Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Aslan: "Kentsel dönüşüm tercih değil, zorunluluktur”

29.12.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Ege-Koop Genel Başkanı Hüseyin Aslan, İzmir genelinde bina yaş ortalaması 30 yıl üzeri olup, kaçak yapılaşmanın Sayıştay Raporlarında %60-65 olarak tespit edildiği görülmekte olduğunu vurguladı. Aslan, “Depreme karşı en etkili önlem yeni uydu kentler oluşturmaktır. Covid-19 sürecinde karşılaştığımız sıkıntılarda göz önünde bulundurularak çağdaş dünyanın öngörmüş olduğu en yüksek kentsel standartları Türkiye’ye, kentlerimize getirmeliyiz.” dedi.

İzmir’deki konutların %70’inin 30 yaşın üzerinde, TÜİK’in açıklamalarına göre 313 bin konutun depreme karşı dayanıksız olduğuna değinen Hüseyin Aslan, “Bu tablo da gösteriyor ki ‘kentsel dönüşüm tercih değil, zorunluluk’tur. Kentsel dönüşümde temel ilke kentte yaşayan herkesin ekonomik, sosyal, kültürel, fiziksel, çevresel ve güvenlik bağlamında ‘kaliteli’ bir yaşama sahip olmasıdır. Aynı zamanda proje alanında yaşam kalitesinin devamını sağlamak için vatandaşlarla birliktelik, dayanışma ve iletişim kesintisiz sürdürülmeli.” diye konuştu.

“Nitelik, yerindelik ve birliktelik”

Kentsel dönüşümün günü kurtarma değil, geleceği kucaklama hedefli ve “nitelik, yerindelik ve birliktelik” prensiplerinden sapma göstermeden gerçekleştirilmesi gerektiğine dikkat çeken Aslan, “Nitelikten kastım fiziksel, sosyal ve kültürel donatı alanlarıdır. Yeşil doku ve sosyal alanlar bu bağlamda ciddi bir biçimde dikkate alınmalı, üretilecek ‘nitelikli’ konutlar; deprem, yangın, otopark ve yalıtım yönetmeliğine uygun olmalı, ‘engelli’ yurttaşlarımızın ‘engelsiz' yaşayacakları fiziki düzenlemeyi de içermelidir. Aynı zamanda ‘yerinde dönüşüm’ ile insanlarımızı yaşadığı çevreden koparmadan yerinde dönüşüm sağlanmalıdır. Birliktelik ilkesi ise kentsel dönüşümün anayasasıdır. Kentsel alanların yeniden düzenlenmesini öngören ve belli bir toplumsal hinterlandı olan projeler, ancak; birlikte çalışarak, katılımcılık ve saydamlık yoluyla başarıya ulaşabilir.” dedi.

Günümüzde, dünyada gelişmişlik açısından devletlerin yanı sıra kentlerin de yarıştığını vurgulayan Hüseyin Aslan, “İzmir’in afetlere yönelik karakteristiği, kaçak ve denetimsiz yapılarının oranı, denetimli yapı stoğunun fiziksel (yaş) yapısal (depreme dayanıklı) özellikleri değerlendirildiğinde nitelikli “kentsel dönüşüm uygulamalarının” kent için kaçınılmaz olduğu görülmektedir. Yerel yönetimlerle işbirliği içinde metropollerde ‘stratejik gelişme’ planları hazırlanmalı, bu planlarla kentlerin sağlık, turizm, finans, eğitim ve kültür merkezlerine dönüştürülmesi hedeflenerek marka kentler oluşturulmalıdır.” ifadelerini kullandı.

“TOPLUMCU PROJELER GELİŞTİRİLMELİ”

ASLAN, Ege-Koop’un yeni dönemde de sorumluluk olarak gördüğü ‘TOPLUMCU PROJELER’ için kolları sıvadığını belirterek “Tüm kentte toplumcu, katılımcı ve demokratik örgütlenme anlayışıyla kent ortaklığı kurulmalı, bu ortaklığın özel sektör, kamu sektörü ve yerel katılımcılardan oluşan 3 taşıyıcı sütunu olmalıdır. Odağında halkın olduğu, demokratik, katılımcı, saydam ve hesap verebilir yönetim anlayışıyla projeler hazırlanıp, uygulanmalıdır” dedi. Toplumcu kentsel dönüşüm projelerinin ‘bütüncül’ bir yaklaşımla uygulanması gerektiğini belirten ASLAN “Uygulanacak bölgenin güçlü, zayıf yönleri, fırsatları ve tehdit unsurları göz önünde bulundurulmalıdır” diye konuştu.

Ege-Koop’un kentsel dönüşüm felsefesinin odağında insan, hedefinde de; sağlıklı, mutlu, güvenli yaşam, sosyal eşitlik, toplumsal barış, kentsel rekabet ve modern kentleşme olduğunun altını çizen ASLAN “Acil kentsel dönüşüm ve depreme önlem olarak İzmir’in dört bir bölgesinde yeni uydu kentler oluşturmak ihtiyacıyla karşı karşıyayız. İzmir’i çevreleyen hazine arazilerinde uydu kentlerin inşası için imar çalışmalarına başlanması ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bu konuda siyaset üstü bir anlayışla sürdürülebilir işbirliği artık kaçınılamaz bir zorunluluk haline gelmiştir” dedi.

Kontrolsüz göç, plansız, sağlıksız kentleşme, kaçak yapılaşma ve yaşanılan deprem felaketinin kentsel dönüşümü özellikle İzmir bağlamında ötelenemez bir ihtiyaç haline getirdiğini vurgulayan ASLAN “Sağlıksız kentleşme, kaçak ve çarpık yapılaşma sık sık çıkarılan imar afları bir yandan kent estetiğini bozarak görüntü kirliliğine neden olduğu gibi diğer yandan da; sosyal dokunun bozulmasına, farklı görüntü ve özellikte kent parçalarının oluşmasına, dolayısıyla ekonomik, kültürel farklılaşmaya ve yoksulluk görüntüsünün yaygınlaşmasına yol açmıştır” dedi.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

1 Mart’ta kısmen açılacak okullar öncesi Dikili Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü tarafından ilçe genelinde okulların dezenfeksiyonu yapıldı.

Gaziemir Belediyesi, koronavirüs salgını nedeniyle bu yıl çevrim içi düzenlenen 14. Travel Turkey Fuarı'nda yerini aldı.

Hemşehrilerin sağlığı için temizlik ekipleriyle seferber olan Buca Belediyesi, ilçe genelindeki çöp konteynerlerinde hijyen çalışması başlattı. Ekipler geceden sabaha ...

Bornova Belediyesi’nin Yaka Mahallesi’ndeki faaliyet veren Doğal Tarım Çiftliği’ndeki gönüllüler yaz sebzeleri yetiştirmek için tohumları toprakla buluşturdu. Pınarbaş...

İzmir Oto Tamircileri Odası, Karabağlar Mesleki Eğitim Merkezi ile işbirliği altında düzenlediği eğitimlerle geleceğin ustalarını yetiştiriyor.

Kadim şehir Bergama’nın sağlık alanında en önemli ihtiyaçlarından birisi olan Diş Sağlığı Merkezi için çalışmalar start aldı. Belediye Başkanı Hakan Koştu yaptığı açık...

İzmir Ticaret Borsası Şubat Ayı Olağan Meclis Toplantısı 22 Şubat 2021 Pazartesi günü video konferans aracılığıyla ve Meclis üyelerinin geniş katılımıyla gerçekleştiri...

Yazarlar
Website Security Test