Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Bir Anadolu Kandili!..

19.10.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Onun biyografisi, ansiklopedilerde, “Kim, kimdir” sorgulamasının cevaplarında “Türk siyaset bilimci, siyasetçi, gazeteci, yazar ve öğretim üyesi” diye başlar.

Onunla “kuzendik”, gazeteciliğe birkaç ay farkla hemen hemen aynı zamanda başladık (1956)”; “ağabeyi / ağabeyimiz” Mehmet Ali Kışlalı’nın yönetiminde ve “rehber hocalığında” aynı gazetede (Yenigün), aynı dergide (Yankı) yıllarca beraber çalıştık. Ahmet / Hıncal / Öcal “öyle” gazeteci oldular!..

Evet, 21 Ekim 1999’da “hunhar bir suikasta kurban olan” Ahmet Taner Kışlalı’dan söz ediyorum.19 yıl oldu.

O, bana göre, “Atatürk’ü en iyi anlayan ve de en iyi anlatan” insanlarımızın başında geliyordu ve işte onun için öldürdüler, Onu!..

O, “Kemalizm geçmişin bekçiliği değil, geleceğin öncülüğüdür” diyen insandı.

O, “Kemalist, ‘Atatürk’ün izinde’ değil, “Atatürk’ün yolunda olan’ insandır” diyen Hocamızdı!..

Geçen hafta içinde “Atatürk’e hakaret eden, hakaretin videosunu sosyal medyada yayınlayan” 16 – 17 yaşlarında iki çocuk, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun talimatı ile yakalandı ve tutuklandı.

Peki ama, o çocukları, “Atatürk Heykeli’ne saldıracak”, onunla da yetinmeyip, “hakaret anlarını videoya alıp” sosyal medyada yayacak hâle getirenler kimlerdi?

Ve de, “o Türk çocuklarını ‘böyle’ yetiştirenler için” ne yapılıyordu”, daha da açıkçası “o çocukların bu hâle gelmemesi için yapılması gerekenleri yapmayan, yaptırmayan, bitmedi, o çocukların ‘karanlık’ hocalarına yeşil ışık yakan asıl sorumlular” kimlerdi?..

İşte Ahmet Taner Kışlalı, “Türk çocuklarını bu hâlâ getirmek isteyenlerle, getirenlerle mücadele etmeyi”, var olmasının hedefi hâline getiren, binlerce yıllık Anadolu’nun “aydınlanma kandillerinden biri” idi.

Dahası, “tarihin en büyük aydınlatıcılarının başında gelen” Atatürk’ün yolunda olan binlerce öğrenci yetiştirdi.

Ahmet Hocam, “Atatürk bayrağın”, şimdi o öğrencilerin elinde, “aydınlattığın” milyonlarca Anadolu insanının elinde.

Atatürk, Anadolu’da ilelebet yaşayacak ve o yaşadıkça, sen de anılacaksın; nur içinde yat!..

 

 

 

Haftanın Adamı

Hüseyin Mutlu Akpınar

Bunca yılın gazetecisiyim, bir belediye başkanının “yaptıklarını anlatan sinevizyon gösterisinden böylesine etkilendiğim” çok az oldu!..

43 yıldır İzmir’de oturuyorum. Bunun 19 yılı “beni ‘hanım köylü yapan” Karşıyaka’da geçti. Sonra Urla’ya taşındım ve Karşıyaka haberlerini “Kaleden kaleye şahin uçurdum” mesajları ile almaya başladım.

Ve “o sinevizyon gösterisinde” anladım ki; bu “kaleden kaleye mesajları” gerçekleri aksettirmiyormuş.

Karşıyaka Belediye Başkanı Hüseyin Mutlu Akpınar, “ilçesinde”, Anadolu’nun “51 il ve hatta 30 büyükşehir belediyesinin pek çoğundan daha fazla iş / hizmet / eser yapmış”, ama ben “oturduğum Urla’dan, Körfezin karşısında olan Karşıyaka’dan ve belediyesinden “doğru haberler” alamamışım.

Yani, “35.5’un hakkını dolu dolu veren” bir Başkan var karşımda ve onu yazımın “Haftanın Adamı” bölümüne koymakta hiç tereddüt etmedim; hakkıydı, bu hakkı teslim etmekte geç bile kalmıştım!..

Bir TC vatandaşı, İzmir’de oturan bir yurttaş, bir gazeteci olarak kutlarım Akpınar’ı ve de “yaptığı hizmetler için” şükranlarımı sunarım.

O gösteride gördüklerim, bana “Akpınar’ın, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı aday adayı” olduğunu da gösterdi. O, “Aday gösterilirsem varım” diyor ama, Aziz Başkan’ın “Aday olmayacağım” açıklamasından sonra, kulislere düşen “aday adayı isimleri arasında”, Onun adının da ön sıralarda olduğunu, asgarisinden “olması gerektiğini” artık biliyorum!..

CHP bu, “nihai seçim nasıl olur, ne yapılır” bilmem, “Büyükşehir olmazsa”, Karşıyakalılar, “başkanlarına sahip çıkmalı”; bir 5 yıl için daha!..

 

 

 

 

Levent Gök’e mesaj!..

Sayın Meclis Başkan Vekili Levent Gök. Stop. İnönü’ye yapılan “çok haksız ve yanlış” sataşmalara cevap verirken, bir büyük hata da siz yaptınız. Stop. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan söz ederken, dahası konuşmanıza “Kurtuluş Savaşı’nı da kattığınızda”, o makamda oturan bir kişi olarak, “Atatürk – İnönü ve silah arkadaşları” diyemez ve de Mareşal Fevzi Çakmak’ı unutamaz, unutturamazsınız. Stop. “Fevzi Çakmak’sız sözlerinizi birkaç defa tekrarladınız. Stop. Siz “böyle” yaparsanız, eleştirdiklerinize de “öyle yapma” fırsatı doğar. Stop. Hatırlatır, saygılarımı sunarım. Stop. Öcal Uluç. Stop.

 

 

Sözün Özü

“Türk Yargısının bağımlı olduğunu” dünya aleme anlatmak istesek, bilmem ki “başka” ne yapılabilirdi?..

 

 

 “Demedi”, demeyin!..

 

“Başkanlık” diye tutturuldu, olmayınca “Başkanlık gibi Cumhurbaşkanlığı” dendi, o yapıldı. Hatta “çok gazete şimdi ‘Cumhurbaşkanı değil, ‘Başkan’ başlıkları” atıyor.

Peki, “iyi mi oldu”; bana göre hayır, hem de “AKP iktidarı için” hayır!..

Zira, “Meclis’e dayanmayan, Meclis’e hesap verme korkusu olmayan” bakanlar için, yavaş yavaş “mırıltılar başladı”; zira “onlar” milletvekillerini “takmaz” oldular!..

Telefonlara çıkmayanların, “not” bırakıldığı hâlde dönemeyenlerin sayısı arttıkça, AKP Grubu’nda da “sesler” daha yüksek çıkmaya başlayacak!..

Sonrası ne olur; bugün için Genel Başkan bile bilemez, ancak Allah bilir!..

“Otomobili trafik polisine takılınca milletvekili arayan muhtarın işi halledilemez” hale gelir de, “Milletvekili, ilinde bile gözden düşer” ve “Hadi canım sen de, o da kim” denilmeye başlanırsa, yandı gülüm keten helva!..

Ve de gel de “parlamenter sistemi” arama; öyle değil mi sevgili AKP’li dostlar?..

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test