Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Fuarın lideri oldu gıda ihracatının önünü açmak için düğmeye bastı

26.10.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç ve arkadaşları gıda ihracatının önümüzdeki dönem daha da öne çıkması için yeni adımların atılması için çalışmalara hız verdiler.

 

 

Yaklaşık 600 bin üyesi ile Paris Ticaret Odası dünyada ilk sırada yer alıyor. Sonraki sırayı İstanbul Ticaret Odası (İTO) aldı. Daha önce ikincilik için Barselona ve Milano ile çekişiyordu. Ancak son dönemde bu iki odanın yapılanma çalışmaları ve İTO’nun atağı ikincilik koltuğunu İstanbul’a getirdi.

400 bini aşan üye sayısı ile ikinci sıraya yerleşen İstanbul Ticaret Odası’nı yeni yönetime yeni hedefler koyarak ilerliyor.

Bir yandan günlük ekonomi politikaları ile ilgili sağlam duruşlar sergileniyor. Mesela fiyat artışları ile ilgili yapılan denetimlerde Başkan Şekip Avdagiç üyelerinin arkasında durdu ve “bu konuda kantarın topuzu kaçtı” uyarısı yaptı.

Bir başka günlük çıkış ise konkordato konusunda geldi. Bu konuda bütün başvurular ilk olarak İTO’ya yapılıyordu. Dolayısıyla kaç şirketin konkordato başvurusu yaptığını en iyi o biliyordu. Bu bilgi doğrultusunda abartalı açıklamaların önünü kesti ve Türkiye’de 500’ün, İstanbul’da ise 100 altında konkordato başvurusu olduğunu duyurdu.

Şekip Avdagiç’in bu açıklamalar ekonomi yönetimi tarafından yakından takip ediliyor. Çünkü o en güçlü İstanbul Ticaret Odası başkanlarından biri… Çünkü Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan onun üyesi… Gerekli oldukça günde birkaç defa görüşebiliyor. Yine Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Hasan Büyükdede yıllardır yol arkadaşlığı yaptığı bir isim… Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Nurettin Nebati’yi de çok yakından tanıyor.

İş dünyasının içinden çıkıp Ankara’ya giden bu isimler dünyanın en büyük ikinci odasının başındaki isimle yakın temas içindeler… Gelen önerileri hemen değerlendirip, alınacak kararları da istişare ediyorlar.

Bu durum İstanbul Ticaret Odası’nın omuzlarına daha büyük bir sorumluluk yüklemiş durumda.

Son olarak dünyanın en büyük gıda fuarı SIAL Paris’te bu sorumluluğun net bir şekilde üstlenildiği görüldü.

İstanbul Ticaret Odası fuarın bir numaralı organizatörü oldu. Oda bünyesinde fuara tam 269 firma katıldı. Bu katılım İTO’yu fuarın bir numarası yaptı. Gıda, içecek ve gıda ekipmanları sektörünün buluştuğu dünyanın en büyük gıda inovasyon fuarı SIAL Paris’i yaklaşık 155 bin profesyonel ziyaret ediyor.

İTO’nun çabaları ile Türkiye, katılımcı firma sayısında 109 ülke içinde Fransa, İtalya, İspanya’dan sonra 4'üncü sırada yer aldı.

Dünyanın en büyük ikinci odasının bir dokunuşu hem kendini lider yaptı hem de Türkiye’yi katılım açısında 4’üncü sıraya taşıdı. Yani İTO sorumluluğunu yerine getirmiş ve bu yıl bu önemli fuarda adata gövde gösterisi yapmıştı.

İTO dışında da 50’ye yakın Türk firması fuara katılmıştı ama işin ilginç yani İTO’nun destekleri ile fuara katılanlar genellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerdi… Yani hep yapılmaya çalışan ihracatçı sayısını artırma hamlesi konusunda da İTO durumdan vazife çıkarmış ve çok önemli bir adım atmıştı.

Katılımcı firmaların bütün işlemleri İTO tarafından yapılmıştı. Dolayısıyla bu durum küçük ve orta ölçekli firmalar açısından büyük bir fırsattı.

İTO Başkanı Avdagiç SIAL Paris’i dünyanın en büyük süpermarketi olarak nitelemişti. İTO tam 269 firmanın bu dev süpermarkete ürün satması için yolunu açmıştı. Oysa bu fuara ilk katılım sadece 10 firma ile gerçekleşmişti.

Bisküvi, çikolata, şekerleme, dondurulmuş gıda, gıda teknolojileri ve ekipmanları, içecekler, kümes hayvanları, organik gıda ile ilgili tam 269 firma İTO’nun desteği ile dev süpermarkete girmek için ilk adımı attı.

