Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

CHP’nin İş Bankası hisseleri neden hazineye devredilmek isteniyor?

19.10.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

İşte gerçekler!..

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, son dönemde “sık sık” sözü İş Bankası’na getirerek, “CHP hisselerinin Hazine’ye devredilmesi” gerektiğini ülke gündemine getiriyor. Cumhurbaşkanı’nın açıklamalarına CHP kanadı sert tepki gösterirken, AK Parti’nin MHP’nin desteği ile konuyu Meclis’e getireceği kesinleşti.

Buna karşılık, İş Bankası'ndaki CHP hisselerinin Hazine'ye devri çıkışının, bankanın Varlık Fonu'na devredilmesi için ilk adım olabileceği iddia edilirken, CHP’den “Sonuna kadar direneceğiz” açıklaması geldi.

Erdoğan, CHP’nin İş Bankası’ndaki hisselerinin kamuya devrini ilk olarak 17 Eylül'de gündeme getirmişti. Erdoğan son olarak hafta sonunda “İş Bankası'nda yüzde 28'e yakın hisse olayı var ya. Bunu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ‘CHP alsın kullansın diye yapmadı, hazineye gitsin’ diye yaptı. Konuyu Meclis'e getirip, bu hisselerin Hazine'ye devrini sağlayacağız. MHP de destekleyeceğini açıkladı” açıklamasını yaptı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de partisinin Meclis Grup Toplantısı’nda, konuya değindi ve şunları söyledi: “CHP, İş Bankası hissesi gündeme gelince çılgına döndü. CHP'nin genel başkan yardımcısı diyor ki, CHP olarak her türlü direnme hakkını kullanırız. Bu alçak ifade karşısında sormak lazım ki, eşkıya kimdir, direnme hakkı nedir? Ateş olsanız cürmünüz kadar yer yakarsınız. Siz kim, Atatürk kim? Sizin neyiniz Atatürk'ü hatırlatmaktadır. İş Bankası hissesi Hazine'ye devredilmelidir. Atatürk'ün gerçek varisi Türk milletidir. MHP, CHP'nin İş Bankası hisseleri için kanuni düzenleme yapılırsa desteğini verecektir. Tavsiyemiz, üzerine çöreklendiği hisselerin devredilmesinden korkmamasıdır.”

 

"Türk Hava Yolları örneği"

CHP'yi beş yıl süreyle banka Yönetim Kurulu'nda temsil eden Mustafa Özyürek, DW Türkçe'ye yaptığı açıklamada, Erdoğan’ın İş Bankası’ndaki CHP hisselerini almak konusundaki ısrarının nedenini ise şöyle yorumladı: "Bu hisseleri Hazine’nin uhdesine aldığında, İş Bankası’nı da Varlık Fonu’na devredebilecek. İş Bankası, Anadolu Sigorta'dan Şişecam’a kadar birçok iştiraki olan büyük bir imparatorluk. Bütün bu şirketlere, iktidar hiçbir zaman ulaşamadı. Bu alana bu yolla girerek, etrafına kaynak aktarmak istiyor."

Özyürek, Türk Hava Yolları’nın hisselerinin büyük bölümünün halka açık olmasına rağmen Varlık Fonu’na geçtiğini hatırlatarak, “Varlık Fonu vasıtasıyla, zaman içinde bütün banka yönetimine hakim olacak. İsterse o hisseleri de satabilecek. Ziraat Bankası ve Halkbankası’nda yaptığı gibi, İş Bankası’nda da kendi istediği isimleri yönetime atayacak. Erdoğan şu ana kadar yönetim açısından hiçbir şekilde etkin olamadığı İş Bankası’na iştirakleriyle birlikte hakim olacak. Yeter ki oraya ayağını bir atsın” dedi.

 

“İŞ BANKASI, CUMHURİYETİN SİMGE KURUMLARINDANDIR”

 

Mehmet Şakir Örs (Gazeteci/Yazar) – Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde gerçekleştirilen Türkiye İş Bankası’nın kuruluş öyküsü, aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti’nin ekonomi ve finansman alanındaki başarı öyküsüdür. Mustafa Kemal’in, İş Bankası’ndaki hisselerinin temsilini Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP), bu hisselerin gelirlerini de Tarih ve Dil kurumlarına bırakması çok anlamlıdır. Bu konulara verdiği önemin ve bu kurumlara gösterdiği güvenin göstergesidir. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, bütün bu hususları yazılı ve hukuksal olarak sağlama almış, kalıcı bir vasiyet haline getirmiştir.

 

Bunca yıl sonra, üstelik Türkiye Cumhuriyeti’nin 95’inci kuruluş yıldönümünde, bu konuların yeniden gündeme getirilmesi ve tartışmaya açılması, iyi niyetli bir girişim olarak değerlendirilemez. Daha önce darbe döneminde yapılan benzeri girişimin hukuksal sonuçları ortada iken, bu konuyu yeniden kaşımak, hukuku ve kuralları zorlamaktır.

