Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Kılıçdaroğlu: Madem faizi artıracaktın 128 milyar doları niye sattın?

24.11.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP'nin haftalık Meclis grup toplantısında konuştu. Ekonominin durumuna ilişkin iktidara eleştiriler yönelten Kılıçdaroğlu, ''Madem ki diz çöktün şunları sorayım: Madem faizin artacağını biliyordun 128 milyar doları kime sattın? Benim bildiğim manav, kasap, işsiz, öğretmen, emekli almadı. 128 milyar doları kim aldı?" dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP'nin Meclis'te salı günleri yapılan haftalık parti grup toplantısında konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti'yi ekonominin durumuyla ilgili eleştiren Kılıçdaroğlu, yine Londra'daki faiz lobilerini işaret ederek içeride de zorunlu faiz artırımı kararı üzerinden tepkilerini dile getirdi.

CHP lideri Kılıçdaroğlu, Katar ile yapılan Süper Lig yayıncı kuruluşu anlaşmasına yönelik de eleştirilerini sıraladı. Kılıçdaroğlu, döviz kurlarındaki artış nedeniyle Katar'ın yayıncı kuruluş anlaşmasından vazgeçtiğini ifade etti.

Kılıçdaroğlu faizle ilgili şunları söyledi;

"Geçen hafta faiz lobilerinin isteği olacak Merkez Bankası faizi arttıracak demiştim. Oldu mu, oldu. Erdoğan ne diyor? Şahlanış döneminin arifesindeyiz. 16 Ocak 2020’de şahlanış döneminin kapılarını açıyoruz dedi. Dolar şahlandı tabi. Meğer tefeciler için söylüyormuş şahlanış diye. Faiz şaha kalktı. Bütün bunların tamamı tefeciler içinmiş. Çaktırmadan kredi kartlarına uygulanan faizi de arttırdılar.

Kredi kartını memur kullanır, esnaf kullanır, vatandaş kullanır. Niye faiz arttırıyorsun? Çünkü faiz lobilerinin önünde diz çökmek zorunda kaldılar. Türkiye’yi getirdikleri nokta ne yazık ki budur.

Madem ki diz çöktün şunları sorayım: Madem faizin artacağını biliyordun 128 milyar doları kime sattın? Benim bildiğim manav, kasap, işsiz, öğretmen, emekli almadı. 128 milyar doları kim aldı? Neden Merkez Bankası Başkanı’nı bir sürü hakaretler ederek görevden aldın? 20 gün önce ekonomi pik yaptı demiştin. Acı reçeteyi niye uygulayacaksın? Biz faiz baronlarına karşı kurtuluş mücadelesi veriyoruz demiştin. 20 günde ne değişti? Enflasyonu azdırmak için faizi neden yükselttin."

ÖĞRETMENLERİN DURUMU
Liyakatin yerini torpil alınca bir çok kişi eğitim üzerinde söz sahibi oldu. Kadrolu öğretmen var, sözleşmeli öğretmen var… Aynı derslere giriyorlar ama aynı ücreti almıyorlar. Bu mu adalet? Öğretmenin günü takip etmesi lazım, sanatı bilimi takip etmesi lazım. Hangi parayla yapacaklar? Sözde bir Fatih projesi yaptılar. Öğretmenlere ücretsiz bilgisayar verecekleri, vermediler. Nereye gitti o para? Bir öğretmen arkadaşım şunu söyledi: Son 10-15 yılda öğretmenlik çok değersizleşti. Eskiden toplumda saygın bir yeri vardı şimdi o kalmadı. Sayın öğretmenim CHP, öğretmenleri toplumun en saygın yerine getirecek sana söz veriyorum.

Ataması bekleyen öğretmenler… Öğretmen olmak için okulu bitirdiler. Pırıl pırıl öğrencileri karşılayıp onları yetiştirecekler. Kendi imkanlarıyla kampanyalar yapıp onlara yeni imkanlar sağlayacaklar. Ama bugün yüz binlerce öğretmen atama bekliyor. Hani bütün okullarınız ihtiyaçlara cevap veriyorsa, hani bütün öğrencilerin olduğu her yerde öğretmenler varsa diyeceğiz ki tamam başka bir planlama sorunu var. Sayıştay’ın raporunda ortaya çıktı. Diyor ki, 138 bin 393 öğretmen eksiği var. Dışarda da atama bekleyen yüz binler var. Niye atama yapmıyorlar, soru bu.

