Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Kaplan: 'Başörtüsü gerçekleri örtmeye yarıyor'

14.11.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Yeni Şafak Gazetesi yazarı Yusuf Kaplan gençliğin gittikçe sekülerizme doğru kaydığını belirterek bu durumu düşündürücü hatta ürpertici olarak niteledi. Kaplan'a göre 'Toplumda sekülerleşme oranı İslâmî-muhafazakâr kesimleri kasıp kavuracak kadar patlama eğilimi gösteriyor.'

Yeni Şafak Gazetesi yazarı Yusuf Kaplan gençliğin gittikçe sekülerizme doğru kaydığını belirterek bu durumu düşündürücü hatta ürpertici olarak niteledi.

"Dikkat! Türkiye’nin sosyolojisi metamorfoz geçiriyor!" başlıklı yazısında Türkiye Gençlik STK’ları Platformu'nun gençler arasında yaptığı kamuoyu araştırmasının sonuçlarını paylaşan Kaplan yazısında son on yılda çok hızlı, başdöndürücü bir sosyo-kültürel çözülmenin yaşandığını ileri sürdü.

"Sultan Abdülhamid’in eğitim kurumlarından yetişen birinci kuşak, Abdülhamid’i tahttan indirdi; ikinci kuşaksa, Osmanlı’yı tarihten sildi!"gibi ifade ve yargılamaların da yer aldığı yazı şu şekilde devam ediyor:

Dikkat! Türkiye’nin sosyolojisi metamorfoz geçiriyor!
 
Türkiye Gençlik STK’ları Platformu, gençlerdeki köklü kimlik değişimini ortaya koyan bir kamuoyu araştırması yaptı.

Elde edilen sonuçlar, gelecek adına düşündürücü hatta ürpertici!

Araştırmaya göre, gençlerin % 31’i kendini milliyetçi, % 29’u Atatürkçü, % 16’sı muhafazakâr, % 12’si dindar, % 11’i ise demokrat olarak tanımlıyor.

Bu sonuçları nasıl okumalıyız, peki?

TOPLUM, METAMORFOZ GEÇİRİYOR!

Önce hayatî bir noktanın altını çizmek gerekiyor: Gerçeklerle yüzleşmekten kaçanlar, gerçeklerin zamanla yol açacağı yıkımdan kaçamazlar. Gözardı edilen her gerçek er ya da geç suyüzüne çıkar ve sadece gerçeklerden doğrudan etkilenenleri değil gerçekleri görmek istemeyenleri de fenâ hâlde sarsar.

Yanlış giden bir şeyler olduğunda o yanlışları masaya yatırıp konuşmak yerine hasıraltı etmek bizi bir süre kurtarabilir ama gerçeklerin mutlaka suyüzüne çıkmak gibi bir huyu vardır.

Zamanında gerçeklerle yüzleşmeyenleri gerçekler perişan eder.

Bu gözlemleri daha doğrusu uyarıları yapmak zorundayım: Müslüman, gerçekleri yok sayamaz; zorlu gerçeklerle yüzleşir ve aşmanın yollarını bulmak için gayret gösterir.

Toplumun sosyolojisi büyük bir değişim geçiriyor Özal’lı yıllardan bu yana...

Son on yılda çok hızlı, başdöndürücü bir sosyo-kültürel çözülme yaşanıyor: Toplum, kabuk değiştiriyor: Değerlerimiz hızla aşınırken, sosyal yapımız ve dokumuz büyük bir sarsıntıyla karşı karşıya...

Türkiye’nin sosyolojisi kelimenin tam anlamıyla metamorfoz (başkalaşım) yaşıyor: Bu metamorfozu en yoğun olarak gençlerde gözlemliyoruz: Özellikle internetin, dolayısıyla a-sosyal medyanın hızla küreselleşmesiyle küre ölçeğinde ânında yayılan postmodern popüler kültür, genç kuşaklarımızı zihnen köleleştiriyor...

Toplumun bütün kesimlerinde, özellikle de muhafazakâr çevrelerde tehlikeli bir sekülerleşme süreci yaşanıyor: Bir yandan toplumu ayakta tutan İslâmî anlam, sembol ve zihniyet haritaları yerle bir oluyor; öte yandansa, değerlerimizin metamorfoz geçirmesinin kaçınılmaz sonucu olarak konformizm, yoksul ve kimsesizlere karşı duyarsızlaşma, çıkarperestlik, kariyerperestlik, egoizm virüs gibi yayılıyor...

Hız, haz ve ayartıya dayanan, düşünme ve duyma melekelerini iptal eden “pornografik” bir kültür üreten ve absürd kültürü küre ölçeğinde dolaşıma girdiren küresel dromokratik rejim, internet üzerinden sanal bir dünya icat ediyor; özellikle gençleri sanal dünyaya hapsediyor, sanal dünyada gençlerin zihinlerini delik deşik ediyor!

BAŞÖRTÜSÜ, GERÇEKLERİ ÖRTMEYE YARIYOR!

