­kın­tı­sı üre­tim ma­li­yet­le­ri­nin yük­sek ol­ma­sı­dır. Güb­re, ilaç, ener­ji gi­bi ta­rım­sal gir­di­le­ri bü­yük oran­da it­hal edi­yo­ruz. Do­la­yı­sıy­la dö­viz kur­la­rın­da ya­şa­nan ar­tış­lar doğ­ru­dan ma­li­yet­le­rin art­ma­sı­na ne­den olu­yor. Bu du­ru­ma ta­rım­sal iş­let­me öl­çe­ği­mi­zin kü­çük ol­ma­sı, ba­zı ürün­ler­de ve­rim­li­li­ği­mi­zin dü­şük ol­ma­sı gi­bi fak­tör­ler de ek­le­nin­ce üre­ti­ci­miz üre­ti­min sür­dü­rü­le­bi­lir­li­ği için do­ğal ola­rak da­ha yük­sek des­tek­le­me bek­len­ti­sin­de olu­yor. Ta­rım­sal des­tek­le­me­de des­tek mik­ta­rı ka­dar des­te­ğin açık­lan­ma ve öden­me za­ma­nı da bü­yük önem ta­şı­yor. Des­tek mik­tar­la­rı­nın 3-5 yıl­lık pe­ri­yod­lar şek­lin­de açık­lan­ma­sı ve üre­ti­ci­mi­zin özel­lik­le har­ca­ma yap­tı­ğı dö­nem­ler­de öde­ni­yor ol­ma­sı ve­ri­len des­tek­le­rin et­kin­li­ği­ni ar­tı­ra­cak­tır.  


Ta­rım ürün­le­ri­nin üre­ti­min­de ürün çe­şit­len­me­si­ne yö­ne­lik üye­le­ri­ni­zi bil­gi­len­dir­me ça­lış­ma­la­rı ya­pı­yor mu­su­nuz?

Ge­li­şen ve de­ği­şen dün­ya­da son tü­ke­ti­ci, üre­ti­mi ve ti­ca­re­ti be­lir­le­yen en önem­li fak­tör ha­li­ni al­dı. Özel­lik­le sos­yal med­ya ve di­ji­tal or­tam­lar tü­ke­ti­ci ter­cih­le­ri­nin de­ğiş­me­si ve yay­gın­laş­ma­sın­da çok et­ki­li ola­bi­li­yor.  Bu ne­den­le üre­ti­ci fir­ma­lar­da tü­ke­ti­ci dav­ra­nış­la­rı­na gö­re ye­ni ve ino­va­tif ürün­le­ri pi­ya­sa­ya sür­me­le­ri ge­re­ki­yor. Bor­sa ola­rak üye­le­ri­mi­zin ürün çe­şit­len­dir­me de dâ­hil ol­mak üze­re ih­ti­yaç du­ya­bi­le­cek­le­ri eği­tim­le­ri ger­çek­leş­ti­ri­yo­ruz. Bu kap­sam­da eği­tim­le­ri­mi­zi 2019 yı­lın­dan iti­ba­ren da­ha kap­sam­lı bir şe­kil­de plan­la­ma­ya baş­la­dık. Üye­le­ri­miz­den al­dı­ğı­mız olum­lu ge­ri bil­di­rim­ler ve dü­zen­le­di­ği­miz eği­tim­le­re ta­le­bin art­ma­sı, doğ­ru yol­da ol­du­ğu­mu­zu or­ta­ya ko­yu­yor.


KOCAGÖZ: “ÜRETİM ALANLARINI KAYBETTİK”

Pa­muk üre­tim sek­tö­rün­de fa­ali­yet gös­te­ren ve üre­ti­ci­nin tüm so­run­la­rı­nı ya­kın­dan ta­kip eden İTB Mec­lis Baş­ka­nı Ba­rış Ko­ca­göz, sek­tö­re iliş­kin me­rak edi­len so­ru­la­rı ce­vap­la­dı. İş­te Ko­ca­göz’ün so­ru­la­rı­mı­za ver­di­ği ya­nıt­la­r…


Dün­ya­nın en ka­li­te­li pa­mu­ğu Ege’de üre­til­me­si­ne rağ­men, üre­tim her ge­çen gün aza­lı­yor. Ege’de pa­muk üre­ti­mi ne­den dü­şü­yor?