EĞİTİM SİSTEMİ ELEŞTİRİSİ
Biz hep Türkiye’nin 5 temel sorunundan bahsederiz. Bunlardan birisi eğitimdi. Eğitim, bir ülke dünyada söz sahibi olmak isterse eğitime önem verilmeli. 21. Yüzyılda eğitimde en büyük devrimi gerçekleştiren ülke Finlandiya’dır. CHP olarak Finlandiya’da eğitim reformunu gerçekleştiren bakanı gerçekleştirdi, yaptığı reformu kendisine sorduk. Eğitimimizi gerçekten milli ve evrensel değerlerle uyum içinde mi?

Benim çocuğum okula gidiyorsa iktidar partisinin milletvekilinin çocuğu da okula gidiyor. İktidardakiler eğitimin önemini biliyorlar mı? 7 bakan değişti, 7 farklı eğitim düzenlemesi oldu. 5 AKP’li kanun teklifi verdi, hiçbirisi öğretmen değildi. Çocuklar, 18 yıldır denek olarak kullanıldı. Öğretmence cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren büyük önem verildi. Öğretmenler devlet protokolünde yer alıyordu.

 

3600 EK GÖSTERGE
Yüz binlerce öğretmen 3600 ek gösterge yüzünden emeklilik bekliyor. Siz söz verdiniz versenize ek göstergeyi. Köy okullarının açılması lazım. Öğretmen var, okul var, köy okulları neden açılmıyor bunların açılması lazım. Bir sınıfta 50-60 öğrenci var bunlara son verilmesi lazım.

Doktora yapıp, çekirdek satıp, atama bekleyen öğretmen var. Kağıt toplayıp topladığı kağıdı satan atama bekleyen öğretmen var. 21. yüzyıl Türkiye’sinin en büyük ayıbıdır bu. Üniversiteyi bitirdikten sonra kağıt toplayıp geçimini sağlayan öğretmenin dramını biliyorlar mı? Bunların tamamı bir siyasi tercihtir. Parayı nereye harcayacaksın? Londra’daki tefecilere mi harcayacaksın, öğretmenlere mi? Bu bir siyasi tercihtir. Atama bekleyen öğretmenler kampanya açtılar 60 bin atama için. Yapmazlar. Ne olursa olsun oy alacaklarını biliyorlar. Talimatı verirse bir anda 3600 ek gösterge kanunu çıkar. Bize soruyorlar siz iktidar olunca ne yapacaksınız? Güzel soru. Bir öğretmenler meslek kanunu çıkaracağız. Öğretmenler için bağımsız bir kanun olacak. Öğretmeni toplumda en saygın konuma getireceğiz. Hiçbir öğretmen yoksulluk sınırının altında maaş almayacak.Yoksulluk sınırı 7 bin lira civarıydı, açlık sınırı da asgari ücretin altında. Her yerden keseceğiz. İmkansa bütün imkanlarımızı kullanacağız. Bu ülkede öğretmen yoksulluk sınırının altında maaş alamaz.

CHP ÖĞRETMENLER İÇİN NELER YAPACAK?
1- Bir öğretmenler meslek kanunu çıkartacağız. Öğretmenleri, devlet memurları kanunundan çıkaracağız. Hakimler ve savcılar için nasıl bir kanun varsa, öğretmenler için de ayrı bir kanun olacak. Öğretmeni toplumda, en saygın konuma getireceğiz. Öğretmenin özel bir yasası olacak.

2- Hiçbir öğretmen, yoksulluk sınırının altında maaş almayacak. Öğretmeni açlığa yoksulluğa mahkum ettikten sonra o öğretmen benim çocuğumu nasıl eğitecek. Ay başını düşünecek, nasıl geçineceğim diye. Bu ülkede öğretmen yoksulluk sınırının altında maaş almaycak.

