Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Fazıl Say’ın ''İzmir Süiti'' dünyada yankılanacak

2.11.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

30 Ekim Salı akşamı Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezinde bulunanlar, olağanüstü bir müzik şölenine tanık oldu. 23 Eylül 1868'de resmen hizmet vermeye başlayan İzmir Belediyesinin 150. kuruluş yıldönümünü kutlama etkinlikleri çerçevesinde, dünya çapında ünlü piyano virtüözü ve besteci Fazıl Say’ın özel olarak bestelediği “Piyano için Opus 79 İzmir Süiti”nin nefis tınıları ilk kez dolduruyordu o mükemmel akustiğe sahip salonu.

Fazıl Say, bu yılın başında İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun ısmarlaması üzerine bu parçayı bestelemeye girişmiş. Değerli annesi Ayşe Güngür Say’ı yitirmenin acısı bile bu besteyi tamamlamasını engellememiş. “İzmir Suit”i, Cumhuriyetimizin 95. kuruluş yıldönümünün heyecanla kutlandığı hafta içinde dinleyicisiyle buluştu ilk kez.

Beste 7 bölümden oluşuyor:"Körfez Dalgaları", "Brahms İzmir’de", "Kordon’da Sessiz Sabah", "Chopin İzmir’de", "Urla Şiiri", "Rachmaninov İzmir’de" ve "Caz Zeybek".

İzmir’in Dağlarında

"Körfez Dalgaları", "Kordon’da Sessiz Sabah", "Urla Şiiri" bölümlerindeki melodileri zaman içinde vapurla karşıdan karşıya geçerken, Kordon boyunda volta atarken, Kemeraltı’nın tarih kokan sokaklarında dolanırken, Urla İskelesinde gezinirken mırıldanacağız.

"Brahms İzmir’de", "Chopin İzmir’de", "Rachmaninov İzmir’de" bölümlerindeki tınılar yurtdışında İzmir’in tanıtımını yapacak. Bir müzik dehası olan Fazıl Say, bu bölümlerde “İzmir’in Dağlarında Çiçekler Açar” marşının çeşitlemelerini bestecilerin üsluplarına uygun bir şekilde yeniden kurmayı başarmış. Son derece çarpıcı, dinamik melodilerle. Salondaki dinleyicilerin tek tekrar parçası olarak "Rachmaninov İzmir’de" bölümünü seçmesi çok anlamlıydı.   

En az 120 kez çalınacak

Bu beste ile İzmir, uluslararası alanda güçlü bir şekilde tanınacak. Fazıl Say’ın konser öncesi yaptığı konuşmada dediği gibi, “İzmir Süiti” bundan böyle dünyanın dört bir yanında verdiği her konserde çalınacak. Bu da yılda en az 120 kez demektir. Başka piyanistlerin çalmaları da cabası…

Say bestesini şöyle tanımlıyor: “İnsanların severek dinlemek istediği, yalın ve İzmir dokulu bir şey bestelemek istedim; eserin finalinde ise bir caz zeybek çalışması var, cazseverlerin de ilgisini çekecektir.”

Fazıl Say, yeni bestesinden sonra “2018 - Truva Yılı” dolayısıyla bestelediği 10 bölümden oluşan “Truva Sonatı”nı,  Toygun Özdemir’in görselleri eşliğinde seslendirdi.

İzmir ile Truva arasında tarihi bir bağ olduğunu biliyoruz. Homeros’a göre, Kral Agamemnon, Truva savaşında yaralanan askerlerini bugünkü Balçova’daki kaplıcalara, iyileştirmek amacıyla getirmiş.

İzmir, antik Smyrnakenti üzerinde, Truva, antik Hitit kenti Viluşa üzerinde yükselerek, uygarlığın “doğudan batıya” gidişini sağlayan kentlerdir, tarihi emanetlerdir. Bu iki parçanın arka arkaya çalınması tüm dünyada büyük yankı yaratacak.

Sevgili dostumuz Nedim Atilla, “Egede Sonsöz”deki 26 Ekim 2018 tarihli köşesinde

“marka kentin modası geçti, şimdi insana odaklı yönetim zamanı” başlıklı bir yazı yazdı. Atilla, “Piyasanın ihtiyaçlarına göre biçimlendirilmeye çalışılan ‘marka kente’ karşı insan ihtiyaçlarına odaklı yeni bir kent yaratma bilinci yeşertilebilir” diyor. Aziz Başkan da, Fazıl Say gibi uluslararası üne sahip bir isme, İzmir üzerine bir beste ısmarlayarak tam da bunu gerçekleştirmiş. Böylece, 15 yılını özetleyen “İzmir Modeli”nin kültür alanında güzel bir örneğini sunmuş oluyor. İzmirliler adına Başkanımızı kutlarım. Kutlarız!

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test