Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

'Erdoğan'ı yakın çevresi kötü şekilde harcadı'

13.5.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

'Erdoğan'ı yakın çevresi kötü şekilde harcadı'

Yeni Akit yazarı Abdurrahman Dilipak, Cumhurbaşkanı ve Ak Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı konu alan ve içerisinde "Erdoğan'ı yakın çevresi kötü şekilde harcadı"  ifadesi yer alan bir yazı kaleme aldı. 

 

 

 

 

İşte Dilipak'ın bugünkü köşe yazısının ilgili bölümü: 

"Reisin yakınındakiler reisi kötü şekilde harcadı.Menfaatleri olan bir işi kendi aralarında hallettiler, menfaatleri olmayan sıradan bir işi bile Beştepe’ye havale ettiler. Beştepe’yi dost görünerek boğmaya çalıştılar. Sonuç bu. Aslında halkın hepsi de dürüst değil. Bazısı, “başkaları yapıyor da, hani bana” der gibi eleştiriyor. Onlar daha da tehlikeli. Fırsatını bulduğunda daha fazlasını da yapar. Daha aç, daha ihtiraslı, öfkeli ve kıskanç. Hani derler ya, “Dostunun ya da danışmanının kim olduğunu söyle sana kim olduğunu söyleyeyim”. Şu çevremizdeki biat toplayan ve dereyi görmeden paçayı sıvayıp, ihale dağıtmaya kalkan, kaşığı belinde dolaşan aşağılık din ve siyaset bezirgânlarından yakamızı kurtaramaz isek halimiz yaman. “Beni bana bırakma Rabbim” diye dua eden siyaset erbabından, eleştirenin ağzını kapatmaya çalışan siyaset bezirgânlarının eline nasıl düştük bir bakalım. Şimdikiler “biad” topluyor. “Bana güven gerisini merak etme sen, günahı varsa boynuma” diyor. Cemaat, STK, sermaye, sözde âlim geçinen birileri nasıl bu işe böylesine alet oldular.

Erdoğan’ın Birlik Vakfı konuşması “öze dönüş” için önemli. Bakın affetmeyenler affedilmeyecek. Hepimiz birçok yanlış yaptık ve birilerimiz hâlâ yapmaya devam ediyoruz. Bundan dönmemiz gerek. Allah’ın bizim hakkımızdaki hükmü, bizim kendi hakkımızdaki hükmümüze bağlıdır. Asıl değişmesi gereken, sandık sonuçlarından önce biziz biz! Yoksa tencere yuvarlanacak kapağını bulacak.

Erdoğan’ın birçok eski dostu ona ulaşamamaktan şikâyetçi. Erdoğan’ın yakın çevresinin ise onu yanılttığı görüşü hakim bu eski dostlarda. Mesela, o aday belirlemede kullanılan temayül yoklamaları ve kamuoyu araştırmalarında sonuçların değiştirildiği yaygın bir kanaat. O zaman, o hilekârlardan hesap sorulması ve onların destekledikleri adayların yakın takibe alınması gerek. “Bizi aldatan bizden değildir”. Onlar bizdense ben o “bizden” değilim! İnsanımız böyle diyor! “O zaman sizin ötekilerinden farkınız ne” diyor. “Ben onlara karşı 28 Şubatta direndim, ama size karşı direnmeme de bizimkiler izin vermiyor” diyor. ABD’nin Komünizmle korkutup ülkeleri kendi kucağına almasından ne farkı var CHP korkutması ile siyaset yapmanın. CHP bizi Laikleştiremedi, ama AK Parti döneminde aile, gençlik, eğitim yolu ile sekülerleştirildik endişesi hakim toplumda.

“Şunu yaptık bunu yaptık” demeyin artık. Bunlar başa kakma gibi anlaşılıyor. Çoklukla övünmeyin, veren Allah alır da. “Artırarak ve azaltarak” imtihan edecek Allah. Bir de “Tekasür” suresini okuyun bakalım. “Allah bizi bu hizmetlere vesile kıldı” deyin. Sonunda halkın parası ile halkın ihtiyacını gideriyorsunuz. Onu dürüst yapıyor musunuz, bir de ona bakmak gerek tabi. 3 liralık işi 5 liraya yapıyorsanız, bunun hayrı olmaz. Şimdi de ödemeleri durdurunuz, seçime gidiyorsunuz. Mal ve hizmet veren kişi, kuruluş parasını alamıyor. Faiz kârını götürüyor. Kârından vazgeçti, kredi de bulamıyor batmamak için tefecinin eline düşüyor. Çalışanına parasını ödeyemiyor, piyasaya borcunu ödeyemiyor. İşi durdursa, sonra başına iş açılacak. Kestiği faturanın vergisini ödeyemediği için başka bir ihale açılsa giremeyecek. Bu insanlar iftar sohbetlerinde bunu konuşuyor. Bu şekilde seçim mi kazanılır Allah aşkına! Ailede sıkıntı büyük. Gençlik konusunda da. Yargıya ilişkin çok sayıda şikâyet var. Hangi birini sayayım ki. Dış borç, döviz, kamu borç ödemeleri, Tarım, sağlık.. Medyanın hali malum. STK’ların da. Bu konuda seçimden sonra değil, hemen bir iyileştirme gerek.

