Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Türk halkına moral gerek...

19.10.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Türkiye, Orta Doğu’nun tam merkezinde yüksek potansiyeli olan bir ülke. Ancak kurulduğu tarih olan 1923’den beri Atatürk’ün dönemi ve biraz da İnönü’nün talihsiz zamanlarına kadar olan dönemler hariç, hep inişli ve çıkışlı dönemler yaşamıştır.

Özellikle 1950’de Demokrat Parti’nin gelişi ile beraber “demokrasiye” adım atmış bulunmaktadır. Bunda İnönü’nün seçimleri tam bir bitaraflıkla yapmasının rolü büyüktür.

Ancak Demokrat Parti ile birlikte siyasi liderleri Celal Bayar ve Adnan Menderes ikilisinin zorlamaları ve özellikle “laiklik” ilkemizdeki sakatlanmalar ile milletimizin birlik ve beraberlik anlayışında maalesef ayrılıklar dönemi başlamıştır.

O günlerde Türkçe okunan ezanın derhal “Arapça’ya” çevrilmesi, bu ayrılıklar döneminin miladı olmuştur. Gericilik akımları o günden bugüne adım adım, sabırla içteki tarikat ve cemaatler ile dış güçler, bilhassa çakma Müslüman İngilizlerin kurduğu “Vehhabi” Suudi Arabistan odaklı kışkırtmalarla hepimize ters gelen ve moral bozuklukları getiren durum ortaya çıkmıştır.

Bu tablonun ortaya çıkmasının sebebi, gelip geçen iktidar ve muhalefet partilerinin toptan adam sendeciliği ve pasif tavizlerinden başka birşey değildir.

Peki neden oldu?

Gayet basit, Müslüman ülkelerin zaafı çok hissi olmaları, cehaletleri, “bilim ve ilim” yönünüden eğitim zaafiyetleridir.

Dikkat ediniz, üç-beş asırdır Müslüman ülkelerin yetiştirdiği devir açan alim ya da bilim adamı yoktur. Teknoloji ile Ar-Ge teknik araştırmalarındaki gelişmeler, bu ülkelere uğramamışlardır.

Bunun bir çok nedeni vardır. Özellikle din baskısı ve "laikliğin” sağlıksızlığı, devlet ve din işlerinin siyasette aşırı kullanılarak oy toplamada kullanılması, siyasetçilerimizin en çok başvurdukları yöntem olmuştur.

Bunu mukabil diğer dinlere mensup milletler, bu işin farkına vararak, teknoloji ve Ar-Ge’yi ön plana alarak, ilim ve bilimin önderliğinde ekonomik, askeri ve bilimsel üstünlük ile diğerlerinin “istismar” ederek geri kalmalarını sağlamışlar ve dünya hakimiyetini ele geçirmişlerdir.

Bügün kim ne derse desin yüz küsür irili ufaklı devlet, bu istismarlar ile hayatlarını yarım yamalak sürdürmektedirler.

Ne yazık ki yüce dinimizin yanlış ve anlaşılmaz tefsirleri ve yorumları ise 60’a yakın Müslüman devletin yönetimlerini, dünyanın üç büyük devletinin himayesine teslim derek zavallılaştırmıştır.

Türkiye’miz, bugün de moralsiz ve sıkıntılıdır. Din odaklı devletlerin tarihteki yerlerine bakınız, hepsi ecir ve batıklardır. Yöneticilerimizin artık bu gerçeğin “farkına” vardığının işaretlerini vermeleri ümit etmek istiyoruz.

Tarihe bakınız; Türkiye bir “imparatorluğun” varisidir. Her şeyi vardır. Ancak yapısal zafiyetlerin ve inançların aşırı etkisindedir.

Son söz: Çanlar acı acı çalmaktadır. Çare vardır; muhalefetin ve iktidarın “Ortak Akılda” buluşmasıdır. Bunu yapan lider kim olursa, milletin de morali yerine gelecek, sıkıntıların da önü alınacaktır.

Ölüm hariç her sıkıntının “mutlak” çaresi vardır.

Dilerim öyle olacaktır...

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test