Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Aziz Kocaoğlu neden tekrar aday olduğunu açıkladı basın açıklaması

20.1.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Basın mensuplarıyla bir araya gelen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, neden tekrar İzmir Büyükşehir Belediyesi için talip olduğunu açıkladı.

CHP’nin aday belirleme sürecinden, İzmir’deki yatırımlara, Tuncay Özkan ile Tunç Soyer’in adaylığını istemediği iddialarından, neden ve ne zaman tekrar aday olmaya karar verdiği gibi birçok konuya ilişkin konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun konuşması şöyle:

“Biraz 2018 yılında İzmir Büyükşehir Belediyesi ne yaptı? Onu satır başlarıyla anlatmak istiyorum. İzmir Büyükşehir Belediyesi 2018 yılında ESHOT ve İZSU dahil 2 buçuk milyar TL’lik fiili yatırım yaptı. Bunu 2004-2008 döneminde 5 yılda toplam 2 buçuk milyarlık yatırım yapabilmiştik. 2009-2014 döneminde ise 4 buçuk milyarlık yatırım yapabilmiştik. 2014-2019 döneminde 10 milyar TL’nin üzerinde yatırım yaptık. Şu an 17 milyar 600 milyon TL’dir. Böyle katlanarak büyümeyi yakaladık. 2018 yılında başladığımız ve yapımı devam eden büyük projelerimiz var. Bunların başında opera binası geliyor. Temeli attık, çalışmaları hızla devam ediyor. Anadolu coğrafyasının opera binası olarak tasarlanmış ilk binasını gerçekleştiriyoruz. Bunun yanında Narlıdere metrosu hızlı bir şekilde ilerliyor. Homeros Bulvarı Konak tünellerinden devam eden 7 buçuk kilometre ana arteri hem 5 kilometre tünel, hem 2.2 kilometrelik de viyadük çalışmaları hızlı bir şekilde devam ediyor. O da İzmir’in kuzeyden yaptığımız bulvar ile güneyden yapacağımız Homeros bulvarı ana arterleri rahatlatacak çalışma. Ayrıca kırsal kalkınmaya verdiğimiz destek devam ediyor. Kırsal kalkınmaya 1 milyar 78 milyon TL fiili destek vermişiz. İzmir modeli hızlı bir şekilde devam ediyor. Kentsel dönüşüm bizim modelimizdir. Orada bizden kaynaklanmayan bir sıkıntı var. Konut arz talebinde sıkıntı var. Konut ihtiyacı dengelendiğinde çarpık yapılardan İzmir kurtulacak. Hepinizin bildiği gibi raylı sistem yatırımlarında İzmir çok büyük bir sıçrama yaptı. 70 bin kişi günlük taşımadan bugün İZBAN ile metro ile tramvay ile günde ortalama 800 bin civarında yurttaşımızı taşıyoruz. Bu da toplam taşıdığımız yolcunun yüzde 40’ına tekabül ediyor. 1 aylık İZBAN grevi de olmasına rağmen. Narlıdere metrosu bittiğinde bu oran daha da artacaktır. Hedef taşıdığımız yolcu sayısının yüzde 50’nin üzerine çıkması. Daha da önemlisi seyahat edilen kilometrenin büyük çoğunluğunun raylı sistemle gerçekleştirilmiş olması. Vapurlarımızda yine 16 milyon çıtasını geçtik. Yeni iskelelerimizi açıyoruz. Aliağa’dan Bergama’ya uzanacak İZBAN konusunda TCDD ile mutabıkız. Biz de bize düşen alt geçit istasyon ihalelerine hemen çıkacağız. Buca metrosu şu anda bakanlıkta onay bekliyor. Buca metrosunun onayı geldikten sonra da önümüzdeki sene onun da çalışmalarına başlanacak. Dünyadaki finans yapısı bu süreçleri uzatabilir, kısaltabilir. Ona göre hareket edeceğiz. Ayrıca Karşıyaka’dan Çiğli’ye tramvayı uzatmayı planlıyoruz. Projeleri hazırlandı, bakanlıklardan onay geldiğinde çalışmalara başlayacağız”

