Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Muğla’yı gezip görmek lazım

19.10.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Tatil cennetlerine giderken Muğla’yı pas geçmemek gerek. Dünün sakin, iddiasız ve gelişmeye pek de açık olmayan yapı ve anlayışı, bugün yerini modern, çağdaş ve sevimli bir kimliğe bırakmış. Gidip görmeden, gezip dolaşmadan bunu fark etmek mümkün değil.

50 yıldır Muğla’dan geçer giderim. Marmaris’e giderken ya da Kaş ve Antalya’ya uzanırken geçtiğim bu güzel kentin merkezini, şöyle enine boyuna dolaşmak pek aklıma gelmedi doğrusu. Oysa Muğla, iki uluslararası havaalanı, mükemmel bir üniversitesi,105 antik kenti, 22 ören yeri, 6 müzesi, hepsi birbirinden değerli 13 ilçesi, 1400 km civarında kıyı şeridi, yüzlerce koyu, plajı ve muhteşem ormanlarıyla harika bir şehir, harika bir coğrafya…

Aslında bu şehri tüm Türkiye’ye ve dünyaya iyi tanıtmak lazım. Ama biz bu tanıtma işini yeterli ölçüde yapamıyor, tarihi ve doğal güzelliklerimizi etkili biçimde dosta düşmana gösteremiyoruz. İnşallah onu da beceririz yakında. Yeri geldikçe Muğla’yı herkese tanıtmalı ve bu müthiş değeri, yerli yabancı gezginlerin programlarına mutlaka sokmalıyız. Avrupa’ya gidip imreniyoruz ama kendi değerlerimizi bile bilmiyoruz ki… Önce Türkiye’yi iyi dolaşacağız, ülkemizi iyi tanıyacağız, köylerimizi ve kentlerimizi tarihi, turistik ve yöresel değerleri ile dibine kadar yaşayacağız. Ondan sonra eğer vakit kalırsa, kenarda köşede üç beş kuruş da varsa, ancak o zaman gidip tanıyacağız dünyayı. Türkiye’yi tanımadan dışarıya gitmek yok. Çoluk çocuğa bunu öğretmemiz lazım.

Gelelim Muğla merkez gezime. Önce Valiliği ziyaret ettim. Çalışkan ve başarılı Valimiz, bölgeyi dolaşıyordu. Vali Muavinleri ile tanıştım, sohbet ettim. Bu arada Muğla’nın iftihar ettiği mükemmel bürokratına, Valilik özel Kalem Müdürü Baki Gencel’e uğradım. Gazeteci kökenli Gencel, 30 yıldan fazladır çeşitli valilerle çalıştı. Hepsinin sevgisini, saygısını kazandı. Muğla’ya çok hizmet etti. Torpili filan olmadı hiç, emeğiyle çalışkanlığıyla, dürüstlüğü ve tarafsızlığı ile yerini rahatça korumasını bildi. Bana göre Gencel iktidarlara değil, patronlara değil, kendi gücüne ve karakterine güvenerek, Türk bürokrasisinde örnek bir memur oldu. Keşke bütün memurlarımız böyle olabilse…

Vilayet girişinde çok güzel bir projeyle karşılaştım. Uzunca bir masanın etrafında oturan enerjik ve bilinçli memurlar, (Açık kapı)adı altında vatandaşların taleplerini, anında ilgili birimlere yönlendirip sonuçlandırıyor. Sizin devletle bir işiniz mi var, artık kapı kapı dolaşıp, dilekçe peşinde koşup ömür törpülemeye, zaman kaybetmeye gerek yok. İnternetle, telefonla derdinizi anlatıyor, dermanını zahmetsiz buluyorsunuz. İçişleri Bakanlığı hazırlamış bu projeyi ve şimdilik Muğla dahil bazı pilot illerde hayata geçirmiş. Tebrikler, mükemmel bir iş olmuş doğrusu. Güzel şeyleri alkışlamayı da öğrenmeliyiz artık. Bu projenin kamu spotları hazırlanıyor. Televizyonları izleyin, nasıl yararlanacağınızı da ekranlardan öğrenin.