İstanbul seçimi ile ilgili olarak, Binali Yıldırım tek kişi olarak değil, en azından herkesin dürüstlüğünden emin olduğu bir genel sekreter, İştirakler Daire Başkanı ve İmar Komisyonu Başkanı olarak görev yapacak isimlerin de telaffuz edilmesi gerek. “Tek Adam”lık insanları korkutuyor artık.

Kamu kaynaklarının hoyratça harcanması endişesi can sıkıcı boyutta. Torpil ve rüşvet belasına karşı, tarikat, hemşehri ve akraba, eş-dost dedikodularına bir son verilmesi gerek. Bankamatik personel, eş-dosta otomobil saltanatına son vermek gerek.

Seçim sürecinde sahaya sürdüğünüz kişileri iyi seçim. Bunları görünce insanlar oy verecekse de vermez.. Bunlar ne kadar çok çalışırsa o kadar az oy alırsınız. Şaibeli isimleri çekin meydandan.

Bugün bir misafirim geldi. Eczacı. “Tayyib bey belediye başkanı olduğunda, kuyrukların yavaş yavaş azalmaya başladığı günlerde yazın limonata yapıp, soğuk ayran yapıp evde, kuyruklarda bekleyen insanlara dağıttık, ‘sabır, biz geldik düzelteceğiz’ diye iki çift laf edelim diye diyor. Kışın sıcak süt dağıttık” diyor. “Ne günlerdi” diyor. “Partiyi 02’de kapatıyorduk, yarın kim, hangi mahallede ne yapacak diye gelen gönüllü gençlerle iş bölümü yapmak için” diyor. Ben de biliyorum o günleri. Erdoğan geldiğinde her taraf çöptü. Ben de hanımımla birlikte “Müslümanların yüzü kara çıkmasın, başaramadılar demesinler” diye kendi sokağımızdaki çöpleri toplamıştık. Neydi o günler.. Mesela bugün, İBB’de ciddi, kapsamlı bir FETÖ operasyonu yapılmadı. Bunun bir açıklaması var mı! “Topbaş gitti, bitti” mi? İnsanları değişime inandırmamız şart!. Dürüst olacağız. Açık sözlü olacağız. Bakın, “Bir musibet, bin nasihatten iyidir”. Ha bu bize ders olsun. Bize şer gibi gelen bu olayı bir hayıra dönüştürebiliriz. Yoksa bakın bu seçimin sonucundan emin olmayın. Haydi, kazandınız diyelim, bir sonraki seçim için hiçbir şansınız yok, böyle giderseniz. Hatta o güne de ulaşamayabilirsiniz. O zaman da dün FETÖ’cülerin başına gelen, yarın sizin başınıza gelir.

Dost bazen acı söyler. Bu acı ilacı yutmadan sağlık hayal. Eski hal muhal, ya yeni hal ya izmihlal..

Biz kendimizi değiştirirsek, bize şer gibi gelen bu şey, yeni bir hayrın vesilesi olabilir.

Değişim şart! Karar sizin.. Geciken çözüm çözüm değildir. Bade harabul Basra! Yarın çok geç olabilir. Ne yapılacaksa, hemen şimdi! Haksızlıklar karşısında susmayın, zalimlere kapı aralamayın, sonra ateş bize de dokunur. Selam ve dua ile.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

İBB sözleşme törenine İstanbul Büyükşehir Belediye Seçimlerini kazanarak başkanlık koltuğunda 17 gün oturan Ekrem İmamoğlu davet edilmezken, davet edilen Binali Yıldır...

15 yaşındaki Muhammet: 'Senin hakkını yediler Ekrem Abi!' İmamoğlu: Yedirtmeyiz. 'Yine güzel olacak!'

Yeni Akit Yazarı Abdurrahman Dilipak Ak Parti'nin eylemlerini eleştirmeye devam ediyor. Dilipak bu kez de YSK'nın gerekçeli kararını eleştirdi.

Sözcü gazetesinden Saygı Öztürk, Ak Parti ve CHP'nin Kürt seçmene yönelik olarak 'mele' görevlendirdiğini yazdı.

Saadet Partisi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Necdet Gökçınar'dan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ilgili büyük iddia geldi.

Necdet Gökçınar, AK Partili rakibi Binali Yıldırım'a tepki gösterdi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu, Uğur Dündar'ın Halk Arenası programında CNN Türk'te kendi yayınını çeken kameramanların işten çıkarıldığı idd...

Yazarlar
Website Security Test