 

Konunun siyasal, hukuksal, finansal ve etik açıdan birçok boyutu vardır. Siyasal iktidar, öncelikle ana muhalefeti bu konuda köşeye sıkıştırıp, geriletmeye çalışmaktadır. CHP’nin, ‘kurtuluşun ve kuruluşun partisi’ kimliğini gölgelemek ve Mustafa Kemal Atatürk’le olan bağını koparmak istemektedir. Finansal açıdan kontrol edemedikleri İş Bankası üzerinde, söz ve güç sahibi olmayı hedeflemektedir.

 

Cumhuriyetin simge kurumu ile ilgili böylesi bir zorlama ve Atatürk’ün vasiyetinin yok sayılması, ülkemiz iş hayatındaki kuşku ve endişeleri daha da artırabilir. Günümüzde ekonomi alanında ihtiyacı en çok hissedilen güven duygusunun daha çok zedelenmesine yol açabilir. Evrensel hukuk ve demokrasi kuralları açısından, ekonomik ve siyasal yaşamımıza yönelik eleştirileri daha da yoğunlaştırabilir.

 

 

 

“İŞ BANKASI, CUMHURİYETİN SİMGE KURUMLARINDANDIR”

 

Mehmet Şakir Örs (Gazeteci/Yazar) –Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde gerçekleştirilen Türkiye İş Bankası’nın kuruluş öyküsü, aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti’nin ekonomi ve finansman alanındaki başarı öyküsüdür. Mustafa Kemal’in, İş Bankası’ndaki hisselerinin temsilini Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP), bu hisselerin gelirlerini de Tarih ve Dil kurumlarına bırakması çok anlamlıdır. Bu konulara verdiği önemin ve bu kurumlara gösterdiği güvenin göstergesidir. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, bütün bu hususları yazılı ve hukuksal olarak sağlama almış, kalıcı bir vasiyet haline getirmiştir.

 

Bunca yıl sonra, üstelik Türkiye Cumhuriyeti’nin 95’inci kuruluş yıldönümünde, bu konuların yeniden gündeme getirilmesi ve tartışmaya açılması, iyi niyetli bir girişim olarak değerlendirilemez. Daha önce darbe döneminde yapılan benzeri girişimin hukuksal sonuçları ortada iken, bu konuyu yeniden kaşımak, hukuku ve kuralları zorlamaktır.

 

Konunun siyasal, hukuksal, finansal ve etik açıdan birçok boyutu vardır. Siyasal iktidar, öncelikle ana muhalefeti bu konuda köşeye sıkıştırıp, geriletmeye çalışmaktadır. CHP’nin, ‘kurtuluşun ve kuruluşun partisi’ kimliğini gölgelemek ve Mustafa Kemal Atatürk’le olan bağını koparmak istemektedir. Finansal açıdan kontrol edemedikleri İş Bankası üzerinde, söz ve güç sahibi olmayı hedeflemektedir.

 

Cumhuriyetin simge kurumu ile ilgili böylesi bir zorlama ve Atatürk’ün vasiyetinin yok sayılması, ülkemiz iş hayatındaki kuşku ve endişeleri daha da artırabilir. Günümüzde ekonomi alanında ihtiyacı en çok hissedilen güven duygusunun daha çok zedelenmesine yol açabilir. Evrensel hukuk ve demokrasi kuralları açısından, ekonomik ve siyasal yaşamımıza yönelik eleştirileri daha da yoğunlaştırabilir.

 

Bankacılık ve finansman sektörü hassas bir alandır. Uzun yıllar sonunda oluşmuş kurumsal kimliği ve geleneği zedeleyecek girişimlerden uzak durulmalıdır. Zaten birçok sıkıntının ve sorunun yaşandığı iş hayatında, yeni sorunlar çıkarmaktan ve gereksiz gerginliklerden kaçınılmalıdır. Böylesi ciddi ve yaşamsal konular, gündem değiştirme amacıyla da kullanılmamalıdır.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Binali Yıldırım'ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olmasını isteyen İstanbullu taksiciler sosyal medyada Binali Yıldırım için kampanya başlattılar. Bakalım #Esnaf...

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, terörle mücadeleye işgal diyen HDP'li vekillere çok sert çıktı: ''Terör örgütünün temsilcisi olarak burada konuşamazsın sen. Neyin işga...

Muharrem İnce'den adaylık açıklaması. 31 Mart 2019'daki yerel seçimlerde aday olacak mı?

MHP'nin bazı büyükşehir belediye başkan adayları belli oldu.

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Ümit Özdağ, CHP ile yerel seçimlerde ittifak konusuna ilişkin önemli açıklamalar yaptı.

Kadir Mısıroğlu sosyal medya hesabından paylaştığı videonun bir bölümünde 'Mustafa Kemal bir devlet kurmuş değildir' dedi.

CHP'de toplamda belirlenen belediye başkanı aday sayısı 147 oldu.

Yazarlar
Website Security Test