Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Merkez Bankası faiz kararını açıkladı: Mevcut para politikasına devam

20.8.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ağustos ayındaki tarihi Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faizini değiştirmedi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ağustos ayındaki tarihi Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında; politika faizini değiştirmeyerek yüzde 8,25 seviyesinde bırakırken, mevcut sıkılaştırma politikasına devam edileceğini mesajını verdi.

Dünya'nın haberine göre, bazı ekonomistler beklese de faiz koridorunun üst bandı ve GLP faizinde değişikliğe yönelik karar metninde bir değişiklik de yer almadı.

7 Ağustos’tan bu yana piyasayı haftalık vadede politika faizi yerine, faizin tekliflerle şekillendiği geleneksel ihaleyle fonlayan Merkez Bankası, gecelik (O/N) faizini yüzde 9,75’te Geç Likidite Penceresi (LON) faizini de yüzde 11,25’te bıraktı.

Fonlama maliyeti yüzde 9,37

Merkez Bankası bugünkü faiz toplantısı öncesinde geleneksel yöntemle repo ihalesi düzenleyerek sıkılaştırmaya devam etmişti. Geleneksel yöntemle açılan repo ihalesinde ortalama yüzde 11,13 basit faizden 10 milyar TL fonlama sağlandı. TCMB son adımlarıyla fonlama maliyetini dün itibarıyla yüzde 9,37'ye yükseltti. TCMB'nin piyasaya sağladığı ortalama fonlama maliyeti 16 Temmuz’da yüzde 7.34'e kadar gerilemişti. TCMB, 7 Ağustos'tan beri haftalık vadede politika faizinden fonlama sağlamıyor.

Toparlanma ve belirsizlik vurgusu

PPK sonrası yapılan değerlendirme şöyle:

Küresel ekonomide, ülkelerin attığı normalleşme adımlarıyla üçüncü çeyrekte kısmi toparlanma sinyalleri gözlenmekle beraber toparlanmaya ilişkin belirsizlikler yüksek seyretmektedir. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler genişleyici parasal ve mali duruşlarını sürdürmektedir. Salgın hastalığın sermaye akımları, finansal koşullar, dış ticaret ve emtia fiyatları kanalıyla oluşturmakta olduğu küresel etkiler yakından takip edilmektedir.

İktisadi faaliyette kademeli normalleşme adımlarıyla birlikte Mayıs ayında başlayan toparlanma güç kazanmaktadır. Salgın hastalığa bağlı gelişmelerin Türkiye ekonomisi üzerindeki olumsuz etkilerinin sınırlandırılması amacıyla yakın dönemde uygulamaya konulan parasal ve mali tedbirler, ekonominin üretim potansiyelini destekleyerek finansal istikrara ve iktisadi faaliyetteki toparlanma sürecine katkıda bulunmuştur. Son dönemde ticari kredilerde normalleşme eğilimi gözlenirken, bireysel krediler güçlü seyretmiştir. Ertelenmiş talebe ve salgın tedbirleri kapsamında uygulanan likidite ve kredi politikalarına bağlı olarak ithalatta gözlenen canlanmanın, bu politika tedbirlerinin kademeli olarak azaltılmasıyla dengelenmesi beklenmektedir. Turizm gelirlerinde salgın hastalığa bağlı olarak gözlenen düşüşe rağmen seyahat kısıtlamalarının hafifletilmesiyle kısmi bir iyileşme başlamıştır. Mal ihracatındaki toparlanma, emtia fiyatlarının görece düşük seviyeleri ve reel kur düzeyi önümüzdeki dönemde cari işlemler dengesini destekleyecektir.

Salgına bağlı birim maliyet artışlarına ilave olarak döviz kuru ve kredilerde yaşanan gelişmeler talep yönlü dezenflasyonist etkileri sınırlamakta ve çekirdek enflasyon göstergelerinin eğilimlerinde yükseliş gözlenmektedir. Salgına bağlı tedbirlerle kısa vadede etkili olan arz yönlü unsurların, normalleşme sürecinin devamıyla kademeli olarak ortadan kalkacağı öngörülmektedir. Salgın dönemine özgü finansal düzenlemelerin kademeli olarak normalleştirilmesi ve son dönemde likidite yönetimi kapsamında atılan sıkılaştırma adımlarının, makrofinansal istikrarı destekleyeceği değerlendirilmektedir. Bununla birlikte, salgının ilerleyişine bağlı olarak iç ve dış talep koşullarının seyrine dair belirsizlikler önemini korumaktadır. Bu çerçevede Kurul politika faizinin sabit tutulmasıyla birlikte likidite tedbirlerinin sürdürülmesine karar vermiştir.

Kurul, enflasyondaki düşüş sürecinin devamlılığının, ülke risk priminin gerilemesi, uzun vadeli faizlerin aşağı gelmesi ve ekonomideki toparlanmanın güç kazanması açısından büyük önem taşıdığını değerlendirmektedir. Enflasyondaki düşüşün hedeflenen patika ile uyumlu şekilde gerçekleşmesi için para politikasındaki temkinli duruşun sürdürülmesi gerekmektedir. Bu çerçevede, parasal duruş ana eğilime dair göstergeler dikkate alınarak enflasyondaki düşüşün sürekliliğini sağlayacak şekilde belirlenecektir. Merkez Bankası fiyat istikrarı ve finansal istikrar amaçları doğrultusunda elindeki bütün araçları kullanmaya devam edecektir.

Açıklanacak her türlü yeni verinin ve haberin Kurul’un geleceğe yönelik politika duruşunu değiştirmesine neden olabileceği önemle vurgulanmalıdır.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Türkiye’de gıda ihracatının lideri konumundaki Ege İhracatçı Birlikleri, dünyanın en büyük gıda ithalatçısı Amerika Birleşik Devletleri’ni radarına aldı. Türk lezzetle...

BDDK'dan yapılan açıklamada, bankaların para swapı, forward, opsiyon ve diğer türev işlem limitlerinde artış yönlü güncellemeye gidildi.

TÜBİTAK, 144 girişimcinin Teknogirişim Sermayesi Desteği almaya hak kazandığını duyurdu. Desteği almaya hak kazanan girişimciler, 7 Ekim’e kadar şirketlerini kurarak T...

Geçtiğimiz yıl domatesi ilçelerinde kurutmak için Torbalı’ya çıkarma yapan Şereflikoçhisar Ticaret Odası ilk denemeleri Tuz Gölünde yaptı. Kurutulan ilk domatesleri bi...

Türk Lirası'ndaki son dönemde yaşanan değer kaybı, gözleri Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) bugünkü PPK (Para Politikası Kurulu) toplantısına çevirdi. Merk...

Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Simone Kaslowski, TÜSİAD tarafından video konferans yöntemiyle düzenlenen “Salgın Döneminde D...

Ege Sanayicileri ve İşinsanları Derneği (ESİAD) Ekonomik Gözlem Grubu, dernek üyeleriyle güncel ekonomik durumu değerlendirmek ve önümüzdeki döneme ilişkin sorunlar il...

Yazarlar
Website Security Test