Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Zaten durağanlaşmış Türk ekonomisine Koronavirüs darbesi

14.3.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Türkiye'de ekonominin durgunlaştığı dönemde Dünya'da da birçok önemli etkinlikleri erteleyen Koronavirüs salgınının resmi olarak Türkiye'de başlaması ekonomiye vurulan son darbe olarak karşımıza çıkıyor.

Çin'in Vuhan kentinde ortaya çıkan Koronavirüs (Covid-19) Dünya'da ve Türkiye'de çok büyük etkilere sebep oldu. Birinci derecedeki spor, eğlence, iş dünyası organizasyonları iptal edilmiş durumda.

ABD'de NBA, Avrupa'daki birinci futbol ligleri ve uluslararası şampiyonalarda ertelenmeler olurken Türkiye'de de maçların seyircisiz oynanması kararı alındı. Ayrıca konser, iş dünyası toplantıları vs. birçok ekonomiyle doğrudan alakalı olan etkinlikler iptal edildi ve ertelendi.

Türkiye ekonomisindeki 2019 ve 2020 yılı başlarında süren resesyonun üstüne bir de Koronavirüs'ün etkisi eklenmiş durumda.

PETROL SAVAŞLARI DA KONUYA DAHİL

Anadolu Ajansı'nda yer alan makaleye göre, Koronavirüs salgınının Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından küresel pandemi ilan edildiği şu günlerde meselenin ekonomik boyutuna yönelik tartışmalara bir de petrol fiyatlarındaki ani düşüşün etkisi eklendi. Suudi Arabistan’ın başı çektiği Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü’nün (OPEC) Rusya ile yaptığı toplantıdan bir sonuç çıkmaması ve taraflar arasında 2016’dan beri devam eden ve üretimi kısıtlayarak fiyatları belirli bir seviyede tutmaya yönelik uzlaşının sona ermesi üzerine son iki yıldır varil başına yaklaşık 65 dolar seviyesinde seyreden, bu yılın ilk ayında ise koronavirüs nedeniyle dünya genelinde ekonomik faaliyetin yavaşlaması ve dolayısıyla petrol talebinin de azalması ile birlikte 55 dolar seviyesine inen ham petrol fiyatları hızlı bir çöküşle 32 dolara geriledi.

Petrol fiyatları üzerinde büyük üreticiler arasında anlaşmazlıklar daha önce de söz konusu olmuştu. Ancak günümüzde piyasalarda çok sıra dışı bir durum yaşanıyor. Suudi Arabistan ile Rusya arasında patlak veren fiyat savaşları, küresel bir pandemi yaşanan bir döneme denk geldi. Koronavirüs, enerji piyasalarında hem arz hem de talep tarafını derinden etkiledi. Arzın kısılıp kısılmaması tartışılırken, yakın bir gelecekte salgının yaygınlaşması halinde üretimin mecburen durdurulması gibi bir durumla da karşılaşılabilir. Enerji arzı ciddi bir tehdit altında olduğu gibi talep tarafında bir şok durumu yaşanıyor. Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD), 2020 yılı küresel ekonomi GSYİH büyüme tahminini yüzde 2,9’dan yüzde 2,4’e indirdi. Yavaşlayan büyüme, enerjiye olan talebin de azalması anlamına geliyor. Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) geçen günlerde yayınladığı Petrol Piyasası Raporu’na göre Şubat ayı içerisinde küresel petrol talebi bir önceki yılın aynı dönemine göre günlük bazda 4,3 milyon varil azaldı ve bunun 3,6 milyon varili de Çin’den kaynaklandı. Petrol fiyatlarındaki anlaşmazlık, arzın tehdit altında olduğu ve talebin ise belirsizliğe sürüklendiği bir dönemde ortaya çıktığı için küresel ekonomi üzerindeki etkisi bu kadar derin oluyor ve olmaya devam edecek.

Peki, bundan sonra ne olacak? Küresel ekonomi petrol savaşlarının ve koronavirüsün gölgesi altında; güneşli günler ne zaman gelecek? Portekizli eski bakan ve uluslararası ilişkiler uzmanı Bruno Maçães geçtiğimiz günlerde şöyle bir tweet attı: “Bir tünele giriyoruz ve bu tünelin öbür ucunda çok farklı bir dünya olacak.” Her anlamda çok daha farklı bir dünyada yaşıyor olacağız; bu geçtiğimiz süreç tüm alışkanlıklarımızı, günlük yaşantımızı, sosyal hayatı değiştirecek; ama aynı zamanda küresel ekonomiyi de yeniden şekillendirecek. Yeni, güneşli bir küresel ekonomiyi inşa etmek, bu anlamda tünelin öbür ucundaki dünyayı kurmak ise bizim elimizde. Bunun için de bireyi, bireyin ve bütün olarak canlı hayatın sağlığını ön planda tutan, küresel sorunlar karşısında “önce ben” demek yerine işbirliğiyle küresel çözümler oluşturmaya yönelen, ekonomik sorunlar karşısında parasal genişleme, düşük faiz, ticaret savaşı, fiyat savaşı gibi kısa vadeli, tek taraflı, sadece günü kurtaran ama uzun vadede kimseye faydası olmayan sabun köpüğü çözümler yerine, üretkenliği, inovasyonu, katma değeri artırmayı ve uzun soluklu refah yaratmayı amaçlayan yaklaşımlara ihtiyacımız var. Koronavirüs bize artık buna mecbur olduğumuzu ve harcanacak vaktimizin kalmadığını gösteriyor.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, şirketlere çalışanlarını ücretsiz izine göndermemesi ve kısa çalışma ödeneğine başvuru yapmaları konusunda önemli bir çağrıda bulundu.

8 ilin Kitap ve Kırtasiyeciler Odalarının başkanları yayınladıkları ortak açıklama ile kira ve kredi desteği istedi.

Tarım sektörünün tüm bileşenlerini temsil eden İzmir Tarım Grubu, gerekli önlemler alınmadığı takdirde salgın sürecinin büyük bir gıda krizine de yol açabileceği uyar...

Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Oğuzhan Özbaş, 2020 yılının ilk çeyreğine ilişkin büyüme rakamları tahmininde bulundu.

Ege Bölgesi Sanayi Odası, İzmir Ticaret Odası ve İzmir Ticaret Borsası'ndan ortak bir açıklama geldi. Basın kuruluşlarına gönderilen ortak akıl ve dayanışma açıklaması...

Türkiye, küresel bir salgın haline gelen koronavirüsün tedarik zincirinde yarattığı kırılmanın ekonomik etkilerini attığı adımlarla ve aldığı önlemlerle sınırlandırmay...

Coronavirüs salgınında öncelikli ihtiyaç haline gelen kolonya üretimi, Türkiye’nin bir acı gerçeğini yeniden gün yüzüne çıkardı. TÜRKŞEKER’in özelleştirme adı altında ...

Yazarlar
Website Security Test