Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

CHP TBMM grup toplantısı, Kılıçdaroğlu ne söyledi? Muharrem İnce'yle ne zaman görüşecek? Canlı

20.11.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuşuyor.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi Grup Toplantısı'nda konuşuyor. Gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kemal Kılıçdaroğlu, önemli açıklamalarda bulundu.

Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından önce CHP Grup Başkan Vekili Özgür Özel, Milletvekilleri ve toplantıya katılan diğer partililer ile sivil toplum kuruluşlarına hoşgeldin dedi. 

Gündeme ilişkin konuşan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun konuşması;

  • Yörük kadınları aramızda. Hepinize hoşgeldiniz diyorum. Hep beraber güneş günler göreceğiz, motorları maviliklere süreceğiz ve hep beraber bunun onurunu yaşayacağız. Mustafa Kemal diyor ki; Toroslar'da bir duman tütüyorsa Anadolu'nun geleceğinden şüpheniz olmasın! Yörük kültüründe kadınların ne kadar önemli olduğunu biliyorum. O kültürün de bir parçası olduğum için son derece mutluyum. Bizi dinleyen bütün vatandaşlarımıza sevgimizi, saygımızı sunuyorum. 81 milyon vatandaşıma en içten muhabbetlerimi sunuyorum. Her vatandaşımızı kucaklamak bizim görevimizdir. Elbette eleştirilebiliriz ama bizim görevimiz 81 milyonu kucaklamaktır. Bizim görevimiz 81 milyonun ufkunu açmak ve onlara güzel bir gelecek sağlamaktır. Eksiğimiz olduğunda söyleyin, biz başkaları gibi değiliz, biz insanız, insan olduğumuzun bilincindeyiz, eksiğimiz, yanlışımız, hatamız olabilir ama bildiğimiz doğrunun arkasında sonuna kadar kararlı bir şekilde yürürüz. 
  • Dün gece efendimizin doğum günüydü. Sevgili peygamberimizin güzel ahlak konusunda ne kadar duyarlı olduğunu biliyoruz. Adalet konusunda sevgili peygamberimizin iki örneğini sizlere sunmak istiyorum. Birincisi şu; hırsızlık yapan bir kadın yakalanır, akrabaları sevgili peygamberimizden af dilerler, peygamberimiz sizden önceki milletler şu sebepten dolayı yok olup gittiler; aralarından soylu birisi hırsızlık yaptığında onu bırakıyorlardı. Zayıf birisi hırsızlık yapınca da onu hemen cezalandırırlardır. Yani güçlüye ceza verilmez ama gariban cezalandırılır. Sizden önceki milletler bu yüzden yok olup gittiler. Allah'a yemin olsun ki Muhammed'in kızı hırsızlık yapsa onun da elini keserdim. Bir şey daha söylüyor, zulmetmeyeceksiniz, zulme de boyun eğmeyeceksiniz. Ve yine yüzyıllar öncesinde suç hakkında çok önemli açıklamaları var; herkes kendi suçundan sorumludur. Suçlu babadan dolayı evlat sorumlu tutulamaz. Ve biz bugün 21. yüzyıl Türkiye'sinde toplu tutuklamalara itiraz ediyoruz, suçun şahsiliğinden bahsediyoruz. Parası olanlar hapse girmiyor hemen davalardan beraat ediyorlar. Harp okulu öğrencileri, avukatlar, garibanlar herkes içeride. Ama parası olanlar dışarıda. En son FETÖ'cü birisi içerideydi ama arkasında dayısı olduğu için dışarıda. Hakim serbest bıraktı. Daha önce de söylemiştim, kışlaya, camiye, adliyeye siyaseti sokmayın demiştim. Sokarsanız Türkiye'nin başı beladan kurtulmaz. Adliyeye siyaset soktular, bir kişinin keyfine göre kararlar veriliyor. Biz bugün bunu geniş kitlelere aktarmak zorundayız.