Ege’de en ka­li­te­li pa­muk üre­ti­li­yor ama üre­ti­ci yıl­lar­ca üret­ti­ği ka­li­te­li pa­mu­ğun kar­şı­lı­ğın­da um­du­ğu ka­zan­ca ula­şa­ma­dı­ğı için ço­ğu il­de vaz­geç­me­ler ol­du. Ta­bii ki vaz­ge­çen­le­ri ge­ri dön­dür­mek hiç ko­lay de­ğil. Özel­lik­le pa­muk ta­rı­mı trak­tör, ha­sat ma­ki­ne­si gi­bi yük­sek ya­tı­rım is­te­yen bir üre­tim. Do­la­yı­sıy­la vaz­ge­çen üre­ti­ci bir ke­re dü­ze­ni boz­du­ğun­da tek­rar onu ik­na edip ay­nı dü­ze­ni kur­dur­mak çok zor. Ay­rı­ca pa­muk ye­ri­ne ye­ti­şe­bi­len böl­ge­ler­de ağaç ta­rı­mı­na ge­çil­di­ğin­de za­ten ge­ri dö­nüş şan­sı kal­mı­yor. İş­te yıl­dan yı­la Ege Böl­ge­si’n­de üre­tim alan­la­rı­nı böy­le kay­bet­tik. Son 2 yıl­da dö­ne­bi­len ara­zi­ler pa­mu­ğa dön­se de es­ki ekim ala­nı bü­yük­lü­ğün­den ar­tık çok uza­ğız. Bel­ki ka­li­te­li Ege pa­mu­ğu­na bir gün tek­rar pi­ya­sa hak et­ti­ği far­kı ve­rir­se dö­nen üre­ti­ci­ler ar­ta­bi­lir.  

İz­mir Ti­ca­ret Bor­sa­sı’nın yap­tı­ğı ön­cü­lük­le Tür­ki­ye pa­muk­ta li­sans­lı de­po­cu­luk­la ta­nış­tı. Li­sans­lı de­po­cu­luk, pa­mu­ğa ve pa­muk­çu­ya ne ka­zan­dı­rı­yor?

Li­sans­lı de­po­cu­luk ön­ce­lik­le çağ­daş pa­zar­la­ma­yı ül­ke­miz üre­ti­ci­si­ne ka­zan­dı­rı­yor. Ay­rı­ca;  üre­ti­ci ve tüc­ca­rın, ye­ni fi­nans­man kay­na­ğı ile kre­di sağ­la­ma­sı­nı, 12 aya ya­yıl­mış sa­tış öz­gür­lü­ğü­nü, üs­tün­de yük ola­rak ka­lan lo­jis­tik sak­la­ma yü­kü­nü al­ma­sı­nı sağ­la­mak­ta­dır. Bu­nun ya­nın­da  ta­rım ürün­le­ri­nin fi­nans ve elek­tro­nik ti­ca­ret dün­ya­sı­na ka­zan­dı­rıl­ma­sı­nı sağ­la­yan bu sis­tem, ay­nı za­man­da teks­til sa­na­yi­inin de 12 ay ham­mad­de sağ­la­ya­bi­le­ce­ği bir sis­tem­dir. Alı­şı­la­gel­miş kla­sik ti­ca­ret sis­te­mi ile el de­ğiş­ti­ren ta­rım ürün­le­ri, bu sis­tem ile ge­niş ve çok yön­lü bir bo­yut ka­za­nır­ken; üre­ti­ci­ye de ye­ni ola­nak­lar sun­mak­ta­dır. Ön­ce­lik­le üre­ti­ci­nin ken­di ma­lı­nın ka­de­ri­ni be­lir­le­me şan­sı bu sis­tem ile ya­şam ka­za­nı­yor.