Vilayetten Muğla’nın güleryüzlü ve çalışkan Belediye Başkanı Osman Gürün’ün makamına gittim. Basın Müşaviri Taner Yiğit ve gazeteci arkadaşım Tuncay Mollaveisoğlu ile bu eski dostumu ziyaret ettim. Osman beyi çok severim, onun o güleç yüzü ve insanları kucaklayan sevgisi, enerji veriyor çevreye. Belediye Başkanlığı zor iştir. Seveni de, sevmeyeni de bol oluyor kişinin. Ama olsun, o herkesle dost, tek kişinin arkasından sözü yok. Onu yerden yere çalan siyaset arkadaşlarını bile övüyor, göklere çıkartıyor. Dedim ya, Osman bey farklı bir kişi…

Seçilirken Muğla’ya hizmet edeceğini biliyordu. Ama bir süre sonra çıkan Büyükşehir yasasıyla 12.974 kilometrekarelik bir coğrafyayı ve 1400 kilometreye yakın bir sahil şeridini, 13 ilçesiyle birlikte kucağında buldu. Neye niyet neye kısmetti, hemen kolları sıvayarak işe koyuldu. Ama maddi imkanlar kısıtlıydı, böylesine büyük bir coğrafyanın ihtiyaçlarını karşılayacak bir para yoktu ortada. Buna rağmen, her işe her şeye, her projeye yetişmeye çalıştı. Bodrum’a, Marmaris’e, hoş sesi çıkmasa da Fethiye’ye yaranamadı, başkanlarının muhalefetine uğradı. Kimine göre Gürün kusurluydu bunda, kimine göre de aynı partiye mensup Başkanları. Ama ne olursa olsun, Muğla’da yere düşmedi, ilçeleri de... Bu arada önemli işler de yapıldı. Elbette yeterli olduğu söylenemez. Ama yapıldı işte…

Muğla’yı gezdik birlikte. O düzenli ve çiçekli ana caddelerini dolaştık, Muğla’nın yeni yüzü modern Menteşe semtini gördük. Gözlerimize inanamadık, düzenli mimarisiyle yepyeni bir şehir çıkmış ortaya. Bir güzelim ormanları kesip, ortasına kondurulan lojman görünümlü TOKİ binalarına baktık, bir de yeni Menteşe’ye. Pes doğrusu, Bravo Dr. Gürün. Muğla merkez tam bir şantiye görünümünde şu sıra. Yollar ve kaldırımlar yapılıyor, altyapı tamamlanıyor, elektrik ve telefon kabloları yeraltına geçiriliyor. Mükemmel parklar yapılıyor. Muğla iyiye doğru bir kimlik değiştiriyor anlayacağınız. Çalışmaların çoğu ay sonunda biter. Lütfen gidip bakın ve yapılanları görüp takdir edin. Her zaman söylerim bizim millet takdire biraz soğuk bakar. Ama eleştirmeyi bildiğimiz kadar alkışlamayı da öğrenmeliyiz.

Mutlaka Osman beyin de yanlışları ve kusurları, hizmette eksikleri vardır. Hepimiz insanız, kusursuzluk Allah’a mahsus. Ama gördüklerim karşısında, Muğla’da iyi işler yapıldığını ve kentin fotoğrafının olumlu yönde değiştiğini gördüm. Seçimler yaklaşıyor, üç-beş yeni aday ortaya çıkıyor. Örneğin Mehmet Kocadon, eski milletvekili Nurettin Demir, Tekirdağ Belediyesi Genel Sekreteri falan filan. Tahminim Osman Gürün ipi tekrar ve farklı şekilde göğüsler. Eğer genel merkezin bir azizliğine uğramazsa tabii.

  Yolum düşerse Fethiye’yi de, elbette zamanı gelince Bodrum’u da yazacağım…

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test