CHP’nin aday belirleme konusunda geç kaldığı iddialarına cevap veren Başkan Kocaoğlu, “Adaylık açıklaması 2014’e göre geç kaldı, kalmadı gibi bir konu gündeme getiriliyor. Geç kalıp kalmamak tarih olarak değerlendirilecek bir şey değil. 2014’ü hatırlarsanız, Sayın cumhurbaşkanımız, Sayın Binali Yıldırım’ın elini kaldırdıktan 10 dakika sonra adaylık dosyamı vermiştim. Sürece birlikte başlamak üzere adım atmıştım. Biz 1 Ekim’de aday olmama tarihimizi açıkladık. Bir ay sonra 27 Kasım’da Nihat Zeybekci’nin adaylığı kesinleşti. 2 aydır Nihat Bey sahada ama bizde daha ilçe ve büyükşehir adayları belli değil. Bu dezavantaj. Rakibin durumuna göre adayı saptamanın önemli olduğunu düşünüyorum. Geç- erken meselesinin buna göre değerlendirilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Her yaşta yeni bir şey öğrenileceğini vurgulayan Kocaoğlu, “1 Ekim’den beri süreci izliyorum. Sorumlulukla izliyorum. Bir müddet sahada veda ziyaretlerine başlamıştım, sonra onu da durdurmanın uygun olduğunu düşündüm, beyanat vermemeye başladım. Aday belli olduktan sonra onunla beraber yürürüz, değerlendiririz diye düşünmüştüm. Benim hiçbir zaman kişilerle ilişkim olmadı. Kişilere yönelik iş yapmadım. Kişilerle uğraşmadım. Böyle bir lüksüm, böyle bir kişiliğim yok. Bir de şöyle bir söz var; Aziz Kocaoğlu 2014’te aday yapılmayacaktı ama operasyondan sonra mağduriyet söz konusuydu onun için aday yapıldı diye bir söylenti kabartılarak devam ediyor. Bir de dün bir köşe yazarı, bizim genel başkan adaylığını düşündüğümüz konusunda bir yazı yazmış. Ben, ailem 1877’den beri 4’üncü kuşağım, yerel yöneticilik yapıyoruz. 1877’de benim büyük dedem kurucu belediye başkanı. Dedem il genel meclis üyesi, babam belediye başkanı, ben de nasip oldu İzmir’de belediye başkanlığı yaptım. Bütün felsefelerin, inançların, deneyimlerin özünde kendini bilmek, haddini bilmek vardır. Benim hiçbir zaman kişiliğim el vermediği, kişiliğim yatkın olmadığı için milletvekilli olmaya ya da b oyumdan büyük genel başkanlık gibi bir konuyu aklımdan geçirmedim. Atadan gelen yerel yöneticilik fırsatı verilirse kentime, beldeme hizmet etmek için görev yaptım. 15 yılın sonucunda aday olmamaya, bayrağı başka bir arkadaşın alıp ileriye götürmesine inandığım için 1 Ekim’de karar verdim. 6 ay önce partim pozisyon alsın, İzmirli değerlendirsin diye açıkladım. 71 yaşını sürüyorum. 3 buçuk ayda öğrendiğimi 70 senede öğrenmediğimin farkına varmış durumdayım. Çok şey öğrendim!” dedi.

