Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Erdoğan’ın ‘Saddamlaştırılması’nın başlangıcı

9.5.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Erdoğan’ın ‘Saddamlaştırılması’nın başlangıcı

Cumhuriyet Yazarı Barış Terkoğlu Erdoğan’ın ‘Saddamlaştırılması’nın başlangıcı başlıklı çok konuşulacak bir yazı kaleme aldı. 

İşte yazıdan dikkat çekici bazı bölümler: 


9 Mayıs 2019 Perşembe
Saat sabahın dördü...

Kaybeden aday hışımla İlçe Seçim Kurulu’ndan içeri girdi.

Kurul Başkanı hâkime döndü ve bağırdı:

“Şu haline bak sarhoş adam. Şu adalete bak. Kimlere kalmış. Seni yakacağım. Hepinizi adli tıbba göndereceğim, seni süründüreceğim. Yakacağım.”

Tarih: 27 Mart 1989.
Yer: Beyoğlu İlçe Seçim Kurulu.

Hakaret eden ise Beyoğlu’nda başkanlık seçimini yüzde 21.7 oy alarak kaybeden Recep Tayyip Erdoğan.

Hakaret ettiği kişi, İlçe Seçim Kurulu Başkanı 2. Asliye Ceza Mahkemesi Hâkimi Nazmi Özcan.

Erdoğan oyların sayımında“kesin bir şey olduğunu”düşünüyordu.

İtirazı reddedilince kurulu basmış ve ağzından hakaretler dökülmüştü.

Bununla da kalmamış, hâkimin sarhoş olduğunu ispatlamak için onu adli tıbba götürmeye çalışmıştı.

Erdoğan yargıdan kaçtı

Nazmi Özcan, Anadolu’nun birçok yerinde görev yapmış bir hâkimdi. “Delikanlı”denilen bir duruşu vardı. Silah taşıyordu. Sinirlerine hâkim oldu. Hayatında kimseye dava açmamıştı.

O gün Erdoğan’ı adalete teslim etmeye karar verdi.

Özcan’ın yanı sıra 7 sandık görevlisinin daha imzasıyla tutanak tutuldu.

Erdoğan, 31 Mart 1989 tarihinde polis nezaretinde Beyoğlu Adliyesi’ne getirildi.

Tutuklama talebiyle Beyoğlu 1. Asliye Ceza Mahkemesi’ne sevk edildi.

Avukatı Erdoğan’ın tutuklanacağını anlayınca, “Reis! Hemen gitmemiz lazım buradan”dedi.

Erdoğan kaşla göz arasında kayıplara karıştı.

O gün Erdoğan’a “kaç” diyen avukat sonradan AKP’de milletvekili olacak Zeyid Aslan’dı.

Evet, Meclis’te gazetecilere “Bacak aranızı çektirip gazeteye bastırsam”, milletvekiline “Terbiyesiz. Senin kıçını si..erim”diyen, Meclis Komisyonu’nda Yargıç Ömer Faruk Eminağaoğlu’na uçan tekme atan kişi.

Hakkında gıyabi tutuklama kararı çıkarılan Erdoğan, 27 Nisan tarihinde adliyeye geldi.

Kardeşi Mustafa Erdoğan aracılığıyla “birahane sahibi ve kumar işleriyle ilgilenen” Kudret Bey’e haber göndermişti.

Kudret Bey, adliye binasındaki “dostları”yla görüştükten sonra Erdoğan’a “gidebilirsin” demişti.

Erdoğan, tutuklanarak Bayrampaşa Cezaevi’ne gönderildi.

Sadece 4 Mayıs 1989 tarihine kadar, yani bir hafta cezaevinde kaldı.

Tekrar hâkim karşısına çıkarıldı ve 500 bin TL kefaletle serbest bırakıldı.

Yargılama sonunda 6 ay hapis ve 20 bin TL para cezasına çarptırıldı.

Hapis cezası TCK’nin 72. maddesi gereğince 920 bin TL para cezasına çevrilerek tecil edildi.

Yani Erdoğan hapse ilk kez “şiir okuduğu” için değil, seçimlere itiraz ederken ettiği hakaret nedeniyle girdi.

Adalet Tanrıçası Themis’in bir elinde terazi öbüründe kılıç olduğunu biliyoruz.