  • Her 20 Kasım'da Dünya Çocuk Günü. Dünyanın neresinde bir çocuk varsa o çocuğun haklarını korumalıyız. Bizim en önemli varlıklarımızdır. Bir ülkenijn geleceğidir. Ama bir şey var; hiçbir çocuğa nasip olmayan bir olayı Gazi Mustafa Kemal 23 Nisan'ı çocuklara bayram olarak armağan etti. Bütün dünya çocuklarına armağan etti. Ama biz çocuklarımızın geleceği konusunda çok endişeliyiz. Milletvekillerimiz bir çalışma yaptı; Son bir yılda 21 957 çocuk hamile kaldı. Bunlar çocukluklarını yaşamalı. Ama hamile kaldılar. 15937 çocuğumuz istismara uğrayıp hamile kaldı, 3 bin çocuğumuz cezaevinde, 2 bin çocuğumuz işçi. Bunları düşünen bir siyasi iktidar yok. Yemen'de binlerce kişi hayatını kaybediyor. Ölen de öldüren de müslüman, mezhep savaşları yüzünden, inanç üzerinden bir insan öldürülür mü? İnsan en değerli varlık değil mi? Birbirini öldüren insanların eline silahları kimler veriyor? 5.5 milyon çocuk neredeyse kimsesiz. Dolayısıyla bizim bugün, Çocuk Hakları Günü'nde şapkamızı önümüze koyup düşünmemiz gerekiyor. İslam dünyası ne düşünüyor? İslam dünyası bu savaşı bitirmeyi düşünüyor mu? Yoksa arkadan silah verip birbirinizi öldürün mü diyorlar? Çoğu kimsesiz ve açlıkla mücadele ediyor. Dünya da müslümanlar da bunu seyrediyor. 
  • Erdin Bircan, Iğdır'da kalp krizi geçirdi, ailesine başsağlığı diliyoruz, Allah rahmet etsin diyoruz, camiamızın başı sağ olsun. Erdin musalla taşındayken hocamız geldi, bu ülkeye hizmet etmiş bütün devlet büyüklerimize, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e, rahmet diledi. Gazi olmuş, ölümden dönmüş, arap çöllerinden, Filistin'den Çanakkale'ye kadar, bütün o mücadele içinde ülkenin bağımsızlık savaşını vermiş Gazi'ye rahmet dilemek hepimizin boynumuzun borcudur. Böyle bir ortamda, Fesli Kadir'in bulunduğu bir ortamda, böyle konuşması çok anlamlıydı. İşte saygın bir din adamlığı böyle olur. Hocamız ayrımcılık yapmadı. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın ilkelerine göre bunu yaptı. Diyanet siyasete müdahale etmemeli, milletçe dayanışmayı sağlamalıdır, İslam dininin inanç, ahlak vs. gibi işlerini yürütmeli, toplumu dini olarak aydınlatmak ve ibadet yerlerini yönetmek maddelerinden ilk ikisini yerine getirmiyor şu an. Çünkü bir vatan hainini gidip yattığı yerde ziyaret etti. Diyanet İşleri Başkanlığı bizim en gözde kurumlarımızdan biridir. Kadir Mısıroğlu ne diyor? BOP (Büyük Ortadoğu Projesi) projesine ortağım. Eş başkanı kim? Saray'da oturan zat. Amerika ne alırsa alsın bana hilafeti versin. ABD bana yardım ediyorsa Allah razı olsun. Şimdi Diyanet İşleri Başkanı'na soruyorum bu vatan hainini neden ziyaret ettin? Hangi şehitin evine, hangi gazinin evine gittin? Söyle bakayım bana. Çorum İl Müftüsü de bir açıklama yapmış; Bunları diyen hem Mehmet Akif Ersoy'a hakaret eden hem de Mustafa Kemal'a hakaret eden kişi hakkında üç durum söz konusu: ya İngiliz uşağı, ya Türk ve Müslüman düşmanı bir takiyecidir ya da Türk Milletini ikiye bölmek isteyen birisidir. Ali Erbaş, eğer oturduğun koltuğa saygın varsa o koltuktan kalkacaksın. 
  • Adaletin ne kadar önemli olduğunu söylemiştim. Eğer adaleti dağıtanlar adaletsizlik yaparsa adalet çürümüş olur. Bu çürüme toplumu yok eder. Bu yüzden Adalet Mülkün Temelidir denmiştir. Polisler akademisyenlerin kapısını çalıyor. Kimler bunlar? Prof. Turgut Tarhanlı, Prof. Betül Tanbay, bunların hiçbirisi bir yere kaçmaz. Neden kaçsınlar? Bir suç işlemediler ki kaçsınlar. Açarsınız telefon hakkınızda bir şikayet var dersiniz. Bu insanlar gelirler. Evlerini sabahın köründe basıp bunları alıp götürmek ne demektir? Sizi biz cezalandırıyoruz demektir. Bütün ülkeye ilan ediyorlar, 20 Temmuz sonrası Türkiye'de bir sivil darbe gerçekleşti. Sonra Yiğit Aksakoğlu dışında hepsi serbest bırakıldı. Nedeni şu; Osman Kavala 13 aydır tutuklu. İddianame yok. Ceza yok, suç da yok. Evleri basalım belki delil buluruz diye. Gezi olaylarından intikam almak istiyorlar. Gezi olaylarından kimse intikam alamaz. Gezi bu ülkenin demokrasi sesidir. Gezi'de bu memleketin onurlu gençleri bir diktatöre diz çöktürdü. Osman Kavala'ya gerekçe neden bulamıyorsunuz? 