Neden tekrar aday olduğu konusuna değinen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, “2003 yılında Bornova için adım geçiyor, annem ‘ biz çok çektik siyasetten, kesinlikle aday olma’ diyor. Eşime de bastırıyor. Bir gün telefonla konuşuyoruz; babam telefonu aldı, ‘oğlum 500 bin nüfuslu Bornova’ya belediye başkanı olmak çok şerefli bir iştir. Sen devam et. Ama sana bir şey söyleyeceğim; ben 22 yaşında siyasete girdim. Evren Paşa darbe yaptı, kovdu da canımı kurtardım. Girmek senin elinde ama çıkmak senin elinde değil. Bunu bilerek gir’ dedi. O laflar hala kulağımda çınlıyor. Evet siyasete girmek kolay ama onun yüklediği sorumluluktan sonra çıkmak maalesef ki maalesef kolay değil. Benim İzmir’e karşı borcum var. 15 sene İzmir’de büyükşehir belediye başkanlığı yaptım. 3 dönem üst üste seçim kazanmış belediye başkanlığı onurunu İzmirliler bana yaşattı. Ben bu kentte yaşıyorum, ailem bu kentte yaşıyor. Benim bu kente borcum var, onu yerine getirdim. Bu kadar problem yaşanmasaydı biz aday olamayacağımızı açıklamıştık, devam edecektik. Ama İzmirliye olan sorumluluğum birinci nedendir. Bundan dolayı tekrar aday adayı olma kararını vermek zorunda kaldım. İki; partime olan sorumluluğumdan dolayı. Partimin en fazla oy aldığı ilinde Büyükşehir’i belki alabiliriz ama ilçelerde büyük sıkıntı yaşayacağımız atmosferi gördüğümüz için aday adayı olma kararı aldım. En önemlisi de; ben bu kentte yaşayacağım, her şeyim bu kentte! Bu kentte herhangi bir başarısızlık olursa bunun faturası bana çıkacaktır. Sen 5 yıl daha aday olsaydın böyle olmayacaktı, sen taşın altına elini koysaydın böyle olmayacaktı diyecekler. Bu kenti bugünkü halimle yaşayamayacağımı hissettim. Bu söylemin ağırlığı altında ezileceğimi hissettim. 71 yaşından sonra bu kenti terk etmek gibi bir niyetim olmadığına göre elimi, taşın altına koymam gerektiğini düşündüm. Bütün mesele budur. Hiçbir kişiyle, kurumla, kuruluşla uzaktan yakından alakam yoktur” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’yla arasındaki ilişkiyi anlatan Başkan Kocaoğlu, “Genel başkanımızla, genel başkan olduğu günden bu yana, Deniz Baykal Bey ile de beraber, hep genel başkanlarla süreci birebir görüşerek götürdüm. Teke tek her türlü konuyu görüşüyoruz. Genel başkan ile aramızda çok önemli bir sevgi saygı bağı vardır. Aday adayları kendilerini genel başkana, MYK’ya PM’ye teslim eder. Takdir onlarındır. CHP’nin ilgili kurumlarıdır. Biz fedakarlık yapmak gerektiğini duyduğumuz için bu adaylığa talip olduk. Görev yapma, sorumluluk bilinciyle talip olduk. ‘Bağımsız aday, başka partiden aday olacak’ lafları tamamen lafıgüzaftır. Hiçbir yerden aday olmayız. Kendimiz adaymışız gibi her türlü özveriyle çalışacağımızı buradan duyurmak istiyorum” ifadelerini kullandı.

Kişileri değil İzmir’i düşündüğünü ifade eden Başkan Aziz Kocaoğlu, “İsimler üzerinde durmuyoruz. Zorunlu olduğu için aday adayı olmak durumunda kaldım ve kendimi ilgili kurumlara teslim ettim. Parti için olumsuz bir durum görmeseydim 1 Ekim’deki kararımda duracaktım ve aday olmayacaktım. Süreci hep beraber izliyoruz. AK Parti’nin adayı 2 aydır sahada çalışıyor, bizim adayımız ortalıkta yok. Genel siyasetle alakam yok dedim. Olmaz da. Öyle bir yaradılışım yok” dedi.

CHP’nin 24 Haziran 2018’de yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Muharrem İnce’yi aday göstermesinin ardından ‘partide değişim şart’ çıkışını yaptığı hatırlatılan Aziz Kocaoğlu, “Partide değişim gerektiği konusunda yaptığım açıklamadaki 3 cümleyi okursanız onun kimle ilgili olduğunu görürsünüz. Sayın genel başkanın liderliğinde partide değişim gerekir diyorum. Bu açık ve nettir. Benim Ankara’yla hiç işim olmaz. Ben bu kentte yaşayacağım. O dükkana kapalıyım” şeklinde konuştu.