Ege pa­mu­ğu­nu mar­ka­laş­tır­ma adı­na  İTB’nin baş­vu­ru­suy­la “Coğ­ra­fi İşa­re­t” alın­dı. Si­zin de ka­tıl­dı­ğı­nız Ak­de­niz Pa­muk Yo­lu et­kin­li­ğin­de GMOF­re­e Tur­kish Cot­ton Pro­je­si’yle il­gi­li su­num ya­pan İTB Yö­ne­tim Ku­ru­lu Say­man Üye­si Bü­lent Uçak, “G­DO’suz to­hum­lar­la üre­ti­m”­in öne­mi­ni an­lat­tı. GDO’lu to­hum­lar­la üre­tim pa­muk için teh­dit mi? 

Teh­dit de­mek için er­ken ama teh­li­ke­li de­mek da­ha doğ­ru olur. Çün­kü GDO’nun za­rar­la­rı an­cak 25-30 yıl­da or­ta­ya çı­kı­yor. He­nüz o yıl­la­ra gel­me­dik. Ay­rı­ca ge­ne­ti­ğiy­le za­rar­lı­la­ra sa­vun­ma ya­ra­tıl­dı­ğın­da do­ğa­da­ki bu­lu­nan za­rar­lı da bu de­ği­şik­li­ğe 1-2 yıl­da adap­te olu­yor ve bu kez öl­me­ye­rek o bit­ki­ye za­rar ver­di­ğin­de üre­ti­ci bir sür­priz­le kar­şı­la­şıp yi­ne kim­ya­sal at­mak zo­run­da ka­lı­yor. Tek­rar ge­ne­ti­ği de­ğiş­tir­dik­le­rin­de za­rar­lı tek­rar adap­te olu­yor. Bir gün bu iş tı­kan­dı­ğın­da dün­yada bu ürün­le­rin ye­tiş­ti­ril­me­sin­de cid­di kriz­ler or­ta­ya çı­ka­bi­lir. Şü­kür ki ül­ke­miz bu ko­nu­da ka­rar­lı ve bu an­lam­da GDO’lu üre­tim yap­ma­dı­ğı­mız için şans­lı­yız. An­cak bu te­miz­li­ği bo­za­cak ku­ral­la­ra uy­ma­yan­la­ra da sı­kı kon­trol­le­ri ek­sik et­me­me­li­yiz.

İTB (Sıvı ve Katı Yağ İmalatı) Meclis Başkan Yardımcısı Güngör Şarman:

Tarım sektöründe yaşanılan sorunların hemen hemen tamamını bizim sektörde de görüyoruz. En önemli konu girdi maliyetleri. Üretimin kaliteli ve nitelikli hale dönüştürülmesi, arttırılması çok önemli. Özellikle zeytinyağı tamamen ülkenin öz ürünü ve ülkeye döviz kazandıran ürünler arasında. Durum böyle olunca sorunların çözülebilmesi bakımından konu bir kat daha hassasiyet kazanıyor. Dünya fiyatlarıyla rekabet edebileceğimiz, boy ölçüşebileceğimiz noktaya gelmemiz gerekiyor. Bu noktada üreticinin desteklenmesi gerekiyor. Üretici desteklendiğinde sonraki aşamada ticaret yapanlar, sanayiciler, ihracatçılar da o desteğin olumlu etkisinden yararlanarak rekabet avantajı kazanacaklardır. Tağşiş de önemli bir konu. Sadece zeytinyağında değil tüm gıda ürünlerinde gündemde. En önemli sorun cezai yaptırımların caydırıcı olamaması. Bu konuda Tarım ve Orman Bakanımız İzmir ziyaretinde Ocak ayında çıkacak yasa ile cezai yaptırımların arttırılacağını söyledi. Son derece önemlidir. Tağşiş yapıldığında tüketici aldatılmış oluyor.  O ürünlerin gerçek üreticisi de mağdur oluyor. Düzgün çalışan firmalar rekabet gücünü kaybederken, diğerleri haksız rekabet yapmış oluyor.