Hemen hatırlatalım İTO 2019 yılında gıda sektöründe SIAL Canada, SIAL China, Anuga (Almanya) ve SIAL Middle East (BAE) fuarlarına Türk firmaların katılımlarını organize edecek,

Peki İTO’nun üzerine aldığı sorumluluk bunlarla sınırlı mı? Elbette değil. Başkan Şekib Avdagiç iki konuya daha dikkat çekiyor.

Birincisini şöyle anlatıyor:

- Türkiye’den bu yılın ilk 9 ayında bitkisel ve hayvansal ürünlerin dahil olduğu tarım grubunda 12 milyar 486 milyon dolarlık ihracat yapıldı. İlk 9 ayda yaptığımız 120 milyar dolarlık ihracatta gıdanın payı yüzde 10’un üzerinde. Tarımsal üretimde dünyanın ilk 10 üreticisinden biriyiz. Ama sadece 10 milyar dolarlık ihracat yapmışız. Türkiye’nin hak ettiği yer çok daha üst noktalarda olmalı.

Evet bunun düzeltilmesi için Milli Tarım Politikası’ndan pazarlama stratejilerine kadar her alanda önümüzdeki dönemde İTO’yu ve Başkan Şekib Avdagiç’i daha etkin olarak sahada göreceğiz. Bunun için çok iyi bir jenerasyon da yakalanmış durumda. Bir tarafından Dursun Topçu gibi fuarlar konusunda yetkinleşmiş bir yardımcı, diğer tarafından Ahmet Özer gibi gıda sektörünün içinden gelen tabanla çok sıkı bağları olan bir yönetim kurulu üyesi….

Galatasaray Avrupa şampiyonu olduğunda Fatih Terim çok iyi bir jenerasyon yakaladık demişti. Şimdi Şekib Avdagiç gibi daha önce içinden çıkılmaz denilen Kültür Başkenti Projesi’nde bile başarılı olmuş bir ismin böyle bir jenerasyonla gıdanın ihracatın lokomotiflerinden biri olması için adım atmaması düşünülemez.

Gelelim ikinci konuya… Başkan Avdagiç o konuya da şöyle yaklaşıyor:

- Avrupa’nın gıda ve içecek sektöründeki ithalatı 75 milyar Euro… Yani Avrupa Birliği tam 75 milyar euroluk gıda ve içecek satın alıyor. Türkiye ihracatının yarısını AB’ye yapıyor. Ancak AB’ye sadece 2.8 milyar euroluk gıda ve içecek satabiliyor. Çok düşük. Biz kapı komşumuz AB’ye bu kadar az gıda ve içecek satarken , dünyanın öteki ucundaki Brezilya, ABD, Çin, Arjantin, İsviçre, Endonezya bizden daha fazla satış yapıyor. AB’ye gıda ve içecek ihraç eden ülkeler arasında yedinci sıradayız.

Evet olacak iş değil. Avrupa Brezilya’dan bizden aldığından daha fazla sebze alıyor. Meyve konusunda da durum çok farklı değil. Şekip Avdagiç ve ekibi bu konuyu da masaya yatırmış durumda. Belki de bu yüzden Ahmet Özer ve konuyla ilgili isimler sabahın köründen Paris halinde inceleme gezisi yaptı.

 

10 firma ile başladık 300 firmaya geldik

Döviz fiyatlarını dengede tutmanın en önemli yolunun ihracat olduğu görüşünden yola çıkan İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç lokomotif sektörlere yenilerini eklemek için düğmeye basmış durumda. Gıda bunların başında geliyor… İşte Şekib Avdagiç’in bu konudaki değerlendirmesi:

“Gıda endüstrisi Türkiye’de ihracatımızın lokomotifleri arasında yer almalı. Bunun için SIAL Paris de çok güçlü bir katılım gerçekleştirdik. Çünkü bu etkinlik adeta dünyanın en büyük süpermarketi. Türk girişimcisi olarak bu imkanı sonuna kadar değerlendiriyoruz. SIAL Paris’te, inovasyona dayalı yıldız ürünlerimizle birlikte aynı zamanda tarımsal dış ticaret stratejimizi de bir anlamda ortaya koyuyoruz. 1986 yılında Türkiye milli katılımını 100 metrekarede 10 firma ile tek bir salonda gerçekleştirmiştik. 10 firma ile başlayan yolculuk bugün bireysel katılımla birlikte 311 firmayla güçlenerek sürüyor. Bu yıl 7 ayrı salonda ve 8 bin metrekarelik alanda 269 firmamız yenilikçi ürünlerini sergiliyor. İTO olarak Türk girişimcisine stant inşaatından, ürünlerin nakliyesine ve teşvik işlemlerinin takibine kadar geniş bir yelpazede hizmet sunuyoruz.”

 

 

İklim değişikliğinin önümüzdeki süreçte açlık tehlikesini gündeme getireceğini söyleyen Mehmet Reis sosyal sorumluluk projelerine devam edeceğini açıkladı.