İktidar çevresinin Aziz Kocaoğlu, meslek odalarına dava açtırıyor iddialarına yanıt veren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, “Odalar CHP’nin solunda, Aziz Kocaoğlu bu davaları açmıyorsa odalara açtırıyordur. Ben bugüne kadar ben açmayım da başkası açsın diye köşe kapmaca oynamam, gizli kapaklı iş yapmam. Dava açacaksam açarım. Körfez geçişine karşı olmadığımız, iktidarın yapacağı böyle bir projeyi defalarca ifade ettim. Öncelik sıralamalarına girmedim. Çünkü bana kimse sormadı. Kendisi karşı çıkmıyor ama şu oda dava açıyor diyorlar. Bizim İzmir’deki meslek odalarımız en çok da bana dava açıyor. 2 tane oğlum var. Gelin benim yanımda destek olun demem. Kimseyi çağırmam. Benim işim yok da odaya gideceğim dava açın diyeceğim. Odanın, yönetim kurulunun, meslek gurubunun kimliği yok mu? Onlar benim sözümle mi hareket edecek. Bunu bu şekilde konuşmak meslek odalarına ciddi bir rencidedir” dedi.

Geçmişte CHP’nin yönetimine yönelik eleştirileri sorulan Kocaoğlu, neden ve zaman tekrar aday olmaya karar verdiğini de açıkladı. Kocaoğlu, “Pişmanlığım yok. Partinin mutfağı olmadığını siyaset üretmediğini söyledim. Bugün de söyledim. Bu çalışma yapılsaydı ben burada adaylık çalışması yapmazdım. Partinin siyaset proje mutfağı yoktur. Ben bu konuyu televizyonda konuşmadan önce mutfak konusunu defalarca konuştum. Bunu yapmamız gerekiyor dedim. Kişilerle ilgim yok. Genel gidişatım yok. Gidişatın verdiği sorumlulukla aday adayı olmaya karar verdim. Genel başkan ile konuşurken bu kararı vermek durumunda kaldım. Ben de o zaman müsaade ederseniz aday adayı olmak istiyorum dedim. Orada karar aldım. Bu iş satranç gibidir. Siz bir hamle yaparsınız, karşınızdaki bir hamle yapar, siz bir şey söylersiz, karşınızdaki bir şey söyler. En sonunda gücünüz olmadığı için kendinizi ortaya atarsınız. Görüşmelerimiz gayet iyi geçti. Büyükşehir belediye başkanı adaylığı konusunda bir görüşme yapabilir miyiz dedim. Arkadaşlarla birlikte değerlendiriyoruz dedi. O zaman beni de değerlendirin dedi. Ben de geldim müracaat ettim” ifadelerini kullandı.

Milletvekillerinin belediye başkan adayı olmasına sıcak bakmadığını belirten Kocaoğlu, “15 yıldır belediye başkanıyım. Bütün belediye başkanlarımızı tanıyorum. Bütün dinamikleri tanıyorum. Buradaki tüm dinamikleri en iyi bilen kişiyim. Milletvekillinin olmasına kökten karşıyım. Niye karşıyım? 6 ay önce seçim oldu. Eğer belediye başkanlığını düşünüyorsan niye milletvekili oldun? Vekilliği cebime koyayım, Ankara’ya gideyim, sonra ayarlayabilirsem belediye başkanlığına geleyim. Milletvekilliği belediye başkanlığına basamak mıdır? Genel başkan da aynı şeyi söylüyor. Ekstra durumlar olabilir” ifadelerine yer verdi.

Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun geçmiş yıllarda, ‘Aziz Kocaoğlu istediği süreçte adayımızdır’ açıklamasının hatırlatılmasına cevap veren Kocaoğlu, “İzmir, parti ve bu kentte onurumla yaşamak gibi 3 gerekçem var. İzmir’in, partinin geleceği, benim bu kentte huzur içinde yaşamam. Beni bu sürece iten 3 tane faktör var. Bu faktörler üzerinde yoğunlaşırsınız. Her şey çözülür” dedi.