İTB (Kümes Hayvancılığı ve Yumurtacılık) Meclis Üyesi Erdem Barış Kılıç:

Son yıllarda tavuk ile ilgili ortaya atılan bazı iddiaların genel bir sorun oluşturduğunu söylememiz mümkün. Bu iddiaları tavuğun hormonlu olduğu, antibiyotik ve ilaç kalıntılarının etinde bulunduğu, yeminde soya kullanımı dolayısıyla GDO’lu olduğu, yine tavuk yiyenlerde kanser olma riskinin yüksek olduğu şeklinde özetleyebilirim. İnsanların en temel ihtiyacı olan protein kaynaklarından biri de piliç etidir ve diğer et çeşitlerine göre de uygun fiyatlıdır. Tavukçuluk özellikle ülkemizde 2005 yılı kuş gribinden itibaren gerek teknolojik gerek bilgi, birikim ve tecrübe olarak çok yol aldı. Bugün ülkemizdeki entegre tesisler dünyada 70 ülkeye ihracat yapabilme durumuna geldi. Dünyada tavuk eti tüketirken, ülkemizde tavuk ile ilgili olumsuz haberler yapmanın bilimle çok bağdaşmadığı, bilim insanları tarafından da anlatılmıştır. Yıllarca yumurtaya yapılan haksızlık bugün tavuğa yapılmaktadır. Ancak yumurtanın hakkı verilmiştir. Ülkemizde tavuk tüketimi 20 kilogram seviyelerinde iken dünyada İsrail 59, ABD 50, Malezya 47, Brezilya 41, Avrupa ülkelerinde 30 ile 50 kilogram arasındadır. Tavukçuluk endüstriyel bir yapıdadır. İnsanlarımızın sağlıkla ve güvenle tavuk tüketmeleri gerektiğini düşünüyorum.

İTB (Baharat ve Aromatik Bitkiler Toptan Ticareti) Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Tayfur Akın:

Bilindiği gibi Türkiye, yaprağından yararlanılan baharatlar açısından önemli bir ihracatçı ülkedir. Ülkemiz özellikle kekik ve defne ihracatında lider konumundadır. Bütün bu güzel tabloya karşın son bir yıldır kekik ve defne ihracatında sorunlar yaşamaktayız. Problemler devam ettiği takdirde bu iki üründeki pazarımızı diğer ülkelere kaybetme tehlikesi bulunmaktadır. Kekik ihracatında en büyük problemimiz zirai ilaç kalıntısıdır. Bu sorun maalesef giderek büyüyor. Bir diğer sorun ise, bilhassa  geçen sezon ve bu sezon yabancı otlardan kaynaklanan PA/TA problemi. Bu zehirli alkaloidler ve zirai ilaç kalıntısından dolayı ABD ve AB ülkeleri bu alkaloidlerin olmadığı veya daha düşük seviyelerde olduğu Yunanistan, Arnavutluk gibi ülkelerin kekiklerini tercih etmeye başladılar. Bu sorunları çözmek için ihracatçı şirketler, üniversiteler ve Tarım Bakanlığımız üreticilerimizle birlikte ortak çalışmalar yapıyor. Yaşadığımız bir diğer sorun ise Çin Halk Cumhuriyetine yaptığımız defne ihracatında Çin Hükümetinin Türk Defnesine karşı uyguladığı prosedürlerdir. Ülkemizden yapılan ihracatın yüzde 70’i Çin Halk Cumhuriyeti’ne yapılmaktadır. Son bir yılda Çin tarife dışı engellerle Türk defnesi ithalatını zorlaştırmıştır. Buna karşılık Suriye ve Gürcistan’ı resmi ihracatçı olarak tanımlamıştır. Bu konuda ihracatçı firmalar, hem Ticaret Bakanlığımıza, hem de Tarım Bakanlığımıza durumu anlattılar. Görüştüğümüz  ithalatçı Çin firmaları da kendi hükümetleri nezdinde gerekli girişimleri başlattılar. Çin Hükümeti ile görüşmeleri ivedilikle yaparak, sorunun çözümlenmesi yolunda sürecin hızlandırılmasını  hükümetimizden talep ediyoruz.