13 aydır içeride neden bir suç bulamıyorsunuz? Eren Erdem de gereksiz yere içeride. Biz adaleti savunuyoruz, kimsenin kötülüğünü istemiyoruz. Varsa bir suçlu adalet içinde yargılanır. Ama suçsuz insanları hapse atıp delil ararsanız orada kin ve intikam duygusu vardır. Eğer bir insan kin ve intikam duygusundan yola çıkıyorsa en büyük adaletsizliği yapıyor demektir. Böyle olursa insanlar düşüncelerini ifade edemez. Gazeteciler özgürce yazamazlar. Böyle bir ortamda düşünen beyinler yurt dışına gider. Fabrikalar susar, gelecek yabancı yatırımcı da gelmez. Türkiye'de üretim zinciri durur. Geldiğimiz nokta budur. Türkiye bugün güçlü üretim yapamayan bir ülke konumundadır. En büyük belirtisi de tarımda geldiğimiz noktadır. Saman, mercimek, pirinç, nohut, canlı hayvan, zeytinyağı ithal ediyorsak bu ülkede üretim durmuş demektir. Oysa bu ülke demokrasi içinde üretim yapmalıdır. Ülke üretecek ki herkesin hayat standartı yükselsin. Teşvik politikasına, tarım kanununa bakıyorsunuz, 21. madde her yıl milli gelirin yüzde 1'i oranında çiftçiye destek verilmesi gerekir nokta. Verilmedi. 278 milyar lira verilmesi gerekirdi. Verilmedi. Zamlar ardı ardına geliyor, yeme, mazota zam geldi. Milli Tarım Toplantısı yapıldı. Adına Milli diyorlar. Gübre ve mazot konusunda size daha çok destek vereceğiz dediler. Mazot için yarısı sizden yarısı bizden haydi hayırlı uğurlu olsun dediler. Çiftçi kardeşim, mazotun yarısını sen yarısını da hükumet doldurdu mu? Erdoğan doldurdu mu? Şimdi deponun tamamı sizden malı götürmek de bizden. 
  • Şeker fabrikalarını özelleştirdiler. Yapmayın dedik, işçiler işten çıkarılmayacak dediler. Erzurum Şeker Fabrikası'nda işçilere güle güle dediler. Hala öğrenemediniz mi? Sana ne diyorlarsa tersini yapacaklar. Attılar seni. Bursa'da, Çorum'da, Aksaray'da, Kahramanmaraş'ta şeker pancarı toplanamıyor. E fabrikalar satıldığında neden isyan etmedin? Biz arıyoruz hakkı. Şimdi nişasta bazlı şekere gidiyoruz. Çocuklarımız onu yiyecek. Sağlığa zararlı olsa da bir şey olmaz doktor da buluruz. Şehir hastaneleri kurduk. 
  • 250 bin ton buğday ithal edildi. Ekim'in ilk haftasında arpa alındı. Bakan açıklama yaptı Plan, Bütçe konuşmasında Türkiye'nin buğday ihtiyacı yok. Hemen arkasından buğday ithal edildi. Tarım Bakanı diyor eti az yersek bu iş çözülecek. Millet eti gramla alıyor. Çünkü Saray'ın sofraları dolması lazım. Bakınız özelleştirme bu memlekete hiçbir yarar getirmedi. En son İDO seferleri konusu. İstanbul Deniz Otobüsleri, 1987 yılında kuruldu. 861 milyon dolara özelleştirildi. Gerekçe, bu parayla Sarıyer'e metro yapacağız. Yapıldı mı? İstanbullu bu soruyu sorsun. Bu para nereye gitti? Metro yapılmadı. Sarıyerli sorsun, Beykozlu sorsun, Silivri'deki vatandaş sorsun. Nerede bu metro? Şu soruyu da İstanbullular sorsunlar; 20 yıldır İstanbul'un hangi sorunu çözüldü? Çıkıp desinler hangi sorunu çözdüklerini. Her sorunu büyüttüler, hiçbir sorunu da çözemediler. İDO'yu da kapatacağız diyorlar, belki yüzlerce işçi kapının önüne konulacak. O yüzden diyoruz Ak Parti demek enflasyon, yolsuzluk, işsizlik, hayat pahalılığı demektir. Şeker fabrikalarını özelleştirdiler, et kombinalarını kapattılar, çimento, kağıt fabrikalarını sattılar, Bitlis'in tütünü, Adıyaman'ın tütünü yok oldu. Ne oldu? Şimdi oradakiler geliyor büyük kente acaba burada iş bulabilir miyiz? Arsaları sattınız bir tek fabrika yaptınız mı? Özelleştirme yaparak hapishane yapan tek hükumet bu! Fabrika satıp hapishane yapan tek iktidar Türkiye'de. Enflasyon aldı başını gidiyor. Enflasyonla mücadele yerine esnafla mücadele ediyorlar. Zabıtaları yolluyorlar esnafa. Esnaf sattığı malın yerine yenisini alamıyor. Esnaf kardeşime sesleniyorum; Eğer Türkiye gerçeklerini görüyorsan önümüzdeki seçimlerde o dersi vereceksin. Ankara'da sitelere gidelim, İnegöl'e gidelim, mobilya sektörünün göz bebeği, İstanbul'da Kapalıçarşı'ya gidelim. Eskiden dükkanların hava parası bile servetti. Şimdi yok bunlar. Kan ağlıyor esnaf. Tüm esnafa sesleniyorum; onurunla, haysiyetle, üretim yapmak istiyorsan CHP'ye döneceksin yönünü. 