Milletvekili Tuncay Özkan ve Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer’e şiddetle karşı olduğunun iddia edilmesini değerlendiren Kocaoğlu, “Öyle bir şey söz konusu değil. Tuncay Özkan milletvekili genel başkan yardımcısı, Tunç Soyer ile de 10 yıldır Seferihisar Belediye başkanı olarak çalıyoruz. Kişilerle işim olmadı, olmaz da! Gerekçelerimi söyledim. Benim bu kentte onurumla yaşmak isteğimdir” şeklinde konuştu. Ancak milletvekilliği ile belediye başkanlığının çok farklı şeyler olduğuna dikkat çekerek, “2014 yerel seçim rakamlarıyla ilgili de özel düşüncelerim var. İlgili kurumlar, partiler, il v eilçe ysk bunlarla ilgilenecektir. Anayasanın belirgin hükmüdür. Yerel seçimler, genel seçimlerden farklıdır. Yerel seçimlerin sürükleyicisi belediye başkanları ve meclis üyeleridir. Bunu hiç kimsenin aklından çıkarmaması gerekir. Milletvekili belirler gibi belediye başkanı belirlenmez. Herkes milletvekilliği yapabilir ama herkes belediye başkanlığı yapamaz. Belediye başkanlığı icra makamıdır. Çok farklı özellikler ister” şeklinde konşuştu.

Benden başkası olamaz demedim. Eğer öyle deseydim 1 Ekim’de aktif siyaseti bırakıp tekrar İzmir için belediye başkan adayı olmayacağım açıklamasını yapmazdım diyen Kocaoğlu “Ben, benden başkası belediye başkanlığı yapamaz deseydim. 1 Ekim’de böyle bir açıklama yapmazdım. Zorunlu olarak İzmir, CHP ve benim bu kentte tüm ailemle beraber yaşayacak olmam, gönül rahatlığıyla dolaşmam için bu kararı aldım. Sorulan her soruya 15 senedir nasıl cevap verdiysem, emekli bir vatandaş, eski bir başkan olarak bu sorulara cevap verebilmek için aday adayı olduğumu söylüyorum. Bu gayet açık. Yeteneği olan herkes belediye başkanlığını yapabilir, okulu yoktur. Ama herkesi milletvekili yapabilirsiniz ama herkesi belediye başkanı yapamazsınız. Halkta karşılığı olması gerekir. Ben 2004 senesinde meclis tarafından emanetçi seçildim. 5 sene emanetçi belediye başkanıydım. Hele hele ilk 3 sene öyleydim. Sonra toparladım 2007’nin yarısından sonra ‘Aziz bir şeyler yapıyor’ denildi. 2007’nin başında ben yeniden belediye başkanı olacağım deseydim bana gülerlerdi. O süreci hatırlayın. Kendimle ilgili bir şeyim yok. İlla ben olacağım diye bir şey yok. Herkese korkunç saygım var. Ama İzmir daha önemli. Ülkenin geleceği açısından İzmir çok önemli. 15 sene göğsümü gere gere nasıl yaşadıysam ve sonra yahu bırakmasaydın diye laflarla karşılaşmamak için aday adayı oldum” şeklinde konuşmasını tamamladı.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Ege Üniversitesi’ni ziyaret etti. Bakan Kasapoğlu’nu Ege Üniversitesi Rektörlük Binası bahçesinde İzmir Valisi Er...

Global Organik Tekstil Standartları (GOTS) öncülüğünde, markaların organik tekstil üretimi ve sürdürülebilirlik alanındaki faaliyetlerinin daha iyi standartlara kavuşt...

Konak Belediye Başkan Adayı Mimar Melek Eroğlu, Konak’ta yaşayan gençlerin ve kadınları eşsiz imkânlarla tanıştıracaklarını belirterek “Gençlerimiz için umutsuzluk bit...

AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Nihat Zeybekci, İZELTAŞ’ı ziyaret ederek, Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar ve çalışanlarla bir araya geldi.

İzmir Ticaret Odası (İZTO) 52.grup ''Reklam, Kamuoyu Araştırma, Açıkhava ve Organizasyon Grubu'' Meclis üyesi ve Meslek Komitesi Başkanı Filiz Avcı Belet, ''Temsilde ş...

Fuar İzmir'de düzenlenen 14. Agroexpo Uluslararası Tarım ve Hayvancılık Fuarı’nın açılış törenine katılan Azerbaycan Cumhuriyeti Gıda Güvenliği Ajansı Başkanı Qoşqar T...

Doğa Derneği, İzmir'in Gediz Deltası'nın UNESCO Dünya Doğa Mirası ilan edilmesi ve içerisindeki binlerce canlıyla beraber hiçbir zarar görmeden yaşamaya devam etmesi i...

Yazarlar
Website Security Test