Yaklaşık on yıl önce, Türkiye’de toplumun iki kuşaklık zaman dilimi içinde İslâmî duyarlıklarını yitirmesine yol açacak, dahası, İslâm’ı, azınlıkların inandığı bir din derekesine düşürecek tehlikeli bir sekülerleşme süreci yaşadığına dikkat çekmiştim art arda yazdığım yazılarla.

Şimdi o vakitler dikkat çektiğim, uyardığım tehlikeli sürecin eşiğine gelip dayandığımız anlaşılıyor.

Toplumun sosyolojisi tepetaklak oldu: Daha on yıl öncesine kadar yapılan bütün kamuoyu yoklamalarında toplumun % 70-75’inin İslâmî-muhafazakâr kesimlerden oluştuğu gözleniyordu. Şimdi bu durum hızla tersine dönmeye başladı: Toplumda sekülerleşme oranı İslâmî-muhafazakâr kesimleri kasıp kavuracak kadar patlama eğilimi gösteriyor. İslâmî-muhafazakâr kesimlerin çocukları, kendilerini ebeveynleri gibi İslâmî-muhafazakâr kimlik üzerinden tanımlamıyorlar büyük ölçüde.

Dahası başları örtülü kız çocuklarının, İslâmî hassasiyetleri, dünyaları ve ilgileri yok! İstisnalar var elbette ama genel manzara bu, ne yazık ki! Başörtüsü, gerçekleri örtmeye yarıyor büyük ölçüde! Ürpertici olan noktalardan biri bu!

GENÇ KUŞAKLARA IŞIK SUNACAK, RUH KAZANDIRACAK KÖKLÜ BİR ATILIM ŞART!

Sultan Abdülhamid’in eğitim kurumlarından yetişen birinci kuşak, Abdülhamid’i tahttan indirdi; ikinci kuşaksa, Osmanlı’yı tarihten sildi!

Acı ama gerçek böyle, maalesef!

İçinden geçtiğimiz süreçte de benzer bir paradoksla karşı karşıyayız.

Şu an 15-25 arası kuşağın kahir ekseriyetinin İslâmî kimliği, duyarlıkları yok; olanlarınsa son derece sığ, yüzeysel ve kolaylıkla buharlaşabilecek bir görünüm arzediyor.

Türkiye Gençlik STK’ları Platformu’nun yaptığı kamuoyu yoklaması, söylediklerimi doğrulayan düşündürücü veriler sunuyor.

Bu veriler, dikkatle mercek altına alınmalı.

Ve genç kuşaklarımızı önüne katıp sürükleyen seküler popüler kültürün yıkımından kurtarmanın yolları üzerinde derinlemesine kafa patlatılmalı.

Genç kuşaklar, zihnen hızlı gelişiyor; bu, bir imkân aslında. Ama bu imkân değerlendirilemediği için gençlik çıkmaz sokakların eşiğine sürükleniyor...

Cemaatler, İslâmî vakıflar sadece kendi dar çevrelerine seslenebiliyorlar: Gettolaşma demek bu. Gettolaşma ve açıkça azınlık konumuna düşme ve bunu kabullenme!

Özetle, gençlik, alarm veriyor!

Kafka’nın çizdiği tablo, bu ülkede gerçek oluyor hızla...

Genç kuşaklarına kültürel aidiyet ve medeniyet bilinci kazandıramayan, klasiklerini özümsetemeyen, bilim, düşünce ve sanat dünyalarını, yeni bir dille, taze bir ruhla yeniden üretemeyen ve gençlerine buradan ışık sunamayan toplumlar, bağımsızlıklarını da, varlıklarını da koruyamazlar ve karanlığa gömülmekten kurtulamazlar!

Benden hatırlatması.

Yazının tamamı için

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

CHP 2019 İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ekrem İmamoğlu oldu. 18.12.2018 Ekrem İmamoğlu kimdir? Kaç yaşında? Nereli?

CHP Mansur Yavaş’a karşı çıkanlara mesaj; utanın!..Başlıklı köşe yazısında CHP 2019 Ankara Büyükşehir Belediye başkan adayı Mansur Yavaş'a karşı çıkanları eleştiren u...

CHP Ankara, Antalya, Adana gibi büyükşehirlerin için de bulunduğu belediye başkan adaylarını açıklıyor. CHP büyükşehir belediye başkan adayları 31 Mart 2019 yerel seçi...

CHP'nin Ankara Belediye Başkan Adayı Mansur Yavaş kesin olarak belli oldu. Mansur Yavaş CHP'nin ve İYİ Parti'nin ortak belediye başkan adayı olarak Ankara'dan gösteril...

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Parti Meclisi Toplantısı öncesi konuşuyor. 18 Aralık 2018

CHP Manisa Milletvekili ve Grup Başkan Vekili Özgür Özel, 2019 Merkezi Yönetim Milli Savunma Bakanlığı Meclis bütçe görüşmelerinde Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar'a s...

CHP İstanbul, Ankara ve İzmir Belediye Başkan Adaylarını bugün (18 Aralık 2018 Salı) açıklayacak. Saat 11'de başlayan MYK sonrasında saat 13.00'te Parti Meclisi (PM) t...

Yazarlar
Website Security Test