  • İsrafta tam gaz gidiyorlar. Ne bulurlarsa yiyorlar. Ne buluyorlarsa götürüyorlar. Normalde bir otomobil km başına 4-5 lira yakıyor. Bunların belediyelerindeki araçlar km başına 63 lira yakıyor. Aradaki para nereye gidiyor? Din, iman, ahlak diyorlar. Bunları yapanlarda din, iman, ahlak var mı? İşsizlik rakamları açıklandı. Üretmezseniz işsizlik olur. Üretince istihdam olur, fabrika kurunca istihdam olur. Fabrikalara yeni yeni kilit vurulmaya başlandı. Daha yolun başındayız. Önümüzdeki günlerde çok daha ağır bir tabloyla karşı karşıya kalacağız. 
  • 2001'de 308 bin üniversite mezunu işsizimiz vardı şimdi 1 milyon 110 bin üniversite mezunu işsizimiz var. Yarın öbür gün çıkıp biz bütün işsizleri üniversite mezunlarından yaptık, bunla gurur duyuyoruz derlerse şaşırmayın. Saray çevresinde işsizlik yok ama. Bakıyorlar çevrelerine kimse işsiz değil. Sonra diyorlar bu Kılıçdaroğlu nereden çıkarıyor işsizlik var diye? 16 Kasım intihar girişimi oldu Sivas'ta. İntihar etmek isteyen vatandaş evime ekmek götüremediğim için ölmek istiyorum dedi. İki çocuğum var, iki gün eve gitmedim, ben boşuna yaşıyorum diyor. İktidar sahipleri bu işsizin derdini düşünüyor mu? Emin olun haberleri bile yok. Gazetelere kızarlar neden bunları yazıyorsunuz diye? Daha geçen gün Meclis'te birisi intihar etmek istedi. Zorla ikna ettiler. Şöyle diyor: Ben geberecek miyim? Siz zenginsiniz ben fakirim diye ölmem mi gerekiyor? Bir AKP'li milletvekili intihar etme sana 10 bin lira vereceğim diyor. O adam dilenci değil. Sadece iş istiyor. Bir insanın cebinde para varsa dik durur. Kimseye boyun eğmez. Tıpkı ülkeler gibi. Şimdi öyle bir haldeyiz ki vatandaş bırakın dik yürümeyi, yolunu değiştiriyor. Bursa'dan başka bir örnek vereyim; diyor ki, "İşler kötüye gittikçe 10 kişiden 8 kişiye düştük. En son kapatmak zorunda kaldım. Bütün elemanlarımı üzülerek çıkardım. Buradan Cumhurbaşkanı'na sesleniyorum; bize yardımcı olun, gerçekten zor durumdayız. Bunu bir işveren söylüyor. Suriyelilerin kendi dükkanlarında vergi levhaları yok. Bunları denetleyen yok. Biz bütün işlerimizi şeffaf bir şekilde yapıyoruz, Suriyeliler hiçbir şey yapmadan devam ediyor. Dertliyim, evi nasıl geçindireceğim?" Suriyelilerden şikayet ediyor. Sevgili kardeşim sen vergi verirsin, iş yerin denetlenir, Suriyeliler kardeşlerimiz vergi vermez, kayıt dışı çalışır, hastanede para ödemez, her dertlerini hükumet çözer, seni de açlığa ve yolsuzluğa mahkum eder. 
  • Üç sorum var. Bir, Cemal Kaşıkçı Türkiye'de öldürüldü. Ses kayıtları elinde, katilleri niye serbest bıraktın? Kim sana talimat verdi serbest bıraktın? Kimin talimatını yerine getirdin? İki, 3 Ağustos 2018'de bir toplantı yapıp 100 günü açıkladılar. Hiçbir emeklinin aylığı bin liranın altında olmayacak dediler. Ne oldu bu bin lira? Emekliler size sesleniyorum; ben biliyorum bin liranın altında aldığınızı, bu işin peşini bırakmayacağız. Üç, 15 Temmuz şehit ve gaziler için para toplandı. Bu para nerede? Bu hakkı biz savunuyoruz. Nerede bu para? Yoksa onu da mı götürdünüz? 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

