Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Kök Korku ve İmar Barışı

23.11.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Kök korku içimizde. “Asli günah, ilk günah” falan olarak çevrilmiş dilimize sözlüklerde. Gelin bunun aslında doğamızdan kaynaklanan bir dürtü olduğunda anlaşalım ve “kök korku” diyelim. “Kök günah” olarak Hristiyanlıkta kullanılır bu deyim. Latince: “peccatum originale” veya “p. ancestrale” ve katolik kilisesine bağlanır.

Halbuki bu dürtü dinlerden çok daha erken oluşmuştur. Huzur,  uyum ve sürüde düzen  gereksiniminden kaynaklanır insanda ve gelişmiş diğer hayvanlarda. Belki de dinlerin bile oluşmasına neden, bu temel tedirginliktir!

Kötü bir şey yaparken enselenmek ve cezalandırılmak korkusu.  Daha temelde sürüden ayrı kalma korkusu. Ceza illa ilkel bir dayak değildir. Aşağılanmak veya kale alınmamak ayni oranda tedirgin edicidir. Ve tabii marifet iltifata tabidir!

İmar barışı konusunda birkaç satır ile 6-7 sayfada on binlerce kaçak yapı düzenlenecek? O nedenle mi önerildi? Öyle olsaydı elimizdeki Google maps (uydu haritası) denilen teknoloji ile önerilen kesim tarihi itibarıyla nesnelleştirilirdi. Hayır, seçimde gönül ve oy almak için gündeme geldi. Tabii ki imar sorunları birkaç sayfa ile çözülmeyecek ama düzen gereksinimi (kök korku) o denli çok ki her köşede danışma büroları açıldı.

“Neden bir hekim veya çiftçi bu konuda yazıyor” diyenlere önce tecrübemden bir demet. İstanbul Boğaziçi ön görünümde rüşvet vermeden iki tarihi eser restore ettim. Bu tabii ki yalan. Eserleri restore ettiğim doğru da, “rüşvet vermediğim” kısmı yalan. Ben öyle sanıyordum. Aradan otuz yıl geçtikten sonra her an zevk alarak bedava tıbbi hizmet verdiğimi rüşvet olarak algılamadığımı anladım. Fakat kırtasiye o denli boğucu idi ki. Sonunda bunaldım.

Binaların yüzde 70’i kaçaktı ve ben “Eski eser restore edeyim” diye kırtasiye ile boğuşuyordum, çeşitli mercilerdeki memurların teyze veya çocuklarının hastalıkları ile bir yandan uğraşarak. Eski İstanbullu bir ailenin mensubu olarak bu yüzde yetmiş oranı gücüme gitti. Sonra “işini bilen” halkımın sesine kulak verdim. Özal zamanında yarı resmileştirilmiş gene Boğaziçi öngörünümde bir parsel aldım, Borsa binasının altında ve kendim bir kaçak yapı yaptım. Çok basit oldu. Sıfır kırtasiye ve bir kalfa ile ortamda geçerli olan bir sözleşme: “belediyesi” kalfaya ait!

 “Belediyesi” demek gelen zabıtaya verilecek rüşvet “ona ait” demek. Yani teknik bir terim idi, seksenli, doksanlı yıllarda. İnşaat bitti ve sattım. Beni daha ziyade ilgilendiren kısmı hem toplumsal kısmı, hem de doğa bilimleri açısında davranış biçimi artık. O nedenle kök korku veya kök günah kelimeleri. Umarım genel kullanıma girer bu kelimeler. Devletler bu temel güdü ile yönetiliyorlar.

İnsanlar yasal, toplumca kabul gören bir şemsiyenin altında kendilerini doğal olarak daha güvende hissediyor ve doğal olarak vergi vs. vermek de istiyorlar. Ama haksızlık, ilgisizlik, dışlanma, aşağılanma gibi davranışlarla da belediyelerde karşılaşınca tam tersi yolda yürüyüveriyorlar. Deprem yönetmelikleri ile yollar alındı, umuyorum on – on beş yıl sonra daha teknik ve partizanlıktan uzak halka hizmet amaçlı bir imar barışı ile ülkemizdeki bu sorunu çözecek kıvama geliriz, toplum olarak.

Bu yazıyı okuyunca birçok okuyucu “Ne, sadece bu kadar mı?” diyecektir. Bence bu günlük bu kadar çok bile! Bakış açısını detaydan genele çevirmek amacı yetmez mi?

 

DOMATES VE ZEYTİN

Neden ise bazı söylemler tutuyor ve habire tekrarlanıyor?

“Bilgi, Domatesin bir meyve olduğunu bilmek, bilgelik ise, onu meyve salatasına koymamaktır” demiş, Miles Kingston isimli bir gazeteci. Bilgelik büyük bir kelime, yerinde “tecrübe” olsaydı sanki.

Zeytin’in bir meyve olduğu bir bilgidir.   Tecrübe ise onu meyve salatasında denemiş olmaktır! Al sana yeni bir cümle. İlk fırsatta deneyeceğim, belki de yakışır!

“Tecrübe bilgeliktir” çok mu iddialı olur? Değerlendirilirse olabilir. Okumak da(yani yazılanı anlamak)  yazmak kadar tecrübe, (yani damıtılarak yapılmış deneyim)  gerektiren bir iştir!

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük burç yorumları 18 Aralık 2018 Salı. Günlük astroloji yazıları. Tüm burçlar, yükselenleri. Astroloji Aşk ve iş hayatınızdaki gelişmeler. Koç, Boğa, İkizler, Yeng...

Günlük burç yorumları 17 Aralık 2018, astroloji yorumları tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, Kova, Balık...

Günlük burç yorumları 16 Aralık. Pazar Astroloji yazıları tüm burçlar ve yükselenleri. Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, Kova, Balık, Koç, Boğa, İkizler.

Günlük burç yorumları 15 - 16 Aralık. Hafta sonu Cumartesi Pazar Astroloji yazıları tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akre...

Yazarlar
Website Security Test