 

İklim değişikliğinin yıkıcı etkileri olacak

 

İklim değişikliğinin en fazla etkilediği sektörlerin başında tarım geliyor. Zaten iklim değişikliğinin açlıkla terbiye edeceğine ilişkin tespitler genel kabul görüyor. İklim değişikliğinin yıkıcı etkilerinin başında tarıma etkisinin geldiğini en fazla dile getiren ise Türkiye’de tarım denildiğinde akla ilk isim olan Mehmet Reis geliyor.

Mehmet Reis’in 1995 yılından buyana,  geleceğe yaşanabilir bir dünya bırakmak adına gerçekleştirdiği kurumsal sosyal sorumluluk çalışmaları geçtiğimiz günlerde ödüllendirildi.

Reis ödülü aldığında çizgiyi çekmek gerek diye başladı ve şöyle konuştu:

-  Kastamonu’dan örnekle başlamak isterim… 1990’dan sonra benim ilimde köyler terk edildi. Dünyada giderek artan nüfusun beslenebilmesi için; üretimin arttırılması, adaletli paylaşımı, israfın en aza indirilmesi, atık ve geri dönüşümün önemine tüm dünya ülkelerinin odaklanması gerekir. Harekete geçmezsek küresel iklim değişikliğinin etkileri daha yıkıcı ve maliyetli olacak, iklim değişikliğine çözüm getirmeden doğayı koruyamayız, yaşamda sürekliliği sağlayamayız. Sürdürülebilir bir gelecek için açlık ve yoksulluğun gündemde olmadığı, yer küremizde yaşayan insanların topraklarını terk etmeden, güvenli gıdaya ve temiz suya erişebildiği, çocukların yeterli beslenebildiği, sağlıklı büyüdükleri barış içinde bir dünya diliyorum.

 

 

Türk firmalarının Bayim Olur Musun Fuarı'ndaki başarısı yurtdışına açılmadan önemli bir adım oldu.

 

Dışa açılmak isteyen Türk firmalarına Londra’dan davet var

 Ticarette şenlik olacak diye yazmıştık. Çünkü rakamlar da bunu gösteriyordu. Ekonomideki sıkıntılara rağmen “Bayim Olur Musun Fuarı”na katılım gayet iyi gidiyordu. Nitekim öyle oldu. Hatta ziyaretçi sayısında geçen yılın rakamlar yakalandı.

Üstelik bu defa ziyaretçi profili biraz değişmiş daha hedefe kilitlenmiş konuyla ilgili bir katılım yakalanmıştı.

Sonuçlara ilişkin ilk rakamlar bizim gözlemimizi doğruluyor. Ama en önemlisi fuara ilk defa katılan ve etkinlikte tek olan ayakkabı firması Afganistan ile bile bayilik görüşmesi yapmıştı. Yine fuarın teklerinden dünya markası Doğtaş’ın yatak markası birkaç bayilik anlaşmasını fuar sırasında gerçekleştirdi.

Bütün bu görüşleri doğrulayan esas açıklama ise konunun dünya çapındaki uzmanından geldi. International Franchise Show London’ın temsilcisi Simon Chicken fuardaki etkinliği ilişkin gözlemini “Şaşkınlık içindeyim” sözleri ile açıkladı.

Bayim Olur musun Franchising ve Markalı Bayilik Fuarı’nın sadece Türkiye için değil dünyanın büyük fuarından biri haline geldiğinin altını çizdi Chicken ve şu tespitleri yaptı:

. Fuar, Paris’teki franchise şovlarını aratmayacak türden. Hatta yakın gelecekte dünyada söz sahibi olmaya adaysınız.

. Nasıl ki modayı takip edenler kendi sektörlerinde dünya standartlarını belirleyen şehirlere gitmek zorundalar.

. İşte bu fuar sayesinde İstanbul, altın değerinde bir özelliğe daha kavuşuyor.  Zira tüm dünyanın bu fuara olan ilgilisi artıyor…

İngiltere’nin en önemli franchise etkinliklerinden biri olan “International Franchise Show London”ın temsilcisi Simon Chicken daha sonra da fuarın aktif havasını Londra’ya taşımak için şu çağrıyı yaptı:

- Türkiye ile İngiltere arasında franchising işbirlikleri artmalı… Bunun için 5-6 Nisan 2019’da Londra’da düzenlenecek fuar yurtdışına açılma planları olan firmaları davet ediyorum. Medyafors Fuarcılık Yönetim Kurulu Üyesi ve Uluslararası İlişkiler Direktörü Ferzan Erem Escobedo’ya bu konuda tam yetki verdik. Dünyaya açılmak isteyen Türk şirketlerini bekliyoruz. Türk markalarının İngiltere’deki örnek girişimlerini yakından takip ediyoruz. Simit Sarayı, Kahve Dünyası, Silk&Cashmere bunlardan sade birkaçı. Bunlara yenileri eklenmeli.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test