CHP Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı, 31 Mart 2019'da yapılacak yerel seçimlerde İYİ Parti'yle olması beklenen ittifaka ilişkin açıklama yaptı. CHP ile İYİ Par...

Meclis'te kavga. Bütçe görüşmelerinde TBMM (Türkiye Büyük Millet Meclisi)'de Ak Parti Grup Başkan Vekili Mehmet Muş ile CHP Grup Başkan Vekili Özgür Özel, Atatürk'ün m...

Kılıçdaroğlu Almanya fotoğrafına karşılık Erdoğan hikmetyar fotoğrafı. CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel dünkü meclis bütçe toplantısında mecliste Cumhurbaşkanı Erdoğan...

Kemal Kılıçdaroğlu tbmm meclis bütçe konuşması canlı video 10 Aralık 2018

Kemal Kılıçdaroğlu: '1 ocak 2019'dan itibaren CHP'li belediyelerin hepsinde asgari ücret net vergisiz 2.200 TL olacak.'

Sözcü Gazetesi soruşturmasında 5 isim hakkında Fetö suçlaması ile 15 yıla kadar hapis istemi

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: ''Binali Bey aday olursa istifasına gerek yok. Seçildikten sonra istifa edebilir'' son dakika açıklaması

Yazarlar
Website Security Test