Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Yerel seçimler ve yerel demokrasi

12.10.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Yerel seçimle ilgili gelişmeler ve haberler gündemde önemli bir yer tutuyor. Ancak basın yayın organlarında, çoğunlukla, kimlerin aday olacağı ile ilgili kulisler ve belirli aday adayı isimlerini öne çıkartmayı hedefleyen haberler öne çıkıyor.

Oysa 2019 Mart yerel seçimi, ülkemiz ve halkımız için birçok bakımdan yaşamsal derecede önem taşıyor. Gelin birlikte bu önemliliği irdelemeye çalışalım.

 

Kentlerin artan önemi

Son dönemde küreselleşmenin yarattığı eşitsizlikler, mağduriyetler ve gelir adaletsizlikleri; toplumları yeni arayışlara yöneltiyor. Bu arayış da, birçok merkezi yönetimin, otoriter, muhafazakâr ve neoliberal politikalara savrulmasını beraberinde getiriyor. Merkezi yönetimlerin çoğunlukla otoriterleşmesi, tutuculaşması; bu eğilimleri onaylamayan insanların belirli kentlerde toplanması ve oralarda kendilerine özgürlük alanları yaratması isteğini körüklüyor.

Geçtiğimiz günlerde ‘insaNomi’ köşesinde işlediğimiz ‘ilerici kentler hareketi’ni de bu bağlamda değerlendirmek gerekiyor. Yine bu konuda bir başka çarpıcı örnek, ülkemizde yapılan anayasa halkoylamasında, merkezi yönetimin tüm baskısına ve dayatmasına karşın, başta üç büyük kent olmak üzere, önemli büyük şehirlerde ‘hayır’ oyunun önde çıkmasıdır. Kentlerin ve kent yönetimlerinin önemi ile ilgili olarak, altı çizilmesi gereken bir başka konu; toplumun en dinamik ve üretken kesimlerinin, büyük şehirlerde yaşamasıdır. Buralarda giderek sayıları daha da çoğalan üniversiteler, kent yaşamı açısından bir başka önemli çağdaş dinamiktir.

 

2019 yerel seçiminin anlamı

Bizim ülkemizin toplumsal yaşamında da giderek daha büyük ağırlık kazanan kentler ve kent yaşamı, önümüzdeki süreçte nasıl şekillendirilecektir? Buraları nasıl bir yönetsel anlayışla ve hangi siyasal kadrolarla yönetilecektir? 2019 Mart yerel seçiminde, işte bu sorulara yanıtlar arayacağız. Bir başka dikkat çekmek istediğimiz nokta da, oluşacak yerel yönetimlerin, kentlerimizi Cumhuriyet’in 100’üncü yılına taşıyacak olmasıdır. Gözlem’de dört hafta boyunca yayımlanan ‘CHP’nin Umuda Yolculuğu’ başlıklı yazı dizimizin son bölümünde, Cumhuriyet kentlerinin, Cumhuriyet’in 100’üncü yılında, nasıl bir anlayışla yönetileceği sorusunu gündeme taşımıştık. Doğrusu bu soruyu önemsiyoruz.

Yerel seçimin ekonomik ve siyasal arka planında, yaşanan ekonomik ve siyasal sorunların faturası bulunmaktadır. Halk, seçmen, gidişat ile ilgili olarak görüş ve düşüncelerini bu seçimde sandığa yansıtma olanağı bulacaktır. Özellikle deyeni yönetim sisteminin bir ön değerlendirmesini, yapacağı tercihlerle ve kullanacağı oylarla ifade edebilir.

 

Parti ittifakı değil, seçmen ittifakı

Yerel seçimlerin kendine has değerleri ve dinamikleri vardır. Partiler her ne kadar görünürde yasal anlamda ittifak yapamasalar da, seçmen, bu ittifakı, adaylar üzerinden kendi seçim bölgelerinde doğal olarak hayata geçirmektedir. 2019 Mart yerel seçiminde, bu eğilimin daha da güçlü olacağını öngörüyoruz.

Önümüzdeki yerel seçimin, kentlerimizde yerel demokrasinin güçlendiği; ülkemizde de genel anlamda yeniden çağdaş demokrasiye yönümüzün döndüğü bir seçim olmasını yürekten diliyoruz.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test