3- Eğitim yatırımları için, özel yasal düzenleme yapacağız. Bursa'da deprem dolayısıyla birçok okul yok oldu. Yıllardır yapılmıyor. İkili eğitim var, Ankara'da, İstanbul'da, İzmir'de. Niye yapılmaz bu okullar? Para yok. Milli Eğitim bütçesinde Türkiye'nin toplam yatırımının en az yüzde 18'i Milli Eğitim Bakanlığı'nın yatırımına gidecek. Bu imkan var mı? Var. Bu bir siyasi tercihtir. Kararı öğretmen, sandığa gidince verecek.

4- Köy okulları yeniden açılacak, atama bekleyen yüz binler var. Eğitimin tüm bileşenleriyle oluşacak politikalarıyla eğitim üretime dönük olacak, çağdaş olacak eğitim. Bütün organize sanayi bölgelerinde teknoloji liseleri olacak.

5- Her okulun kendi bütçesi olacak. Okul müdürünü dilenci haline getiriyoruz. Her okulun bir bütçesi olacak, o bütçesi denetlenecek. Okul aile birliğiyle birlikte yönetilecek. Okul aile birliğinin yetkileri güçlendirilecek.

BİLİM KURULU'NA ELEŞTİRİ
5 maskeyi dağıtmaktan aciz olan iktidar ben Türkiye’nin sorunlarını çözeceğim diyor. Yapamazsın, sende böyle bir irade yok. Akşam saat 20 ile sabah saat 10 arasında Covid bulaşır diye sınırlama getiriyor. Sabah saat 10 ile akşam saat 20 arasında Covid terbiye edilmiş diye sınırlama kalkıyor. Bütün dünya bize gülüyor böyle önlem mi olur?

Bilim Kurulu üyelerine sesleniyorum: Hepiniz okumuş yazmış akademik kadro içinde olan profesörlersiniz. Aranızdan bir sözcü seçip Covid konusunda şu önlemler alınmalı demediniz diyemediniz, çünkü siyasi iktidar size izin vermedi. O zaman orda ne işiniz var? Eğer cümleye sayın Cumhurbaşkanımızın talimatı ile başlıyorsa orada bilim mi olur? Erdoğan sağlık çalışanı mı, profesör mü? En başından beri neler yapılması gerektiğini söyledik.

KORONAVİRÜS ÖNLEMLERİ
Dedik ki şu ekonomik sosyal konseyi çağır şu insanları bir dinle, ona göre bir çözüm üret. Esnafa diyorsun dükkanı kapat. Tamam kapatalım, neyle geçineceğiz? Diğer devletler de kapat diyor ama oranın kirasını devlet ödüyor, çalışana asgari ücret ödüyor. Hijyen ürünlerinde KDV yüzde 18, uçakla seyahate KDV düşüyor çünkü oraya Covid girmez. Gerçek ölüm rakamları açıklanırsa devletin itibarı sarsılırmış. Yalan söyleyen devletin itibarı mı olur? Göstermelik rakamları açıklarsanız dünya size güler. 155 bin tekel bayi var, bunlar kapatacaklar. Gece çalışma ruhsatı olan binlerce bakkal var, bunlar kapatacaklar. Bunların parasını kim ödeyecek? Sadece esnafın üzerinden tedbir alırsanız bu işin üstesinden gelemezsiniz. Bunlara acil destek olunması lazım.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

CHP’li Sertel Tire-Belevi yoluna ayrılan bütçeyi eleştirerek, "Ölümlerden iktidar sorumludur" dedi.

Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ'a evinin önünde silahlı ve sopalı saldırı düzenlendi.

Seslerini kimseye duyuramayan anestezi teknikerleri ne istiyor?

Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) İzmir İl Başkanı Seda Kaya Ösen, kentin çözülemeyen altyapı sorununun son yağmurla birlikte yine su baskını felaketine neden olduğun...

Serdar Aksoy’un tutuklanmasının ardından yerine seçilecek başkanvekili için son perde kapandı.

Serdar Aksoy’un tutuklanmasının ardından yerine seçilecek başkanvekili bugün belirleniyor. Kura çekimi için yasa gereği salt çoğunluk yerine 4’te 1 (8 üye) yeterlilik ...

İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tunç Soyer, Büyükşehir Belediye Meclisi Ocak ayı oturumunda konuştu.

Yazarlar
Website Security Test