Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Kızılay Haftası

26.10.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Her yıl 28 Ekim - 3 Kasım günleri arası, ülkemizde, ‘Kızılay Haftası’ olarak çeşitli etkinlikler düzenlenir. Ve algı, farkındalık ve toplumsal duyarlılığın, Kızılay’ın faaliyet alanlarına yönelmesi beklenir. 28 Haziran 1968’de Dr. Abdullah ve Ömer Paşa ile 1877’de Marko Paşa’nın kuruluş çalışmalarını yaptığı, şimdiki isminin 1935 yılında bizzat Atatürk tarafından verildiği bu kurumumuz, Cenevre sözleşmesi kapsamında, afet ve olağanüstü durumlarda, tüm insanlığa, ayrım gözetmeksizin sağlık ve sosyal yardım yapan uluslararası bir hizmet kurumu olarak çalışmalarına devam etmektedir.

Kızılay’ın özverili çalışanlarına saygı ile anarken, bu kurumun yaptığı görevlerden birisi olan, kan bağışı organizasyonu nedeni ile kan bağışı ve kan hastalıkları üzerinde durmak istiyorum. Ülkemizin yıllık kan ihtiyacı, afet gibi olağanüstü durumlar hariç 1.900.000 ünitedir ve Kızılay, bunun yaklaşık %75’ini karşılayabilmektedir. Kan, sanılanın aksine acil değil sürekli bir ihtiyaçtır ve gönüllülük bilincini arttırarak bir hayat kurtarmanın hazzı ve insanlık görevi, tüm vatandaşlara bir algı sorumluluk duygusu olarak aşılanmalıdır. Ayrıca, Kızılay kan bağış ünitelerine gidildiğinde, ‘afarez bağış formu’ da doldurularak, tam kan bileşenlerinden sadece trombosit’in alınıp diğerlerinin vericiye tekrar verildiği bir işlem için de gönüllü olunabilir. Afarez sonrası geçen bir günün ardından tekrar normal kan bağışı da yapılabilmektedir.

Halkımızın, kan ve doku bankalarında, gönüllülük esaslı yapmış olduğu ve çok az zamanlarını alacak bağışlar, birçok hastanın yaşamlarının kurtulmasını sağlayacağından, eşsiz bir erdemlilik örneği olarak hayatlarına anlam katacaktır.

Lösemi ise genel olarak, vücudumuzun kan hücrelerinden birisi olan ve bedenimizin mikroplar dahil yabancı hücrelere karşı savunmasıyla görevli Lökosit (akyuvar) adı ile anılan hücrelerinin aşırı ve kontrolsüz çoğalmasını ifade eder. Erişkinlerde ve çocuklarda klinik olarak farklı seyreder, çocukluk çağının da en sık görülen kanser tiplerindendir.

Kan yapıcı kemik iliğinde aşırı çoğalan anormal akyuvar hücreleri, normal hücrelerin gelişimine fırsat bırakmaz ve eritrosit, lökosit, trombosit gibi kan hücre fonksiyon yetersizliklerine bağlı kansızlık, solukluk, kanama, ateş ve enfeksiyonlar görülür.

Lösemileri oluşturan birçok faktör söz konusudur: Radyasyon, kimyasal toksik ajanlar ve genetik başta olmak üzere, virüsler ve kötü beslenme ilk kalemde sayılabilir. Erişkinlerdeki sıklığı yüz binde 2 ila 4 arasında değişmektedir. Ama yaşla beraber artarak yüz binde 13’lere kadar çıkmaktadır. Halihazırda var olan kanserlerin yüzde 3 ila 5’ini Lösemiler oluşturmaktadır. Ancak 35 yaş altı kansere bağlı ölümlerin büyük çoğunluğunun nedenidir. Akut ve Kronik olarak iki alt grupta seyretmektedir ve tedavileri de farklılıklar arz etmektedir.

Akut olanlarında ana tedavi kemoterapidir, şikayetlere yönelik, önleme, komplikasyon ve destek tedavileri de oldukça önemlidir. Kemik iliği nakli, hastalarda önemli bir tedavi seçeneğidir ve uygun vakalarda yüz güldürücüdür. İzmir’de, Ege ve Dokuz Eylül üniversiteleri ile İzmir Üniversitesi Medical Park Hastanesi,  KİT Üniteleri, hem ilimize hem de tüm ülkeye bu konuda yeri doldurulamaz hizmetlerde bulunmaktadır. Dünya’da yakın geçmişte 1.000.000’nuncu kemik iliği ve hemopoietik kök hücre nakli başarı ile yapılmıştır. Türkiye’de henüz yıllık sayı 2500’ler seviyesindedir. Ülke ihtiyacının 3500 civarında olduğu bilinmektedir. Ayrıca kök hücre (doku bilgi)bankası ihtiyacı da oldukça barizdir ve umarız ki Ülkemizin üçüncü doku bankası İzmir’e açılır.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test