Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Kamu parasını dikkatli kullanmak

23.11.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Başkan Aziz Kocaoğlu döneminde geliştirilen “İzmir Modeli”ni irdelemeyi sürdürelim:
Modelin en önemli ayağı “yerelde kalkınma” mottosu oldu. Kooperatifler aracılığıyla kırsal bölgeleri
desteklemek, kırsala köy yollarının asfaltlanmasından tutun destekleme alımlarına kadar omuz vermek, toplumcu uygulamaların en sağlam ayağı. Böylece, üretim arttı. İzmir’de tarım Türkiye ortalamasından 2.5 kat daha fazla büyüdü. Kırsaldan kaçış azaldı.
“AKP belediyeciliği” dedikleri şey ise, yerel ya da merkezi kararlarla devletin elindeki kamusal alanları kişisel çıkar çevrelerine peşkeş çekmek, oluşan rantı bir avuç taraftarın arasında paylaştırmaktır.
Üretim, kalkınma gibi can alıcı etkinliklerle ilgileri olmayanlar, kalkınmayı yalnızca mali katakullilerde arar. Önemli olan sürdürülebilir gelişme değil, anlık spekülasyonlar, siyasi kararlarla oluşan büyük rantlardır onlar için.

Yerelde Kalkınmanın Odağı
“İzmir Modeli Çalışmaları”nın “yönetim stratejilerini” içeren 2. Kitabındaki “Yerel Kalkınmanın Odağında Mali Yönetim Stratejisi” başlıklı incelemesinde Ekonomi Üniversitesi rektörlerinden Prof. Dr. Oğuz Esen şunları belirtiyor:
“2000’li yılların başındaki ağır borç yükü İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni iki seçenekle karşı karşıya bırakmıştı. Mevcut durumu sürdürmek, böylece düşük yatırım-düşük büyümeye razı olmak ya da yüksek yatırım-yüksek büyüme için maliye politikalarında reformlar yaparak sürdürülebilir bir mali yapı oluşturmaktı. İzmir Büyükşehir Belediyesi ikinci yolu tercih etti.”(sayfa 120)
Evet, işin can damarı burada yatıyor. Bir yandan ulaşım, arıtma, temiz su ve kanalizasyon şebekeleri gibi alt yapı yatırımlarını geliştirmek, yaygınlaştırmak, bunları yaparken de uygun bir şekilde borçlanmak, kaynak yaratmak… Nitekim bu yaklaşımla, son 14 yılda, İ.B.B. yatırım harcamalarını tam 27 kat artırdı. 2018 yılı ilk 10 ay verileri ile birlikte yatırımların tutarı 17.2 milyar Türk lirası. İ.B.B'nin bağlı kuruluşları ile birlikte yatırım harcamalarındaki ortalama yıllık büyüme oranı yüzde 30'u aştı. 2004 yılında 102 milyon TL olan yatırım harcamaları 2017 yılında 2,85 milyar liraya erişti. Belediyecilik tarihinde çok ciddi bir eşiktir bu.
2004 yılında 366 milyon lira olan toplam bütçe giderleri 2017 yılında 12 kat artarak 4.6 milyar liraya yükseldi. Gider artışları nasıl karşılandı diye sorgulanırsa, bunun da cevabı önemlidir. Yatırımlara kaynak sadece merkezi bütçe vergi payı ile değil projelere sağlanan ucuz, uzun vadeli finansman seçenekleri ile de gerçekleşti. Burada kredinin uygunluğunu elde etmenin ancak sağlam bir finans yapısı ile mümkün olduğunu biliyoruz. Bu da akıllardan çıkarılmamalı.
İBB bu süreçte, kaynaklarını etkin, ekonomik ve verimli bir şekilde kullandı. Mali yapısı şeffaftı.
Uluslararası denetime de açıktı. İzmir Büyükşehir Belediyesinin ulusal uzun vadeli kredi notları yatırım yapılabilir seviyenin zirvesinde oldu. Son 14 yıla bakıldığında İzmir Büyükşehir Belediyesi bütçesi 7,8 kat artarken borcunun yalnızca 1,2 kat arttığını görürüz.

Kamulaştırmalar
Bana göre, kentteki ihtiyaç sahiplerine verilen sosyal desteklerin yanısıra, bir yerel yönetimin toplumculuğunun giderek kamuculuğunun en önemli göstergesi kamulaştırmalardır. Halktan yana bir yerel yönetim, bir yandan elindeki kamusal alanları titizlikle korurken, diğer yandan zamanında hatalı imar afları ya da uygulamaları ile zedelenmiş kent dokusunu kamulaştırmalar yoluyla koruyup düzeltebilmelidir.
Bu bakımdan da İzmir Modeli ülke siyasetine ışık tutuyor. 2004-2018 döneminde 2 milyar 85 milyon TL. kamulaştırma yapılarak, projeler için gerekli taşınmazlar ve ulaşım aksları elde edildi.
Öte yandan, havagazı fabrikası, İnciraltı kent ormanı, Sasalı Doğal Yaşam Parkı gibi kamusal alanlar elden çıkarılmadı tam tersine kentlilerin hizmetine sokuldu. Alsancak’taki Tarihi Elektrik Fabrikasının Büyükşehir Belediyesine devredilmemesi, merkezi yönetimin talihsiz bir direncidir. Karayolları arazisinin özelleştirilmesi ise, İBB’nin kesin duruşu ile şimdilik durdurulabildi. Yoksa o değerli kent toprağı da elimizden gidecekti.
Aziz Kocaoğlu’ndan sonra gelecek adayı seçerken bu kriterlerin dikkate alınması istek ve dileğiyle bazı noktaları vurgulamak istedim. Yoksa yalnızca sosyal belediyecilikten söz etmek yeterli olmayabilir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük burç yorumları 16 Aralık. Pazar Astroloji yazıları tüm burçlar ve yükselenleri. Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, Kova, Balık, Koç, Boğa, İkizler.

Günlük burç yorumları 15 - 16 Aralık. Hafta sonu Cumartesi Pazar Astroloji yazıları tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akre...

Yazarlar
Website Security Test