Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Amerika'nın dünya başatlığı

31.5.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Emekli Koramiral Ekmel Totrakan'ın gazetemizde kaleme aldığı yazıyı siz okuyucularımızla paylaşıyoruz.

Asırlarca terim doğru ise “7 düvele” tokat ata ata Cihan İmparatorluğu kuran, ama sonunda tokat atıklarından yediği büyük bir tokatla o koca İmparatorluğu “Yok olmuşluğa 5 kalaya getirip bırakan ve hatta kaçan” Osmanlı'nın, Bizler'e ve hatta Dünya'ya bıraktığı en kötü miras, bir zamanlar egemenliğinde olan ve sonradan adı Ortadoğu olarak belirlenen ve o zamanlardan bu yana, Dünya barışını tehdit eden topraklar olmuştur.

1. Cihan Harbi'nin başlarında, daha harbin galibi/ mağlubu belli olmadığı zamanlarda, 1915 senesinde Skyes ve Picot adında 1 Fransız ve 1 İngiliz tarafından, harbin sonunda bu bölgeye nasıl şekil verileceği üzerinde çalışmalar yapılmıştır. Osmanlı zamanında herhangi bir devletsel ayırım olmadan idare edilen bu bölgedeki toplumlar/topraklar, bu anlaşma ile değişik adda devletler halinde taksim edilmiştir. 29Ağustos 1897 de Basel/İsviçre'de toplanan kongrede alınan Yahudilerin Filistin topraklarında bir yurt edinmesi kararı ile başlayan ve daha sonra Balfour Deklarasyonu ile de, Filistin toprakları üzerinde kurulması kabul edilerek, 2. Cihan Harbi sonunda bunların arasına başta ABD olmak üzere Batı Emperyalizmi'nin Truva Atı olarak rol alacak olan İsrail'in yerleştirilmesi ile de, Bölge'nin devamlı bir çıbanbaşı haline getirilmesi sağlanmıştır. Hal böyle olunca Türkiye de, Osmanlı'dan kaynaklanan tarihsel bağı nedeni ile ister istemez bu bitmez tükenmez kaosun olumsuz etkilerine maruz kalmış ve hiç şüphe yok ki uzun bir süre daha kalacaktır. Bu durum sadece dış siyaset olarak değil, ne yazık ki iç siyasetimizin şekillenmesine de etki etmektedir. Bu bölgedeki ülkelerdeki demokrasi dışı otokrat, monarşik ve dine dayalı idareler ile, Ülkemizdeki demokratik anlayış karşıtlığı, her zaman özellikle bu tarz idarelere karşı olanlar ile olmayanlar arasında, hiçte hafife alınmayacak olaylara, anlaşmazlıklara sebep olmakta, bu da Ülkemizde birbirinin ardı sıra karışıklıklara sebep olmaktadır. Oysa etrafımızda bu ülkeler yerine, idare şekil ve anlayışları demokratik toplum ve idareler olan ülkeler olsa idi, durum böyle mi olurdu acaba? Biliyorsunuz artık demokratik rejimlerde, olağan dışı sebepler olmadıkça, bizim etrafımızdaki anlaşmazlıklar gibi problemler çıkmamaktadır. Buradaki huzursuzluklarda rol oynayan en önemli faktör, bizim Müslüman bir toplum olmamız ile birlikte, kırık dökük te olsa demokrasi ile yönetilmemiz, komşularımızda ise, her insanın hakkı olan hak, hukuk ve adaletin, doğrudan bir hanedana /dini lidere bağlı olmasıdır. Ancak, bu bizi ne kadar rahatsız ediyorsa, bu bölgede gözü olan özellikle ve son zamanlarda İsrail'e tarihsel düşman olan bazı Arap Ülkeleri'ni de, bu bölgedeki politikalarını uygulayabilmek için yanına çekmeyi başaran ABD'nin de işine gelmektedir.

