Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Meyve fidanı ile geleceğimize sahip çıkalım

2.12.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Orman yangınlarına dikkat çeken Mesut Tim, 1881 Derneği ile Menemen Bağcılar Köyü’nde meyve fidanı dikti.

EDA EBRU NANECİ

Yaşanan orman yangıları nedeniyle Türkiye’de kamu kurum ve kuruluşlar, sanatçılar, siyasiler, vatandaşlar ve özel şirketler el ele vererek geleceği yeşillendirmek için fidan kampanyaları başlattı. Yapılan bağışlar ile alınan fidanlar orman yangınlarının verdiği zararı en aza indirmek için toprakla buluşturuldu. Fidan bağışları devam ediyor… Ancak “Kitap Baba” olarak tanınan ve Türkiye’nin her yerinde “Atatürk Kütüphaneleri” açmak için mücadele veren Mesut Tim’e göre, fidanlar için bağış toplanması kadar hangi tür fidanların dikildiği büyük bir önem taşıyor. Tim, toplanılan bağışlarla bir kez daha ormanda çıkan yangınların söndürülme süresini uzatan ve yangının daha büyük alanlara yayılmasına neden olan çam türünde ağaçlar dikildiğine dikkati çekiyor. Bu durumun kısır bir döngü yarattığını ve geri dönüşü olmayan sonuçlara neden olduğunu belirten Tim, çam, ardıç, selvi türünde ağaçlar yerine meyve ağacı fidanı dikilmesini öneriyor.

Mesut Tim

Orman yangınlarına dikkat çeken Tim, 1881 Derneği ile Menemen Bağcılar Köyü’nde meyve fidanı dikti. Tim, meyve fidanı dikmenin köylerde ekonomik kalkınma, şehirlerde ise toplumsal bilinci arttıracağını söyledi.

Meyve ağacı dikelim önerisi
Çam ağacının 70 ila 80 yıl arasında ancak kereste olacak hale geldiğini dile getiren Tim, “Çam ağacı budaklı ve reçineli olması nedeniyle bu alanda da kullanıma uygun değil. Evet, her ağaç havayı temizliyor ancak neden hem havayı temizleyip hem de bir ekonomik gelir kaynağı olmasın? Çam ağaçlarının bir dezavantajı daha var kozalakları yangını büyütüyor, patlayan kozalaklar yangının alanını genişletiyor. Bu nedenle söndürmesi çok daha zor. Bile bile yeniden bu yanlışa düşmenin doğru olmadığını düşünüyorum. Türkiye’de topraklarımız son derece verimli. Taş diksek mermer çıkar bu topraklardan adeta… Bu uygulama aynı şekilde köylerde de yapılabilir. Köy halkı bu ağaçlara sahip çıkar, ekonomik getirisi yüksek olur. Köye ait araziler var, köy muhtarı ve halkıyla konuşarak o bölgede yetişebilecek meyve ağaçları dikebiliriz” ifadelerini kullandı.

“Köyler kalkınacak”
Bu projenin tüm Türkiye’ye yaygınlaştırılarak köylerde ekonomik kalkınmanın da önünü açacağını belirten Tim, 1881 Derneği ile bu projenin ilk adımını Menemen’de attıklarını dile getirdi. Tim, “Bu fikrimi Borga Sezer’in başkanlığını yürüttüğü 1881 Derneği ile paylaştım. Menemen’deki köyde muhtarla görüştük köye ait arazide fidan dikimi yapalım dedik. Köy kahvesinde halkla da görüştük onlar da çok sıcak baktı. Karşılıksız fidan dikimi yaptık. 10 Kasım’da fidanlarımızı diktik. Tüm meyve ağaçları 2 yıl ile 5 yıl arasında meyve veriyor. Yani 2 yılla 5 yıl arası ekonomik dönüşüm sağlıyor. 5 yıl sonra bir şeftali ağacı 100 kiloya kadar meyve veriyor. Ortalama kilosu 2 liradan satılsa bir ağaçtan 200 lira, bin ağaçtan 200 bin lira getirisi olur. Bu konuda belediyelerle de görüşme sağlayacağız. İlk adımı Karşıyaka Belediyesi ile attık. Parklarda hayvanların korunabilmesi için barınaklar yapılacak ve bütün parklara meyve ağacı dikilecek. Çocuklar meyve ağaçları ile iç içe büyüsün istiyoruz. İnsanları meyve ağaçları ile buluşturmayı düşünüyoruz. Toplum bilinci oluşturmak istiyoruz” dedi.

“Örnekleri var”
Taze meyve saklamanın ve satmanın zorluğunu aşmanın da mümkün olduğunu ifade eden Tim İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in Seferihisar belediye başkanı iken hayata geçirdiği meyve kurutma fabrikasını hatırlattı. Tim şu ifadeleri kullandı: “Mandalina dalında çürüyordu. Kilosu 50 kuruştan bile satılamıyordu. Kurutma fabrikası kuruldu. Mandalinalar kurutuluyor, vakumlanıyor ve 12 ay boyunca dünyanın her yerine satılıyor. Kilosu 12 ay boyunca 60-70 liradan satılıyor. Ekonomik getirisi katlıyor. Kooperatif kurulabilir. Tunç Soyer’in eşi Neptün Soyer’in girişimi ile açılan Hıdırlık Kooperatifi bu konuda en güzel örnek. Kadınlar yaptıkları ürünleri Türkiye’nin her yerine gönderebiliyor. Seferihisar’da kadınlar erkekler kadar para kazanıyor. Bu neden Türkiye’nin her yerinde olmasın?”

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

İnstitut français İzmir, 2019 yılının son günlerinde İzmirlilere büyük bir sürpriz hazırladı. 20 Aralık Cuma günü saat 20.00'de gerçekleştirilecek ''O Ses Fransa'' fin...

Türkiye’ye yıllık 27 milyar dolar döviz kazandıran, 2 milyon kişiye doğrudan istihdam sağlayan tekstil ve hazır giyim sektörlerinin ana hammaddesi pamukta Türkiye üret...

Ankara’da 7 yaşındaki Mert Yağız Köksal okul kantininden aldığı şırıngalı çikolatadan hayatını kaybetmişti. Ardından Diyarbakır’da şırıngalı çikolatanın kapağını açmay...

Dokuz Eylül Üniversitesi bünyesinde iki yıl önce faaliyete geçen İzmir Biyotıp ve Genom Merkezi (İBG) ile İzmir Kalkınma Ajansı (İZKA) işbirliğinde ilk kez düzenlenen ...

AKP İzmir Milletvekili Necip Nasır, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Gaziemir Sarnıç bölgesinde yıllardır süren 2B arazi sahiplerinin sorununun çözüldüğünü açı...

İZMİR Kalkınma Ajansı'nda (İZKA) seçim heyecanı yaşandı.

Hürriyet Gazetesi öncülüğünde düzenlenen Sign of the City Awards’ta TARKEM, ''En İyi Kültürel Mirası Koruma ve Yaşatma'' ödülüne layık görüldü.

Yazarlar
Website Security Test