Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Bir ''Tık'' için rezil oyun!..

5.10.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Utanıyorum, artık “Gazeteciyim” demekten; utanıyorum!..

Kalemlerini satan vardı, haberlerini satan vardı, arkadaşlarını, meslektaşlarını satan vardı, okuyucusunu, halkını kandıran vardı, yalan yazan vardı, iftira atan vardı, patronuna, bakanına, başbakanına, cumhurbaşkanına, parti başkanına, valisine, generaline, belediye başkanına, iş adamına, kulüp başkanına, hatta teknik direktörüne yalakalık yapan vardı, vardı da vardı…

“Bunlar” sadece ülkemizde değil, “bütün dünyada” da vardı!..

Elbette, “gazetecilikten ekmek yiyen”, 63 yıldır yiyen bir gazeteci olarak, “mesleğimize ihanet eden” bu insanlar, beni ve “benim gibi düşünen” bütün meslektaşlarını “ki, Dünyada da, ülkemizde de çoğunluktalar” üzüyor, öfkelendiriyor ve utandırıyorlardı!..

Peki, “Utanıyorum, artık ‘Gazeteciyim’ demekten; utanıyorum” cümlesindeki “artık” ne oluyordu; dün utanmıyordum” mu?..

Yooo, o “artık” kelimesini, “cümle ‘Dün utanmıyordum, artık utanıyorum’  anlamına gelsin” diye kullanmadım; “Onlar yüzünden gazetecilikten dün de utanıyordum.”

O cümleye “artık” kelimesini “şunun için” yazdım; “minnacık, çok basit, çok küçük bir detay”, ama “gazeteciliği en sonunda ne duruma düşürdüğümüzü gösteren” bir detay, bir örnek için!..

“Bir ‘tık’ uğruna” halkı, okuyucuyu aldatmanın, kandırmanın pençesine düşüp, okuyucudan “bin bir küfür yemeği” göze alarak, mesleğimizi düşürdüğümüz rezalet tablosunu, “küçücük bir örnek” ile gözler önüne sermek için!..

Her “önemli maç öncesi” hemen hemen bütün gazetelerimizin WEB sitelerinde oynanan “rezil” bir oyun var: “Maç saat kaçta oynanacak ve hangi kanalda yayınlanacak?” başlıklı bir haber konuyor. “Hangi kanalda yayınlanacağını öğrenmek için” tıklıyorsunuz. Karşınıza şu cümle çıkıyor; “Maçın daha hangi kanalda yayınlanacağı belli olmadı.”

Patron “tüccar” olabilir, hatta gazetesini “doğrudan ticaret ve para kazanmak için çıkarıyor, yayınlıyor” da olabilir. Ama, “Tüccar, Ticaret Kanunlarına tabidir, halkı aldatamaz, aldatırsa suç işler, cezası vardır!..”

Ne var ki, “kraldan fazla kralcı” gazeteciler var; “tüccar patronun haberi olmadan, hatta o istemeden, ona yaranmak için, dahası ‘bir tık daha fazla alarak, reytingi yükseltmek’ ve ‘reklam gelirlerini artırmak’ üzere, o “bir ‘tık’ın peşine düşmek” dahası, okuyucuyu, yani müşteriyi aldatmak “ticaret suçu değilse” nedir?

WEB sitelerimizi “gazetecik yarışı yaparak” tıklatmak yerine, “tıklatmak için her türlü kandırmaca cambazlıklarına başvurmak”; utanç verici!..

 

 

Haftanın Adamı

Aziz Kocaoğlu!..

 

“1 Ekimde aday olup olmayacağımı açıklayacağım” dedi, sözünü tuttu.

2014 seçimlerinden önce “Aday olmayacağım, ama Binali Yıldırım AKP’den aday olursa, aday olacağım” dedi; sözünü tuttu.

30 Mart 2014 seçimlerinde Binali Yıldırım’a karşı aday oldu ve kazandı.

1 Ekim 2018’de “aday olmadığını” açıkladı ve zaten “Aday olmama kararımı 2014’de almış ve açıklamıştım” dedi; sözünü tuttu!..

Ve Aziz Kocaoğlu, “bütün siyasetçilere örnek olacak bir ‘sözünü tutma’ sürecinden sonra, Mart seçimlerinde İzmir Büyükşehir Başkanlığı koltuğunu boşaltacağını” açıklamasıyla, “Haftanın Adamı” olmayı yerden göğe hak etti.

Amma…

 

“Genel Merkez ‘Adayımız olun’ derse, ‘Hayır’ mı diyeceksiniz” sorusunu ‘net’ bir cevap vermedi.

“Kararını açıkladığı” basın toplantısında, yıllardır yaptığı konuşmalarda “Kocaoğlu – İzmirli el ele / İzmirli Kocaoğlu’na, Kocaoğlu İzmirliye güveniyor ve 15 yıl böyle geçti” diyen Aziz Başkan’a “İzmirli aday olmanızı isterse, ‘Hayır’ mı diyeceksiniz” sorusu sorulmadı.

Sorulsa, “ne cevap verecekti” merak ediyorum.

İşte bu yüzden “Açıkladığı kararın, son karar olacağına” henüz, evet “henüz” inanmıyorum.

Bunu, kendisine de söyledim.

Kararına, “İzmir’in, İzmirlinin göstereceği tepkiyi görmek için” bir süre bekleyeceğim; ya İzmirli “aday olmasını isterse?..”

Mesela ben, “aday olmasını” istiyorum. Bunca “büyük işler yaptı”, Dünyanın takdir ettiği ve Türkiye’ye örnek olacak “İzmir Modeli” çalışmalarında henüz bitiremediği projeleri sonlandırmalı ve “planlamasını yaptığı ve de anlattığı” büyük projeleri de “başkan olarak” gerçekleştirmeli!..

Benim gibi düşünen çok İzmirli var; özellikle “metropolün dışında yaşayan” İzmirlilerin çok büyük çoğunluğu!..

Onları bırakıp nasıl gideceksin, Aziz Başkan?..

 

+++++

 

Sözün Özü

 

Başta bütün siyasetçiler olmak üzere insanlaradır bu haftanın Sözün Özü; İslam’ın “İlim ve Cihad eri” olarak tanınan hafız Ukbe Bin Âmir anlatıyor; ‘Bir gün, ‘El Allah’ın Resulü! Kurtuluşumuz nasıl olacak” diye sormuştum. Şöyle cevap verdiler; ‘Dilini tut, günahlarına ağla!’ – Tirmizi / Zühd”

 

++++++++

 

Yasak olan ve olmayan!..

İki yıldır zam yapmamışlar, unun çuvalının fiyatı yüzde yüz artmış, suya zam, mayaya zam, elektriğe zam, nakliyeye zam; ama “Ekmeğe zam yapmak yasak!..”

Peki, ‘gramajdan eksiltmek’ kaçamağını yapmak, unu “kalitesiz unla karıştırmak”, fırında çalışan 4 kişiden ikisini kapının önüne koymak yasak mı? Yoksa fırıncıya “Zam yapma ama bunları yaparsan göz yumulacak” mı deniliyor?..

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test