İTB (Aracılar) Meclis Üyesi Mehmet Esmer:

İşlemlerde aracılık yapıyoruz. Her sektörde olduğu gibi bazı sorunlarımız var. Üzümün 20-30 sene önce bütün işlemleri İzmir’de yapılırken, üzüm işletmeleri de İzmir’deydi. Ancak işlemlerin İzmir dışına çıkmasıyla beraber, sektörde bir değişim yaşandı. Borsada geçen üzüm miktarı azalmaya başladı. Sistem kendi kendini revize etti. İzmir Ticaret Borsası çok önemli bir noktada. Üzümde ve pamukta fiyatın belirlendiği bir kurum. Sektörde yaşanan değişim ile ilgili önlemler alınması önem taşıyor. Türkiye, dünyanın en büyük üzüm üreticisi aynı zamanda ihracatçısı konumunda. Borsadaki işlemler son derece önemli ve oluşan fiyatlar dünya üzüm piyasasına yön veriyor diyebiliriz. Bu sistemin korunması gerekiyor. Sistemi koruyabilmek için vergi düzenlemesi ve vergi avantajı getirmek lazım. Bizim sektörümüzdeki en büyük problemin azalan işlem hacimleri olduğunu söylemek mümkün. Devletin sistemi ayakta tutması için bir takım girişimlerde bulunması lazım.  

İTB (Çırçırlama Faaliyeti) Meclis Üyesi Veli Yüksel:

Türkiye pamuk tarla dekar başına en fazla ürün elde eden dünyanın ikinci ülkesi, kalitede de dünya ikincisi. Ancak Türkiye pamuk fakiri bir ülke. Ürettiğimiz kadar pamuğu da dışarıdan ithal ediyoruz. Çiftçinin para kazanarak pamuk ekmesini sağlamamız gerekiyor. Pamuk ithalatına yılda 3 milyar dolar civarında para harcıyoruz. Pamuğu dünyada ithal eden ülkeler arasında 5. sıradayız. Pamuk çok stratejik aynı zamanda katma değeri en yüksek tarım ürünüdür. Köylü pamuktan para kazanamadığı için pamuktan uzaklaşıyor. Onun için pamuk primlerinin artması, devletin çiftçiyi desteklemesi gerekiyor. Yoksa çırçır sektörü bitecek. Köylüler çoğunlukla pamuğu değil,  diğer ürünleri tercih ediyor. Onun için pamuk ekiminin devamını sağlamamız gerekiyor. Türkiye çok daha fazla pamuk üretebilecek kapasiteye sahip. Birçok alanda kullanılan pamuğun üretimine devlet el atarak, üretimi desteklemeli. Devlet kilo başına 80 kuruş destek veriyor, bunun en az 1.5 lira olması gerekiyor.

İTB (Et Perakende Ticareti) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Bülent Arman: 

Perakende et ticaretindeki öncelikli sorunlarımızdan ilki zincir marketlerdir. Her mahalle, köy, ilçe ve şehirde hızla çoğalarak küçük perakendeci esnafın işlerini devam ettirmesini zorlaştırıyorlar. Ayrıca bunları düzenleyici bir yasa ne yazık ki henüz gündemde değil. Bunun için market yasasının acilen gündeme alınması gerektiğini düşünüyorum.
Ülkemizde karkas et standardının uygulanmaması da önemli sorunlarımız arasında yer alıyor. Temel gıda maddesi olan perakende kırmızı ette uygulanan yüzde 8 oranındaki KDV, hali hazırda yüksek olan et fiyatlarını olumsuz etkiliyor. Bunun için KDV oranının makul bir rakama indirilmesi sektörümüz için oldukça önem arz ediyor.  Perakende et sektörü temsilcileri olarak önerimiz toptan ve perakendede aynı oranın uygulanmasıdır. Bu aynı zamanda kayıt dışılığın da önüne geçilmesini sağlar. Böylece devletimizin de vergi kaybına uğramaması sağlanabilir. Örneğin; yüzde 4 üzerinden düzenlenecek KDV oranı ile hem perakende satış yapan esnaf nefes alır hem de tüketici fiyatlarında beklenen indirimin gerçekleşmesi için güçlü bir adım olur.