Bence “Sorunsuz bir Dünya, ABD için en büyük sorundur.” ABD, ekonomik, ticari, stratejik vb gibi nedenlerden dolayı , ”Dünya Başatlığını” devam ettirmek için buna muhtaçtır. Latince tarihsel bir deyim vardır, “Ordo Ab Chao” ,yani “Kaos’tan Düzen çıkar.” Bunun günümüzdeki uygulamalara en uygun tanımlaması ise “ Önce Kaos çıkar, sonra kurtarıcı olarak git”tir. ABD Irak’ta bunu yapmadı mı, Libya ‘de bunu yapmadı mı? Yaptı ama O ülkeleri kurtardı mı? Oralara huzur getirdi mi? Şimdi eskiden ABD’nin maşası olan İsrail’in, artık O’nun maşası haline gelen ABD, İsrail ile birlikte Ortadoğu’da yeni bir Kaosa hazırlanıyor. Ancak, bu niyetleri konusunda ABD’yi en çok düşündüren ülke Türkiye’dir. Bu da yeni bir düşünce değildir. ABD’de çeşitli zamanlarda ABD Milli Savunma Üniversitesinde konuşmacı olarak, Newport Rhode Island’da ABD Naval War Collage’de bir çok ülkenin Deniz Kuvvetleri Komutanlarının katıldığı ve sonraları yerleşik bir konsept olan “Coalition Concept”in” ABD Deniz Kuvvetleri komutanı tarafından ilk defa ortaya atıldığı “Sea Power Symposium” toplantısına ve NATO Karargahlarında üst düzey toplantılara ve ama yurt içinde, ama yurt dışında karada ve denizdeki NATO tatbikatlarına katıldım. Özellikle Amerikalılarla o günlerdeki temaslarım, yukarıda sözünü ettiğim görüşlerin bende oluşmasına sebep oldu. Diğer yandan, “Bir ülkeyi yıkmak istiyorsanız, o ülkedeki etnik toplumlara, milliyetçilik duygusu aşılamakla birlikte, O'nun Milli değerlerine de saldırmalısınız “ derler. Çanakkale Savaşlarında Morto koyunda yatarken HMS Goliath Muharebe Gemisi'nin o zamanki Muavenet Torpito gemimiz tarafından torpito taaruzu ile vurulup, 500'ü aşkın denizcisi ile Çanakkale'nin karanlık sularına gömülmesi ile, zamanımızdaki TCG Muavenet’in, bir NATO Tatbikatının EGE safhasında, ayni tatbikatta başka gemimiz de olmasına rağmen, USS Saratoga tarafından, kaza olduğuna hiç inanmadığım 2 füze taaruzu ile özellikle seçilerek vurulması, sizlerde “Milli değerleri aşağılamak” ile ilgili olarak bir çağrışım yaratmıyor mu? Amerikalıların en seçkin birliğimiz olan Özel Kuvvetler personelimizin kafalarına çuval geçirmiş olmaları, FETÖ lanetinin ABD ve Ülkemizdeki hayranları tarafından üzerimize çökertilmesinin hedefleri arasında, gerek ikili toplantılarda gerek NATO karargahlarında, Amerikalılara kök söktüren Deniz Kuvvetlerimizin her yönü ile çok iyi yetişmiş ve geleceği olan personelinin ve özellikle Kıbrıs Barış Harekatında ve Kardak olaylarında herkesin hayranlığını kazanarak Milli bir değer olarak ortaya çıkan SAT personelimizin de ağırlıklı olarak bulunması, sizce sadece bir rastlantı mı? Bundan ötesini açıklamayı ise,  eski deyim ile “ zait “ sayarım.

Ülkemizin coğrafyasının, tarihi geçmişinin, etrafındaki ülkelerin sosyolojik/ideolojik yapısının, doğal kaynaklarının ve Rusya’nın mevcudiyetinin de katmanlar oluşturduğu Jeostratejik önemini, bu bölgede kendi yararları için anlamış olanlar kadar kendimiz anlayabilmiş olsak, herhalde çok iyi olacak. Bu önemi anlayanlar şimdi dost bildiklerimizi de yanlarına alarak, bölge ile ilgili olarak tasarladıklarını gerçekleştirmek ve her konuda bizi yalnız bırakmak için ağlarını örmeğe devam ediyorlar. Biz ise uyduruk bir “Beka sorunu”  olarak ilan ettiğimiz yeniden İstanbul Büyük Şehir Başkanlığı seçimi ile uğraşıyoruz. Göz olanı akıl olanı görür. Sadece göz ile bakarsanız olayı seyredersiniz ama ayni olaya bakan gözünüze, aklı da koyarsanız olacağı görürsünüz.” Ne dersiniz bizler olaylara nasıl bakıyoruz?

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Güney Kore'de izlerken bilen yürekleri ağıza getiren çılgın eğlence: Gyro Drop

ABD Başkanı Donald Trump, Umman Körfezi'nde yaşanan tekne patlamalarını İran'ın yaptığını söyledi.

Uber Uçan Taksi hizmeti başlıyor. Üç şehir belirlendi. Uber Uçan Taksi nerelerde hizmet verecek? Hangi şehirlerde başlıyor?

Ünlü yönetmen Steven Spielberg'den ilginç bir korku dizisi projesi. Dizi sadece akşamları izlenebilecek.

Japonya'da G20 ülkelerinin maliye bakanları bir toplantı yaptı. G20 ülkelerinin merkez bankası temsilcilerinin de katıldığı toplantı 2 gün sürdü.

ABD Başkanı Donald Trump'tan İngiltere'de çok önemli Huawei açıklaması. ABD Başkanı Trump ve İngiltere Başbakanı Theresa May, görüşmelerinin ardından ortak basın topla...

ABD Başkanı Donald Trump'a İngiltere'de büyük protestolar yapılıyor.

Yazarlar
Website Security Test