O gün ile bugün arasındaki fark, kılıçın bu kez Erdoğan’ın elinde olması.

Böylece mahkemelerden önce kararı verebiliyor.

Erdoğan’ın Saddamlaştırılması

Erdoğan, siyasi yaşamında demokrasinin bütün imkânlarını kullandı.

Ancak tam 30 yıl önce olduğu gibi kaybettiği seçimlerin sonuçlarına hiç saygı duymadı.

Beyoğlu seçimlerinde “Okmeydanı’nda faaliyet gösteren ve başarılı olan çarşaflı kardeşlerimizin, İstiklal Caddesi’nde ya da Cihangir, Tophane gibi semtlerde aynı ölçüde başarılı olması mümkün değil. Dolayısıyla o bölgelerde başı açık kardeşlerimizi görevlendirdik. Keza aynı düşüncelerle, sakallı şalvarlı kardeşlerimizin mezkür bölgelere çıkaracağımız konvoylarda yer almamasını söyledik”  diyecek kadar takıyyeciydi.

Nazmi Özcan’a “sarhoş” diye hakaret ediyordu ama, Hacıhüsrev’den oy alabilmek için Bacanak Birahanesi’nin sahibi Kumarhaneci Kudret Bey’in rakı masasına oturuyordu.

Erdoğan, zikzaklı, takıyyeci ve pragmatik siyasi çizgisinde, demokrasiyi sandıktan ibaret saydı. Fazla oy alınca anayasal hakları ortadan kaldırma hakkını kendisinde gördü. İçeride, dışarıda eleştirildi. Ancak hep “sandıktan ben çıktım” argümanına yaslandı.

6 Mayıs YSK darbesi yalnız İstanbul seçimlerini yenilemiyor. Erdoğan’ın kendisine “diktatör” diyenlere karşı kullandığı “sandık argümanı”nı da elinden alıyor. Haliyle, eski dostlarının birer birer ortaya çıkıp açıkladığı gibi, Erdoğan’ın kendi meşruiyetine de darbe vuran bir durumla karşı karşıyayız.

Süleyman Demirel, Çankaya’dan sonra Güniz Sokak’taki evinde yaşamını geçirdi. Ahmet Necdet Sezer ise görevini tamamladıktan sonra Gölbaşı’ndaki konutunda hayatını sürdürüyor.

Öyle görünüyor ki Erdoğan’ın iktidardan emeklilik planı yok.

Bir gün iktidardan düşerse, düşürenlerin onu yargılayacağına inanıyor.

Haliyle seçim sonuçlarını belirleme cüreti “bir şey olduğu”ndan değil, sonuçların Erdoğan’ın iktidarına çizik atmasından geliyor.

Esasında 31 Mart seçimleri iktidara bağımlı hale gelen Erdoğan’a bir yumuşak iniş fırsatı sunmuştu.

6 Mayıs YSK darbesi ise bu fırsatı ortadan kaldırdı.

Yükselen “seçim tanımayan Erdoğan”seslerine bakınca, 6 Mayıs’ı belki de “Erdoğan’ın Saddamlaştırılmasının başlangıcı”olarak hatırlayacağız.

Makalenin tamamı için tıklayınız

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, dün (22 Eylül 2019 Pazar) Amerika'da New York eyaletinde bulunan Central Park'ta eşiyle görüntülendi.

CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ülkemizin ticaret hacmini artırmak amacıyla Türkiye Ticaret Merkezlerinin son durumunu TBMM gündemine taşıdı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kişisel araçlarda sigara içilmesiyle ilgili konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İBB (İstanbul Büyükşehir Belediyesi)'den para aktarılan vakıflar için bir açıklama yaptı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Vladimir Putin Ankara'da görüştü. Cumhurbaşkanı Erdoğan Rus liderle tokalaştığı sırada 'Nice to meet you' dedi.

AKP'den istifa eden eski Başbakan Ahmet Davutoğlu AKP'den istifa etti. Davutoğlu basın toplantısı düzenledi. 13 Eylül 2019 Cuma Ahmet Davutoğlu açıklamaları.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, son günlerde ülke gündeminde büyük sükse yapan Şanışer'in şarkısı Susamam'ı hedef aldı. Devlet Bahçeli ayrıca Bülent Arınç ve Ekrem İ...

Yazarlar
Website Security Test