İTB (Kurutulmuş Meyvelerin İmalatı) Meclis Üyesi Murat Şenay:

Kuru üzümde en büyük sorunumuz kalıntı problemi. Üretici üzümü hastalıklardan korumak için her biri farklı etken maddesi olan ilaçlar kullanıyor. Ürünler işletmeye gittiğinde birbirine karışıyor. Bu karışımdan alınan numunede yüksek sayıda etkili madde çıkıyor. Aslında ihracat yapılırken 5 etken maddeyi geçmemesi gerekiyor. İhracatçı bu sorunu kendi yöntemleriyle çözmeye çalışıyor. İşletmeler üreticinin üzümünü ilacı aldıkları yere göre ayırmaya başladı. Bu şekilde üzümün 5 etkili maddeyi geçmemesi sağlanıyor. Piyasada bu kadar çeşit ilacın bulunmaması gerekiyor. Yetkili kurumlar bu konunun üzerine gitmeli. İncirde de hidrojen peroksit adında bir madde var. İşletmeler genelde bu maddeyi inciri beyazlatmak için kullanıyor. Aslında beyazlatılmış incir güzel görünmesine rağmen sağlıklı değil.  
Güçlü bir kimyasal olan hidrojen peroksit; kozmetik, ilaç, tekstil, gıda ve temizlik sanayisinde kullanılıyor. Bu maddenin de işletmeler tarafından bilinçsizce kullanılması ürün yurt dışına gittiğinde büyük sorunlara neden oluyor. Bu tür konularda devlet kurumlarının denetimi olsa da yetersiz kalıyor. Kayısıda da benzer şekilde kükürt sorunu var. Kayısıyı sarartmak için fazla kükürt kullanımı benzer sorunları beraberinde getiriyor.  

İTB (Hububat Mamulleri Toptan Ticaret) Meclis Üyesi Necati Polat:

Son aylarda ekmeklik un fiyatlarının yüzde 15 artması ekmek fiyatlarındaki artışı zaruri hale getirmiştir. Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) un fabrikalarına yeterli düzeyde buğday vermemesi, buğday fiyatlarının serbest piyasada yükselmesine neden olmuştur. TMO’nun acilen un fabrikalarının ihtiyacı kadar buğdayı temin edip, vermesi kaçınılmazdır. Aksi durumda ekmek fiyatlarının ülkemizde kilogramı 10 lira olması zaruridir. Buğday ekim alanlarının daralması ve iklimsel olumsuzluklar, 2019 yılında rekoltenin 19.4 milyon ton seviyesine geriletmiştir. Un ve makarna ihracatımızdaki artış da buna eklenince 2019 yılında 7,5 milyon ton buğday ithal etmek zorunda kaldık. Önümüzdeki yıl rekoltenin hava koşullarının uygun olması durumunda iyi olacağını düşünüyorum. 3. Tarım Şurası’nda yerel ve atalık tohumlarla ilgili alınan destek kararları çok yerinde. Ayrıca ülkemizde günde 7 milyon ekmek israf edilmektedir. Bir yılda israf  edilen ekmek ise 2,1 milyar adedi bulmaktadır. Bu rakam ülkemizin 23 günlük ekmek ihtiyacına eşittir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Tam 128 yıldır geleceği inşa etmek için çok önemli çalışmalara ve ses getiren projelere imza atmayı sürdüren İzmir Ticaret Borsası’nın meclis üyeleri, kendi sektörleri...

TOBB (Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği), 2019 yılı aralık ayı kurulan/kapanan şirket istatistiklerini açıkladı.

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Mimarlar Odası İzmir Şubesi 45. Dönem Yönetim Kurulu’na aday olan ''Birlikte'' Grubu, Aydın, Uşak, Manisa ve İzmirli mim...

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, İsviçre'nin Davos kentinde düzenlenen Dünya Ekonomik Forum'da konuştu. Bakan Albayrak, ''Türkiye Merkez Bankası, FED kadar bağı...

Küresel rekabetin önemli oyuncularından olan ve Türkiye ekonomisine can veren KOBİ’lerin kapasitelerini geliştirmek için TÜRKONFED, Visa ve UNDP iş birliği ile hayata ...

Türkiye’nin önde gelen enerji sektörü oyuncularından Aydem Enerji kuruluşu olan Gediz Elektrik ile Türkiye Barolar Birliği (TBB) arasında 130 bin avukatı kapsayan bir ...

İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, Ege Giyim Sanayicileri Derneği partnerliğinde İZFAŞ tarafından yapılan IF Wedding Fashion İzmir’de ''Türkiye’de Sürdürüleb...

Yazarlar
Website Security Test